İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

فَتَرَى الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُصِيبَنَا دَائِرَةٌ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِهِ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَا اَسَرُّوا فِي اَنْفُسِهِمْ نَادِمِينَ

fe terā (e)lleƶīne fī ḳulūbihim meraDun yusāriǔne fīhim yeḳūlūne neḣşā en tuSībenā dāiratun fe ǎsā (a)llahu en ye'tiye bi l-fetHi ev emrin min ǐndihi fe yuSbiHū ǎlā mā eserrū fī enfusihim nādimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَتَرَىfe terāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görürsün
2الَّذِينَ(e)lleƶīne
3فِيbulunanların
4قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinde
5مَرَضٌmeraDunم ر ضHasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmakhastalık
6يُسَارِعُونَyusāriǔneس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakkoştuklarını
7فِيهِمْfīhimonların arasına
8يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyerek
9نَخْشٰٓىneḣşāخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.korkuyoruz
10اَنْen
11تُصِيبَنَاtuSībenāص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.bize gelmesinden
12دَائِرَةٌdāiratunد و رDönmek, devretmek, dolaşmakbir felaket
13فَعَسَىfe ǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kibelki
14اللّٰهُ(a)llahuAllah
15اَنْen
16يَأْتِيَye'tiyeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetirir de
17بِالْفَتْحِbi l-fetHiف ت حAçmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler.fetih
18اَوْevya da
19اَمْرٍemrinا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbir iş
20مِنْmin
21عِنْدِهِǐndihiع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.kendi katından
22فَيُصْبِحُواfe yuSbiHūص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.onlar olurlar
23عَلٰىǎlāüzerine
24مَاşeyler
25اَسَرُّواeserrūس ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltukgizledikleri
26فِيiçinde
27اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefisleri
28نَادِمِينَnādimīneن د مGünahkar bir davranışın sonucu olarak tövbe ve pişmanlık duymakpişmanlık

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yüreklerinde bir hastalık olanları ve bir felâkete uğramamızdan korkuyoruz, diyerek onların içine katılan, onlara koşanları görürsün. Fakat belki de Allah bir fetih verir, yahut kendi katından bir iş çıkarır meydana da onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı nâdim oluverirler.

Adem Uğur

Kalblerinde hastalık bulunanların: "Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.

Ahmed Hulusi

Sağlıklı düşünemeyenlerin (münafıkların), "Olayların akışının bizim aleyhimize dönmesinden korkuyoruz" diyerek, onların (Yahudi ve Nasaranın) arasına süratle daldıklarını görürsün. . . Umulur ki Allah, açıklık veya (HU) indinden bir hüküm getirir de, (onlar) içlerinde sakladıklarından (nifaktan) pişmanlık duyarlar.

Ahmet Tekin

Kalpleri kararmış, akıllarından zoru olanların, hasta ruhluların: 'Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz' diyerek, Yahudilerin arasında koşuşturduklarını görürsün. Umulur ki, Allah bir fetih veya kendi katındaki planlardan birini gerçekleştirir de, onlar, içlerinde gizledikleri nifaktan dolayı pişman olurlar.

Ahmet Varol

Kalplerinde hastalık (nifak) olanların 'başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz' diyerek onların aralarına koşuştuklarını görürsün. Ancak olur ki Allah fetih nasib eder yahut kendi katından bir emir gönderir de onlar kalplerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Ali Bulaç

İşte kalplerinde hastalık olanları: "Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Onun için kablerinde nifak hastalığı olanları görürsün ki, kâfirlerle dostluk yapmak hususunda yarışırlar. Korkarız bir zaman inkılâbı ile İslâm mağlûp olur, derler. Fakat yakındır ki, Allah, müslümanlara zaferi veya kendi katından bir emri (münafıkların açığa vurulması emrini) getirir de nefislerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Ali Rıza Safa

Yüreklerinde sayrılık olanların, "Başımıza bir yıkım gelmesinden korkuyoruz!" diyerek, onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah, bir utku veya Kendi katından bir buyruk getirir; içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Bayraktar Bayraklı

Kalplerinde hastalık bulunanların, "Bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah, fetih ya da kendi katından bir iş getirir de onlar, içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Bekir Sadak

Kalblerinde hastalik olanlarin, «Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz» diyerek onlara kostugunu gorursun. Olur ki Allah bir zafer verir veya katindan bir emir getirir de kalblerinde gizlediklerine icleri yananlara donerler.

