Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَاءِ الْقَوْمِ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَ وَكَانَ اللّٰهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

ve lā tehinū fī btiğā'i l-ḳavmi in tekūnū te'lemūne fe innehum ye'lemūne ke mā te'lemūne ve tercūne mine (a)llahi mā lā yercūne ve kāne (a)llahu ǎlīmen Hakīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تَهِنُواtehinūو ه نZayıf/güçsüz/bitkin/sakat olmak, gevşek, uyuşuk.gevşeklik göstermeyin
3فِي
4ابْتِغَاءِbtiğā'iب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramaktakibetmekte
5الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâho topluluğu
6اِنْineğer
7تَكُونُواtekūnūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsiz
8تَأْلَمُونَte'lemūneا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacı çekiyorsanuz
9فَاِنَّهُمْfe innehumonlar da
10يَأْلَمُونَye'lemūneا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacı çekmektedirler
11كَمَاke māgibi
12تَأْلَمُونَte'lemūneا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişsizin acı çektiğiniz
13وَتَرْجُونَve tercūneر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).ve siz ummaktasınız
14مِنَmine
15اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
16مَاşeyleri
17لَا
18يَرْجُونَyercūneر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).onların ummayacakları
19وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
20اللّٰهُ(a)llahuAllah
21عَلِيمًاǎlīmenع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
22حَكِيمًاHakīmenح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Düşman olan kavmi takipte gevşek davranmayın. Siz acı duyuyorsanız şüphe yok ki onlar da sizin duyduğunuz acıyı duyuyorlar ve siz Allah'tan, onların ummadığı şeyleri umuyorsunuz ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Düşman olan kavmi takipte gevşek davranmayın. Siz acı duyuyorsanız şüphe yok ki onlar da sizin duyduğunuz acıyı duyuyorlar ve siz Allahʼtan, onların ummadığı şeyleri umuyorsunuz ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Adem Uğur

O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

(Düşman) topluluğunu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. . . Şayet siz acı duyuyorsanız, onlar da tıpkı sizin gibi acı duyuyorlar. . . (Üstelik siz) Allah'tan onların umamayacağı şeyleri umuyorsunuz. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Düşman ordusunu, düşman kavmi takipte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedir. Üstelik, siz Allah’tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

O (düşman) topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ummadığını umuyorsunuz. Allah ilim sahibidir, hakimdir.

Ali Bulaç

(Düşmanınız olan) Topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da, sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umud etmediklerini Allah'tan umuyorsunuz. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Düşmanınız olan kavmi (birliği) arayıp takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz yaralanıp acı duyuyorsanız, muhakkak ki onlar da sizin çektiğiniz acı gibi acı çekiyorlar. Halbuki siz, Allah’dan onların ümit etmedikleri (ahiret ve cennet gibi) şeyleri umuyorsunuz. Allah (yaptıklarını) hakkıyla bilendir, (emir ve yasaklarında) hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Ve o toplumu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Acı çekiyorsanız, kesinlikle, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umut etmedikleri şeyleri, Allah'tan umut ediyorsunuz. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

O düşman topluluğunu takip etmekte gevşeklik göstermeyiniz. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz, Allah'tan onların ümit etmediklerini ümit ediyorsunuz. Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

Dusman milleti kovalamakta gevseklik gostermeyin. Eger siz aci cekiyorsaniz, suphesiz onlar da sizin cektiginiz gibi aci cekiyorlar; oysa siz Allah'tan onlarin beklemedikleri seyleri bekliyorsunuz. Alah bilendir, Hakim olandir. *

Celal Yıldırım

(Düşmanınız olan) kavmi (kâfirleri) takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz acı ve kaygı duyuyorsanız, herhalde onlar da sizin duyduğunuz gibi acı ve kaygı duyuyorlar ; kaldı ki siz onların ummadıkları şeyi Allah'tan umuyorsunuz. Allah bilendir ve yegâne hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Düşman topluluğunu takip hususunda gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah’tan, onların beklemedikleri şeyleri umup bekliyorsunuz! Allah her şeyi bilmektedir, hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Düşman milleti kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar; oysa siz Allah'tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Allah Bilendir, Hakim olandır.

