ز ج و (ZCW)
Z-c-y
تَزْجِيَة : Bir şeyin gitmesi için onu itmektir/sürüklemektir. Kötü devenin itilmesi ve rüzgârın bulutu itmesi gibi. Allah buyurur ki: أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا : Görmez misin ki Allah bulutları sürüklüyor (24/Nûr 43); رَبُّكُمُ الَّذِي يُزْجِي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهِ : Rabbiniz odur ki, lütfünden nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütüyor (17/İsra 66). Şu sözler bu anlamdan alınmıştır: رَجُلٌ مُزْجًى : Yürütülen adam; أَزْجَيْتُ رَدِيءَ التَّمْرِ فَزَجَا : Kötü hurmaları ayıkladım, onlar da ayıklandı. Şu sözler de bu anlamdan istiâre edilmiştir: زَجَا الْخَرَاجُ يَزْجُو : Harac toplandı-toplanıyor; خَرَاجٌ زَاجٍ : Toplanan harac. Şair de şöyle der:
وَحَاجَةٍ غَيْرِ مُزْجَاةٍ مِنَ الْحَاجِ -210
210- Ziyaretçiden eksik olmayan bir ihtiyaç.
Yani, az değer verilmesinden dolayı, defedilmesi ve sevkedilmesi mümkün olan az bir şey değildir.