(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
وَاِذَا كُنْتَ فِيهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَائِكُمْ وَلْتَأْتِ طَائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةً وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُوا اَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُوا حِذْرَكُمْ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا
ve iƶā kunte fīhim fe eḳamte lehumu S-Salāte fe l teḳum Tāifetun minhum meǎke ve l ye'ḣuƶū esliHatehum fe iƶā secedū fe l yekūnū min verāikum ve l te'ti Tāifetun uḣrā lem yuSallū fe l yuSallū meǎke ve l ye'ḣuƶū Hiƶrahum ve esliHatehum vedde (e)lleƶīne keferū lev teğfulūne ǎn esliHatikum ve emtiǎtikum fe yemīlūne ǎleykum meyleten vāHideten ve lā cunāHa ǎleykum in kāne bikum eƶen min meTarin ev kuntum merDā en teDeǔ esliHatekum ve ḣuƶū Hiƶrakum inne (a)llahe eǎdde li l-kāfirīne ǎƶāben muhīnen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların içinde bulunur da namaz kıldırırsan onların bir kısmı seninle berâber ve silâhları yanlarında olarak namaz kılsın, secde ettiler mi öbür kısmı, arkanızda dursun. Sonra namaz kılmayan takım gelsin, seninle namaz kılsın, kalkanlarını, silâhlarını üstlerinde bulundursunlar. Kâfirler, birdenbire üstünüze bir saldırışta bulunmak için sizin silâhlarınızdan, eşyanızdan gafil olmanızı isterler. Ancak yağmurdan dolayı müşkülâta uğrarsanız, yahut hastaysanız silâhlarınızı çıkarmada vebal yok size,
Abdulkadir Gölpınarlı
Onların içinde bulunur da namaz kıldırırsan onların bir kısmı seninle berâber ve silâhları yanlarında olarak namaz kılsın, secde ettiler mi öbür kısmı, arkanızda dursun. Sonra namaz kılmayan takım gelsin, seninle namaz kılsın, kalkanlarını, silâhlarını üstlerinde bulundursunlar. Kâfirler, birdenbire üstünüze bir saldırışta bulunmak için sizin silâhlarınızdan, eşyanızdan gafil olmanızı isterler. Ancak yağmurdan dolayı müşkülâta uğrarsanız, yahut hastaysanız silâhlarınızı çıkarmada vebal yok size,
Adem Uğur
Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer gurup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Ahmed Hulusi
(Rasulüm, korkulu bir durumdayken) onların içlerinde olup da onlara salatı ikame ettirdiğinde, onlardan bir grup seninle beraber silahları da yanlarında olarak namaza dursun. . . Secde ettiklerinde (diğerleri) sizin arkanızda (koruyucu) olsunlar. . . (Sonra) salatı eda etmemiş diğer grup gelsin, seninle birlikte salatı ikame etsin. . . (Onlar da) tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. . . O hakikat inkarcıları arzu ederler ki, keşke siz silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olsanız da, ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan dolayı bir sıkıntı varsa yahut hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda bir mahzur yoktur. . . (Bununla beraber) tedbirinizi alın. . . Muhakkak ki Allah, hakikati inkar edenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Ahmet Tekin
Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar, böylece secdelerini tamamladıklarında arkanızdan sizi emniyete alsınlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan diğer grup gelip, seninle beraber namazlarını kılsınlar. Onlar da silâhlı olarak her türlü savunma tedbirlerini alsınlar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, siz silahlarınız ve eşyanızla ilgili boş bulunsanız da, üstünüze âni bir baskın yapsalar, arzusunda bulunurlar. Yağmurdan dolayı sıkıntıya düşerseniz, yahut hasta iseniz, silahlarınızı bırakmanızda size bir vebal yoktur. Yine de her türlü savunma tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler için alçaltıcı, zillete düşürücü bir azap hazırlamıştır.
