(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
وَنَزَّلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً مُبَارَكًا فَاَنْبَتْنَا بِهِ جَنَّاتٍ وَحَبَّ الْحَصِيدِ وَالنَّخْلَ بَاسِقَاتٍ لَهَا طَلْعٌ نَضِيدٌ رِزْقًا لِلْعِبَادِ وَاَحْيَيْنَا بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا كَذٰلِكَ الْخُرُوجُ
ve nezzelnā mine s-semāi māen mubāraken fe enbetnā bihi cennātin ve Habbe l-HaSīdi / ve n-naḣle bāsiḳātin lehā Tal'ǔn neDīdun / rizḳan li l-ǐbādi ve eHyeynā bihi beldeten meyten ke ƶālike l-ḣurūcu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kullara rızık olarak ve o yağmurla ölü şehri diriltiriz, işte kabirden çıkış da böyledir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kullara rızık olarak ve o yağmurla ölü şehri diriltiriz, işte kabirden çıkış da böyledir.
Adem Uğur
(10-11) Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik. Ve o su ile ölü toprağa can verdik. İşte hayata yeniden çıkış da böyledir.
Ahmed Hulusi
Kullara yaşam gıdası olması için. . . Onunla ölü bir beldeyi dirilttik. . . İşte huruç (dünyalarından - kozalarından çıkış) böylecedir.
Ahmet Tekin
Kullara rızık olsun diye yetiştirdik. Ölü bir beldeye, o su ile hayat verdik. İşte diriltilip, kabirlerden çıkma da, su ile genetik şifreleri harekete geçirilerek hayat verilen bitkilerin çıkışı gibidir.
Ahmet Varol
Kullar için rızık olarak. Onunla (o suyla) ölü bir beldeyi dirilttik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.
Ali Bulaç
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.
Ali Fikri Yavuz
Bunlar, kullara rızk içindir. O yağmurla da (bitkileri kurumuş) ölü bir memlekete hayat vermekteyiz; işte (öldükten sonra dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
Ali Rıza Safa
Kullara geçimlik olsun diye. Ve onunla, ölü bir yöreye yaşam verdik. İşte, çıkış da böyledir.
Bayraktar Bayraklı
- Yarattıklarımıza rızık olarak salkımları birbirine geçmiş yüksek hurma ağaçlarını da onlar için yarattık. O su ile ölü toprağa can verdik. Kabirden çıkış da işte böyledir.
Bekir Sadak
(9-11) Gokten bereketli bir su indirdik, kullara rizik olmak uzere onunla bahceler, bicilecek taneli ekinler, kume kume tomurcuklari olan boylu hurma agaclari yetistirdik. O su ile olu yeri dirilttik. Iste insanlarin diriltilmesi de boyledir.
Celal Yıldırım
Kullar için rızıktır (bunlar). Ve biz, o su ile ölü bir beldeyi dirilttik. İşte (dirilip toprak altından da) çıkmak böyledir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hepsi kullara rızık olsun diye. O yağmurla ölü toprağa can verdik.İşte insanların mezardan çıkışları da böyle olacak.
Diyanet İşleri
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
Diyanet İşleri (eski)
(9-11) Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.
Diyanet Vakfi
(10-11) Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik. Ve o su ile ölü toprağa can verdik. İşte hayata yeniden çıkış da böyledir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunları kullara rızık olması için (yetiştirmekteyiz). O su ile ölü bir toprağa can verdik, işte hayata çıkış da böyledir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunlar, kullara rızık olmak üzeredir. Onunla ölü bir bölgeyi de diriltmekteyiz, işte o dirilip çıkış da böyledir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kullara rızk için ve onunla ölü bir beldeye hayat vermekteyiz, işte o huruc da böyledir.
Erhan Aktaş
Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kullar için rızık olarak. Onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte yeniden diriliş de böyledir.
Fizilal-il Kuran
Kullara rızık olması için. Ve o su ile ölü bir memlekete can verdik. İşte insanların yeniden dirilmesi de böyledir.
Gültekin Onan
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.
Hamdi Döndüren
Kullara rızık olması için (bütün bunları yaptık). O su ile ölü toprağa can verdik. İşte kabirlerden çıkış da böyledir!
Hasan Basri Çantay
ki (bunlar) kullarına rızık olmak için (yaratılmışlardır). Biz onunla ölü bir memlekete can verdik, işte (kabirden) çıkış da böyledir.