Celal Yıldırım

Kalblerinde hastalık bulunanları, onlara doğru (dostluk kucağını açarak) koşuştuklarını görürsün ve: «Bize, (devrin dönmesiyle) bir felâketin dokunmasından korkarız» derler. Umulur ki Allah fetih veya kendi katından bir emirle gelir de (o kimseler) içlerinde gizleyip durduklarına pişman olarak sabahlarlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kalplerinde hastalık bulunanların “Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların dostluklarını kazanmaya çalıştıklarını görürsün. Belki de Allah müminlere katından bir fetih veya başka bir başarı getirir de onlar içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

Diyanet İşleri

İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

Diyanet İşleri (eski)

Kalblerinde hastalık olanların, 'Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz' diyerek onlara koştuğunu görürsün. Olur ki Allah bir zafer verir veya katından bir emir getirir de kalblerinde gizlediklerine içleri yananlara dönerler.

Diyanet Vakfi

Kalblerinde hastalık bulunanların: «Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz» diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kalblerinde hastalık bulunanların: «Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz» diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih ihsan eder veya katından bir emir (iş) getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için yüreklerinde münafıklık derdi olanların: "Ne yapalım, başımıza tersine bir devrin gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların içine koşup durduklarını görürsün. Umulur ki, Allah, yakında o zaferi getirir veya katından bir emir buyurur da içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için yüreklerinde nifak ılleti olanları görürsün ki onların içine koşar dururlar ne yapalım tersine bir devrin başımıza dönmesinden korkuyoruz derler, me'mul ki Allah yakında o fethi veya nezdi İlahisinden bir emir ihsan ediverir de nefislerinde gizlediklerine pişman olurlar

Erhan Aktaş

Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

Fizilal-il Kuran

Kalpleri hasta olanların «Başımıza bela gelir diye korkuyoruz» diyerek onlara koştuklarını görürsün. Olur ki Allah yakında size fetih nasib eder ya da kendi tarafından süpriz bir gelişme gösterir de o zaman bu kimseler kalplerinde gizli tuttukları duygulardan pişman olurlar.

Gültekin Onan

Kalplerinde hastalık olanların "zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize / bizi çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çaba harcadıklarını / çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Tanrı, bir fetih veya katından bir buyruk getirecek de, onlar nefslerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

Hamdi Döndüren

Kalplerinde hastalık bulunan kimselerin, “Bizleri çepçevre bir felâket kaplamasından korkarız.” diyerek onları (dost tutma) konusunda koşuştuklarını görürsün. Olabilir ki, Allah bir zafer verir veya kendi katından (onları üstün kılacak) bir buyruk getirir de onlar, içlerinde gizledikleri şeye pişman olurlar!

Hasan Basri Çantay

İşte kalblerinde bir (nifak) maraz (ı) bulunan kimselerin "Felaketin bize (dönüb) çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında koşuşduklarını görüyorsun. Belki Allah feth (-ü zafer) veya kendi katından bir emir getirecek de onlar, yüreklerinde gizledikleri şey'e karşı peşiman kimseler olacaklardır.

Hasib Asutay

Kalplerinde hastalık bulunanların, 'Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz' diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir de onlar, içlerinde gizledikleri şeylerden dolayı pişman olurlar.

Hayrat Neşriyat

Şimdi kalblerinde bir hastalık (bir nifak) bulunanların: 'Bize bir belâ gelmesinden korkuyoruz!' diyerek, (kâfirleri dost edinmek için) onların arasında koşuştuklarını görürsün. Fakat, umulur ki Allah, (peygamberine) zafer veya (münâfıklar hakkında)katından bir emir getirir de (onlar) içlerinde gizlediklerine pişmân olan kimseler olurlar.

İbni Kesir

Kalblerinde hastalık olanların; bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz, diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah, fetih verir veya katından bir emir getirir de onlar, içlerinde gizlediklerinden dolayı pişman olurlar.

