İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.
فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَا ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّا قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫تِيتُهُ عَلٰى عِلْمٍ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
fe iƶā messe l-insāne Durrun deǎānā ṧumme iƶā ḣavvelnāhu niǎ'meten minnā ḳāle innemā ūtītuhu ǎlā ǐlmin bel hiye fitnetun ve lākinne ekṧerahum lā yeǎ'lemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsana bir zarar geldi mi bizi çağırır, sonra katımızdan bir nîmet verdik mi ona, der ki: Bana bu nîmet, bilgim yüzünden verilmiştir; hayır, o bir sınamadır ve fakat çoğu bilmez.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnsana bir zarar geldi mi bizi çağırır, sonra katımızdan bir nîmet verdik mi ona, der ki: Bana bu nîmet, bilgim yüzünden verilmiştir; hayır, o bir sınamadır ve fakat çoğu bilmez.
Adem Uğur
İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra, kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, "Bu bana ancak bilgimden dolayı verilmiştir" der. Hayır o, bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.
Ahmed Hulusi
İnsana bir zarar, hastalık, sıkıntı geldiğinde bizden yardım ister. . . Sonra ona bizden bir nimet lütfettiğimizde "O, bana bilgim sayesinde verilmiştir" (der). . . Hayır; o (nimet) bir sınav objesidir! Ne var ki onların çoğunluğu bunu bilmezler.
Ahmet Tekin
İnsanın başına bir felâket, bir sıkıntı geldiği, ekonomik darboğaza düştüğü zaman bize kulluk ve ibadet eder, yalvarır. Sonra kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, 'Bu, bana yalnızca ticarî bilgimden, maharetimden dolayı verildi' der. Doğrusu bu ağır bir imtihandır. Fakat onların çokları bunu bilmezler.
Ahmet Varol
İnsana bir darlık dokunduğunda bize dua eder. Sonra ona kendi katımızdan bir nimet verdiğimizde: 'Bu bana ancak bir bilgi dolayısıyla verildi' der. Hayır, o bir imtihandır. Ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Ali Bulaç
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde, der ki: "Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi." Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak çoğu bilmiyorlar.
Ali Fikri Yavuz
(Nankör) insana bir zarar dokundu mu, bize yalvarır; sonra kendisine tarafımızdan bir nimet verdik mi: “-Bu, bana ancak bilgimden dolayı verilmiştir.” der. Doğrusu bu bir imtihandır; fakat çokları bilmezler.
Ali Rıza Safa
İnsana bir zorluk geldiğinde, Bize yakarışlarda bulunur. Sonra, bir nimet verdiğimizde, şöyle der: "Ancak, bir bilgi sayesinde bu bana verildi!" Hayır! Bu bir sınamadır; fakat onların çoğu bilmez.
Bayraktar Bayraklı
İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimizde, "Bu bana yalnızca bilgimden dolayı verilmiştir" der. Hayır, o bir sınavdır. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Bekir Sadak
Insanin basina bir sikinti gelince Bize yalvarir. Sonra katimizdan ona bir nimet verdigimiz zaman: «Bu bana bilgimden dolayi verilmistir» der. Hayir; o bir imtihandir, fakat coklari bilmezler.
Celal Yıldırım
İnsana bir sıkıntı dokununca bize duâ edip yalvarır. Sonra kendisine katımızdan bir nîmet bağışlanıp verildiğinde, «bu bana ancak (kazanma yolunu) bildiğim için verilmiştir,» der. Hayır o, bir deneme ve sınavdır. Ama çoğu bilmezler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır; sonra ona katımızdan bir nimet verdiğimizde, “Bunu ancak bir bilgi sayesinde elde ettim” der. Aksine o nimet bir imtihandır ama çokları bunu bilmez.
Diyanet İşleri
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri (eski)
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimiz zaman: 'Bu bana bilgimden dolayı verilmiştir' der. Hayır; o bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.
