Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِهِٓ اَكْرِمِي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْوِيلِ الْاَحَادِيثِ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
ve ḳāle elleƶī şterāhu min miSra li mraetihi ekrimī meṧvāhu ǎsā en yenfeǎnā ev netteḣiƶehu veleden ve ke ƶālike mekkennā li yūsufe fī l-erDi ve li nuǎllimehu min te'vīli l-eHādīṧi ve(a)llahu ğālibun ǎlā emrihi ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeǎ'lemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Mısır halkından olup onu satın alan kişi, karısına, buna izzetle muâmele et, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da onu evlât ediniriz demişti. İşte Yûsuf'u, Mısır'da böylece yerleştirdik de ona rüya yormasını öğrettik ve Allah, yaptığı işte üstündür daima, fakat insanların çoğu, bunu bilmez.
Abdulkadir Gölpınarlı
Mısır halkından olup onu satın alan kişi, karısına, buna izzetle muâmele et, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da onu evlât ediniriz demişti. İşte Yûsufʼu, Mısırʼda böylece yerleştirdik de ona rüya yormasını öğrettik ve Allah, yaptığı işte üstündür daima, fakat insanların çoğu, bunu bilmez.
Adem Uğur
Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: "Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlât ediniriz." İşte böylece (Mısır da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusufu o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Ahmed Hulusi
Onu satın alan Mısırlı, karısına dedi ki: "Ona iyi bak. . . Umarım bize faydası olur, belki de Onu evlat ediniriz". . . Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki, bu arada yaşamdaki olayların hakikatini OKUmasını talim edelim. . . Allah hükmü yerine gelir! Fakat insanların çoğunluğu bunun farkında değildir!
Ahmet Tekin
Onu satın alan Mısırlı, eşine: 'Onu konağa yerleştir, izzet ikramda bulun, güzel ağırla. Umulur ki bize faydası olur. Ve onu kendimize oğul ediniriz.' dedi. Böylece o ülkede, Yûsuf’a makam, mevki, güç ve itibar hazırladık. Ona, meselelerin, olayların tahlilini, ilmî esaslara dayalı yorumunu, doğacak sonuçları hesap edebilmeyi, akıl yürütmeyi, rüyaların tâbirini öğrettik. Allah’ın, planını icra etmeye gücü kudreti yeter. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
Mısır'da onu satın alan kişi hanımına: 'Buna iyi bak! Olur ki bize yarar sağlar yahut kendisini evlat ediniriz' dedi. Böylece Yusuf'u (o) yere yerleştirdik ki, kendisine rüyaların yorumunu öğretelim. Allah emrinde galibdir (mutlak güç ve irade sahibidir), ancak insanların çoğu bilmez.
Ali Bulaç
Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
Mısır halkından Yûsuf’u satın alan (vezir), karısına şöyle dedi: “- Bunun yerini iyi yap, kendisine güzel bak, umulur ki, bize bir faydası dokunur, yahut onu evlâd ediniriz.” İşte, Yûsuf’u böylece Mısır memleketine yerleştirdik ve ona rüyaların tâbirini öğrettik. Allah, emrinde galibdir, (iradesi geri çevrilemez) fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Ali Rıza Safa
Onu satın alan Mısırlı, karısına, şöyle dedi: "Ona iyi bak; belki bize yararı olur veya evlat ediniriz!" Böylece, sözlerin yorumunu Ona öğretmek için, Yusuf'u, o topraklarda yerleştirdik. Çünkü Allah, Sonuçta Üstündür. Fakat insanların çoğu bilmez.
Bayraktar Bayraklı
Onu satın alan Mısırlı, hanımına,"Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona olayların yorumunu öğretelim. Allah, emrini yerine getirendir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Bekir Sadak
Misir'da onu satin alan kimse karisina: «Ona guzel bak, belki bize faydasi olur yahut ta onu evlat ediniriz» dedi. Biz iste boylece Yusuf'u o yere yerlestirdik; ona, ruyalarin nasil yorumlanacagini ogrettik. Allah, isinde hakimdir, fakat insanlarin cogu bunu bilmezler.