Mehmet Okuyan

Kalplerinde hastalık bulunanların “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz.” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir zafer veya katından bir emir getirir de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

Muhammed Esed

Ve kalplerinde hastalık olanların, (kendi kendilerine) "Şansımızın kötü gitmesinden korkuyoruz!" diyerek onların işine yarayan bir tavır sergilemekte yarıştıklarını görebilirsin. Ama Allah, (müminler için) büyük bir başarı takdir ettiğinde yahut kendi planının (başka) bir tezahürünü gerçekleştirdiğinde o (kararsız)lar, kendi içlerinde gizlice barındırdıkları düşüncelerden dolayı vicdan azabı duymaya başlarlar.

Mustafa İslamoğlu

Kalplerinde hastalık bulunanların, "İşlerin ters gidip başımıza bir şey gelmesinden korkarız" diyerek, ötekilerin işine yarayacak bir tavır sergilemekte yarıştıklarını görürsün. Belki Allah bir zafer verir ya da O'nun katından bir talimat gelir de, içlerinde sakladıkları düşüncelerden dolayı vicdan azabı çekmeye başlarlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi kalblerinde bir maraz olan kimseleri görürsün ki, onların içinde koşar dururlar, «Bize bir felaket isabet etmesinden korkarız,» derler. Artık umulur ki, Allah Teâlâ bir feth veya nezd-i ilâhiyesinden bir emir vücuda getirir de, onlar kendi nefislerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

Ömer Öngüt

Kalplerinde hastalık bulunanların: “(Devir onların lehine döner de) bize bir musibet erişir diye korkuyoruz. ” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih ya da kendi katından bir emir getirir de böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden (nifaktan) dolayı pişman olurlar.

Suat Yıldırım

Kalbinde nifak hastalığı olanların, içlerinden: "Ne olur ne olmaz, başımıza bir felâket gelebilir, şimdiki durumumuz değişebilir, onun için biz tedbirimizi alalım." diyerek, kâfirlerle dost olmak için onların yanına girip çıktıklarını görürsün. Umulur ki Allah yakında bir zafer ihsan eder veya Kendi tarafından peygamberi vasıtasıyla münafıkların maskelerini düşürme gibi bir başka durum ortaya çıkar da, Onlar içlerinde gizledikleri bu nifaktan dolayı pişman olurlar.

Süleyman Ateş

Kalblerinde hastalık bulunanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz!" diyerek onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah fetih ya da kendi katından bir iş getirir de onlar, içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Süleymaniye Vakfı

Kalplerinde hastalık olanların, "durumun aleyhimize dönmesinden korkuyoruz" diyerek Yahudi ve Hristiyanların arasında koşuştuğunu görürsün. Belki Allah, bir fetih nasip eder veya kendi katından yeni bir durum ortaya çıkarır da içlerinde sakladıkları şeyden pişmanlık duyarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kalplerinde hastalık olanların, onların arasında koşuştuğunu görürsün; "Çepeçevre kuşatılmaktan korkuyoruz" derler. Bakarsın Allah, hastalıklarını açığa çıkarır veya katından bir iş meydana getirir de içlerinde gizledikleri şeylerden dolayı pişman olurlar.

Şaban Piriş

Kalplerinde hastalık olanların: -Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz, diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Tefhim-ul Kuran

İşte kalplerinde hastalık olanların: «Zamanın, felâketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz» diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih ya da katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

