Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
fe keƶƶebūhu fe innehum le muHDerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken yalanladılar onu; şüphe yok ki tapımıza getirilecektir onlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken yalanladılar onu; şüphe yok ki tapımıza getirilecektir onlar.
Adem Uğur
Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için onların hepsi (cehenneme) götürüleceklerdir.
Ahmed Hulusi
Onu (İlyas'ı) yalanladılar! Muhakkak ki onlar zorunlu huzura çıktılar!
Ahmet Tekin
İlyas’ı da yalanladılar. Ama onlar Cehenneme ihzarlı getirilecekler.
Ahmet Varol
Ancak onu yalanladılar. Bundan dolayı onlar da (azap için) getirileceklerdir.
Ali Bulaç
Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Ali Fikri Yavuz
Fakat onlar İlyas’ı tekzib ettiler. Muhakkak onlar hazırlanıb (cehenneme) götürüleceklerdir.
Ali Rıza Safa
Yine de yalanladılar. Kuşkusuz, sonunda kesinlikle yargılanacaklar.
Bayraktar Bayraklı
Onu yalanladılar. Onlar bu sebeple sonunda cehenneme atılacaklardır.
Bekir Sadak
(127-12) 8 Bunun uzerine onu yalanlamislardi. Allah'in O'na icten bagli kullari bir yana, bunlarin hepsi cehenneme goturuleceklerdi.
Celal Yıldırım
Onu yalanladılar. Çünkü o inkarcılar da şüphesiz (Cehennem'e atılmak üzere) hazır duruma getirileceklerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(127-128) Ama onu yalancılıkla suçladılar. Bu yüzden, Allah’ın samimi kulları dışında, onlar mutlaka cehenneme konulacaklar arasında olacaklar.
Diyanet İşleri
Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
Diyanet İşleri (eski)
(127-128) Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Diyanet Vakfi
(127-128) Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için Allah'ın ihlâslı kulları müstesna; onların hepsi (cehenneme) götürüleceklerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar da (cehenneme atılmak üzere) hazır bulunduruldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt onu tekzib ettiler, şübhesiz ki onlar da ıhzar edildiler
Erhan Aktaş
Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.
Fizilal-il Kuran
Onu yalanladılar, bunun üzerine hepsi cehenneme götürülecekler.
Gültekin Onan
Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Hamdi Döndüren
Fakat onlar İlyas’ı yalanladılar. Bu yüzden onlar elbette (cehenneme) götürüleceklerdir.
Hasan Basri Çantay
Fakat bunlar onu tekzib etdiler. Şübhesiz bunlar da elbette (cehenneme) ihzaaren getirilenlerdir.
Hasib Asutay
Fakat onu (İlyas'ı) yalanladılar. Gerçekten onlar (o azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Hayrat Neşriyat
Fakat (kavmi) onu yalanladılar; artık şübhesiz ki onlar, elbette (o gün Cehennemde) hazır bulundurulacak olan kimselerdir.
İbni Kesir
Fakat bunlar, onu yalanlamışlardı. Muhakkak ki onlar da cehenneme götürüleceklerdir.
Mehmet Okuyan
(Kavmi) onu (İlyas’ı) yalanlamıştı. Şüphesiz ki onlar (cehennemde) hazır kılınacaklardır.
Muhammed Esed
Fakat onlar (İlyas'ı) yalanladılar: bu nedenle (Hesap Günü) kesinlikle yargılanacaklardır,
Mustafa İslamoğlu
Derken onu da yalanladılar; bu yüzden onlar elbette yargılanacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
O vakit O'nu tekzîp ettiler. Artık onlar da elbette, (azaba) ihzar edilmişlerdir.
Ömer Öngüt
İlyas'ı yalanladılar, onların hepsi (cehenneme) götürüleceklerdir.
Suat Yıldırım
Fakat bunlar onu yalancı saydılar. Bundan ötürü de, onlar tutuklanıp hesap günü mutlaka yargılanacak ve cehenneme götürüleceklerdir.
Süleyman Ateş
Onu yalanladılar, bundan dolayı onlar (azaba) getirileceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
Ama onu yalancı saydılar. Şüphesiz onlar (cehenneme) atılacaklardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hemen onu yalancı saydılar; nasıl olsa onlar da yargı önüne çıkarılacaklardır.