Celal Yıldırım
Onu satın alan Mısırlı adam, karısına: «Buna iyi bakıp ikramda bulun. Umulur ki bize yararı dokunur veya oğul ediniriz.» İşte Yûsuf'u böylece (Mısır) toprağına yerleştirdik ve ona rüyaların yorumunu öğrettik. Allah kendi emrinde (mutlak) üstündür. Ne var ki, insanların çoğu bilmezler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onu satın alan Mısırlı adam karısına, “Ona değer ver, güzel bak! Umarım ki bize faydası dokunur veya onu evlât ediniriz.” dedi. İşte böylece Yûsuf’a orada bir yer sağladık ve bunu (rüyada görülen) olayların yorumunu ona öğretelim diye de yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kādirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Diyanet İşleri
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Diyanet İşleri (eski)
Mısır'da onu satın alan kimse karısına: 'Ona güzel bak, belki bize faydası olur yahut ta onu evlat ediniriz' dedi. Biz işte böylece Yusuf'u o yere yerleştirdik; ona, rüyaların nasıl yorumlanacağını öğrettik. Allah, işinde hakimdir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Diyanet Vakfi
Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: «Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlât ediniriz.» İşte böylece (Mısır'da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf'u o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onu satın alan Mısırlı, eşine dedi ki: «Buna güzel bak. Bize faydalı olabilir, ya da evlat ediniriz.» Yusuf'u böylece oraya yerleştirdik. Ona rüyaların tabirini de öğrettik. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Mısırda onu satın alan kişi karısına: "Ona iyi bak, belki bize yararı olur, ya da onu evlat ediniriz." dedi.Bu şekilde Yusuf'u orada yerleştirdik, kendisine olayların yorumuna dair bilgiler öğretelim diye. Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mısırdan onu satın alan ise haremine dedi ki: buna güzel bak, umulur ki bize faidesi olacaktır, yahud evlad ediniriz, bu suretle Yusüfü orada yerleştirdik; hem de ona hadisatın mealini istihraca dair ılimler öğretelim diye, öyleya Allah, emrine galibdir velakin insanların ekserisi bilmezler
Erhan Aktaş
Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki ona kimi hadislerin yorumunu öğretelim. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki ona kimi hadislerin yorumunu öğretelim. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ve ona kimi olayların yorumunu da öğrettik. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Fizilal-il Kuran
Onu satın alan Mısırlı, karısına «Bu çocuğa iyi bak, ilerde işimize yarayabilir, belki de onu evlâd ediniriz» dedi. Böylece Yusuf'a güvenli bir barınak sağladık, ona olayların (ya da rüyaların) yorumuna ilişkin bazı bilgiler öğrettik. Allah, meramını kesinlikle yürütür. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Gültekin Onan
Onu satın alan bir Mısır'lı [Aziz] karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan [olan bir bilgiyi] öğrettik. Tanrı, buyruğunda galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.
Hamdi Döndüren
Mısır’da onu satın alan kişi, karısına, “Ona iyi bak, olur ki bize yararı dokunur ya da onu evlât ediniriz.” dedi. Böylece biz, Yusuf’a, olayları yorumlamayı öğretmek için, ülkede iyi bir yer sağladık. Allah buyruğunu yerine getirendir, ama insanların çoğu bilmezler.
Hasan Basri Çantay
Onu satın alan bir Mısırlı, karısına dedi ki: "Bunun makaamını (indimizde) şerefli tut. Umulur ki bize faidesi olur. Yahud onu evlad ediniriz", işte Yuusufu böylece arz (-ı Mısır) da yerleşdirdik ve ona rü'yaların ta'birini öğretdik. Allah emrinde (haakim ve) gaalibdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Hasib Asutay
Onu satın alan Mısır'lı (9), karısına dedi ki: 'Onun yerini üstün tut (ona iyi bak). Umulur ki bize yararı dokunur veya onu evlât ediniriz'. Böylece biz Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler. (9. Mısır'ın maliye nazırı.)
Hayrat Neşriyat
Onu satın alan Mısır’lı (vezir) ise, karısına: 'Onun makamını şerefli tut (ona iyi bak)! Olur ki bize faydası dokunur veya onu evlâd ediniriz' dedi. Böylece Yûsuf’u o yerde (Mısır’da) yerleştirdik (ki adâletle hükmetsin), bir de ona rüyâların ta'bîrini öğretelim(diye böyle yaptık). Allah ise, emrinde galibdir (dilediği herşeyi yapar); fakat insanların çoğu bilmezler.