Ümit Şimşek

Kalplerinde hastalık bulunanların, 'Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz' diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Fakat bakarsın, Allah size bir fetih nasip eder veya kendi katından bir iş ortaya çıkarır da onlar gönüllerinde sakladıkları şey için pişman oluverirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kalplerinde hastalık olanların, "Başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların içine daldıklarını görürsün. Olabilir ki Allah, bir fetih yahut katından bir buyruk getirir de bunu yapanlar, benliklerinde sakladıkları şeye pişmanlık duyar hale gelirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən qəlbində xəstəlik olanların: “Qorxuruq ki, başımıza bir fəlakət gələ”– deyərək onların Kitab əhli arasında vurnuxduqlarını görürsən. Ola bilsin ki, Allah qələbə bəxş etsin və ya Öz tərəfindən bir əmr versin və onlar ürəklərində gizlətdiklərindən peşman olsunlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ona görə də qəlblərində mərəz (nifaq xəstəliyi) olanları onların (yəhudi və xaçpərəstlərin) içində vurnuxan və: ″Bizə bir fəlakət üz verməsindən (islamın məğlubiyyətindən) qorxuruq″, - deyən görərsən. Amma, ola bilsin ki, Allah (möʼminlərə) bir zəfər gətirsin və Öz tərəfindən elə bir iş qursun ki, onlar (münafiqlər) ürəklərində gizlətdiklərindən (küfr və nifaqdan) peşman olsunlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du siehst jedoch, wie die Heuchler, die seelisch krank sind, ihnen zulaufen und sagen: ʺWir fürchten, daß wir eine Niederlage erleiden und daß wir keine Verbündeten haben, die uns beistehen. ʺ Vielleicht gewährt Gott euch den Sieg, die Öffnung (Mekkas), oder eine Entscheidung von Ihm, so daß sie bereuen, was sie im Verborgenen dachten.

Almanca — Der Edle Quran

Und so siehst du diejenigen, in deren Herzen Krankheit ist, sich ihretwegen beeilen; sie sagen: ʺWir fürchten, daß uns eine Schicksalswendung treffen wird.ʺ Aber vielleicht wird Allah den entscheidenden Sieg oder eine Anordnung von Ihm herbeibringen. Dann werden sie über das, was sie in ihrem Innersten geheimgehalten haben, Reue empfinden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und du wirst jene sehen, deren Herzen von Krankheit befallen sind, (und) zu ihnen hineilen; sie sagen: ʺWir fürchten, es könnte uns ein Unglück befallen.ʺ Möge Allah den Sieg oder sonst ein Ereignis herbeiführen. Dann werden sie bereuen, was sie in ihren Herzen verbargen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und du siehst, daß diejenigen, in deren Herzen Krankheit ist, zu ihrer (Unterstützung) eilen. Sie sagen: ʺWir fürchten, daß wir unterlegen sein werden.ʺ ALLAH wird jedoch entweder den Sieg oder von Sich aus eine Entscheidung herbeiführen, so werden sie bereuen aufgrund dessen, was sie bei sich verheimlicht haben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And you see those hypocrites whose ill-natured hearts reflect the morbidity inherent in their innermost being, hasten on to win their tutelage and they interpret their thoughts in words, Thus: "We fear," they say, "lest one day fortune be on their side and we should be overcome and suffer at their hands". May Allah make victory sit on your helm O Muslims or take matters of fact and circumstance them after His own manner; there and then shall the hypocrites be really sorry and pained at heart for having succumbed to their evil thoughts.

Abdul Haleem

yet you [Prophet] will see the perverse at heart rushing to them for protection, saying, ‘We are afraid fortune may turn against us.’ But God may well bring about a triumph or some other event of His own making: then they will rue the secrets they harboured in their hearts,

Abdullah Yusuf Ali

Those in whose hearts is a disease - thou seest how eagerly they run about amongst them, saying: "We do fear lest a change of fortune bring us disaster." Ah! perhaps Allah will give (thee) victory, or a decision according to His will. Then will they repent of the thoughts which they secretly harboured in their hearts.

Abul A'la Maududi

Indeed you see those afflicted with the disease of hypocrisy race towards them, saying: 'We fear lest some misfortune overtakes us. And it may happen that Allah will either bring you a decisive victory or bring about something else from Himself? and then they will feel remorseful at their hypocrisy which they have kept concealed in their breasts -

Aisha Bewley

Yet you see those with sickness in their hearts rushing to them, saying, ‘We fear the wheel of fate may turn against us. ’ But it may well be that Allah will bring about victory or some other contingency from Him. Then they will deeply regret their secret thoughts.

Al-Hilali & Khan

And you see those in whose hearts there is a disease (of hypocrisy), they hurry to their friendship, saying: "We fear lest some misfortune of a disaster may befall us." Perhaps Allâh may bring a victory or a decision according to His Will. Then they will become regretful for what they have been keeping as a secret in themselves.

