Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَا قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبِّي لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَا اِلَّا هُوَ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَا تَأْتِيكُمْ اِلَّا بَغْتَةً يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَا قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
yeselūneke ǎni s-sāǎti eyyāne mursāhā ḳul innemā ǐlmuhā ǐnde rabbī lā yucellīhā li veḳtihā illā huve ṧeḳulet fī s-semāvāti ve l-erDi lā te'tīkum illā beğteten yeselūneke keenneke Hafiyyun ǎnhā ḳul innemā ǐlmuhā ǐnde (a)llahi ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeǎ'lemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Senden kıyâmetin ne vakit kopacağını sorarlar. De ki: Onu ancak Rabbim bilir. Vakti geldi mi onu ancak o izhâr eder; göklere de ağır basmıştır, yeryüzüne de ve size ancak ansızın gelip çatar. Biliyormuşsun da gizliyorsun gibi sana soruyorlar, de ki: Onu ancak Allah bilir, fakat insanların çoğu anlamaz bunu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Senden kıyâmetin ne vakit kopacağını sorarlar. De ki: Onu ancak Rabbim bilir. Vakti geldi mi onu ancak o izhâr eder; göklere de ağır basmıştır, yeryüzüne de ve size ancak ansızın gelip çatar. Biliyormuşsun da gizliyorsun gibi sana soruyorlar, de ki: Onu ancak Allah bilir, fakat insanların çoğu anlamaz bunu.
Adem Uğur
Sana kıyameti, ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler.
Ahmed Hulusi
Sana, "Ne zaman gelip çatacak o saat?" diye soruyorlar. . . De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin indindedir. . . Onu, sırası geldiğinde açığa çıkaracak yalnız 'HU'dur! (o tecellide zaman - mekan, eşya - kişi söz konusu olmaz). . . Semalara ve arza ağır gelmiştir. . . Size ancak ansızın gelir. " Sanki sen onu (deneyimleyerek) bilensin gibi sana soruyorlar. . . De ki: "Onun ilmi, Allah indindedir. . . Fakat insanların çoğunluğu bilmiyorlar. "
Ahmet Tekin
Sana kıyametin kopacağı ânı soruyorlar: 'Kâinattaki hayatiyet ne zaman ebedî âlemin limanına demir atıp duracak?' diyorlar. 'Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi Rabbimin katındadır. Kıyameti vaktinde gerçekleştirecek olan da yalnızca O’dur. Göklerde ve yerde onun ağırlığı dayanılacak gibi değildir. O size ansızın gelecektir.' de. Sanki sen onu çok iyi biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar. 'Onunla ilgili bilgi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilemeyecekler' de.
Ahmet Varol
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: 'Onun bilgisi Rabbimin katındadır. Rabbinden başka onun vaktini bildirecek yoktur. O göklerde ve yerde bulunanlara çok ağır gelmektedir. [15] O size ancak ansızın gelir.' Sanki sen onun hakkında bilgi sahibiymişsin gibi senden onu soruyorlar. De ki: 'Onun bilgisi Allah katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler.'
Ali Bulaç
Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler."
Ali Fikri Yavuz
Ey Rasûlüm, sana kıyametten soruyorlar: Ne zaman kopacak? De ki: “- onun ilmi, yalnız Rabbimin katındadır. Onu tam vaktinde, ancak O tecelli ettirecektir. O kıyamet öyle büyük bir meseledir ki, göklerde ve yerde ona tahammül edecek hiç kimse yoktur. Size o, ancak ansızın gelecektir.” Gereği ile biliyormuşsun gibi, senden ısrarla onu sorarlar. Yine de ki: “- onun ilmi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.”
Ali Rıza Safa
Sana, evrenlerin sonunun ne zaman gelip çatacağını soruyorlar; şunu söyle: "Onun bilgisi, ancak Efendimin katındadır. Onun zamanını, O'ndan başkası açıklayamaz. Göklere ve yeryüzüne ağır gelir; size ansızın gelecektir!" Senin ondan haberin varmış gibi, sana soruyorlar; şunu söyle: "Onun bilgisi, ancak Allah'ın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmez!"