Diyanet Vakfi
İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra, kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, «Bu bana ancak bilgimden dolayı verilmiştir» der. Hayır o, bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat insana bir sıkıntı dokunuverince bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir nimet bahşettiğimiz zaman da: «O bana bir bilgi üzerine verildi.» der. Belki bu bir imtihandır, fakat pek çokları bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat insana bir sıkıntı dokunduğunda Bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir nimet bahşettiğimizde de: "O, bana bir bilgi sayesinde verildi." der. Aslında o bir imtihandır, fakat pek çokları bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat insana bir sıkıntı dokunuverince bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir ni'met bahşediverdiğimiz zaman da o bana bir bilgi üzerine verildi der, belki o bir fitnedir velakin pek çokları bilmezler
Erhan Aktaş
İnsanın başı derde girdiği zaman Bize yönelir. Sonra ona tarafımızdan bir yardım bahşettiğimizde: "Bu bana bilgimden/yeteneğimden dolayı verilmiştir." der. Hayır! O bir fitnedir. Ne var ki onların çoğu bilmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnsanın başı derde girdiği zaman Bize yönelir. Sonra ona tarafımızdan bir yardım bahşettiğimizde: "Bu bana bilgimden/yeteneğimden dolayı verilmiştir." der. Hayır! O bir fitnedir. Ne var ki onların çoğu bilmezler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnsanın başı derde girdiği zaman Bize yönelir. Sonra ona tarafımızdan bir yardım bahşettiğimizde: "Bu bana bilgimden/yeteneğimden dolayı verilmiştir." der. Hayır! O bir fitnedir. Ne var ki onların çoğu bilmezler.
Fizilal-il Kuran
İnsanın başına bir sıkıntı geldiği zaman bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimiz zaman: «Bu bana bilgimden dolayı verilmiştir» der. Hayır, bir imtihandır; fakat çokları bilmezler.
Gültekin Onan
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde der ki: "Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi." Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak çoğu bilmiyorlar.
Hamdi Döndüren
İnsana bir zarar dokununca, bize dua eder. Sonra ona kendimizden bir nimet verdiğimizde, “Bu, bana bir bilgi sayesinde verildi!” der. Aslında bu, bir sınamadır; ama onların çoğu bilmezler.
Hasan Basri Çantay
İnsana bir zarar dokunduğu zaman bizi çağırır (yalvarır). Sonra kendisine bizden bir ni'met verdiğimiz vakit "Bu, bana ancak bilgi (m) den dolayı verilmişdir" der. Hayır bu, bir imtihandır. Lakin onların çoğu bilmezler.
Hasib Asutay
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize yalvarır. Sonra, kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, 'Bu, bana ancak bir bilgi (m) den dolayı verilmiştir' der. Hayır, bu bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Fakat insana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır; sonra kendisine tarafımızdan bir ni'met verdiğimiz zaman: '(Bu) bana ancak (bendeki) bir bilgi sâyesinde verildi' der. Hayır! O (kendilerine verdiğimiz ni'metler) bir imtihandır; fakat onların çoğu bilmezler.
İbni Kesir
İnsana bir sıkıntı gelince; Bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimizde; bu, bana bilgimden dolayı verilmiştir, der. Hayır, bu bir denemedir. Fakat çokları bilmezler.
Mehmet Okuyan
İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra, kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimizde “Bu, bana ancak bilgi(m) sayesinde verilmiştir.” der. Hayır! O bir imtihandır fakat çoğu bilmez.
Muhammed Esed
İşte (böyle:) İnsanın başına bir bela geldiğinde bize yardım için yalvarır; fakat ona katımızdan bir iyilikte bulunduğumuz zaman, (kendi kendine,) "(Bütün) bunlar bana (benim kendi) hikmetimden dolayı verilmiştir!" der. Hayır! Bu (rahmetin verilmesi) bir imtihandır, ama çoğu onu anlamaz.
Mustafa İslamoğlu
İşbu nedenle, ne zaman insanın başına bir zarar gelse Bize yalvarır; daha sonra kendisi katımızdan bir nimete kavuşsa "Bu servete ben sadece ve sadece kendi bilgim ve becerim sayesinde ulaştım" der; ama hayır, aksine o bir sınav aracıdır: ne var ki onların çoğu bunu dahi kavrayamamaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat insana bir zarar dokunduğu vakit Bize dua eder. Sonra ona tarafımızdan bir nîmet verdiğimiz vakit de: «Bana o, şüphe yok ki bir bilgi üzerine verilmiştir» der. Belki o, bir imtihandır. Fakat onların birçokları bilmezler.
