İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذِينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فِي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَا فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ

ve yevme yuǎ'raDu (e)lleƶīne keferū ǎlā n-nāri eƶhebtum Tayyibātikum fī Hayātikumu d-dunyā ve stemteǎ'tum bihā fe l-yevme tuczevne ǎƶābe l-hūni bimā kuntum testekbirūne fī l-erDi bi ğayri l-Haḳḳi ve bi mā kuntum tefsuḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gün
2يُعْرَضُyuǎ'raDuع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.sunulacakları
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
5عَلَىǎlā
6النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşe
7اَذْهَبْتُمْeƶhebtumذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekzayi ettiniz
8طَيِّبَاتِكُمْTayyibātikumط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.bütün güzelliklerinizi
9فِي
10حَيَاتِكُمُHayātikumuح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatınızda
11الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
12وَاسْتَمْتَعْتُمْve stemteǎ'tumم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.ve sefa sürdünüz
13بِهَاbihābunlarla
14فَالْيَوْمَfe l-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibugün
15تُجْزَوْنَtuczevneج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezalandırılacaksınız
16عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab ile
17الْهُونِl-hūniه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.alçaltıcı
18بِمَاbimāötürü
19كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
20تَسْتَكْبِرُونَtestekbirūneك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklük taslamanızdan
21فِي
22الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
23بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.haksız yere
24الْحَقِّl-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhaksız yere
25وَبِمَاve bi māötürü
26كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
27تَفْسُقُونَtefsuḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.ve yoldan çıkmanızdan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o gün, kâfir olanlar, ateşe arzedilirler, dünyâ yaşayışınızda bütün temiz şeylerinizi kaybettiniz denir ve orada, bunlarla geçinip gitmiştiniz, bugünse, yeryüzünde, haksız yere ululuk sattığınızdan ve buyruktan çıktığınızdan dolayı aşağılanma azâbıyla cezâlanırsınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve o gün, kâfir olanlar, ateşe arzedilirler, dünyâ yaşayışınızda bütün temiz şeylerinizi kaybettiniz denir ve orada, bunlarla geçinip gitmiştiniz, bugünse, yeryüzünde, haksız yere ululuk sattığınızdan ve buyruktan çıktığınızdan dolayı aşağılanma azâbıyla cezâlanırsınız.

Adem Uğur

İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlerin ateşe getirileceği süreçte: "Dünya hayatınızda güzelliklerinizi yaşayıp, verilen ömrü geçici zevkler uğruna tükettiniz! Bugün ise Hakk'ın gayrı olarak arzda benlik taslamanız ve bozuk inançla yaşamanız dolayısıyla alçaltıcı azabı yaşamak suretiyle karşılığını alacaksınız!"

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ateşe atılacakları gün, kendilerine: 'Siz, dünya hayatınızda bütün imkânlarınızı, değerlerinizi harcadınız, onların zevk ü safasını sürdünüz. Bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız. Yeryüzünde hak etmediğiniz halde, büyüklük taslayıp serkeşlik, zorbalık, diktatörlük etmenizin, boyunuzca günah, isyan, inkâr bataklığına dalmanızın, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmenizin, fâsıklığınızın cezasını çekeceksiniz.' denilir.

Ahmet Varol

İnkar edenlerin ateşe sunuldukları gün (kendilerine denir ki): 'Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi harcadınız ve onlarla zevk sürdünüz. Bugün artık, yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanız dolayısıyla aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.'

Ali Bulaç

İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) "Siz dünya hayatınızda bütün 'güzellikleriniz ve zevklerinizi tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."

Ali Fikri Yavuz

Kâfir olanlara, ateşe arz edilecekleri gün şöyle denir: “- Siz, dünya hayatında bütün zevklerinizi yaşayıb bitirdiniz ve bunlarla sefâ sürdünüz. Artık bugün hakaret azabı ile cezalanacaksınız; çünkü yeryüzünde haksız yere kibir taslıyordunuz, bir de dinden çıkıyordunuz (fâsıklık ediyordunuz).”