Hasib Asutay
Kullara rızık olması için (yaratılmıştır). Ve onunla (o suyla) ölü bir beldeyi (toprağı) dirilttik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir. (5) (5. Nasıl ölen toprak canlanıyor, ağaçlara taze bir hayat geliyor, bitkiler yerden çıkıyorsa, siz de öyle yeniden bedenleşip çıkacaksınız.)
Hayrat Neşriyat
(9-11) Hem gökten bereketli bir su indirdik de, kullara rızk olmak üzere, onunla bahçeler, biçilecek ekinler ve tomurcukları (salkımları) üst üste dizilmiş yüksek hurma ağaçları yetiştirdik. Hem onunla ölü bir yeri dirilttik. İşte (kabirlerden) çıkış böyledir!
İbni Kesir
Kullara rızık olması için. Ve onunla ölü bir beldeye can verdik. İşte çıkış da böyledir.
Mehmet Okuyan
Kullara rızık olması için tomurcukları üst üste uzun hurma ağaçları (yetiştirdik). Onunla (suyla) ölü bir şehri (toprağı) canlandırdık. İşte (mahşerdeki) çıkış da böyledir.
Muhammed Esed
insanlara tahsis edilmiş rızk olarak; ve bun(lar)la ölü toprağa hayat veririz; işte (insanın) ölümden (sonra) yeniden vücuda gelmesi de böyle (olacak)tır.
Mustafa İslamoğlu
bütün kullara bir rızık olarak (verdik): Evet, Biz ölü bir beldeye o (su) ile can verdik; işte (insanın) yeniden dirilişi de böyle olacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
(11-12) Kullar için bir rızk olarak (bunları bitirdik) ve onunla (o su ile) bir ölmüş beldeyi dirilttik. İşte (kabirlerden) çıkış da böyledir. Onlardan (Kureyş müşriklerinden) evvel Nûh kavmi, Re's ashâbı ve Semûd (kavmi de peygamberlerini) tekzîp ettiler.
Ömer Öngüt
Kullarına rızık olmak üzere ve biz o su ile ölü bir toprağa can verdik. İşte insanların çıkışı (dirilmesi) de böyledir.
Suat Yıldırım
Bütün bunlar kullarımıza rızık vermek içindir. Hem o su ile ölü toprağa hayat verdik. İşte ölmüş insanların mezarlarından çıkışı da böyle olacaktır.
Süleyman Ateş
Kullara rızık olması için. Ve o su ile, ölü bir ülkeye can verdik. İşte çıkış da öyledir.
Süleymaniye Vakfı
Bunlar, kullarımıza rızık olması içindir. O su ile ölü bir beldeyi canlandırdık. (Öldükten sonra topraktan) çıkış da böyle olacaktır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunları, kullarımıza rızık olsun diye yaptık. O su ile ölü bir yeri canlandırdık. Tekrar diriliş de böyle olacaktır.
Şaban Piriş
Kullara rızık olarak... O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte kabirden çıkış da böyledir.
Tefhim-ul Kuran
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) dirilip çıkarılma da böyledir.
Ümit Şimşek
Tâ ki kullara rızık olsun. Biz o suyla ölü bir beldeye can verdik. Kabirlerden çıkışınız da işte böyledir.
Yaşar Nuri Öztürk
Kullara rızık olsun diye. Ve o suyla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte böyledir topraktan fışkırış.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Qullara ruzi olsun deyə belə etdik! Biz onunla ölü bir məmləkəti diriltdik. Dirilib qəbirdən çıxmaq da belədir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bəndələrə ruzi olsun deyə! Biz onunla (o su ilə) ölü bir məmləkəti cana gətirdik. (Qəbirlərdən dirilib) çıxmaq da belədir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
zur Versorgung der Diener. Mit dem Wasser beleben Wir tote Äcker. Ähnlich wird die Auferweckung zum Jüngsten Tag erfolgen.
Almanca — Der Edle Quran
als Versorgung für die Diener. Und Wir machen damit (manch) totes Land wieder lebendig; so wird auch das Herauskommen (erfolgen).
Almanca — M. A. Rassoul
als Versorgung für die Diener; und Wir beleben damit ein totes Land. So wird die Auferstehung sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
als Rizq für die Diener. Und damit belebten WIR eine tote Ortschaft. Solcherart ist das Hervorkommen (aus den Gräbern).
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And how with rain We produce victuals for the people and restore life to a dead land ! and so also shall be Resurrection!.