Bayraktar Bayraklı
Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu zamanında açığa ancak O çıkarır. Kıyametin bilgisi göklere ve yere ağır gelir; kıyamet ansızın size gelecektir. Sanki, sen onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar." De ki: "Onun ilmi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar."
Bekir Sadak
Sana, kiyamet saatinin ne zaman gelip catacagini soruyorlar, de ki: «Onu ancak Rabbim bilir, onun vaktini, O'ndan baska belirtecek yoktur. Goklerin ve yerin, agirligini kaldiramiyacagi o saat, sizlere ansizin gelecektir.» Sen sanki ogrenmissin gibi sana soruyorlar, de ki: «Onu bilmek ancak Allah'a muhsustur, ama insanlarin cogu bu gercegi bilmezler.»
Celal Yıldırım
Sana Kıyametin kopuş saatinden soruyorlar, ne zaman sübut bulacak (meydana gelecek) ? De ki; Onunla ilgili ilim Rabbimin katındadır. Onun vaktini Rabbimden başkası açıklayamaz. O saat göklerde de, yerde de ağır basmıştır; o size ancak ansızın gelecektir. Sen onu araştırıp biliyormuşsun gibi senden soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın yanındadır; ama ne var ki (bu gerçeği) insanların çoğu bilmezler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Ne zaman gelip çatacak?” diye sana kıyamet saatini sorarlar. De ki: “Onun hakkındaki bilgi sadece rabbimin katındadır. Vakti geldiğinde onu açığa çıkaracak olan ancak Allah’tır. O (kıyamet), göklerede yere de ağır gelecektir! Sizi ansızın yakalayacaktır!” Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi Allah katındadır, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.”
Diyanet İşleri
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."
Diyanet İşleri (eski)
Sana, kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar, de ki: 'Onu ancak Rabbim bilir, onun vaktini, O'ndan başka belirtecek yoktur. Göklerin ve yerin, ağırlığını kaldıramayacağı o saat, sizlere ansızın gelecektir.' Sen sanki öğrenmişsin gibi sana soruyorlar, de ki: 'Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur, ama insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.'
Diyanet Vakfi
Sana kıyameti, ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sana, ne zaman kopacak diye kıyamet vaktini soruyorlar. De ki; onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır. Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan başkası değildir. Onun ağırlığına göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu çok iyi biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki, onun bilgisi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ne zaman demir atacak? diye sana kıyametten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnız Rabbimin katındadır. Onu vakti vaktine meydana getirecek O'dur! O öyle ağır bir meseledir ki, bütün göklerde ve yerde ona dayanacak bir kimse yoktur. O size ancak ansızın gelecektir." Sanki sen onun hakkında bilgi edinip haberdar olmuşsun gibi senden soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman demir atacak? Diye sana saatten soruyorlar, de ki: onun ılmi; yalnız rabbımın nezdindedir, onu, vaktı vaktına tecelli ettirecek ancak odur, o, öyle ağır bir mes'ele ki bütün Semavat-ü Arzda tahammül edecek yok, o size ancak bağteten gelecek, sanki sen ondan tefahhusle haberdar imişsin gibi soruyorlar, de ki: onun ılmi, ancak Allahın nezdindedir velakin insanların ekserisi bilmezler
Erhan Aktaş
Sana Sa'at'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sana Saat'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sana Saat'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.
Fizilal-il Kuran
Sana kıyamet anı hakkında sorarlar, ne zaman gelip çatacak diye. De ki, «onun bilgisi rabbimin tekelindedir. Vakti gelince, onu gerçekleştirip açığa çıkaracak olan O'dur.» Göklerin ve yerin ağırlığını kaldıramayacağı bu olay başınıza ansızın gelecektir. Sanki sen bu konuyu sürekli kurcalıyormuşsun gibi, sana onu soruyorlar. De ki; «onun bilgisi Allah'ın tekelindedir, fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.»