Ali Rıza Safa

Ve ateşe sunulacakları gün, nankörlük edenlere: "Güzel şeylerinizin tümünü, dünya yaşamında tükettiniz; onların tadını çıkardınız. Artık bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve yoldan çıktığınız için aşağılayıcı bir cezayla cezalandırılacaksınız!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler ateşle yüz yüze getirilecekleri gün, onlara şöyle denir: "Dün hayatınızdaki bütün güzelliklerinizi boşa harcayıp safasını sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz."

Bekir Sadak

Inkar edenler, atese sunulduklari gun, onlara: «Dunyadaki hayatinizda sizin icin guzel olan her seyi harcadiniz, onlarin zevkini surdunuz; ama bugun, yeryuzunde haksiz yere buyukluk taslamanizin ve yoldan cikmanizin karsiliginda alcaltici bir azap goreceksiniz"*

Celal Yıldırım

İnkâr edenler, getirilip ateşe sunulacakları gün, kendilerine; «En güzel, en iyi şeylerinizi Dünya hayatında harcayıp tükettiniz ; onlarla yararlanıp keyif sürdünüz. Artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınıza ve dinî kuralları aşıp ahlâk dışı davranışlarda bulunduğunuza karşılık horlayıcı, aşağılayıcı azâb ile cezalanacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr edenler ateşin başına getirilince, “Size ait iyi ve güzel şeyleri dünya hayatınızda tükettiniz ve onlardan yararlandınız, şimdi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık olarak aşağılayıcı cezayı çekeceksiniz!” denilecektir.

Diyanet İşleri

İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: 'Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz'

Diyanet Vakfi

İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnkâr edenler ateşe arzedilecekleri gün onlara: «Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz, artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azabla cezalandırılacaksınız.» (denir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnkar edenler ateşin karşısına çıkarılacakları gün şöyle denir: "Siz, bütün güzel nimetterinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla sefa sürdünüz. Artık bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız için ve dinden çıkıp fasık olmanız yüzünden aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve küfredenler ateşe arzolunacağı gün şöyle denir: siz bütün tayyibatınızı (lezaizinizi) Dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla zevkyab oldunuz, alacağınızı aldınız, artık bu gün hakaret azabiyle cezalanacaksınız çünkü Yer yüzünde haksızlıkla kibir taslıyordunuz ve çünkü dinden çıkıp fasıklık ediyordunuz

Erhan Aktaş

Kafirler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, gerçeği yalanlayan nankörler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

Fizilal-il Kuran

İnkar edenler ateşe sunuldukları gün kendilerine denir ki: «Dünya hayatında bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz; onların zevkini sürdürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız.»

Gültekin Onan

Küfredenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) "Siz dünya hayatınızda bütün 'güzellikleriniz ve zevklerinizi' tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanızdan dolayı bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."

Hamdi Döndüren

İnkâr edenlere ateşe sunulacakları gün, “Siz, dünya hayatınızda bütün güzel şeyleri harcayıp tükettiniz, onların zevkini çıkardınız! Ancak yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı bugün alçaltıcı bir azap göreceksiniz!” denilir.

Hasan Basri Çantay

Kafirlere, ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün, (denilir ki) "Siz bütün zevkleri (nizi) dünya hayatınız içinde (yaşayıb) bitirdiniz. Bunlarla safa sürdünüz. İşte yer (yüzün) de haksız yere kibirlenmekde ve fısk (-u fücur) a sapmakda olmanıza mukaabil bugün horluk azabiyle cezalandırılacaksınız".

Hasib Asutay

İnkâr edenler, ateşe sunulacakları gün, (kendilerine denir ki:) 'Dünya hayatınızda güzel şeylerinizi tükettiniz, onlarla safa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı azap ile cezalandırılacaksınız. '

Hayrat Neşriyat

Ve inkâr edenler ateşe arz olunacağı gün (kendilerine şöyle denir): 'Dünya hayâtınızda (bütün) güzel şeylerinizi giderdiniz ve onlarla faydalandınız. Bugün ise, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamakta olmanızdan ve fâsıklık etmekte olmanızdan dolayı aşağılayıcı azâb ile cezâlandırılacaksınız!'