Abdul Haleem
as a provision for everyone; how with water We give [new] life to a land that is dead? This is how the dead will emerge [from their graves].
Abdullah Yusuf Ali
As sustenance for (Allah's) Servants;- and We give (new) life therewith to land that is dead: Thus will be the Resurrection.
Abul A'la Maududi
all this as sustenance for Our servants. And thus We do bring the dead land back to life with water. Such shall be the coming forth (of human beings from the earth).
Aisha Bewley
as provision for Our slaves; by it We brought a dead land to life. That is how the Emergence will take place.
Al-Hilali & Khan
A provision for (Allâh’s) slaves. And We give life therewith to a dead land. Thus will be the resurrection (of the dead).
Ali Quli Qarai
as a provision for servants; and with it We revive a dead country. Likewise will be the rising [from the dead].
Amatul Rahman Omar
To serve Our servants for sustenance. And by means of this (water) We raise the dead land to life. That is how the Resurrection shall come to be.
Arthur John Arberry
a provision for the servants, and thereby We revived a land that was dead. Even so is the coming forth.
Bijan Moeinian
He will bring you back to life.
E. Henry Palmer
for a provision to (our) servants; and we quickened thereby a dead land; thus shall the resurrection be!
Edip-Layth
A provision for the servants, and We gave life with it to the land which was dead. Such is the resurrection.
George Sale
as a provision for mankind; and We thereby quicken a dead country: So shall be the coming forth of the dead from their graves.
Hamid S. Aziz
A sustenance for the servants (of Allah), and We give life thereby to a dead land; thus is the Resurrection.
Mahmoud Ghali
A provision for the bondmen; and therewith We give life to a deceased country. Thus is the going out (of the graves).
Marmaduke Pickthall
Provision (made) for men; and therewith We quicken a dead land. Even so will be the resurrection of the dead.
Mohamed Ahmed - Samira
As a provision for men, and enlivened a region that was dead. Even thus will be the life after death.
Muhammad Asad
as sustenance apportioned to men; and by [all] this We bring dead land to life: [and] even so will be [man’s] coming-forth from death.
Mustafa Khattab
˹as˺ a provision for ˹Our˺ servants. And with this ˹rain˺ We revive a lifeless land. Similar is the emergence ˹from the graves˺.
Progressive Muslims
A provision for the servants, and We gave life with it to the land which was dead. Such is the resurrection.
Sahih International
As provision for the servants, and We have given life thereby to a dead land. Thus is the resurrection.
Sam Gerrans
As a provision for the servants. And therewith gave We life to a dead land. Thus will be the Emergence.
Shabbir Ahmed
A provision for My servants. And by all this We revive a dead land. Thus it is: (your) coming forth.
Syed Vickar Ahamed
As sustenance for (Allah’s) servants— And We give (new) life with it to land that is dead. Thus the New Life (resurrection) begins.
Taqi Usmani
as a provision to the servants (of Allah). And We gave life with it to a dead land. Similar will be the exit (of the dead from their graves).
The Monotheist Group
A provision for the servants, and We gave life with it to the land which was dead. Such is the resurrection.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
comme subsistance pour les serviteurs. Et par elle (lʹeau) Nous avons redonné la vie à une contrée morte. Ainsi se fera la résurrection.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Da ku ji mirovan re bibin risq û qût. Me bi wê avê welatekî hişkemirî sax (hêşîn) kiriye. Saxkirina miriyan (rabûna wan ji goran jî) her wisa ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
als levensonderhoud voor de dienaren. En Wij brengen daarmee een dode streek tot leven. Zo is ook het tevoorschijn komen (van de doden).
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als een voorraad voor den mensch. Wij verkwikken daardoor een dood land; zoo zal de opstanding der dooden uit hunne graven wezen.
Hollandaca — Siregar
Als een voorziening voor de dienaren. En Wij brengen daarmee (water) het dode land tot leven. Zo zal ook de Opwekking zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(и все это Аллах вывел из земли) в удел [как пропитание] рабам, и оживили Мы ею [этой водой] безжизненную [засушливую] местность. Также (как мы произрастили все водой) (будет произведен) исход [воскрешение в День Суда живших на земле]!
Rusça — Osmanov
в качестве хлеба насущного для рабов. Ею (т. е. водой) Мы оживили [мертвую] от сухости землю. Таков же будет исход [из могил].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
för (Våra) tjänares försörjning. Så skänker Vi liv åt död jord (och) så skall Vi låta er stiga fram (till nytt liv).