Ali Quli Qarai

Yet you see those in whose hearts is a sickness rushing to them, saying, ‘We fear lest a turn of fortune should visit us. ’ Maybe Allah will bring about a victory, or a command from Him, and then they will be regretful for what they kept secret in their hearts,

Amatul Rahman Omar

Now you shall see those in whose hearts is a disease (of hypocrisy) vying one with another towards them (- the Jews and Christians to take them for allies). They say, `We are afraid lest a misfortune should befall us.' But it is well nigh that Allâh will bring about a victory or some other (more remarkable) event (in favour of Islam) from Himself; then they will become more remorseful (and ashamed) for what they secretly harboured in their minds.

Arthur John Arberry

Yet thou seest those in whose hearts is sickness vying with one another to come to them, saying, 'We fear lest a turn of fortune should smite us. ' But it may be that God will bring the victory, or some commandment from Him, and then they will find themselves, for that they kept secret within them, remorseful,

Bijan Moeinian

You see those [hypocrites] who suffer from the disease [of doubt] are always around them (Jews & Christians. ) They say: "In case we (the Muslims) are defeated [then we will have a safe harbor.]" What if God gives you a victory or shower you with His blessings? How can they hide their shame of being hypocrites in that case?

E. Henry Palmer

Thou wilt see those in whose hearts is a sickness vieing with them; they say, 'We fear lest there befall us a reverse. ' It may be God will give the victory, or an order from Himself, and they may awake repenting of what they thought in secret to themselves.

Edip-Layth

You will see those who have a disease in their hearts hurrying to them, saying, "We fear that a disaster will befall us!" Perhaps God will bring a victory or a decree from Himself, then they will become regretful over what they had kept hidden within themselves.

George Sale

Thou shalt see those in whose hearts there is an infirmity, to hasten unto them, saying, we fear lest some adversity befall us; but it is easy for God to give victory, or a command from Him, that they may repent of that which they concealed in their minds.

Hamid S. Aziz

You will see those in whose heart is a disease runs about among them, saying, "We fear lest a reversal befall us. " It may be that Allah will give you victory, or a commandment from Himself, and they may awake repenting of their secret thoughts.

Mahmoud Ghali

So you see the ones in whose hearts is sickness vie swiftly with one another among them. They say, "We are apprehensive lest a turn of (bad) fortune should afflict us." Yet it may be that Allah will come up with the conquest, or a Command from His Providence, so they will be remorseful for what they kept secret within themselves.

Marmaduke Pickthall

And thou seest those in whose heart is a disease race toward them, saying: We fear lest a change of fortune befall us. And it may happen that Allah will vouchsafe (unto thee) the victory, or a commandment from His presence. Then will they repent them of their secret thoughts.

Mohamed Ahmed - Samira

You will notice that those whose hearts are afflicted with sickness (of doubt) only hasten to join them and say: "We fear lest misfortune should surround us. " It may well be that God may soon send (you) success, or other command of His. Then will they be repentant of what they had concealed in their hearts.

Muhammad Asad

And yet thou canst see how those in whose hearts there is disease vie with one another for their good will, saying [to themselves], "We fear lest fortune turn against us. " But God may well bring about good fortune [for the believers] or any [other] event of His own devising, whereupon those [waverers] will be smitten with remorse for the thoughts which they had secretly harboured within themselves-

Mustafa Khattab

You see those with sickness in their hearts racing for their guardianship, saying ˹in justification˺, "We fear a turn of fortune will strike us." But perhaps Allah will bring about ˹your˺ victory or another favour by His command, and they will regret what they have hidden in their hearts.

Progressive Muslims

You will see those who have a disease in their hearts hurrying to them, saying: "We fear that a disaster will befall us!" Perhaps God will bring a victory or a decree from Himself, then they will become regretful over what they had kept hidden within themselves.

Sahih International

So you see those in whose hearts is disease hastening into [association with] them, saying, "We are afraid a misfortune may strike us. " But perhaps Allah will bring conquest or a decision from Him, and they will become, over what they have been concealing within themselves, regretful.