İbni Kesir

O küfredenlere, ateşe sunuldukları gün: Dünyadaki hayatınızda sizin için temiz olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve fasıklık etmenizden ötürü alçaltıcı bir azab göreceksiniz, denir.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denecektir): “Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız; onlardan yararlandınız. Bugün ise yeryüzünde haksız olarak kibirlenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı küçük düşürücü bir azapla cezalandırılacaksınız!”

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanlar ateşin karşısına getirilecekleri Gün, (onlara:) "Bütün güzel şeyler(deki payınızı) dünya hayatında tükettiniz, (öteki dünyayı hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz!" denilecektir, "O halde, bugün yeryüzünde küstahça büyüklük tasladığınız ve haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz için ve yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!"

Mustafa İslamoğlu

İşte inkarda ısrar edenlerin ateşe takdim edilecekleri o gün (denilecek ki): "Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri bu dünya hayatında tükettiniz ve onları kısa vadeli bir hazza dönüştürdünüz. Artık bu gün yeryüzünde haksız yere küstahça böbürlendiğiniz ve yoldan çıktığınız için onur kırıcı bir cezaya çarptırılacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o gün ki, kâfir olanlar, ateş üzerine arzolunurlar. (Onlara) Denilir ki: «Lezzetli şeylerinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlar ile fâidelendiniz. Artık yeryüzünde haksız yere böbürlenmiş ve kendisiyle fıska düşmüş olduğunuz şeyden dolayı bugün ihanet azabıyla cezalandırılacaksınızdır.»

Ömer Öngüt

Kâfirler ateşe arzolundukları gün (onlara şöyle denir): "Siz bütün zevklerinizi, lezzetlerinizi, sizin için güzel olan her şeyinizi dünya hayatınızda yaşayıp bitirdiniz. Artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız. "

Suat Yıldırım

Gün gelir, kâfirler cehennem ateşinin karşısına tutulurken şöyle denilir: "Bütün zevklerinizi dünya hayatınızda kullanıp tükettiniz, onlarla sefa sürdünüz. Artık bugün dünyada haksız yere büyüklük taslamanız ve dinden çıkıp fâsıklık etmeniz sebebiyle hor ve hakîr eden bir azap ile cezalandırılacaksınız."

Süleyman Ateş

İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (kendilerine denir ki): "Dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz; (orada) bunlarla sefa sürüp bunları tükettiniz (burası için hiçbir şey bırakmadınız). Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler ateşin karşısına getirildikleri gün, onlara şöyle denir: "Siz güzel şeylerinizi (ahireti hesaba katmadan) dünyadaki hayatınızda tükettiniz. Onların keyfini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O ateşin karşısına getirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denir: "Siz bütün zevklerinizi dünyada yaşarken tükettiniz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

Şaban Piriş

Nankörlük edenler ateşe sunulduğu gün: -Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız, denir.

Tefhim-ul Kuran

Küfredenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) «Siz dünya hayatınızda bütün 'güzellikleriniz ve zevklerinizi' tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbârınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız.»

Ümit Şimşek

İnkâr edenler o gün ateşe sunulurlar. Siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda tükettiniz. Bugün de, hiç hakkınız olmadığı halde yeryüzünde büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık, hor ve hakir eden bir azapla cezalandırılırsınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, inkar edenler ateşe arz edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi/nimetlerinizi, o iğreti dünya hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlər Odun qarşısına gətiriləcəkləri gün onlara deyiləcəkdir: “Siz dünya həyatınızda pak nemətlərinizi sərf edib qurtardınız və onlardan zövq aldınız. Bu gün isə siz yer üzündə haqsız olaraq təkəbbür göstərdiyinizə və asi olduğunuza görə alçaldıcı əzabla cəzalandırılacaqsınız!”