Gültekin Onan
Sana o saatin (dünyanın sonunun) ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca rabbimin yanındadır / katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Tanrı'nın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmez."
Hamdi Döndüren
Senden kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır. Onu, tam zamanında açığa çıkaracak olan ancak O’dur. Kıyamet (in bilgisi), göklere de yere de ağır gelmiştir. O, size ansızın gelir. Sanki sen onu biliyor da saklamışsın gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Hasan Basri Çantay
Kıyaametin sübut (ve vukuu) nun ne zaman olduğunu sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin nezdindedir. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Göklere de, yere de ağır basmışdır o. O, size (başka suretle değil) ancak ansızın gelir. Tam ma'nasiyle biliyormuşsun gibi sana (tekrar) onu sorarlar (Yine) de ki: "Onun ilmi ancak Allah karındadır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler".
Hasib Asutay
(Resulüm!) Sana kıyametin (61) ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır. Fakat in- sanların çoğu (bunu) bilmezler. (61. Kıyamet kopmasına 'saat' denilmesi, ansızın olması, hesabın çabukluğu veya Allah'a göre sürenin bir saat kadar olması yüzündendir.)
Hayrat Neşriyat
(Ey Habîbim!) Sana, 'Onun gelip dayanması ne zaman?' diye kıyâmetten soruyorlar. De ki: 'Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onu vakti (geldiği)nde ortaya çıkaracak ancak O’dur!' (O kıyâmet) göklerde ve yerde (olan bütün mahlûkata) ağır gelmiştir! Size ancak ansızın gelecektir! Sanki sen ondan haberdarmışsın gibi, sana soruyorlar. De ki: 'Onun ilmi ancak Allah katındadır; fakat insanların çoğu (bu ilmin Allah’a âid olduğunu) bilmezler!'
İbni Kesir
Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi, ancak Rabbımın katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Onun ağırlığını gökler de, yer de kaldıramaz. O, size ansızın gelir. Sen, onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Mehmet Okuyan
Sana, o (Son) Saat’in demir atma zamanından soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi, sadece Rabbimin katındadır. Onun zamanını O’ndan başkası ortaya koyamaz. (O olay) bütün ağırlığını göklerde ve yerde hissettirecektir. (Son Saat) size ancak ve ancak ansızın gelecektir.” Sanki sen onu bilebilirmişsin gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır fakat insanların çoğu bilmez.”
Muhammed Esed
(Ey Peygamber), sana Son Saatten soracaklar, "ne zaman gelip çatacak?" diye. De ki: "Doğrusu, buna dair gerçek bilgi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini Ondan başka açığa vuracak kimse de yoktur. (O Saat) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacak." Sana sanki bu (sırr)ın ısrarla peşine düşmekle belli-belirsiz içsel bir bilgi elde etmiş olman mümkünmüş gibi soracaklar. De ki: "Ona dair gerçek bilgi ancak Allah katındadır; ne var ki, insanların çoğu (bundan) habersizdir."
Mustafa İslamoğlu
Sana soruyorlar: "Son Saat ne zaman gelip çatacak?" diye. Cevap ver: "Onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır; onun vaktini O'ndan başka ortaya koyacak kimse yoktur: O bütün ağırlığıyla göklerde ve yerde kopacak, sizi haberiniz olmadan ansızın yakalayacaktır. Sanki senin ısrarla o bilginin peşine düşüp elde etmen mümkünmüş gibi, onu sana soruyorlar. De ki: "Onun gerçek bilgisi yalnızca Allah katındadır, ne ki insanların çoğu bunu bilmezden geliyor."
Ömer Nasuhi Bilmen
Senden Kıyametin ne zaman sübut bulacağını sual ederler. De ki: «Ona ait bilgi ancak Rabbimin indindedir. Onun vaktini ondan başkası açıklayamaz. (Bu) Göklerde ve yerde ağır, muazzam bir keyfiyettir. O sizlere ansızın geliverir.» Senden sorarlar, sanki sen ondan bihakkın haberdar imişsin gibi. De ki: «Ona ait bilgi ancak Allah Teâlâ'nın nezdindedir. Fakat insanların çoğu bilmezler.»
