Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذِي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِمِينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ

ḳad neǎ'lemu innehu le yeHzunuke elleƶī yeḳūlūne fe innehum lā yukeƶƶibūneke ve lākinne Z-Zālimīne bi āyāti (a)llahi yecHadūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَدْḳadmuhakkak
2نَعْلَمُneǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebiliyoruz
3اِنَّهُinnehuşüphesiz
4لَيَحْزُنُكَle yeHzunukeح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.seni üzüyor
5الَّذِيelleƶīonların
6يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededikleri
7فَاِنَّهُمْfe innehumgerçekte onlar
8لَا
9يُكَذِّبُونَكَyukeƶƶibūnekeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.seni yalanlamıyorlar
10وَلٰكِنَّve lākinnefakat
11الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmako zalimler
12بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
13اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
14يَجْحَدُونَyecHadūneج ح دBir şeyi inkar etmek veya kabul etmemek, cimri veya açgözlü olmak, fakir olmak veya az iyiliğe sahip olmak, dağılmış veya saçılmış olmak, miktar olarak az, kıt olmak.yalanlıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İyice biliriz ki onların söylediği sözler, seni mahzun edecek. Fakat şüphe yok ki onlar seni yalanlamış olmazlar, o zâlimler, bile-bile Allah'ın âyetlerini inkâr ederler.

Abdulkadir Gölpınarlı

İyice biliriz ki onların söylediği sözler, seni mahzun edecek. Fakat şüphe yok ki onlar seni yalanlamış olmazlar, o zâlimler, bile-bile Allahʼın âyetlerini inkâr ederler.

Adem Uğur

Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Ahmed Hulusi

Gerçek ki, onların söylediklerinin seni mahzun ettiğini biliyoruz. . . Gerçek şu ki, onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler, bile bile Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkar ediyorlar!

Ahmet Tekin

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar aslında seni yalanlamıyorlar. Fakat, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimler, bile bile Allah’ın âyetlerini, Kur’ân’ı inkâr ediyorlar.

Ahmet Varol

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar ancak zalimler bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Ali Bulaç

Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar, seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biliyoruz ki, söyledikleri lâf, seni (ey Habibim) cidden incitiyor. Fakat onlar seni yalanlamıyorlar (doğru söylediğini biliyorlar), ancak o zâlimler Allah’ın âyetlerini inadla inkâr ediyorlar.

Ali Rıza Safa

Onların söylediklerinin, seni gerçekten üzdüğünü biliyoruz. Aslında, onlar, seni yalanlamıyorlar; haksızlık yapanlar, Allah'ın ayetleri ile uğraşıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onların söylediği şeylerin seni üzdüğünü biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler, bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Bekir Sadak

Onlarin soylediklerinin seni uzecegini elbette biliyoruz; dogrusu onlar seni yalanci saymiyorlar, fakat zalimler Allah'in ayetlerini bile bile inkar ediyorlar .

Celal Yıldırım

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü çok iyi biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zâlimler bile bile Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Resulüm!) Onların söylediklerinin gerçekten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler açıkça Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.

Diyanet Vakfi

Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar aslında seni yalanlamıyorlar, fakat, o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, söyledikleri lafın seni gerçekten incittiğini biliyoruz. Ancak onların yalancı dedikleri sen değilsin. Fakat zalimler Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biliyoruz ki söyledikleri laf seni cidden incitiyor, maamafih onların yalancı dedikleri sen değilsin, lakin zalimler Allahın ayetlerine cehudluk ediyorlar

Erhan Aktaş

Doğrusu, onların söyledikleri sözlerin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler açıkça Allah'ın ayetlerini reddediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu, onların söyledikleri sözlerin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler açıkça Allah'ın ayetlerini reddediyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu, onların söyledikleri sözlerin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler açıkça Allah'ın ayetlerini reddediyorlar.

Fizilal-il Kuran

Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

Gültekin Onan

Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler Tanrı'nın ayetlerini inkar ediyorlar.

Hamdi Döndüren

Onların söylediklerinin, gerçekten seni üzmekte olduğunu çok iyi biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, ama o zâlimler, Allah’ın âyetlerini bilerek inkâr ediyorlar.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) şu hakıykatı çok iyi biliyoruz ki onların söyleyegeldikleri (sözler) seni her halde tasaya düşürüyor. Onlar hakıykatde seni yalanlamıyorlar, fakat o zaalimler bile bile Allahın ayetlerini inkar ediyorlar.

Hasib Asutay

Onların söylediklerinin gerçekten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz şunu elbette biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor; hâlbuki aslında onlar seni yalanlamıyorlar (senin yalan söylemediğini bilirler); fakat o zâlimler Allah’ın âyetlerini bilerek inkâr ediyorlar.