Şaban Piriş
Onu yalanladılar, bu yüzden onlar, azaba hazır olmuşlardır.
Tefhim-ul Kuran
Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Ümit Şimşek
Onlar İlyas'ı yalanladılar. Fakat hesap gününde huzurumuza getirileceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka huzura getirileceklerdir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar onu yalançı saydılar. Ona görə də hamısı Cəhənnəmə gətiriləcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Lakin onlar onu təkzib etdilər, buna görə də (qiyamət günü Cəhənnəmə) gətiriləcəklər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie ziehen ihn jedoch der Lüge, so werden sie im Jenseits der peinvollen Strafe ausgesetzt sein.
Almanca — Der Edle Quran
Da bezichtigten sie ihn der Lüge. So werden sie bestimmt vorgeführt werden,
Almanca — M. A. Rassoul
Jedoch sie erklärten ihn als Lügner, und sie werden bestimmt (zum Gericht) gebracht werden
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann bezichtigten sie ihn der Lüge, gewiß, so werden sie doch ausgeliefert,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But they counselled deaf and accused him of falsehood and by consequence they shall have much to answer for in Day of Judgement.
Abdul Haleem
but they rejected him. They will be brought to punishment as a consequence;
Abdullah Yusuf Ali
But they rejected him, and they will certainly be called up (for punishment),-
Abul A'la Maududi
But they denounced him as a liar, so they will surely be arraigned (for punishment),
Aisha Bewley
they denied him and so they will be among those arraigned –
Al-Hilali & Khan
But they denied him [Iliyâs (Elias)], so they will certainly be brought forth (to the punishment),
Ali Quli Qarai
But they impugned him. So they will indeed be arraigned [before Him]
Amatul Rahman Omar
But they cried lies to him and they will surely be brought (before God to account for their deeds).
Arthur John Arberry
But they cried him lies; so they will be among the arraigned,
Bijan Moeinian
The people of Elias did not listen to him; therefore, they will be called to answer for their disbelief.
E. Henry Palmer
But they called him liar; verily, they shall surely be arraigned,
Edip-Layth
But they denied him. Thus they were called to account.
George Sale
But they accused him of imposture: Wherefore they shall be delivered up to eternal punishment;
Hamid S. Aziz
But they called him a liar, therefore they shall most surely be brought forth (to the doom).
Mahmoud Ghali
Yet they cried him lies; then surely they will indeed be presented forward?"
Marmaduke Pickthall
But they denied him, so they surely will be haled forth (to the doom)
Mohamed Ahmed - Samira
They denied him, and will surely be brought to punishment,
Muhammad Asad
But they gave him the lie: and therefore they will most surely be arraigned [on Judgment Day],
Mustafa Khattab
But they rejected him, so they will certainly be brought ˹for punishment˺.
Progressive Muslims
But they denied him. Thus they were called to account.
Sahih International
And they denied him, so indeed, they will be brought [for punishment],
Sam Gerrans
But they denied him; then are they those summoned,
Shabbir Ahmed
But they denied him. And they will certainly be called to account.
Syed Vickar Ahamed
But they denied him, so they will be truly brought up (for punishment)—
Taqi Usmani
Then they rejected him. Therefore, they will be arraigned -
The Monotheist Group
But they denied him. Thus they were called to account.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils le traitèrent de menteur. Et bien, ils seront emmenées (au châtiment).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca wan bawerî pê neanî û ew ê (di dojehê de) bêne berhevkirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar zij betichtten hem van leugens en dus worden zij zeker voorgeleid.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar zij beschuldigden hem van bedrog.
Hollandaca — Siregar
Toen loochenden zij hem, daarom worden zij zeker voorgeleiden (voor de bestraffing).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И отвергли они [народ] его [пророка Ильяса] (не признав пророком Аллаха). И поистине, они, непременно, будут собраны (Аллахом) (в День Суда) (для расчета и воздаяния),
Rusça — Osmanov
Но они отвергли его, и, несомненно, предстанут [перед Нами все],
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men de beskyllde honom för lögn och de skall sannerligen kallas fram (för att dömas) -