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

An dem Tag, an dem die Ungläubigen vor die Hölle gestellt werden, wird ihnen gesagt: ʺIhr habt euren Anteil an den Freuden bereits in eurem irdischen Leben erhalten, als ihr euch dem Genuß hingabt. Heute trifft euch die entehrende Strafe dafür, daß ihr auf Erden ohne Recht hochmütig wart und Frevel begangen habt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und am Tag, da diejenigen, die ungläubig sind, dem (Höllen)feuer vorgeführt werden: ʺIhr habt eure guten Dinge im diesseitigen Leben dahingehen lassen und sie genossen. Heute wird euch mit der schmählichen Strafe vergolten, daß ihr euch auf der Erde ohne Recht hochmütig zu verhalten und daß ihr zu freveln pflegtet.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und an dem Tage, wenn die Ungläubigen dem Feuer ausgesetzt werden(, wird gesprochen): ʺlhr habt eure guten Dinge im diesseitigen Leben aufgezehrt, und ihr hattet Genuß daran. Heute nun sollt ihr mit der Strafe der Schmach belohnt werden, weil ihr ohne jegliches Recht auf Erden hochmütig und weil ihr Frevler waret.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und an dem Tag, wenn diejenigen, die Kufr betrieben haben, dem Feuer ausgesetzt werden: ʺIhr habt eure Tay-yibat in eurem diesseitigen Leben verbraucht und habt sie genossen, so wird euch heute die Peinigung der Erniedrigung vergolten wegen dem, wie ihr euch auf Erden zu Unrecht in Arroganz zu erheben pflegtet, und wegen dem, wie ihr Fisq zu betreiben pflegtet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

One day those who denied Allah shall be exposed to Hell fire and be told: " You abused the gifts Allah has endowed you in life: faculty, Power, quality, ability, talent - and countless other good things, and you exhausted them all in sensuous enjoyment which was your chief object of life, and you neglected to spare what will insure your future security Hereafter. Therefore, this Day you will be subjected to the affliction of humiliation in requital of turning your heads in contempt, your inordinate self-esteem and of your evil practice.

Abdul Haleem

On the Day when those who deny the truth are brought before the Fire, it will be said to them, ‘You squandered the good things you were given in your earthly life, you took your fill of pleasure there, so on this Day a punishment of shame is yours: you were arrogant on earth without any right, and exceeded all limits.’

Abdullah Yusuf Ali

And on the Day that the Unbelievers will be placed before the Fire, (It will be said to them): "Ye received your good things in the life of the world, and ye took your pleasure out of them: but today shall ye be recompensed with a Penalty of humiliation: for that ye were arrogant on earth without just cause, and that ye (ever) transgressed."

Abul A'la Maududi

And on the Day when the unbelievers will be exposed to the Fire, they will be told: "You have exhausted your share of the bounties in the life of the world, and you took your fill of enjoyments. So, degrading chastisement shall be yours on this Day for you waxed arrogant in the earth without justification and acted iniquitously."

Aisha Bewley

On the Day when those who were kafir are exposed to the Fire: ‘You dissipated the good things you had in your worldly life and enjoyed yourself in it. So today you are being repaid with the punishment of humiliation for being arrogant in the earth without any right and for being deviators.’

Al-Hilali & Khan

On the Day when those who disbelieve (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) will be exposed to the Fire (it will be said): "You received your good things in the life of the world, and you took your pleasure therein. Now this Day you shall be recompensed with a torment of humiliation, because you were arrogant in the land without a right, and because you used to rebel against Allâh’s Command (disobey Allâh).

Ali Quli Qarai

The day when the faithless are exposed to the Fire, [they will be told,] ‘You have exhausted your good things in the life of the world and enjoyed them. So today you will be requited with a humiliating punishment for your acting arrogantly in the earth unduly, and because you used to transgress.’