Sam Gerrans

And thou seest those in whose hearts is disease competing among them, saying: “We fear lest a reversal befall us.” But it may be that God will bring victory or a command from Him and they will become of what they concealed within their souls, remorseful.

Shabbir Ahmed

You will see those who harbor doubt in their hearts running to them saying, "We fear that a change of fortune may befall us. " But, Allah will bring you victory, or His Command will come to pass and they will regret what they harbored in their hearts.

Syed Vickar Ahamed

(And) those (people) in whose hearts is a disease— Do you see how eagerly they run about among themselves, saying: "We do fear that a change of fortune will bring us ruin. " Oh! Perhaps Allah will give you victory, or a decision according to His Will, then they will feel sorry for the thoughts that they secretly kept in their hearts.

Taqi Usmani

Now, you see those who have disease in their hearts race towards them saying, "We apprehend that some misfortune may overtake us."So, it is likely that Allah may bring victory or something else from His own side, whereupon they will become regretful over what they concealed in their hearts.

The Monotheist Group

You will see those who have a disease in their hearts hurrying to them, saying: "We are concerned that a disaster will befall us!" Perhaps God will bring a victory or a decree from Himself, then they will become regretful over what they had kept hidden within themselves.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca tu wan kesên ku di dilê wan de nexweşîn heye dibînî ku li hevalbendiya wan (ên cihû û fileh) lez dikin. Dibêjin (eger misliman têk herin, vêca) em ditirsin ku karesateke mezin bi ser me de bê. Vêca hêvî heye ku Xwedê rizgarî yan jî serkeftinekê ji cem xwe ji bo mislimanan bîne; êdî li ser a ku wan di dilê xwe de veşartibû dê poşman bibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jij ziet toch dat zij die in hun harten een ziekte hebben zich naar hen toe haasten; zij zeggen: ʺWij vrezen dat een wending (van het lot) ons zal treffen.ʺ Misschien dat God succes brengt of een beschikking van Zijn kant. Dan zullen zij wroeging krijgen over wat zij in zichzelf geheim houden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij zult hen zien, in wier harten eene zwakheid heerscht, hoe zij zich haasten, zeggende: wij vreezen, dat ons eenigerhande tegenspoed overkomt; maar het is God gemakkelijk, de overwinning te schenken, of een bevel van Hem, dat zij berouw mogen gevoelen, omtrent hetgeen zij in hun binnenste hebben besloten.

Hollandaca — Siregar

En jij ziet toch dat zij in hun harten een ziekte hebben en zich naar hen (de vijanden van de moslims) toe haasten. Zij zeggen: ʺWij vrezen dat een verandering (van het lot) ons zal treffen.ʺ Misschien dat Allah (jou) de overwinning zal geven, of een beschikking van Hem (in hun nadeel zal geven), dan zullen zij spijt hebben van wat zij in zichzelf geheim hielden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И ты видишь, как те [лицемеры], в чьих сердцах болезнь [сомнение], спешат к ним [к иудеям] (чтобы взять их себе сторонниками), говоря: «Мы боимся, что нас постигнет поворот (беды) [что иудеи победят верующих и из-за этого мы пострадаем]!» А может быть, Аллах даст (верующим) победу [завоевание Мекки] или какое-нибудь повеление от Себя (из-за которого иудеи и христиане ослабнут), и (тогда) они [лицемеры] окажутся сожалеющими о том, что скрывали в своих душах [о том, что думали стать на сторону неверующих],

Rusça — Osmanov

Ты [, Мухаммад,] видишь, что те, чьи сердца нестойки [в вере], спешат [подружиться] с ними и оправдываются [перед муслимами]:ʺМы опасаемся, что нас постигнет бедаʺ. А ведь может случиться так, что Аллах дарует от Себя [верующим] победу или даст какое-либо повеление. И тогда они раскаются в том, что таили в своих душах.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Du ser att de vilkas hjärtan är sjuka av tvivel har bråttom att söka vinna deras (gunst). De säger: ʺVi fruktar att vår lycka skall vända sig.ʺ Men det kan hända att Gud skänker (de troende) segern eller ger Sin vilja till känna (på annat sätt), och då måste dessa människor (med sjuka sinnen) ångra sina (hemliga) tankar.