İbni Kesir
Onu satın alan Mısırlı, karısına dedi ki: Ona güzel bak, olur ki bize faydası dokunur veya onu evlad ediniriz. İşte böylece Yusuf'u Biz oraya yerleştirdik. Ve ona rüyaların yorumunu öğrettik. Ve Allah; emrinde galibdir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Mehmet Okuyan
Mısır’da onu satın alan kişi, hanımına şöyle demişti: “Ona değer ver (güzel bak)! Belki bize yararı olur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirmiştik. Allah işinde üstündür. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed
Ve o'nu satın alan Mısırlı adam, karısına: "Ona iyi bak;" dedi, "belki bize yararı olur; kaldı ki, evlatlık da edinebiliriz o'nu". Böylece, Yusuf'a o ülkede iyi bir yer sağladık; (bunu yaptık)ki, o'na olayların iç yüzüne, gerçek anlamına dair bir kavrayış öğretelim. İşte, Allah edip eylediği işlerde böyle galiptir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
Mustafa İslamoğlu
Ve onu satın alan Mısırlı adam karısına dedi ki: "Ona iyi bak! Bakarsın bize yararı dokunur; ya da onu evlat edinebiliriz." İşte böylece Yusuf için o ülkede sağlam bir zemin hazırladık. Yine (bu şekilde) ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah murad ettiği işi başarıyla sonuçlandırandır; ve fakat insanların çoğu bunu kavrayamaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'nu satın alan Mısırlı, refikasına dedi ki: «O'nun mevkiine güzelce riâyet et. Umulur ki, bize faideli olacaktır veya O'nu evlad ediniriz.» Ve işte Yusufu öylece Mısır'da yerleştirdik ve hem de O'na rüyaların tâbirini öğretelim diye. Ve Allah Teâlâ, emri üzerine galiptir velâkin nâsın ekserisi bilmezler.
Ömer Öngüt
Mısır'da onu satın alan kimse karısına dedi ki: “Ona güzel bak! Umulur ki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz. ” İşte böylece biz Yusuf'u o yere yerleştirdik. Ona rüyâların yorumunu öğrettik. Allah emrini yerine getirmeye kâdirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Suat Yıldırım
Mısır’da Yusuf’u satın alan vezir, hanımına: "Ona güzel bak!" dedi,"Belki bize faydası dokunur, yahut onu evlat ediniriz!" Böylece Yusuf’un o ülkede yerini sağlamlaştırdık, ona imkân verdik ve bu cümleden olarak, ona rüyaların yorumunu öğrettik. Allah Teâlâ iradesini yerine getirmekte her zaman mutlak galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
Onu satın alan Mısır'lı (hazine bakanı Kıtfir), karısı(Zeliha'y)a: "Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz!" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona düşlerin yorumunu öğretelim. Allah, buyruğunu yerine getirendir, ama insanların çoğu bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
Onu satın alan Mısırlı, karısına şöyle dedi: "Onu iyi bir konumda tut, belki bize faydası olur ya da onu evlat ediniriz." Böylece Yusuf'u o topraklara yerleştirdik ki olayların tevilini /bağlantısını öğretelim. Allah işinin üstesinden gelir; ama insanların çoğu bunu bilmez.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu Mısır'da (kervancılardan) satın alan kişi karısına şöyle dedi: "Bunu değerli bir konumda tut; işimize yarayabilir ya da evlat ediniriz." Böylece Yusuf'u o ülkede iyi bir yere yerleştirdik ki ona olayları nasıl yorumlayacağını öğretelim. Allah işinin üstesinden gelir ama insanların çoğu bunu bilmezler.
Şaban Piriş
Mısır'da onu satın alan kimse, karısına: -Ona güzel bak, belki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz, dedi. Yusuf'u biz, oraya böyle yerleştirdik. Ona olayların yorumunu öğrettik. Allah, işinde hakimdir fakat insanların çoğu bunu bilmez
Tefhim-ul Kuran
Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: «Onun yerini üstün tut (ona güzel bak). Umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz.» dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.