Diyanet Vakfi

O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Düşman topluluğunu takip etmede gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Kuşkusuz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Düşmanınız olan topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz sizin acı duyduğunuz gibi onlar da acı duyuyorlardır. Oysa ki siz, Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Düşmanınız olan kavmi ta'kıb etmekte za'f göstermeyin, eğer siz elemleniyorsanız şüphe yok ki sizin elemlendiğiniz gibi onlar da elemleniyorlardır, kaldı ki siz Allahdan onların ümid edemiyecekleri şeyler umuyorsunuz Allah da alim, hakim bulunuyor

Erhan Aktaş

Düşman halkı takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz, Allah'tan onların ummadıkları şeyleri umuyorsunuz. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Düşman halkı takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz, Allah'tan onların ummadıkları şeyleri umuyorsunuz. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Düşman toplumunu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz, Allah'tan onların ummadıkları şeyleri umuyorsunuz. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

O düşmanlarınızın peşini bırakmayınız, onları ısrarla kovalamaktan geri durmayınız. Çünkü eğer siz acı çekiyorsanız bilin ki, onlar da sizin gibi acı çekiyorlar. Oysa siz Allah'tan onların beklemediğini bekliyorsunuz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve hikmet sahibidir.

Gültekin Onan

(Düşmanınız olan) Topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da, sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umud etmediklerini Tanrı'dan umuyorsunuz. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

(Düşmanınız olan) o toplumun peşine düşmekte gevşeklik göstermeyin! Eğer siz acı çekmekte iseniz, kuşkusuz onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekmektedir. Ama siz, Allah’tan, onların beklemedikleri şeyleri beklemektesiniz. Allah çok iyi bilen, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

(Düşmanlarınız olan) kavmi aramakda (ta'kib etmekde) gevşek davranmayın. Siz acı duyuyorsanız, şübhesiz ki onlar da sizin duyduğunuz o acı gibi acı duyuyorlar. Halbuki siz Allahdan onların ümid edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah gerçek bilicidir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz (sefer sırasında) acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz Allah'tan onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

Hem (düşmanınız olan) kavmi (tekrar savaşmak üzere) aramakta(toparlanmalarına fırsat vermeden takip etmekte) gevşeklik göstermeyin! Eğer siz acı çekiyorsanız, şübhe yok ki onlar da (sizin) acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Hâlbuki (siz, bir üstünlük olarak) Allah’dan, (onların) ümîd etmeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ise, Alîm (kendisinden ne istediğinizi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

O kavmi aramakta gevşek davranmayın. Siz, acı çekiyorsanız onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Halbuki siz; Allah'tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Ve Allah; Alim, Hakim olandır.

Mehmet Okuyan

O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin! Siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedir. (Üstelik) siz, onların ümit etmedikleri şeyleri Allah’tan umuyorsunuz. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

(Düşman) ordusunu takip etmekte korkak davranmayın. Eğer sıkıntı çekerseniz, bilin ki onlar da sizin gibi sıkıntı çekiyorlar; ama siz, Allahtan onların ümit etmediklerini (alacağınızı) ümit ediyorsunuz. Ve Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

(Düşman) tarafını takip etmekte ürkek davranmayın. Eğer siz sıkıntı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz sıkıntıyı çekiyorlar; fazladan siz onların Allah'tan umut edemedikleri şeyleri umut ediyorsunuz: ve Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kavmi aramakta gevşek olmayınız. Eğer siz elem çekmekte olursanız şüphesiz onlar da sizin elem çektiğiniz gibi elem çekerler. Halbuki onların ümit etmediği şeyi siz Allah Teâlâ'dan ümit edersiniz ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

O topluluğu takip etmekte gevşek davranmayın. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Düşman birliklerini takip edip arkadan sıkıştırmada gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da tıpkı sizin gibi acı çekiyorlar. Kaldı ki Siz Allah’tan, onların ümid edemeyecekleri birçok şeyleri umuyorsunuz. Allah her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleyman Ateş

O topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah'tan, onların ummayacakları şeyleri, ummaktasınız. Alah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

(Size saldıran) topluluğu takipte gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah'tan, onların beklemediği şeyleri bekliyorsunuz. Allah daima bilen ve bütün kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düşman topluluğunu kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin gibi acı çekiyorlar. Üstelik sizin Allah'tan bir beklentiniz var. Onların böyle bir beklentileri de yok. Bilen ve doğru kararlar veren Allah'tır.