Ömer Öngüt
Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Resulüm! De ki: “Onu ancak Rabbim bilir. Onun vaktini O'ndan başka bilecek yoktur. Ağırlığını göklerin ve yerin kaldıramayacağı o saat, sizlere ansızın gelecektir. ” Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. Resulüm! De ki: “Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler. ”
Suat Yıldırım
Sana kıyametin ne zaman geleceğini sorarlar. De ki: "Onun ne zaman geleceğine dair bilgi yalnız Rabbimin nezdindedir. Vaktini O’ndan başkası açıklayamaz. O kıyamet öyle bir meseledir ki, ne göklerde ve ne de yerde ona tahammül edecek hiç kimse yoktur!"O size ansızın gelecektir. Sen sanki onu biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Ona dair gerçek bilgi yalnız Allah’ın nezdindedir; ama insanların çoğu bunu bilmezler."
Süleyman Ateş
Sana (Duruşma) sa'at(in)den soruyorlar: Gelip çatması ne zaman diye. De ki: "Onun bilgisi, ancak Rabbimin yanındadır. Onu tam zamanında açığa çıkaracak olan, yalnız O'dur. O, göklere de, yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir." Sanki sen, onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi, Allah'ın yanındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler."
Süleymaniye Vakfı
Sana o saati soruyorlar, ne zaman gelip kalıcı olacak diye? De ki: "Onun bilgisi sadece Rabbimdedir. Vakti gelince ondan başkası onu ortaya çıkarmaz. Göklerde ve yerde etkisi ağır olacaktır. Size gelişi ansızın olur." Sanki sorup öğrenmişsin gibi, tutup sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmez."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sana kıyamet saatini soruyorlar, ne zaman bastırıp kalacak diye? De ki "Onun bilgisi sadece Rabbimdedir. Vakti gelince onu açıklayacak olan odur. Ağırlığı göklerin ve yerin üstüne çökmüştür. Size gelişi ansızın olacaktır." Sanki haberin varmış gibi, tutup sana soruyorlar. De ki "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler."
Şaban Piriş
Sana (kıyamet) saatini soruyorlar. Onun vaktinin ne zaman geleceğini. De ki: -Onun bilgisi Rabbimdedir. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. Göklere ve yere o saat ağır basar. Kıyamet ansızın gelir. Sanki sen biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: -Onu bilmek sadece Allah'a mahsustur. Ama insanların çoğu bu gerçeği bilmez.
Tefhim-ul Kuran
Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: «Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir.» Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: «Onun ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler.»
Ümit Şimşek
Sana kıyametin ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: Bu bilgi Rabbimin katındadır; onun vaktini Ondan başkası açıklayamaz. Gökler ve yer için o çok büyük birşeydir. Size ansızın geliverir. Sanki onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Bu bilgi Allah katındadır; lâkin insanların çoğu bunu bilmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne zaman gelip çatacak diye kıyamet saatini soruyorlar sana. De ki: "Ona ilişkin bilgi Rabbim katındadır. Onu, vakti geldiğinde belirginleştirecek olan yalnız O'dur. Göklere de yere de ağır gelmiştir o. O size ansızın gelecektir, başka değil." Sen onu iyice biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: "O'na ilişkin bilgi Allah katındadır, fakat insanların çokları bilmiyorlar."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Səndən o Saat barəsində soruşurlar ki, nə vaxt qopacaq? De: “Bu haqda bilgi ancaq Rəbbimə aiddir. Qopacağı vaxtı yalnız O, aşkara çıxara bilər. Bu bilgi göylərə və yerə də ağır gəlir. O sizə qəflətən gələcəkdir”. Sanki onu bilirmişsən kimi səndən soruşurlar. De: “Bu haqda bilgi ancaq Allaha aiddir. Lakin insanların çoxu bunu bilmir”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Səndən saat (qiyamət günü) haqqında soruşarlar ki, nə vaxt qopacaq? De: ″O ancaq Rəbbimə məʼlumdur. (Qiyamətin) qopacağı vaxtı Allahdan başqa heç kəs bilə bilməz. Göylərdə və yerdə (Allahdan qeyri) bir kimsənin onu bilməsi çətindir. O sizlərə ancaq qəflətən gələr!