Ömer Öngüt
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, (başına bir sıkıntı gelince) bize yalvarır. Sonra kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimizde: "Bu bana bilgimden dolayı verilmiştir. " der. Hayır! O bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.
Suat Yıldırım
İnsanın başı derde girdi mi Biz’e yalvarır, ama sonra ona tarafımızdan nimet verince: "Ben bilgi ve becerim sayesinde bu serveti elde ettim" der. Hayır! Bu bir imtihandır, ama çokları bunu anlamazlar.
Süleyman Ateş
İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize du'a eder. Sonra, ona bizden bir ni'met verdiğimiz vakit; "Bu, (benim) bilgi(m) sayesinde bana verildi" der. Hayır, o bir imtihandır, fakat çokları bilmiyorlar.
Süleymaniye Vakfı
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarıp yakarır. Sonra ona katımızdan bir nimet bahşettiğimizde "Bu sadece bilgim sayesinde bana verildi!" der. Oysa o nimet bir imtihandır ama onların çoğu bunu bilmez.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnsanın başı sıkışınca bize yalvarır. Sonra iyilik yaparak ona bir fırsat versek "Bu, bana bendeki bir ilme karşılık verildi" der. Oysa fırsat verilmesi bir fitnedir (kendilerini yakan bir imtihandır) ama çoğu bunu bilmez.
Şaban Piriş
İnsana bir zarar dokundu mu hemen bize dua eder. Onu bizden bir rahmet ile değiştirdiğimiz zaman da: -Bu bana, bilgim dolayısıyla verilmiştir der. Oysa o bir imtihandır. Fakat çokları bilmez.
Tefhim-ul Kuran
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde, der ki: «Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi.» Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Ümit Şimşek
İnsan bir sıkıntıya düştüğünde Bize yakarır. Ona tarafımızdan bir nimet tattırdığımızda ise 'Bilgim sayesinde bu benim oldu' deyiverir. Oysa o bir sınamadır; fakat çokları bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana bir zorluk/zarar dokunduğunda bize yalvarır yakarır; sonra ona bizden bir nimet lütfettiğimizde şöyle der: "Bu bir ilim sayesinde verildi bana!". Hayır, öyle değil; o bir fitnedir ama onların çokları bilmiyorlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
İnsana bir zərər toxunduğu zaman Bizə yalvarır. Sonra Biz ona Özümüzdən bir nemət verdikdə deyir: “Bu mənə yalnız özümdə olan biliyə görə verilmişdir!” Xeyr, bu, bir imtahandır, lakin onların çoxu bunu bilmir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
İnsana bir zərər toxunduğu (sıxıntı üz verdiyi) zaman Bizə dua edər. Sonra dərgahımızdan ona bir neʼmət əʼta etdikdə: ″Bu mənə yalnız biliyimə (ticarətdən, qazanc işlərindən başım çıxdığına) görə verilmişdir!″ – deyər. Xeyr, bu bir imtahandır, lakin onların (insanların) əksəriyyəti (cahilliyi üzündən bunu) bilməz!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn dem Menschen Unheil geschieht, betet er zu Uns. Erweisen Wir ihm von Uns dann Gnade, sagt er: ʺDas habe ich durch mein Wissen erreicht.ʺ Das ist eine Prüfung, aber die meisten wissen es nicht.
Almanca — Der Edle Quran
Wenn dem Menschen Unheil widerfährt, ruft er Uns an. Wenn Wir ihm hierauf Gunst von Uns gewähren, sagt er: ʺEs ist mir nur gegeben worden aufgrund von Wissen.ʺ Nein! Vielmehr ist es eine Versuchung. Aber die meisten von ihnen wissen nicht.
Almanca — M. A. Rassoul
Wenn nun den Menschen ein Schaden trifft, so ruft er Uns an. Dann aber, wenn Wir ihm Unsere Gnade zuteil werden lassen, sagt er: ʺDies wurde mir nur auf Grund (meines) Wissens gegeben.ʺ Nein, es ist bloß eine Prüfung; jedoch die meisten von ihnen wissen es nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Also wenn den Menschen Schädigendes trifft, richtet er an Uns Bittgebete, dann, wenn WIR ihm eine Wohltat von Uns erwiesen haben, sagt er: ʺZuteil wurde mir dies nur wegen dem Wissen, über das ich verfüge.ʺ Nein, sondern es ist eine Fitna. Doch die meisten wissen es nicht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when man is touched or befallen with a misfortune or wedded to a calamity he invokes Us for relief, and when We extend to him a divine favour from the realm of heaven he says in response: "I have acquired what comes into my possession by reason of the knowledge inherent in me and for my intellectual acquaintance with fact". In effect, what We bestowed upon him, of favour and prospering influence, was simply a test of his true inclination but most of them fail to realize this fact.
