Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.

وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ اَلَّا تَعْبُدُوا اِلَّا اللّٰهَ اِنِّٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

ve ƶkur eḣā ǎādin iƶ enƶera ḳavmehu bi l-eHḳāfi ve ḳad ḣaleti n-nuƶuru min beyni yedeyhi ve min ḣalfihi ellā teǎ'budū illā (a)llahe innī eḣāfu ǎleykum ǎƶābe yevmin ǎZīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاذْكُرْve ƶkurذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve an
2اَخَاeḣāا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşini (Hud'u)
3عَادٍǎādinع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.Ad'ın
4اِذْhani
5اَنْذَرَenƶeraن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarmıştı
6قَوْمَهُḳavmehuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmini
7بِالْاَحْقَافِbi l-eHḳāfiح ق فEğri olmak, yan yatmak, bükülmüş, kıvrımlı olmak.Ahkaf'taki
8وَقَدْve ḳadandolsun
9خَلَتِḣaletiخ ل وBoş/müştak/metruk/muhtaç/meşgul olmayan, kabahat veya bir şey veya meseleden azade, suçlama veya kuşkudan uzak, yalnız veya refakatsiz, biri ile müştak/meşgul olmayan bir yerde karşılaşmak, geçmek, serbest bırakmak veya bir şeyi salmak, izin vermek veya bir şeye müsaade etmek, bir şeyi terk etmek/vazgeçmek/terketmek/bırakmak, bir şeyden uzak olmak, boş vakitli, işsizgelip geçti
10النُّذُرُn-nuƶuruن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.nice uyarıcılar
11مِنْmin-den
12بَيْنِbeyniب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
13يَدَيْهِyedeyhiي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitonun önü
14وَمِنْve minve -dan
15خَلْفِهِḣalfihiخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekardı
16اَلَّاellā
17تَعْبُدُواteǎ'budūع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulluk etmeyin
18اِلَّاillābaşkasına
19اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
20اِنِّٓيinnīelbette ben
21اَخَافُeḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkuyorum
22عَلَيْكُمْǎleykumsizin
23عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabına uğramanızdan
24يَوْمٍyevminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günün
25عَظِيمٍǎZīminع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve an Âd'ın kardeşini, hani kavmini Ahkaaf'ta korkutmuştu ve ondan önce ve ondan sonra gelip geçen korkutucular da, ancak Allah'a kulluk edin diye korkutmuşlardı; o da öyle demiş ve şüphe yok ki ben demişti, o pek büyük günün azâbına uğrayacağınızdan korkuyorum.

Adem Uğur

Ad kavminin kardeşini (Hûd'u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.

Ahmed Hulusi

Ad'ın kardeşini de (Hud'u) an. . . Hani (Hud) -ki, Onun önünden ve arkasından nice uyarıcılar gelip geçti- toplumunu: "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. . . Size gelecek aziym bir sürecin azabından korkarım" diyerek kum tepeleri arasında yaşayanları uyardı.

Ahmet Tekin

Âd kavminin kardeşini, Hûd’u hatırlayarak insanlara anlat. Hani o, kum tepelerinde, Ahkaf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O bölgede, ondan önce ve ondan sonra sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan nice uyarıcılar, peygamberler vazifelerini ifa ederek geçip gitmiştir. Hûd, kavmine: 'Yalnızca Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’ın hükmüne teslim olun, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin, yalnız Allah’ın şeriatına bağlanın, Allah’a boyun eğin. Ben sizin adınıza, büyük bir günün azâbından korkuyorum.' demişti.

Ahmet Varol

Ad'ın kardeşini an. Ondan önce de, sonra da uyarıcılar gelip geçmişti. O Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı (ve demişti ki): 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.'

Ali Bulaç

Ad'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.

Ali Fikri Yavuz

Âd kavminin kardeşini, (Hûd Aleyhisselâmı) hatırla: Hani bir vakit Ahkâf’da (yaşadıkları kumsal ve engebeli yüksek bir arazide) kavmini şöyle korkutmuştu, ki ondan evvel ve sonra da bir çok peygamberler geçmiştir: “- Allah’dan başkasına ibadet etmeyin; çünkü ben size (gelecek) korkunç bir günün azabından korkuyorum.”

Ali Rıza Safa

Âd'ın kardeşini de hatırla; önünden ve arkasından, birçok uyarıcının gelip geçtiği Kum Tepelerindeki toplumuna, şöyle dedi: "Allah'tan başkasına hizmet etmeyin. Aslında, sizin için, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

'Ad'ın kardeşi olan Hud'u hatırla! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyiniz, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum" demişti.