″ Sən onun haqqında bir şey bilirsənmiş kimi onlar (səndən) israrla soruşarlar. De: ″O ancaq Allah dərgahında məʼlumdur, lakin insanların əksəriyyəti (bunu) bilməz!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie fragen nach der ʺStundeʺ - wann sie eintrifft. Antworte: ʺNur Gott weiß darum, Er allein macht sie zu gegebener Zeit bekannt. Sie ist folgenschwer in den Himmeln und auf Erden. Ganz unerwartet tritt sie ein.ʺ Sie fragen dich nach ihr, als wärest du bestrebt, darum zu wissen. Sprich: ʺDas Wissen darüber ist nur bei Gott. Doch die meisten Menschen wissen nicht, wie es um das Verborgene bestellt ist.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sie fragen dich nach der Stunde, für wann sie feststeht. Sag: Das Wissen darüber ist nur bei meinem Herrn. Nur Er wird sie zu ihrer Zeit erscheinen lassen. Schwer lastet sie in den Himmeln und auf der Erde. Sie wird nur plötzlich über euch kommen. Sie fragen dich, als ob du gut unterrichtet über sie seiest. Sag: Das Wissen darüber ist nur bei Allah. Aber die meisten Menschen wissen nicht.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie befragen dich nach der Stunde, wann sie wohl eintreten werde. Sprich: ʺDas Wissen darum ist bei meinem Herrn. Keiner als Er kann sie (die Stunde) zu ihrer Zeit bekannt geben. Schwer lastet sie in den Himmeln und auf der Erde. Sie soll über euch nur plötzlich hereinbrechen.ʺ Sie befragen dich, als ob du von ihr genaue Kenntnis besäßest. Sprich: ʺDas Wissen darum ist bei meinem Herrn; doch die meisten Menschen wissen es nicht.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie fragen dich nach der Stunde (dem Jüngsten Tag): ʺWann ereignet sie sich?ʺ Sag: ʺDas Wissen darüber ist nur bei meinem HERRN. Keiner kann sie zu ihrer Zeit offenlegen außer ER. Schwer lastet sie in den Himmeln und auf der Erde. Sie überkommt euch nur plötzlich.ʺ Sie fragen dich, als ob du davon genaueste Kenntnis besäßest. Sag: ʺDas Wissen über sie ist nur bei ALLAH, doch die meisten Menschen wissen es nicht.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The infidels insolently call upon you O Muhammad for information relative to the point of time at which the predetermined Eventful Hour of Judgment takes place! Say to them: " it is only Allah alone Who knows when, He alone has the rightful claim to the knowledge of the how and when of here and Hereafter; no one reveals it when due but Him as His word prompts". "It weighs quite heavily on the heavens and all those within and on the earth and the hopes of all those therein, and the encounter with it is simply a sudden start of a surprise". They ask you about it as if you are anxious to know the how and when and as a result you have been informed. Say to them: " Rest assured that it is only Allah alone Who does know when, but most people do not realize this fact".
Abdul Haleem
They ask you [Prophet] about the Hour, ‘When will it happen?’ Say, ‘My Lord alone has knowledge of it: He alone will reveal when its time will come, a time that is momentous in both the heavens and earth. All too suddenly it will come upon you.’ They ask you about it as if you were eager [to find out]. Say, ‘God alone has knowledge of [when it will come], though most people do not realize it.’
Abdullah Yusuf Ali
They ask thee about the (final) Hour - when will be its appointed time? Say: "The knowledge thereof is with my Lord (alone): None but He can reveal as to when it will occur. Heavy were its burden through the heavens and the earth. Only, all of a sudden will it come to you." They ask thee as if thou Wert eager in search thereof: Say: "The knowledge thereof is with Allah (alone), but most men know not."