Şaban Piriş

(Düşmanınız olan) topluluğu aramada / takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Siz, Allah'tan onların ummadıklarını umuyorsunuz. Allah, bilendir, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

(Düşmanınız olan) Topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da, sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umud etmediklerini Allah'tan umuyorsunuz. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Düşman birliklerini takip etmekte gevşek davranmayın. Siz acı çekiyorsanız, sizin çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz, onların ummadığı şeyi Allah'tan umuyorsunuz. Allah ise herşeyi bilir, hükümlerini sonsuz hikmetiyle verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşman topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz sıkıntıya düşüyorsanız, hiç kuşkusuz tıpkı sizin gibi onlar da sıkıntıya düşüyorlar; ama siz, Allah'tan onların umamayacağı şeyleri umuyorsunuz. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafir qövmü təqib etməkdə zəiflik göstərməyin. Əgər siz döyüşdə əziyyət çəkirsinizsə, onlar da siz əziyyət çəkdiyiniz kimi əziyyət çəkirlər. Lakin siz onların ummadıqlarını Allahdan umursunuz. Allah Biləndir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Kafir) qövmü təʼqib etməkdə (ey müsəlmanlar!) zəiflik göstərməyin! Əgər siz (yaralarınızdan və səfərin çətinliklərindən) əziyyət çəkirsinizsə, onlar da sizin kimi əziyyət çəkirlər. Halbuki siz onların ummadıqlarını Allahdan umursunuz. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr sollt dem Feind unermüdlich nachsetzen. Wenn ihr dabei leidet, leidet auch er. Ihr aber erhofft von Gott, was Er nicht erhofft. Gottes Wissen und Weisheit entgeht nichts.

Almanca — Der Edle Quran

Und laßt nicht nach, das Volk (der feindlichen Ungläubigen) zu suchen. Wenn ihr zu leiden habt, so haben sie zu leiden wie ihr. Ihr aber habt von Allah zu erhoffen, was sie nicht zu erhoffen haben. Und Allah ist Allwissend und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

Und lasset nicht nach, die Schar (der Ungläubigen) aufzuspüren. Leidet ihr, so leiden sie gerade so, wie ihr leidet. Doch ihr erhoffet von Allah, was sie nicht erhoffen. Und Allah ist Allwissend, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und werdet nicht schwach im Ergreifen der (feindlichen) Leute. Solltet ihr leiden, so leiden sie gewiß ebenso wie ihr leidet. Doch ihr erhofft euch von ALLAH, was sie sich nicht erhoffen. Und ALLAH bleibt immer allwissend, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And do not relax in point of strictness and severity nor weaken in your fighting power against those who are an open enemy of the faith. If you are suffering misery and hardship, they are suffering just the same, but unlike them, you are hopeful of Allah's tutelage, mercy and blessings whereas they are staking their very lives on some dark hope. And Allah is ever 'Alimun and Hakimun.

Abdul Haleem

Do not be faint-hearted in pursuing the enemy: if you are suffering hardship, so are they, but you hope to receive something from God for which they cannot hope. God is all knowing and wise.

Abdullah Yusuf Ali

And slacken not in following up the enemy: If ye are suffering hardships, they are suffering similar hardships; but ye have Hope from Allah, while they have none. And Allah is full of knowledge and wisdom.

Abul A'la Maududi

Do not be faint of heart in pursuing these people: if you happen to suffer harm they too are suffering just as you are, while you may hope from Allah what they cannot hope for. Allah is All-Knowing, All- Wise.

Aisha Bewley

Do not relax in pursuit of the enemy. If you feel pain, they too are feeling it just as you are, but you hope for something from Allah which they cannot hope for. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And don’t be weak in the pursuit of the enemy; if you are suffering (hardships) then surely, they (too) are suffering (hardships) as you are suffering, but you have a hope from Allâh (for the reward, i.e. Paradise) that for which they hope not; and Allâh is Ever All-Knowing, All-Wise.

Ali Quli Qarai

Do not slacken in the pursuit of these people. If you are suffering, they are also suffering like you, but you expect from Allah what they do not expect, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

And do not be slack in pursuing these (hostile) people. If you have suffered hardships they (too) have suffered as you did but (the superiority you have over them is that) you hope from Allâh what they do not. And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

Faint not in seeking the heathen; if you are suffering, they are also suffering as you are suffering, and you are hoping from God for that for which they cannot hope; God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

Show no weakness in following up the enemy. If you are suffering a hardship (such as a wound of war), they also suffer. Besides, you expect a reward from your Lord while they do not hope for nothing. Indeed God is the Most Knowledgeable and the Most Wise.

E. Henry Palmer

And do not give way in pursuit of the people; if ye suffer they shall surely suffer too, even as ye suffer; and ye hope from God, but they hope not! and God is knowing, wise.

Edip-Layth

Do not falter in the pursuit of the remaining group. If you are feeling pain, then they are also feeling pain as you are; and you seek from God what they do not seek. God is Knowledgeable, Wise.