Ümit Şimşek
Mısır'da onu satın alan kişi hanımına dedi ki: 'Ona güzel bak. Belki bize bir faydası dokunur, yahut onu evlât ediniriz.' Yusuf'u böylece ülkede yerleştirdik. Ve ona rüya tabirini öğrettik. Allah, işlerini kendi dilediği gibi yapar; lâkin insanların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu satın alan Mısırlı, karısına şöyle dedi: "Ona iyi bak, kendisine güzel bir yer hazırla. Bize yararı dokunabilir. Belki de evlat ediniriz onu." İşte bu şekilde biz Yusuf'a yeryüzünde imkan verip o toprağa yerleştirdik ki, ona olayların/haberlerin yorumunu öğretelim. Allah, kendi emrine Galib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Onu alan misirli öz arvadına: “Ona yaxşı bax. Ola bilsin ki, bizə fayda versin və ya onu oğulluğa götürək”– dedi. Beləliklə, Yusufu yer üzündə yerləşdirdik və ona yuxuları yozmağı öyrətdik. Allah Öz işini qələbə ilə başa çatdırandır. Lakin insanların çoxu bunu bilmir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Der Käufer, der aus Ägypten war, sagte zu seiner Frau: ʺBehandle ihn gut und würdig! Er könnte uns nützlich sein, oder wir könnten ihn als Sohn annehmen.ʺ So haben Wir Joseph ein sicheres Dasein im Lande gewährt. Wir haben ihn gelehrt, Träume zu deuten. Gott setzt Seine Verfügung durch; doch die meisten Menschen wissen es nicht.
Almanca — Der Edle Quran
Und derjenige aus Ägypten, der ihn gekauft hatte, sagte zu seiner Frau: ʺBereite ihm einen gastfreundlichen Aufenthalt. Vielleicht wird er uns nützlich sein, oder nehmen wir ihn als Kind an.ʺ So verliehen Wir Yusuf eine feste Stellung im Land. Und Wir wollten ihn etwas von der Deutung der Geschichten lehren. Und Allah ist in Seiner Angelegenheit überlegen. Aber die meisten Menschen wissen nicht.
Almanca — M. A. Rassoul
Und derjenige (Mann) aus Ägypten, der ihn gekauft hatte, sagte zu seiner Frau: ʺNimm ihn freundlich auf. Vielleicht kann er uns einmal nützlich werden, oder wir nehmen ihn als Sohn an.ʺ Und so gaben Wir Yusuf Macht im Land, und Wir lehrten ihn (auch) die Deutung der Träume. Und Allah setzt das durch, was Er beschließt. Die meisten Menschen aber wissen es nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und derjenige, der ihn aus Ägypten kaufte, sagte seiner Gattin: ʺPflege mit ihm einen gütigen Umgang! Vielleicht wird er uns von Nutzen sein oder wir nehmen ihn als Kind an.ʺ Und solcherart festigten WIR (die Stellung von) Yusuf im Lande, und um ihn von der Traumdeutung zu lehren. Und ALLAH erfüllt zweifelsohne Seine Bestimmung. Doch die meisten Menschen wissen es nicht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Being divinely gifted with the letter of credit nature has written upon his face honoured wherever presented, he was outbid in the slave market by a high court Egyptian official (AZIZ) who said to his wife: " Treat him kindly and with honour and respect to enjoy his stay; he may prove useful to us and helpful in effecting a purpose, or we may adopt him as a son. " Thus did We establish him firmly in the land, wherefore We imparted to him the knowledge of interpreting visions and sense impressions in sleep and what they prefigure of future events. Allah prevails upon His edict which inevitably produces its intended effect and answers its purpose, but most people do not realize this fact.
Abdul Haleem
The Egyptian who bought him said to his wife, ‘Look after him well! He may be useful to us, or we may adopt him as a son.’ In this way We settled Joseph in that land and later taught him how to interpret dreams: God always prevails in His purpose, though most people do not realize it.
Abdullah Yusuf Ali
The man in Egypt who bought him, said to his wife: "Make his stay (among us) honourable: may be he will bring us much good, or we shall adopt him as a son." Thus did We establish Joseph in the land, that We might teach him the interpretation of stories (and events). And Allah hath full power and control over His affairs; but most among mankind know it not.
Abul A'la Maududi
The man from Egypt who bought him said to his wife: "Take good care of him, possibly he might be of benefit to us or we might adopt him as a son." Thus We found a way for Joseph to become established in that land and in order that We might teach him to comprehend the deeper meaning of things. Allah has full power to implement His design although most people do not know that.
Aisha Bewley
The Egyptian who had bought him told his wife, ‘Look after him with honour and respect. It’s possible he will be of use to us or perhaps we might adopt him as a son.’ And thus We established Yusuf in the land to teach him the true meaning of events. Allah is in control of His affair. However, most of mankind do not know.
Al-Hilali & Khan
And he (the man) from Egypt who bought him, said to his wife: "Make his stay comfortable, may be he will profit us or we shall adopt him as a son." Thus did We establish Yûsuf (Joseph) in the land, that We might teach him the interpretation of events. And Allâh has full power and control over His Affairs, but most of men know not.
