ز ل ل (ZLL)
Z-l-l
فَإِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُوا أَنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ : Size apaçık deliller geldikten sonra, yine de kayarsanız, şunu iyi bilin ki Allah azîzdir, hakîmdir (2/Bakara 209); فَأَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ : Şeytan onların ayaklarını kaydırdı (2/Bakara 36). اِسْتَزَلَّهُ : Onu kaydırmaya çalıştı.
إِنَّ الَّذِينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ إِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا : İki topluluğun karşılaştığı gün, içinden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırmak istemişti (3/Âl-i İmran 155). Yani, şeytan onları saptırıncaya kadar sürüklemeye çalışmıştı. Çünkü insanın, küçük günâh işlemede kendine ruhsat vermesi, şeytanın kendisine musallat olmasını kolaylaştırır.
Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: “ مَنْ أُزِلَّتْ إِلَيْهِ نِعْمَةٌ فَلْيَشْكُرْهَا : Kime bir nimet kaydırılmışsa buna şükretsin. Yani verenin kastı olmaksızın kime bir nimet/mal ulaşılmışsa.
Bu hadis şuna dikkat çekmektedir: Kasıt olmadan yapılan iyiliğe teşekkür etmek gerekliyse, bilerek yapılan iyiliğe teşekkür etmek daha da gereklidir.
تَزَلْزُل : Sallanmak. Bu kelimdeki harflerin tekrarı, ondaki titreme anlamının tekrarına işarettir: إِذَا زُلْزِلَتِ اْلأَرْض زِلْزَالَهَا : Yer o sarsıntıyla sarsıldığında (99/Zilzâl 1); إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ : Şüphe yok ki kıyâmetin sarsıntısı pek büyük bir şeydir (22/Hac 1); وَزُلْزِلُوا زِلْزَالًا شَدِيدًا : Şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı (33/Ahzâb 11). Yani korkudan ötürü sendelendiler.