Bekir Sadak

Ad milletinin kardesi Hud'u an; ondan once ve sonra, «Allah'tan baskasina kulluk etmeyin» diyen nice uyaricilar gelip gecmisken, Ahkaf bolgesindeki milletini uyarmis «Dogrusu sizin icin, buyuk gunun azabindan korkuyorum» demisti.

Celal Yıldırım

Âd'ın kardeşini (Hûd Peygamberi) an. Hani o Ahkaf'da milletini uyarmıştı. Gerçekten ondan önce de sonra da birçok uyarıcılar gelip geçmiştir. O, «Ancak Allah'a kulluk edip tapın. Şüphesiz ki size karşı büyük bir günün azabından korkarım» demişti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Âd’in kardeşini (Hûd) hatırlat. Hani o, kum tepelerinin arasında kavmini -kendinden önce ve sonra da bu kabilden uyarılar olmuştur-şöyle uyarmıştı: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size gelecek büyük bir günün azabından gerçekten korkuyorum!”

Diyanet İşleri

Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.

Diyanet İşleri (eski)

Ad milletinin kardeşi Hud'u an; ondan önce ve sonra, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin' diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken, Ahkaf bölgesindeki milletini uyarmış 'Doğrusu sizin için, büyük günün azabından korkuyorum' demişti.

Diyanet Vakfi

Âd kavminin kardeşini (Hûd'u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hud'u hatırla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O'ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmiştir. Hud, kavmine: «Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.» demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Ad'ın kardeşini (Hud'u) an! Ahkaf'da kavmini uyardığı vakit -ki önünden ve ardından (ondan önce de sonra da) nice uyarıcılar gelip geçmiştir- demişti ki: "Allah'tan başka mabud tanımayın, çünkü ben, size büyük bir günün azabın(ın gelmesinden) korkuyorum!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Ad'ın kardeşini an, Ahkaf'ta kavmını inzar ettiği vaktı ki önünden ve ardından nice nezirler de geçmiştir, Allahdan başka ma'bud tanımayın diye, çünkü ben size büyük bir günün azabından korkuyorum.

Erhan Aktaş

Ad'ın kardeşini an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Âd'ın kardeşini an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ad'ın kardeşini an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Ad kavminin kardeşi Hud'u an; ondan önce ve sonra, «Allah'tan başkasına kulluk etmeyin» diyen nice uyarıcılar gelmişken, Ahkaf bölgesindeki kavmini uyarmış, «Doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum» demişti.

Gültekin Onan

Ad'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: "Tanrı'dan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.

Hamdi Döndüren

Âd kavminin kardeşi Hud’u hatırla! Hani o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine, “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin; çünkü ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.” demişti.

Hasan Basri Çantay

Aad'in biraderini —ki ondan evvel de, ondan sonra da inzar edici peygamberler gelib geçmişdi — hatırla. Hani o, Ahkaaf daki kavmini "Allahdan başkasına kulluk etmeyin. Hakıykat ben üzerinize (gelecek) büyük bir günün azabından korkuyorum" diye tehdid etmişdi.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Ad (kavminin) kardeşini (Hud'u) an. Çünkü o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği ahkaf (11) bölgesindeki kavmini, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum ' diye uyarmıştı. (11. Büyük kum yığınları.)

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Bir de Âd’ın kardeşini (Hûd’u) an! Hani (o da) Ahkaf(nâmındaki belde)de kavmini: 'Allah’dan başkasına ibâdet etmeyin! Şübhesiz ki ben, sizin üzerinize (dehşeti pek) büyük bir günün azâbından korkarım!' diye korkutmuştu ki kendinden önce ve kendinden sonra da korkutucular geçmişti.

İbni Kesir

Ad'ın kardeşini de hatırla. Hani kavmini; Allah'tan başkasına ibadet etmeyin, diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken Ahkaf ile uyarıp; doğrusu ben, sizin için büyük günün azabından korkarım, diye korkutmuştu.

Mehmet Okuyan

Âd (kavmin)in kardeşini (Hud’u) an! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmini “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin! Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!” diye uyarmıştı.

Muhammed Esed

Ve Ad'ın kardeşini hatırlayın; hani o, gerek kendi bilgisi içinde gerekse bilgisi dışındaki zamanlarda gerçekleşmiş olan (öteki) uyarıları(n izlerini) görerek şu kum tepeleri arasında (yaşamış olan) halkını uyardı: "Yalnızca Allah'a kulluk edin! Yoksa ben, sizin dehşet verici bir günde azaba uğramanızdan korkarım!"