Ahmet Varol
(Tehlikeli bir anda) sen onların arasında bulunup kendilerine namaz kıldırdığında içlerinden bir grup seninle birlikte namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secde ettiklerinde arkanıza geçsinler ve henüz namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte namaz kılsınlar. Bu arada tedbirlerini alsın ve silahlarını da yanlarında bulundursunlar. Kâfirler sizin silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı ve birden üzerinize baskın yapmak isterler. Yağmurdan dolayı sıkıntınız olur veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Ancak tedbirinizi alın. Allah kâfirler için aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır. [21]
Ali Bulaç
İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte dursun ve silahlarını (yanlarına) alsın; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar. Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da 'korunma araçlarını' ve silahlarını alsınlar. Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız)dan ayrılmış olmanızı isterler. Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur. Korunma tedbirlerinizi alın. Şüphesiz, Allah kafirler için aşağılatıcı bir azab hazırlamıştır.
Ali Fikri Yavuz
Sen onların (askerin) içinde olup (cephede) onlara namaz kıldıracağın zaman, (askerini iki kısım yap), bir kısmı seninle namazda, diğeri düşman karşısında dursun. Hepsi de silâhlarını yanlarına alsınlar. Seninle namazda olup bir rekât kılanlar düşman karşısına gitsinler. Düşman karşısında olup namaz kılmamış olanlar gelip, ikinci rekâtı seninle kılsınlar ve onlar da tedbirli bulunarak silâhlarını yanlarına alsınlar. (Sen selâm verip onlar selâm vermeden düşman karşısına gitsinler. Evvelce bir rekât kılmış olanlar geri gelip kendi başlarına bir rekât daha kılarak selâm versinler. Sonra yer değiştirerek ikinci rekâtı imamla kılmış olanlar gelip kendi başlarına birinci rekâtı kılarak teşehhüdden sonra selâm versinler. Bu gidiş ve dönüşlerde namaz bitinceye kadar namazı bozacak işlerde bulunulmaz.) Kâfirler arzu ederler ki, silâh ve eşyalarınızdan gafil bulunasınız da, size ansızın bir baskın yapsalar. Eğer yağmurdan dolayı size bir eziyet olursa, hasta bulunursanız, silâhlarınızı bırakmanızda üzerinize günah yoktur. Bununla beraber ihtiyat tedbirini alın. Allah kâfirlere hor ve rüsvay edici bir azab hazırlamıştır.
Ali Rıza Safa
Aralarında olup onlara namaz kıldırdığında, onların arasından bir küme, silahlarını alarak seninle birlikte dursunlar. Böylece, secde ettiklerinde arkanızda bulunsunlar. Namaz kılmamış olan küme, koruma önlemlerini ve silahlarını alarak, seninle birlikte namaz kılsınlar. Nankörlük edenler, size ansızın bir baskın yapmak için, silahlarınızı ve gereçlerinizi bırakmış olmanızı istiyorlar. Yağmurdan dolayı sıkıntıya düşerseniz veya sağlığınız bozuksa, silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur. Yine de korunma önlemlerinizi alın. Kuşkusuz, Allah, nankörlük edenler için aşağılayıcı bir ceza hazırlamıştır.
Bayraktar Bayraklı
Sen de onların içlerinde bulunup namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını yanlarına alsınlar, böylece namaz kılıp secde ettiklerinde diğerleri arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan diğer grup gelip, seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Kafirler, siz silahlarınızı ve eşyalarınızı bıraktığınızdaüstünüze birden baskın yapmak isterler. Eğer size yağmurdan bir eziyet olursa, yahut hasta iseniz, silahlarınızı bırakmanızda günah yoktur. Yine de tedbirinizi alınız. Şüphesiz Allah, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Bekir Sadak
Sen iclerinde olup da namazlarini kildirdigin zaman, bir kismi seninle beraber namaza dursun ve silahlarini da yanlarina alsinlar; secdeyi yaptiktan sonra onlar arkaniza gecsinler; kilmayan obur kisim gelsin, seninle beraber kilsinlar, tedbirli olsunlar, silahlarini alsinlar. Kafirler, size ansizin bir baskin vermek icin, silah ve esyanizdan ayrilmis bulunmanizi dilerler. Yagmurdan zarar gorecekseniz veya hasta olursaniz, silahlarinizi birakmaniza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere suphesiz agir bir azap hazirlamistir.