İbni Kesir

Gerçekyen biliyoruz ki; söyledikleri söz, seni üzüyor. Onlar, hakikatte seni yalanlamıyorlar. Lakin o zalimler, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Mehmet Okuyan

Onların söylediklerinin seni üzmekte olduğunu elbette biliyoruz. Şüphesiz ki onlar, seni yalanlamıyorlar ancak o zalimler Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

Muhammed Esed

Bu insanların söylediklerinin seni gerçekten üzdüğünü pekala biliyoruz: Ama, unutma ki, onların yalanladığı sen değilsin; bu zalimlerin inkar ettiği, aslında Allahın mesajlarıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü biliyoruz elbet. Şu bir gerçek ki, onların yalanladığı sen değilsin; bu zalimlerin asıl inkar ettiği Allah'ın mesajlarıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak biliyoruz ki, onların dedikleri şey, seni elbette mahzun ediyor. hakikat halde onlar seni tekzîp etmiş olmuyorlar, fakat o zalimler Allah Teâlâ'nın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Ömer Öngüt

Muhakkak biliyoruz ki söyledikleri cidden seni incitiyor. Fakat hakikatte onlar seni yalanlamıyorlar, lâkin o zâlimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Suat Yıldırım

Ey Resulüm! Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette pek iyi biliyoruz. Doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar; fakat o zalimler, bile bile Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Süleyman Ateş

Biliyoruz, onların dedikleri seni üzüyor, gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Onların söylediklerinin seni çok üzdüğünü elbette biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, yanlışlar içindeki o kişiler, Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar seni yalanlamıyorlar, aslında yanlış yapan o kimseler Allah'ın ayetleri karşısında bile bile yalan yanlış şeylere sarılıyorlar.

Şaban Piriş

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Fakat onlar seni yalanlamıyorlar, o zalimler, bile bile Allah'ın ayetlerini tanımazdan geliyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar, seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

Ümit Şimşek

Onların söylediklerine senin üzüldüğünü Biz biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamış olmuyorlar; o zalimler, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Söylediklerinin seni kederlendirdiğini çok iyi biliyoruz. Gerçek şu ki, onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler Allah'ın ayetlerine karşı direnmekteler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz bilirik ki, onların dedikləri səni kədərləndirir. Əslində onlar səni yalançı hesab etmirlər. Lakin zalımlar Allahın ayələrini inadla inkar edirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bilirik ki, onların (Qurʼan barəsində) dedikləri söz səni çox kədərləndirir. Həqiqətdə isə onlar səni yalançı hesab etmirlər (ürəklərində sənin həqiqi peyğəmbər olduğunu yaxşı bilirlər). Ancaq o zalımlar (müşriklər) Allahın ayələrini inadla inkar edirlər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir wissen wohl, daß dich ihr Gerede betrübt. Bedenke doch, daß die Ungerechten dich nicht der Lüge bezichtigen, sondern eher die einleuchtenden offenbarten Beweiszeichen Gottes leugnen!

Almanca — M. A. Rassoul

Wir wissen wohl, daß dich das betrübt, was sie sagen; denn wahrlich, nicht dich bezichtigen sie der Lüge, sondern es sind die Zeichen Allahs, welche die Ungerechten verwerfen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Bereits wissen WIR, daß dich das, was sie sagen, sicher traurig macht. Doch sie bezichtigen nicht dich der Lüge, sondern die Unrecht-Begehenden leugnen ALLAHs Ayat ab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We do know O Muhammad that what their dishonesty admits of irreverent discourse grieves you at heart, In fact it is not you that they charge with falsehood, but it is Allah's revelations, signs and Authority that the wrongful deny. They befool their minds and their judgement of the truth to cause what is false be accepted as true.

Abdul Haleem

We know well that what they say grieves you [Prophet]. It is not you they disbelieve: the evildoers reject God’s revelation.

Abdullah Yusuf Ali

We know indeed the grief which their words do cause thee: It is not thee they reject: it is the signs of Allah, which the wicked contemn.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad!) We know indeed that the things they say grieve you, though in truth it is not you whom they give the lie to, but it is the signs of Allah that these wrong-doers reject.

Aisha Bewley

We know that what they say distresses you. It is not that they are calling you a liar; the wrongdoers are just denying Allah’s Signs.

Al-Hilali & Khan

We know indeed the grief which their words cause you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): it is not you that they deny, but it is the Verses (the Qur’ân) of Allâh that the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) deny.

Ali Quli Qarai

We certainly know that what they say grieves you. Yet it is not you that they deny, but it is Allah’s signs that the wrongdoers impugn.