Abdul Haleem
When man suffers some affliction, he cries out to Us, but when We favour him with Our blessing, he says, ‘All this has been given to me because of my knowledge’- it is only a test, though most of them do not know it.
Abdullah Yusuf Ali
Now, when trouble touches man, he cries to Us: But when We bestow a favour upon him as from Ourselves, he says, "This has been given to me because of a certain knowledge (I have)!" Nay, but this is but a trial, but most of them understand not!
Abul A'la Maududi
When an affliction befalls man, he cries out to Us; but when We grant him a favour from Us, he says: "I have been granted this on account of my knowledge." Nay; this (favour) is a test; but most of them do not know.
Aisha Bewley
When harm touches man he calls on Us. Then when We grant him a blessing from Us he says, ‘I have only been given this because of my knowledge.’ In fact it is a trial but most of them do not know it.
Al-Hilali & Khan
When harm touches man, he calls to Us (for help); then when We have (rescued him from that harm and) changed it into a favour from Us, he says: "Only because of knowledge (that I possess) I obtained it." Nay, it is only a trial, but most of them know not!
Ali Quli Qarai
When distress befalls man, he supplicates Us. Then, when We grant him a blessing from Us, he says, ‘I was given it by virtue of [my] knowledge.’ Rather it is a test, but most of them do not know.
Amatul Rahman Omar
And when harm afflicts a human being he calls upon Us. But when We confer Our favour on him he says, `I have been given this only on account of (my own) knowledge. It is not right, it is only a trial, yet most people do not know.
Arthur John Arberry
When some affliction visits a man, he calls unto Us; then, when We confer on him a blessing from Us, he says, 'I was given it only because of a knowledge. ' Nay, it is a trial, but most of them do not know it.
Bijan Moeinian
Most men pray to God when at need. Once God gives them what they want, they say: "I earned it in account of my hard work and know-how." The fact of the matter is their possessions are means of trial for them [to see how they will behave and use it] yet they do not understand it.
E. Henry Palmer
And when harm touches man he calls on us; then, when we grant him favour from us, he says, 'Verily, I am given it through knowledge!' nay, it is a trial,- but most of them do not know!
Edip-Layth
So when the human is touched by adversity, he implores Us, then when We bestow a blessing upon him, he says: "I attained this because of knowledge I had!" Indeed, it is a test, but most of them do not know.
George Sale
When harm befalleth man, he calleth upon Us; yet afterwards, when We have bestowed on him favour from Us, he saith, I have received it merely because of God's knowledge of my deserts. On the contrary, it is a trial; but the greater part of them know it not.
Hamid S. Aziz
Now when harm afflicts a man he calls upon Us; then, when We give him a favour from Us, he says, "I have been given it only by means of knowledge. " Nay, it is a trial, but most of them know not.
Mahmoud Ghali
So when an adversity touches man, he invokes Us; thereafter when We grant him a favor from Us, he says, "Surely I have been brought it only because of (my) knowledge. " No indeed, it is a temptation, but most of them do not know.
Marmaduke Pickthall
Now when hurt toucheth a man he crieth unto Us, and afterward when We have granted him a boon from Us, he saith: Only by force of knowledge I obtained it. Nay, but it is a test. But most of them know not.
Mohamed Ahmed - Samira
When a man is in trouble, he prays to God; but when We bestow a favour on him he says: "It has come to me through my acumen. " In fact, this is an illusion, but most men do not know.
Muhammad Asad
NOW [thus it is:] when affliction befalls man, he cries out unto Us for help; but when We bestow upon him a boon by Our grace, he says [to himself], "I have been given [all] this by virtue of [my own] wisdom!" Nay, this [bestowal of grace] is a trial: but most of them understand it not!