Amatul Rahman Omar

And on that day those who disbelieve will be exposed to the (Hell) Fire. (It will be said to them, ) `You consumed your good things during your life of the world and you enjoyed them. So this day you shall be recompensed with disgraceful punishment, because you waxed proud on the earth without justification and because you committed transgression.'

Arthur John Arberry

Upon the day when the unbelievers are exposed to the Fire: 'You dissipated your good things in your present life, and you took your enjoyment in them; therefore today you shall be recompensed with the chastisement of humiliation for that you waxed proud in the earth without right, and for your ungodliness.

Bijan Moeinian

When the disbelievers are thrown into the Fire, they will be told: "You lost your fair chances while you were on earth; so, taste the fruit of your uncalled for arrogance and wrongdoings. "

E. Henry Palmer

And the day when those who misbelieve shall be exposed to the fire: 'Ye made away with your good things in your worldly life, and ye enjoyed them; wherefore today shall ye be rewarded with the torment of disgrace, for that ye were big with pride in the earth without the right, and for that ye did abomination. '

Edip-Layth

On the day when those who rejected will be displayed to the fire: "You have wasted the good things given to you during your worldly life, and you took pleasure in it. Consequently, today you will be recompensed with a shameful retribution for your arrogance in the land without any right, and for your evil works."

George Sale

On a certain day, the unbelievers shall be exposed before the fire of hell; and it shall be said unto them, ye received your good things in your life-time, while ye were in the world; and ye enjoyed yourselves therein: Wherefore this day ye shall be rewarded with the punishment of ignominy; for that ye behaved insolently in the earth, without justice, and for that ye transgressed.

Hamid S. Aziz

And on the Day when those who disbelieve shall be brought before the Fire, (it will be said,) "You did squander your good things in the life of the world and you enjoyed them for a while; now this day you shall be rewarded with the punishment of abasement because you were unjustly proud (disdainful) in the land and because you transgressed.

Mahmoud Ghali

And on the Day when the ones who have disbelieved are set before the Fire, (it will be said), "You put away with your good things in your present life, (Literally: lowly life, i. e., the life of this world) and you enjoyed yourselves (in) them. So today you will be recompensed with the torment of degradation for that you used to wax proud in the earth untruthfully, and for that you used to be immoral."

Marmaduke Pickthall

And on the day when those who disbelieve are exposed to the Fire (it will be said): Ye squandered your good things in the life of the world and sought comfort therein. Now this day ye are rewarded with the doom of ignominy because ye were disdainful in the land without a right, and because ye used to transgress.

Mohamed Ahmed - Samira

The day the unbelievers are brought to the Fire, (it will be said): "You wasted all your good deeds in the life of the world, and enjoyed them to the full. You will now be requited with a shameful punishment, for you behaved with arrogance for no reason on the earth, and acted wickedly."

Muhammad Asad

And on the Day when those who were bent on denying the truth will be brought within sight of the fire, [they will be told:] "You have exhausted your [share of] good things in your worldly life, having enjoyed them [without any thought of the hereafter]: and so today you shall be requited with the suffering of humiliation for having gloried on earth in your arrogance, offending against all that is right, and for all your iniquitous doings!"

Mustafa Khattab

˹Watch for˺ the Day ˹when˺ the disbelievers will be exposed to the Fire. ˹They will be told,˺ "You ˹already˺ exhausted your ˹share of˺ pleasures during your worldly life, and ˹fully˺ enjoyed them. So Today you will be rewarded with the torment of disgrace for your arrogance throughout the land with no right, and for your rebelliousness."

Progressive Muslims

And on the Day when those who disbelieved will be displayed to the Fire: "You have wasted the good things given to you during your worldly life, and you took pleasure in it. Consequently, today you will be recompensed with a shameful retribution for your arrogance in the land without any right, and for your evil works."

Sahih International

And the Day those who disbelieved are exposed to the Fire [it will be said], "You exhausted your pleasures during your worldly life and enjoyed them, so this Day you will be awarded the punishment of [extreme] humiliation because you were arrogant upon the earth without right and because you were defiantly disobedient. "

Sam Gerrans

And the day those who ignore warning are exposed to the Fire: “You received your good things in the life of this world, and you took pleasure therein; so this day will you be rewarded with the punishment of humiliation because you waxed proud in the earth without right, and because you were perfidious.”