Ali Quli Qarai
The man from Egypt who had bought him said to his wife, ‘Give him an honourable place [in the household]. Maybe he will be useful to us, or we may adopt him as a son.’ Thus We established Joseph in the land and that We might teach him the interpretation of dreams. Allah has [full] command of His affairs, but most people do not know.
Amatul Rahman Omar
And (Joseph was taken to Egypt and resold there;) the man from Egypt who bought him (from the travellers) said to his wife, `Make his stay honourable. He may prove useful to us or we may adopt him as a son.' In this way did We grant Joseph an honourable position in the country and (We did it) that We might impart to him knowledge of the interpretation of some (Divine) sayings. And Allâh has full power over His decree, but most people do not know (this).
Arthur John Arberry
He that bought him, being of Egypt, said to his wife, 'Give him goodly lodging, and it may be that he will profit us, or we may take him for our own son. ' So We established Joseph in the land, and that We might teach him the interpretation of tales. God prevails in His purpose, but most men know not.
Bijan Moeinian
The person who bought him in Egypt [was so enchanted with him that he] said to his wife: "Take good care of him; he may prove himself to be worthy of being adopted as our son. " This was the way that I set the stage for Joseph to get established and taught him the knowledge of unknown. God is in control but most people do not realize it.
E. Henry Palmer
And the man from Egypt who had bought him said to his wife, 'Honour his abiding here; it may be he will be of use to us, or we may adopt him as a son. ' Thus did we establish Joseph in the land; and we did surely teach him the interpretation of sayings; for God can overcome His affairs, though most men do not know.
Edip-Layth
The one from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son." It was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of dreams. God has full power over matters, but most of the people do not know.
George Sale
And the Egyptian who bought him said to his wife, use him honourably; peradventure he may be serviceable to us, or we may adopt him for our son. Thus did we prepare an establishment for Joseph in the earth, and we taught him the interpretation of dark sayings: For God is well able to effect his purpose; but the greater part of men do not understand.
Hamid S. Aziz
And they sold him for a mean price, a few dirham counted out- in such low estimation did they hold him.
Mahmoud Ghali
And he who traded him, being of Misr, (Egypt) said to his wife, "Give him honorable lodging; it may be that he will profit us, or it may be that we take him to ourselves (as) a son. " And thus, We established Yûsuf (Joseph) in the land, and that We may teach him some of the interpretation of discourses. And Allah is Overcomer with (Literally: Over) His Command, but most men do not know.
Marmaduke Pickthall
And he of Egypt who purchased him said unto his wife: Receive him honourably. Perchance he may prove useful to us or we may adopt him as a son. Thus we established Joseph in the land that We might teach him the interpretation of events. And Allah was predominant in His career, but most of mankind know not.
Mohamed Ahmed - Samira
The Egyptian who bought him instructed his wife: "House him honourably. He may be of use to us. We may even adopt him as a son." So, We firmly established Joseph in the land, and taught him the interpretation of dreams. God dominated in his affairs, though most men do not know.
Muhammad Asad
And the man from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay [with us] honourable; he may well be of use to us, or we may adopt him as a son. And thus We gave unto Joseph a firm place on earth; and [We did this] so that We might impart unto him some understanding of the inner meaning of happenings. For, God always prevails in whatever be His purpose: but most people know it not.
Mustafa Khattab
The man from Egypt[1] who bought him said to his wife, "Take good care of him, perhaps he may be useful to us or we may adopt him as a son." This is how We established Joseph in the land, so that We might teach him the interpretation of dreams. Allah’s Will always prevails, but most people do not know.
Progressive Muslims
And the one from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son. " And it was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of dreams. And God has full power over matters, but most of mankind do not know.
Sahih International
And the one from Egypt who bought him said to his wife, "Make his residence comfortable. Perhaps he will benefit us, or we will adopt him as a son." And thus, We established Joseph in the land that We might teach him the interpretation of events. And Allah is predominant over His affair, but most of the people do not know.
Sam Gerrans
And said he who bought him from Egypt, to his wife: “Be thou honourable in his dwelling; it may be that he will benefit us, or we will take him as a son.” And thus did We establish Joseph in the land, and that We might teach him the interpretation of narratives; and God prevails over His affair, but most men understand not.