Amatul Rahman Omar

We know full well that what they say (by way of denying Our Messages) grieves you, yet surely it is not you that they cry lies to, but it is the Messages of Allâh that these wrongdoers are deliberately rejecting.

Arthur John Arberry

We know indeed that it grieves thee the things they say; yet it is not thee they cry lies to, but the evildoers - it is the signs of God that they deny.

Bijan Moeinian

I know well how their words hurt you. [Do not take it personally as] it is not your [ integrity] that they question; it is the Lord's commandments that the wicked [take lightly or flatly] reject.

E. Henry Palmer

Full well we know that verily that which they say grieves thee; but they do not call thee only a liar for the unjust gainsay the signs of God.

Edip-Layth

We know that you are saddened by what they say; they are not rejecting you, but it is God's signs which the wicked disregard.

George Sale

We know indeed that what they say grieves thee; for surely it is not thee that they charge with falsehood but it is the Signs of Allah that the evil-doers reject.

Hamid S. Aziz

Full well We know that that which they say grieves you; but in truth they deny not you, but the unjust flout the revelations of Allah.

Mahmoud Ghali

We already know that surely it indeed grieves you (the things) they say. Yet surely they do not cry lies to you, but the unjust (people) repudiate the signs of Allah.

Marmaduke Pickthall

We know well how their talk grieveth thee, though in truth they deny not thee (Muhammad) but evil-doers flout the revelations of Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

We know what they say distresses you. It is not you in fact they accuse of lies, but the wicked deny the revelations of God!

Muhammad Asad

Well do We know that what such people say grieves thee indeed: yet, behold, it is not thee to whom they give the lie, but God's messages do these evildoers deny.

Mustafa Khattab

We certainly know that what they say grieves you ˹O Prophet˺. It is not your honesty they question—it is Allah’s signs that the wrongdoers deny.

Progressive Muslims

We know that you are saddened by what they say; they are not rejecting you, but it is God's revelations which the wicked disregard.

Sahih International

We know that you, [O Muúammad], are saddened by what they say. And indeed, they do not call you untruthful, but it is the verses of Allah that the wrongdoers reject.

Sam Gerrans

We know that it grieves thee what they say; and they deny not thee, but the wrongdoers reject the proofs of God.

Shabbir Ahmed

We know well how their talk grieves you (O Messenger). In truth they deny you not. It is the Revelations of Allah that these wrongdoers flout.

Syed Vickar Ahamed

We, truly know the sorrow that their words bring to you: It is not you (whom) they reject: But it is the Signs of Allah, which the evildoers deny.

Taqi Usmani

Indeed We know that what they say makes you sad, because it is not you whom they reject, but the transgressors actually deny the signs of Allah.

The Monotheist Group

We know that you are saddened by what they say; they are not rejecting you, but it is the revelations of God which the wicked disregard.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous savons quʹen vérité ce quʹils disent te chagrine. Or, vraiment ils ne croient pas que tu es menteur, mais ce sont les versets (le Coran) dʹAllah, que les injustes renient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Bêguman em dizanin ku gotina wan te xemgîn dike. Vêca bi rastî ne ku ew bi te bawerî nayînin; lê belê yên sitemkar ayetên Xwedê mandel dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij weten dat wat zij zeggen jou bedroeft; jou betichten zij niet van leugens, maar het zijn Gods tekenen die de onrechtplegers ontkennen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Nu weten wij, o Mahomet! dat het u grieft wat zij spreken! men beschuldigt niet u van valschheid; maar de ongeloovigen loochenen Gods teekenen.

Hollandaca — Siregar

Wij weten inderdaad (O Moehammad) dat jij treurt door degenen die (kwaad) spreken, en voorwaar, zij loochenen jou niet, maar het zijn de Verzen van Allah die de onrechtvaardigen ontkennen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы знаем, что тебя (о, Пророк) печалит то, что они [твой народ] говорят (о тебе) (называя тебя колдуном, поэтом, прорицателем и сумасшедшим). Поистине же, они не считают тебя лжецом (в своих душах) [они знают, что ты полностью правдив], но однако беззаконники [те, которые пытаются притеснить тебя и враждуют с тобой] отрицают знамения Аллаха (о том, что ты правдив) (и не верят в то, с чем ты явился к ним)!

Rusça — Osmanov

Мы знаем [, о Мухаммад,] что тебя огорчают их речи. Воистину, не твои [слова] они считают ложью, - нечестивцы эти отрицают знамения Аллаха.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi vet att vad de säger gör dig beklämd; men det är inte dig de kallar för lögnare, nej, det är Guds budskap som de tar avstånd från, dessa orättfärdiga.