George Sale

Be not negligent in seeking out the unbelieving people, though ye suffer some inconvenience; for they also shall suffer, as ye suffer, and ye hope for a reward from God which they cannot hope for; and God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

And slacken not in pursuit of the enemy; if you suffer they shall surely suffer too, even as you suffer; and you hope from Allah what they cannot hope for! And Allah is Knower, Wise.

Mahmoud Ghali

And do not feel fee bled in seeking the people (i. e., the "enemy" people). In case you feel pain, then surely they (also) feel pain as you feel pain, and you are hoping from Allah that for which they do not hope; and Allah has been Ever-Knowing, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Relent not in pursuit of the enemy. If ye are suffering, lo! they suffer even as ye suffer and ye hope from Allah that for which they cannot hope. Allah is ever Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not be chary of pursuing them. If you suffer, they shall also suffer like you. But while you have hope (of success) from God, they have none. Surely God is all-knowing and all-wise.

Muhammad Asad

And be not faint of heart when you seek out the [enemy] host. If you happen to suffer pain, behold, they suffer pain even as you suffer it: but you are hoping [to receive] from God what they cannot hope for. And God is indeed all-knowing, wise.

Mustafa Khattab

Do not falter in pursuit of the enemy—if you are suffering, they too are suffering. But you can hope to receive from Allah what they can never hope for. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

And do not falter in the pursuit of the remaining group. If you are feeling pain, then they are also feeling pain as you are; and you seek from God what they do not seek. God is Knowledgeable, Wise.

Sahih International

And do not weaken in pursuit of the enemy. If you should be suffering - so are they suffering as you are suffering, but you expect from Allah that which they expect not. And Allah is ever Knowing and Wise.

Sam Gerrans

And faint not in seeking the people; if you are suffering, then are they suffering even as you are suffering; but you hope from God for that for which they hope not; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

Do not show weakness in pursuing the enemy. If you suffer hardship they too suffer hardship, but you have hope to receive Allah's reward that they cannot rightfully hope. Allah is the Knower, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

And do not slow down in following up the enemy: If you are suffering difficulties, they are suffering similar difficulties; But you have hope from Allah, (for the Reward from Him), while they have none. And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

Do not show weakness in pursuing these people. If you are suffering, they are suffering as you are suffering, while you hope from Allah what they do not hope. Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

And do not falter in the pursuit of the remaining group. If you are feeling pain, then they are also feeling pain as you are; and you seek from God what they do not seek. God is Knowledgeable, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne faiblissez pas dans la poursuite du peuple (ennemi). Si vous souffrez, lui aussi souffre comme vous souffrez, tandis que vous espérez dʹAllah ce quʹil nʹespère pas. Allah est Omniscient et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî bawermendan!) Hûn bi dûvketina pey (dijminê xwe) sist û bêzar nebin. Eger hûn diêşin ew jî wekî we diêşin û ya hûn ji Xwedê hêvî dikin ew hêvî nakin. Xwedê zana ye, karbinecih e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Versaagt niet in de achtervolging van de mensen. Als jullie pijn lijden dan lijden zij net zoals jullie pijn, maar jullie hopen van God wat zij niet kunnen hopen. God is wetend en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wees niet zorgeloos bij de vervolging van den vijand, indien gij ook lijdt; want zij zullen lijden zooals gij lijdt, en gij hoopt van God, wat zij niet kunnen hopen; en God is alwetend en wijs.

Hollandaca — Siregar

En versaagt niet in de vervolging van het (ongelovige) volk. Wanneer jullie pijn lijden dan, voorwaar, zij lijden pijn zoals jullie pijn lijden. En jullie hopen op (dat) van Allah waarop zij niet hopen. En Allah is Alwetend, Alwijs,

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не проявляйте слабости в поисках [преследовании] этих людей [ваших врагов] (и сражении с ними). Если вы (о, верующие) страдаете (от войны), то и они [неверующие] страдают так же, как и вы страдаете. Но при этом вы надеетесь от Аллаха на то, на что они не надеются [на награду, помощь и поддержку]. И ведь Аллах – знающий (и) мудрый!

Rusça — Osmanov

Не испытывайте страха перед встречей с неприятельским войском. Если вы страдаете, то они страдают так же. Однако же вы надеетесь от Аллаха на то, на что они не надеются. Ведь Аллах - знающий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt inte er iver mattas när ni förföljer fienden. Om ni måste utstå smärta, måste de utstå den liksom ni. Och ni kan hoppas få av Gud det som de inte kan hoppas på. Gud är allvetande, vis.