Mustafa Khattab
When one is touched with hardship, they cry out to Us ˹alone˺. Then when We shower Our blessings upon them, they say, "I have been granted all this only because of ˹my˺ knowledge." Not at all! It is ˹no more than˺ a test. But most of them do not know.
Progressive Muslims
So when the human is touched by adversity, he implores Us, then when We bestow a blessing upon him, he says: "I attained this because of knowledge I had!" Indeed, it is a test, but most of them do not know.
Sahih International
And when adversity touches man, he calls upon Us; then when We bestow on him a favor from Us, he says, "I have only been given it because of [my] knowledge. " Rather, it is a trial, but most of them do not know.
Sam Gerrans
And when affliction touches man, he calls to Us; then when We confer upon him favour from Us, he says: “I have only been given it according to knowledge.” The truth is, it is a means of denial, but most of them know not.
Shabbir Ahmed
But now this is so - when adversity touches the human, he calls upon Us. But as soon as We grant him Bliss from Us, he says, "I have been given this by way of skillful knowledge." Nay, this affords them a test of their character. But most of them know not that they do not know enough. ('La Ya'lamun' pertaining to knowledge, in my opinion, carries a double connotation here as rendered. And, however intelligent and skillful an individual may be, Divine Laws and the society work in concert toward his success).
Syed Vickar Ahamed
When trouble comes to man, then he cries (and calls) to Us for help: When We give him a favor all by Ourselves, he says: "This has been given to me because of a certain knowledge (I have)!" No, but this is only a trial, but most of them do not understand!
Taqi Usmani
When man is visited by a trouble, he prays to Us, but when, after that, We favor him with some blessing from Us, he says, "This is given to me because of (my) knowledge." No, but this is a trial, yet most of them do not know.
The Monotheist Group
So when man is touched by adversity, he implores Us, then when We bestow a blessing upon him, he says: "I attained this because of knowledge I had!" Indeed, it is a test, but most of them do not know.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quand un malheur touche lʹhomme, il Nous invoque. Quand ensuite Nous lui accordons une faveur de Notre part, il dit: ʺJe ne la dois quʹà (ma) scienceʺ. Cʹest une épreuve, plutôt; mais la plupart dʹentre eux ne savent pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çi dema ku tengasiyek bi ser însanî de were (ji bo rakirina wê) li ber me digere, paşê dema ku ji cem xwe, em qenciyekê bidinê, dibêje: Ev bes bi zanîna min ji min re hatiye dayîn. Naxêr, belkî ew ceribandinek e, lê belê pirên însanan nizanin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer de mens tegenspoed treft dan roept hij Ons aan, maar wanneer Wij hem met genade van Onze kant omgeven hebben zegt hij: ʺHet is mij gegeven op grond van kennis die ik heb.ʺ Welnee, het is een verzoeking. Maar de meesten van hen weten het niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als de mensch door droefheid wordt getroffen, roept hij ons aan, doch daarna, als wij hem van onze gunst hebben geschonken, zegt hij: ik heb het alleen ontvangen wegens Gods bekendheid met mijne verdiensten. Integendeel, het is eene proef; maar het meerendeel hunner weet het niet.
Hollandaca — Siregar
En wanneer tegenspoed de mens treft, dan roept hij Ons aan; maar wanneer Wij hem een genieting van Ons schenken, dan zegt hij: ʺDat is mij slechts wegens mijn kennis gegeven.ʺ Het is zelfs een beproeving, maar de meesten van hen weten het niet.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
А когда коснется [постигнет] человека беда, он взывает [обращается с мольбой] к Нам (прося помощь). Потом, когда Мы позволяем ему благодать от Нас [устраняем ту беду, что его постигла, и даруем блага], он говорит: «Мне это даровано по знанию (Аллаха) (что я заслуживаю этого)». О, нет, ведь это – искушение [испытание] (в котором проявляется, кто из Его рабов благодарен, а кто неверен), но большинство их (по своему невежеству) не знают (этого) (и поэтому воспринимают испытание Аллаха за Его дар)!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
NÄR MÄNNISKAN drabbas av ett ont, anropar hon Oss (om hjälp); men när Vi skänker henne av Vårt goda, säger hon: ʺDetta får jag på grund av min kunskap (och min klokhet).ʺ Nej, detta (goda) är en prövning, men de flesta inser det inte.