Shabbir Ahmed

And on the Day when the deniers are exposed to the Fire, it will be said, "You squandered the good things in the life of the world and only sought immediate comfort. Now this Day you are rewarded with a humiliating doom for your unjust pride, and because you drifted away from humanity.

Syed Vickar Ahamed

And on the Day when the unbelievers will be placed before the Fire, (it will be said to them): "You received your good things in the life of the world, and you took your pleasure out of them: But this Day shall you be paid back with a penalty of disgrace because you were proud on earth without a just cause, and that you (forever) crossed all bounds. "

Taqi Usmani

And the day the disbelievers will be presented before the Fire, (it will be said to them,) "You have consumed your good things in your worldly life, and have enjoyed them. So, you will be punished today with the torment of humiliation for the arrogance you used to show on earth with no right (to do so), and for the sins you used to commit.

The Monotheist Group

And on the Day when those who disbelieved will be displayed to the Fire: "You have wasted the good things given to you during your worldly life, and you took pleasure in it. Consequently, today you will be recompensed with a shameful retribution for your arrogance in the land without any right, and for what wickedness you were in."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et le jour où ceux qui ont mécru seront présentés au Feu (il leur sera dit): ʺVous avez dissipé vos (biens) excellents et vous en avez joui pleinement durant votre vie sur terre: on vous rétribue donc aujourdʹhui du châtiment avilissant, pour lʹorgueil dont vous vous enfliez injustement sur terre, et pour votre perversité.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê roja ku yên kafir li ser êgir bêne rapêşkirin, (ji wan re dê bê gotin:) We, di jiyana xwe ya cîhanê de hemû lezzet û xweşiyên xwe birin, we bi wan kêf kir, vêca îro (!) ji ber ku we li erdê bêheqî xwe mezin didêra û ji ber ku hûn ji rê derketine, hûn ê bi ezabekî riswaker bêne cizakirin!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En op de dag dat zij die ongelovig zijn naar het vuur worden voorgeleid (wordt gezegd): ʺJullie hebben jullie goede dingen in jullie aardse leven verbruikt en genoten. Vandaag krijgen jullie de bestraffing van de schande als vergelding, omdat jullie onterecht hoogmoedig op de aarde waren en voor het schandelijke dat jullie deden.ʺ

Hollandaca — Siregar

En op de Dag dat degenen die niet geloofden de Hel getoond zal worden, (wordt gezegd): ʺJullie hebben jullie goede dingen die jullie bezaten opgebruikt tijdens het wereldse leven en jullie hebben ervan genoten. Op deze Dag zullen jullie vergolden worden met een vernederende straf omdat jullie hooghartig plachten te leven op de aarde, zonder recht, en omdat jullie zware zonden plachten te begaan.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И в день, (когда) будут представлены те, которые стали неверными к Огню (для наказания)... (И будет им сказано): «Вы свои блага (которые были даны вам) провели [потратили] в вашей земной жизни и насладились ими, а сегодня вам воздастся наказанием унижения (в Аду) за то, что вы проявляли высокомерие на земле без права и за то, что вы были непокорными (Аллаху в подчинении Ему).

Rusça — Osmanov

В тот день, когда неверных ввергнут в адский огонь, [им скажут]: ʺВы исчерпали вашу [долю] в благах в земном мире и насладились ими. Сегодня же воздаянием вам будет позорная кара за то, что вы бесчинствовали и предавались гордыне на земле без всякого на то праваʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och den Dag då förnekarna av sanningen förs fram inför Elden (skall Vi säga till dem:) ʺNi har förslösat det goda som livet erbjöd er och njutit det (utan en tanke på evigheten); i dag drabbar er straffet med skam och vanära därför att ni uppträdde med högmod på jorden utan fog och därför att ni ständigt trotsade (Våra befallningar).ʺ