Mustafa İslamoğlu

Ve Ad kavminin soydaşı (Hud'u) hatırla! Hani o, şu kum tepeleri arasında yaşamış olan kavmi -ki ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçmişti- şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Aksi halde ben dehşet verici bir günün azabına uğramanızdan korkarım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Âd'ın kardeşini yâd et. O vakit ki, Ahkâf'daki kavmini korkutmuştu ve muhakkak ki, onun önünden ve ardından nice korkutucular da gelip geçmiştir. «Allah'tan başkasına ibadette bulunmayın, şüphe yok ki ben sizin hakkınızda pek büyük bir günün azabından korkarım» (demişti).

Ömer Öngüt

Resulüm! Âd kavminin kardeşi Hud'u an. O Ahkâf'daki kavmini uyarmıştı. Ondan önce de sonra da birçok uyarıcılar gelip geçmiştir. Kavmine: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum. " demişti.

Suat Yıldırım

Bir de Âd halkının kardeşleri Hûd’u hatırla. O Ahkaf’da kavmini uyarmıştı. Gerçekte ondan önce de, sonra da birçok uyaran peygamberler gelip geçmişti. O: "Yalnız Allah’a ibadet edin. Doğrusu ben, sizin başınıza gelecek müthiş bir günün azabından endişe ediyorum." demişti.

Süleyman Ateş

Ad'ın kardeşini (Hud'u) an: Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı. Onun önünden ve ardından nice uyarıcılar da gelip geçti (demişti ki): "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı

Ad halkının kardeşlerini /Hud'u anlat; Ahkaf'ta kavmini uyardı. Ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. (Hud) şöyle dedi: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size, azametli bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ad halkından olan Hud'u da anlat; Ahkaf'ta halkını uyarmıştı. Aslında ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. Hud şöyle demişti: "Allah'tan başkasına kul olmayın. Bir gün büyük bir azabın altında kalmanızdan korkuyorum."

Şaban Piriş

Hatırlat, Ad'ın kardeşini... Hani O, Ahkaf'taki kavmini uyarmıştı. Ondan önce de sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin." diye uyarıcılar gelip geçmişti: -Ben büyük bir günün azabının üzerinize gelmesinden korkuyorum!

Tefhim-ul Kuran

Âd'ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcı korkutucular gelip geçmişti; hani o, Ahkaf'taki kavmini: «Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım» diye uyarıp korkutmuştu.

Ümit Şimşek

Âd kavminin kardeşi Hud'u da hatırla-ki, ondan önce ve sonra da uyarıcılar gelip geçti. Hani o Ahkaf'taki kavmini, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; yoksa büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum' diye uyarmıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ad kavminin kardeşini de an! O, kendinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Ahkaf'ta, toplumunu şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk/ibadet etmeyin! Gerçek şu ki, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ad tayfasının qardaşını xatırla! Bir zaman o özündən əvvəl də, sonra da qorxudan peyğəmbərlər gəlib-getmiş qumsal təpələrdə yaşayan tayfasını: “Allahdan başqasına ibadət etməyin. Mən sizə üz verəcək əzəmətli günün əzabından qorxuram!” deyə xəbərdar etmişdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Ad qövmünün qardaşını (Hudu) da xatırla! Bir zaman o özündən əvvəl də, sonra da peyğəmbərlər gəlib-getmiş Əhqafda (yüksək qumsal təpələrdə) olan qövmünə belə demişdi: ″Allahdan başqasına ibadət etməyin. Mən böyük günün (qiyamət gününün) sizə üz verəcək əzabından qorxuram!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenke des Gesandten der ʹÂd (Hûd), der den ʹÂd wie ein Bruder war. Einst warnte er sein Volk in Al-Ahqâf. Warnungen hat es vor ihm und nach ihm gegeben. Er sprach: ʺIhr sollt außer Gott niemanden anbeten. Ich fürchte für euch die vernichtende Strafe eines gewaltigen Tages.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und gedenke des Bruders der Adʹ, als er bei al-Ahqaf sein Volk warnte, wo bereits Warner vor ihm und (auch) nach ihm dahingingen: ʺIhr sollt nur Allah dienen. Gewiß, ich fürchte für euch die Strafe eines gewaltigen Tages.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und gedenke des Bruders der `Ad, als er sein Volk bei den Sanddünen warnte - und Warner sind schon vor ihm gewesen und nach ihm - (und sagte): ʺDient Allah allein; denn ich fürchte für euch die Strafe eines großen Tages.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und erwähne den Bruder von ʹAad, als er seine Leute in Al-ahqaf warnte, und bereits vergingen die Warner vor ihm und hinter ihm: ʺDient nichts anderes als ALLAH! Ja! Ich fürchte um euch die Peinigung eines gewaltigen Tages.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Relate O Muhammad to your people the narrative of Hud, a brother of 'Ad -the 'Adites-, a spectacle and a warning, He cautioned his people, who inhabited the valley of the sandy hills -Al Ahqaf-, against the danger of denying Allah, especially when other Messengers have preceded and others succeeded him and the peoples' fate served as a deterrent. He said to them: " I fear for you an immense punishment on a great Day. "