Abul A'la Maududi
They ask you concerning the Hour, when will its coming be? Say: 'The knowledge of it is with my Lord alone: none but He will disclose it at its time. That will weigh heavily on the heavens and the earth; and it shall not come to you other than all of a sudden.' They ask you - as if you are eagerly inquisitive about it - concerning it. Say to them: 'The knowledge of it is with none except Allah. But most people are unaware of this reality.'
Aisha Bewley
They will ask you about the Hour: when is it due? Say: ‘Knowledge of it rests with my Lord alone. He alone will reveal it at its proper time. It hangs heavy in the heavens and the earth. It will not come upon you except suddenly.’ They will ask you as if you had full knowledge of it. Say: ‘Knowledge of it rests with Allah alone. But most people do not know that.’
Al-Hilali & Khan
They ask you about the Hour (Day of Resurrection): "When will be its appointed time?" Say: "The knowledge thereof is with my Lord (Alone). None can reveal its time but He. Heavy is its burden through the heavens and the earth. It shall not come upon you except all of a sudden." They ask you as if you have a good knowledge of it. Say: "The knowledge thereof is with Allâh (Alone), but most of mankind know not."[1]
Ali Quli Qarai
They question you concerning the Hour, when will it set in? Say, ‘Its knowledge is only with my Lord: none except Him shall manifest it at its time. It will weigh heavy on the heavens and the earth. It will not overtake you but suddenly.’ They ask you as if you were in the know of it. Say, ‘Its knowledge is only with Allah, but most people do not know.’
Amatul Rahman Omar
They ask you about the Hour, when it will come to pass. Say, `Surely, the knowledge thereof is with my Lord. He alone will reveal it at its proper time. It shall be heavy on the heavens and on the earth. It shall not come upon you but all of a sudden.' They ask you (about it) as if you were curiously solicitous about it (from Allâh). Say, `The knowledge of it is only with Allâh, but most people do not know (this fact).'
Arthur John Arberry
They will question thee concerning the Hour, when it shall berth. Say: 'The knowledge of it is only with my Lord; none shall reveal it at its proper time, but He. Heavy is it in the heavens and the earth; it will not come on you but suddenly!' They will question thee, as though thou art well-informed of it. Say: 'The knowledge of it is only with God, but most men know not.'
Bijan Moeinian
They ask you when the world will end; say: "Only God knows and He will disclose it at the proper time. It will be too heavy of a burden for the universe to stand it and will happen all of a sudden." They approach you presuming that you have knowledge about this subject. Say: "Only God knows it but most people do not realize it [and recourse to all kind of fortune tellers to find it!]"
E. Henry Palmer
They will ask you about the Hour, for what time it is fixed? - say, 'The knowledge thereof is only with my Lord; none shall manifest it at its time but He; it is heavy in the heavens and the earth, it will not come to you save on a sudden. ' They will ask as though thou wert privy to it, say, 'The knowledge thereof is only with God,' - but most folk do not know.
Edip-Layth
They ask you regarding the moment: "When will be its time?" Say, "Its knowledge is with my Lord, none can reveal its time except Him. It is heavy through the heavens and the earth; it will not come to you except suddenly." They ask you, as if you are too curious about it! Say, "Its knowledge is with God, but most people do not know."
George Sale
They ask thee about the Hour; 'When it will come to pass?' Say, 'The knowledge thereof is only with my Lord. None can manifest it at its time but He. It lies heavy on the heavens and the earth. It shall not come upon you but of a sudden.' They ask thee as if thou were well-acquainted therewith. Say, 'The knowledge thereof is only with Allah; but most men do not know.'
Hamid S. Aziz
They will ask you about the (final) Hour, for what time it is fixed? - Say, "The knowledge thereof is only with my Lord; none shall manifest it at its time but He. Heavy is its burden in the heavens and the earth. It will come to you suddenly and unawares." They question you as though you were informed of it (or eagerly searching for it). Say," Knowledge thereof is with Allah only, but most people know not."