Shabbir Ahmed
The one who bought him in Egypt said to his wife, "Receive him honorably. Take good care of him. May be he can help us or we can adopt him as a son." We, thus, established Joseph in Egypt and arranged for him proper education and training. He was gifted with a great insight into events. Allah's Command always prevails although most people won't understand the stages of cause and effect.
Syed Vickar Ahamed
And he (the man) in Egypt who bought him, said to his wife: "Make his stay (respectful and) honorable: Maybe he will bring us a lot of good, or we shall make him an adopted-son. " Like this We made a place for Yusuf (Joseph) in the land, so that We might teach him the interpretations (the true meaning) of the stories (and events). And Allah has full power and control on His affairs; But most of mankind do not know it.
Taqi Usmani
And the one who bought him from Egypt said to his wife, "Make his stay graceful. He may be useful for us. Or, we may adopt him as a son." And thus We established Yūsuf in the land, so that We should teach him the interpretation of events. Allah is powerful in (enforcing) His command, but most of the people do not know.
The Monotheist Group
Andhe from Egypt who had bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son." And it was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of the narrations. And God has full control over his situation, but most of the people do not know.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et celui qui lʹacheta était de lʹEgypte. Il dit à sa femme: ʺAccorde lui une généreuse hospitalité. Il se peut quʹil nous soit utile ou que nous lʹadoptions comme notre enfant.ʺ Ainsi avons-nous raffermi Joseph dans le pays et nous lui avons appris lʹinterprétation des rêves. Et Allah est souverain en Son Commandement: mais la plupart des gens ne savent pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ê ku Yûsuf li Misrê kirî (ku ew ezîzê Misrê bû) ji pîreka xwe re got: Qedrê wî bigire, rind lê binêre belkî feydeya wî li me bibe, yan jî em wî ji xwe re bi kurînî bigirin. Bi vî awayî me Yûsuf li erda (Misrê) niştecih kir da ku em wî hînî ravekirina xewnan bikin. Xwedê li ser her karê xwe desthilatdar e, lê belê pirên mirovan (vê) nizanin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij die hem gekocht had -- uit Egypte was hij -- zei tot zijn vrouw: ʺZorg dat hij goed wordt ondergebracht. Misschien dat hij ons tot nut is of dat wij hem als kind aannemen.ʺ Zo gaven Wij Joesoef een vaste positie in het land; ook om hem de uitleg van droomverhalen te onderwijzen. En God is meester van Zijn beschikking, maar de meeste mensen weten het niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En de Egyptenaar, die hem kocht, zeide tot zijn vrouw. Gebruik hem met eere; misschien kan hij ons dienstig zijn; of laten wij hem als onzen zoon aannemen. Zoo hebben wij de plaats van Jozef op aarde vooraf gereed gemaakt, en wij leerden hem de vertolking der duistere gezegden; want God is wel in staat zijn doel te bereiken: maar het grootste deel der menschen begrijpt het niet.
Hollandaca — Siregar
En degene uit Egypte die hem had gekocht, zei tot zijn vrouw: ʺGeef hem een eervol verblijf, misschien zal hij ons voordeel brengen, of zullen wij hem als een zoon aannemen.ʺ Zo verstevigden Wij de positie van Yôsoef op aarde, opdat Wij hem de uitleg van de vertellingen (dromen) zouden onderwijzen. En Allah is de Beheerser van Zijn zaken, maar de meeste mensen weten (het) niet.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
И сказал тот, который купил его из Египта, своей жене: «Уважай его пребывание, (чтобы ему понравилась жизнь у нас) – может быть, он принесет нам пользу, или мы возьмем его за сына [усыновим его]». (Так у Йусуфа сложилась благополучная жизнь в новой семье.) И так Мы утвердили Йусуфа на этой земле [Египте] и чтобы научить его толкованию (будущих) событий (разъясняя сны). А Аллах победно завершает Свое дело [Он делает то, что желает), но большая часть людей не знают (и не понимают смысла Его мудрости и того, что Он вершит)!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och mannen från Egypten, som köpte honom, sade till sin hustru: ʺBehandla honom väl - som en gäst! Vi kan (en dag) få nytta av honom; men vi skulle också kunna uppta honom som vår son.ʺ Så gav Vi Josef en fast punkt på jorden; Vi ville nämligen låta honom få en djupare förståelse av innebörden i det som sker. Gud genomför (alltid) Sin vilja, men om detta är de flesta okunniga.