Abdul Haleem

Mention [Hud] of the tribe of Ad: he warned his people among the sand dunes- other warners have come and gone both before and after him- ‘ Worship no one but God: I fear for you, that you will be punished on a terrible Day,’

Abdullah Yusuf Ali

Mention (Hud) one of 'Ad's (own) brethren: Behold, he warned his people about the winding Sand-tracts: but there have been warners before him and after him: "Worship ye none other than Allah: Truly I fear for you the Penalty of a Mighty Day."

Abul A'la Maududi

Recount to them the story of (Hud), the brother of (the tribe of) 'Ad. Hud warned his people beside the sand-dunes — and there have been other warners before him and since his time — saying: "Serve none but Allah. Verily I fear that the chastisement of an awesome day shall come upon you."

Aisha Bewley

Remember the brother of ‘Ad when he warned his people by the sand-dunes – and warners passed away before and after him – ‘Worship no one but Allah. I fear for you the punishment of a terrible Day.’

Al-Hilali & Khan

And remember (Hûd) the brother of ‘Âd, when he warned his people in Al-Ahqâf (the curved sand-hills in the southern part of Arabian Peninsula). And surely, there have passed away warners before him and after him (saying): "Worship none but Allâh; truly, I fear for you the torment of a mighty Day (i.e. the Day of Resurrection)."

Ali Quli Qarai

And mention [Hūd] the brother of ‘Ād, when he warned his people at Aḥqāf —and warners have passed away before and after him— saying, ‘Do not worship anyone but Allah. Indeed I fear for you the punishment of a tremendous day.’

Amatul Rahman Omar

And make mention of the kinsman of `âd (- Hûd, a Messenger of God to them), when he warned his people (living) in wind-curved sand-dunes (in Hadzramût, south of Arabia) to whom Warners had already come before him and after him (saying), `Worship none but Allâh. I, indeed, fear lest the agony of a dreadful day should befall you.'

Arthur John Arberry

And remember the brother of Ad, when he warned his people beside the sand-dunes -- and already warners had passed away alike before him and behind him -- saying, 'Serve none but God! Truly I fear for you the chastisement of a dreadful day.

Bijan Moeinian

Recall that the brother of Ad (Hud) warned his people (as they were warned many times before and after this) saying: "Do not worship anyone but God. Indeed I am worried about the terrible punishment of a gloomy Day which is awaiting you."

E. Henry Palmer

Remember too the brother of 'Ad when he warned his people at El A'hqaf, - though warners have passed away before him and after him,- 'Serve not other than God; verily, I fear for you the torment of a mighty day!'

Edip-Layth

Recall that the brother of Aad warned his people at the dunes, while numerous warnings were also delivered before him and with him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day."

George Sale

Remember the brother of Ad, when he preached unto his people in al Ahkaf, -- and there were preachers before him, and after him, -- saying, worship none but God: Verily I fear for you the punishment of a great day.

Hamid S. Aziz

And mention the brother of A'ad; when he warned his people in the wind-curved sand-hills - and indeed Warners came before him and after him - saying, "Serve none but Allah; surely I fear for you the punishment of a grievous day. "

Mahmoud Ghali

And remember the brother of Aad, as he warned his people beside (i. e., in the valley of) the Sand Dunes and already warnings had passed away even before him, and even behind him, (saying), "Do not worship anybody except Allah! Surely I fear for you the torment of a tremendous Day."

Marmaduke Pickthall

And make mention (O Muhammad) of the brother of A'ad when he warned his folk among the wind-curved sandhills - and verily warners came and went before and after him - saying: Serve none but Allah. Lo! I fear for you the doom of a tremendous Day.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember (Hud) the brother of 'Ad. When he warned his people in Ahqaf -- though many a warner had come and gone before and after him: "Do not worship any one but God, for I fear the punishment of an awful day for you,"

Muhammad Asad

AND REMEMBER that brother of [the tribe of] Ad, how - seeing that [other] warnings had already come and gone within his own knowledge as well as in times beyond his ken - he warned his people [who lived] among those sand-dunes: "Worship none but God! Verily, I fear lest suffering befall you on an awesome day!"