Mahmoud Ghali
They ask you concerning the Hour, when it will have its anchorage. (i.e., when it will take place) Say, "Surely the knowledge of it is only in the Providence of my Lord; none will manifest it at its (proper) time except He. It is heavy in the heavens and the earth. It will not come up to you except suddenly!" They ask you, as if you were thoroughly (acquainted) with it. Say, "Surely the knowledge of it is only in the Providence of Allah, but most of mankind do not know.".
Marmaduke Pickthall
They ask thee of the (destined) Hour, when will it come to port. Say: Knowledge thereof is with my Lord only. He alone will manifest it at its proper time. It is heavy in the heavens and the earth. It cometh not to you save unawares. They question thee as if thou couldst be well informed thereof. Say: Knowledge thereof is with Allah only, but most of mankind know not.
Mohamed Ahmed - Samira
They ask you about the Hour: "When is its determined time?" Say: "Only my Lord has the knowledge. No one can reveal it except He. Oppressive will it be for the heavens and the earth. When it comes, it will come unawares." They ask you about it as if you were in the know. You tell them: "Only God has the knowledge." But most people do not know.
Muhammad Asad
THEY WILL ASK thee [O Prophet] about the Last Hour: "When will it come to pass?" Say: "Verily, knowledge thereof rests with my Sustainer alone. None but He will reveal it in its time. Heavily will it weigh on the heavens and the earth; [and] it will not fall upon you otherwise than of a sudden." They will ask thee - as if thou couldst gain insight into this [mystery] by dint of persistent inquiry! Say: "Knowledge thereof rests with my Sustainer alone; but [of this] most people are unaware."
Mustafa Khattab
They ask you ˹O Prophet˺ regarding the Hour, "When will it be?" Say, “That knowledge is only with my Lord. He alone will reveal it when the time comes. It is too tremendous for the heavens and the earth and will only take you by surprise.” They ask you as if you had full knowledge of it. Say, “That knowledge is only with Allah, but most people do not know.”
Progressive Muslims
They ask you regarding the Hour: "When will be its time" Say: "Its knowledge is with my Lord, none can reveal its coming except Him. It is heavy through the heavens and the Earth; it will not come to you except suddenly." They ask you, as if you are responsible for it! Say: "Its knowledge is with God, but most people do not know."
Sahih International
They ask you, [O Muúammad], about the Hour: when is its arrival? Say, "Its knowledge is only with my Lord. None will reveal its time except Him. It lays heavily upon the heavens and the earth. It will not come upon you except unexpectedly." They ask you as if you are familiar with it. Say, "Its knowledge is only with Allah, but most of the people do not know."
Sam Gerrans
They ask thee concerning the Hour: “When is its arrival?” Say thou: “Knowledge thereof is but with my Lord; none reveals its time save He. It weighs heavily in the heavens and the earth; it comes not upon you save unexpectedly.” They ask thee as though thou wert privy thereto; say thou: “Knowledge thereof is but with God”; but most men know not.
Shabbir Ahmed
(They even venture into predicting the end of the world. ) They ask you (O Messenger), about the Hour, when the end of the world will come to pass. Say, "That knowledge is only with my Lord. He alone will manifest it at the appropriate time. Heavy it is in the heavens and the earth. It will come upon you suddenly." They ask you as if you could gain insight into this mystery with persistent inquiry. Say, "The knowledge thereof is with Allah only. But most people do not know that even Messengers were not given this knowledge."
Syed Vickar Ahamed
They ask you about the (final) Hour, (Resurrection)— When is its appointed time? Say: "Its knowledge is with my Lord (alone): No one except He can say when it will happen. Its burden was heavy through the heavens and the earth. Only, all of a sudden it will come to you." They ask you as if you were eager in search of it: Say: "Its knowledge is with Allah (alone), but most men do not know."
Taqi Usmani
They ask you about the Hour (i.e. the Doomsday), "When is it due to happen?" Say, “Its knowledge is only with my Lord. No one can unfold it except He at its time. It shall weigh heavy in the heavens and the earth. It shall not come upon you but suddenly.” They ask you as if you were aware of it. Say, “Its knowledge is only with Allah, but most of the people do not know.”