Mustafa Khattab

And remember the brother of ’Ȃd, when he warned his people, who inhabited the sand-hills[1]—there were certainly warners before and after him—˹saying,˺ "Worship none but Allah. I truly fear for you the torment of a tremendous day."

Progressive Muslims

And recall that the brother of `Aad warned his people at the dunes, while numerous warnings were also delivered before him and with him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day."

Sahih International

And mention, [O Muúammad], the brother of 'Aad, when he warned his people in the [region of] al-Aúqaf - and warners had already passed on before him and after him - [saying], "Do not worship except Allah. Indeed, I fear for you the punishment of a terrible day."

Sam Gerrans

And remember thou the brother of ʿĀd, when he warned his people of the wind-curved sandhills: — and warners have passed away before him and after him — “Serve not save God; I fear for you the punishment of a tremendous day,”

Shabbir Ahmed

And remember the brother of Aad when he warned his people in their Land of Sand-dunes. And, verily, Warners came and went before and after him, saying, "Serve none but Allah. Behold, I fear for you the retribution of a Tremendous Day."

Syed Vickar Ahamed

And (remember, Hud) one of ‘Ad’s (own) brothers: When he warned his people about the winding sand-tracts: But there have been warners before him and after him: (He warned:) "You worship no one but Allah: Truly, I fear for you the penalty of a Mighty Day. "

Taqi Usmani

And recall the brother of (the nation of) ‘Ād, when he warned his people at the long, curved sand dunes- while many warners have passed before him and after him (with the same message)-saying, "Do not worship anyone except Allah. Surely I fear for you the punishment of a terrible day."

The Monotheist Group

And recall the brethren of 'Aad, when he warned his people of the sandstorm; no different to the warners sent before him and after him: "You shall not serve except God. For I fear for you the retribution of a great day!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et rappelle-toi le frère des ʹAad (Hûd) quand il avertit son peuple à Al-Ahqâf - alors quʹavant et après lui, des avertisseurs sont passés - (en disant): ʺNʹadorez quʹAllah. Je crains pour vous le châtiment dʹun jour terribleʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En vermeld de broeder van de ʹAad toen hij zijn volk in de zandduinen waarschuwde -- waarschuwers zijn er voor hem en na hem geweest --: ʺJullie moeten alleen God dienen. Ik vrees voor jullie de bestraffing van een geweldige dag.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gedenk den broeder van Ad, toen hij in Alahkaf tot zijn volk predikte, waar voor hem en na hem predikers waren, zeggende: Vereert niemand buiten God; waarlijk, ik vrees voor u de straf van den grooten dag.

Hollandaca — Siregar

En gedenkt de broeder van de ʹÂd (de Profeet Hôed) toen hij zijn volk waarschuwde bij Al Ahqâf. En waarlijk, de waarschuwers vóór hen en na hen zijn heengegaan, (zij zeiden): ʺAanbidt geen ander dan Allah, voorwaar, ik vrees voor jullie de bestraffing van een geweldige Dag.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И расскажи (о, Посланник) (своему народу) о брате адитов [о пророке Худе, который был послан к народу ‘Ад]. Вот, предупреждал он свой народ в ал-Ахкаф [[Аль-Ахкаф – местность на юге Аравийского полуострова.]] (о том, что их может постичь наказание Аллаха), когда прошли уже (предупреждающие) увещеватели [пророки и посланники] и до него [Худа] и после него (призывая свои народы): «Не поклоняйтесь (и не служите) никому, кроме Аллаха, поистине, я боюсь за вас (что за поклонение кому-либо, кроме Аллаха вас постигнет самое сильное) наказание Великого Дня [Судного Дня]!»

Rusça — Osmanov

Вспомни [, Мухаммад,] брата ʹадитов, как он предупредил свой народ в ал-Ахкафе, когда увещевания произносились прежде него и после него, [возвестив]: ʺНе поклоняйтесь никому, кроме Аллаха! Воистину, я опасаюсь, что вас постигнет наказание в великий деньʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH MINNS hur (stammen) Aads broder - sedan (många) varnare passerat som han hade kännedom om och andra om vilka han var okunnig - varnade sitt folk (som levde) i sanddynernas land: ʺDyrka ingen utom Gud! Jag fruktar det straff (som annars kommer att drabba) er en olycksdiger Dag!ʺ