The Monotheist Group
They ask you regarding the Hour: "When will be its time?" Say: "Its knowledge is with my Lord, none can reveal its coming except He. It is heavy through the heavens and the earth; it will not come to you except suddenly." They ask you, as if you are responsible for it! Say: "Its knowledge is with God, but most of the people do not know."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils tʹinterrogent sur lʹHeure: ʺQuand arrivera-t-elle?ʺ Dis: ʺSeul mon Seigneur en a connaissance. Lui seul la manifestera en son temps. Lourde elle sera dans les cieux et (sur) la terre et elle ne viendra à vous que soudainement.ʺ Ils tʹinterrogent comme si tu en étais averti. Dis: ʺSeul Allah en a connaissance.ʺ Mais beaucoup de gens ne savent pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Resûlê min!) Ji te pirsa roja qiyametê dikin; ka kengê ye û dê kengê biqewime? (Ji wan re) Bibêje: Bêguman zanîna wê bes li cem Xwedayê min e. Ji Xwedê pê ve tu kes nikare dema hatina wê aşkera bike. Ew roj li ser erd û asîmanan giran tê. Ew ê ji nişka ve bi ser we de bê. Ew (qiyametê) ji te dipirsin her wekî ku tu wê zanibî. (Ji wan re) Bibêje: Zanîna wê bes li nik Xwedê ye, lê belê pirên mirovan (vê) nizanin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij vragen jou naar het uur, voor wanneer het is vastgesteld. Zeg: ʺDe kennis ervan is slechts bij mijn Heer, alleen Hij zal het op de tijd ervan openbaar maken. Het is van groot gewicht in de hemelen en op de aarde. Het komt slechts onverwachts tot jullie.ʺ Zij vragen aan jou alsof jij ervan op de hoogte bent. Zeg: ʺDe kennis ervan is slechts bij God, maar de meeste mensen weten het niet.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen u ondervragen nopens het laatste uur; op welk tijdstip de komst daarvan is bepaald? Antwoord: Waarlijk, de wetenschap daarvan behoort mijn Heer; niemand zal den bepaalden tijd daarvan verklaren, behalve hij. De verwachting daarvan is smartelijk in den hemel en op aarde; hij zal niet dan onverwachts tot u komen. Zij zullen u ondervragen, als waart gij daarmede goed bekend. Antwoord: Waarlijk, de kennis daarvan, behoort alleen aan God, maar het grootste deel der menschen weet het niet.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [неверующие] спрашивают тебя (о, Пророк) о Часе (наступления Судного Дня): «Когда его прибытие?» Скажи (им): «Знание о нем – только у моего Господа, и не знает его времени никто, кроме Него. Тяжко будет оно [наступление этого Часа] на небесах и на земле. Придет он [этот Час] к вам только внезапно». Спрашивают они тебя (о, Пророк), как будто бы ты осведомлен о нем [об этом Часе]. Скажи: «Знание о нем – только у Аллаха, но большая часть людей не знает (что это знает только Аллах)».
Rusça — Osmanov
Они станут спрашивать тебя о [последнем] часе: когда, мол, он настанет? Отвечай: ʺВоистину, это знает [только] мой Господь. Только Он явит его, когда придет время. И на небесах, и на земле тяжел последний час. И настанет он для вас только внезапноʺ. Они спрашивают тебя о часе, словно ты ведаешь об этом! Отвечай: ʺВоистину, знает об этом только Аллах, но большая часть людей не ведает об этомʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
DE FRÅGAR dig om den Yttersta stunden och när den skall komma. Säg: ʺMin Herre ensam har kunskap om detta. Han och ingen annan skall lyfta slöjan, när tiden är inne. (Stundens) tyngd skall kännas i himlarna och på jorden. Och den skall komma över er utan förvarning. De frågar dig, som om du efter ihärdigt sökande hade fått kunskap om detta. Säg: ʺIngen har kunskap om denna (tidpunkt) utom Gud, men de flesta människor vet inte (varför den hålls hemlig).ʺ