Celal Yıldırım
Ve sen İçlerinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursun, silâhlarını da yanlarına alsınlar. Secde ettiklerinde(n hemen sonra) arkanızda yerlerini alsınlar. Bu defa henüz namaz kılmayan diğer kısım gelip seninle beraber namaz kılsınlar; tetikte olup silâhlarını yanlarında tutsunlar. Küfredenler, silâhlarınızdan ve eşyanızdan gaflet etmenizi ve böylece size birdenbire baskın yapmayı isterler. Eğer yağmurdan tedirgin olur veya hasta bulunursanız, silâhlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur; ama her şeye rağmen tetikte olun, ihtiyatlı davranın. Şüphesiz ki Allah kâfirlere aşağılayıcı, horlayıcı bir azâb hazırlamıştır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun, silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secde ettiklerinde ötekiler arkanızda olsunlar, sonra henüz namazlarını kılmamış bulunan (bu) bölük gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve bunlar da ihtiyat tedbirlerini ve silâhlarını alsınlar. Kâfirler isterler ki, siz silâhlarınızdan ve eşyanızdan gafil (uzak ve unutmuş) olasınız da üzerinize ansızın bir baskın yapsınlar! Eğer yağmur yüzünden bir zarar görürseniz veya hasta olursanız silâhlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Yine de ihtiyat tedbirinizi alın! Allah elbette kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Diyanet İşleri (eski)
Sen içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler; kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler, size ansızın bir baskın vermek için, silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere şüphesiz ağır bir azab hazırlamıştır.
Diyanet Vakfi
Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer gurup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun, silahlarını da yanlarına alsınlar, bunlar secdeye vardıklarında diğer kısım arkanızda beklesinler, sonra henüz namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunup silahlarını da yanlarına alsınlar. Kafirler silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil bulunsanız da size ani bir baskında bulunsunlar diye arzu ederler. Eğer yağan yağmurdan bir güçlüğe uğrarsanız veya hasta olursanız, silahları bırakmanızda bir mahzur yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Çünkü Allah kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o vakıt sen içlerinde olub da onlara nemaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun, silahlarını da yanlarına alsınlar, bunlar secdeye vardıklarında diğer kısım arkanızda beklesinler, sonra o nemaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar ve silahlarını yanlarına alsınlar, kafirler arzu ederler ki silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil bulunsanız da size birdenbire bir basgın bassalar, eğer yağan yağmurdan bir eziyyet varsa veya hasta iseniz silahları bırakmanızda beis yoktur, bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın çünkü Allah kafirler için mühiyn bir azab hazırlamıştır
Erhan Aktaş
Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, salat etmemiş olan diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Kafirler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah Kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, salat etmemiş olan diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Kafirler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah Kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, o diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Gerçeği yalanlayan nankörler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah gerçeği yalanlayan nankörler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Fizilal-il Kuran
Eğer sen mümin savaşçıların arasında bulunur da onlara namaz kıldırırsan onların bir grubu senin arkanda namaza dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar. Bu grup secdeden kalkınca arkanıza (nöbet yerine) geçsin. Bu kez namaz kılmamış olan öteki grup gelerek arkanda namaz kılsın, bunlar da silahlarını ve teçhizatlarını yanlarına alsınlar. Çünkü kafirler isterler ki, silahlarınızı ve kumanyalarınızı aklınızdan çıkarasınız da ansızın üzerinize baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan zarar görecekseniz ya da hasta iseniz silahlarınızı yere bırakmanızın sakıncası yoktur. Bununla birlikte uyanık ve tedbirli olunuz. Hiç şüphesiz Allah kafirler için onur kırıcı bir azap hazırlamıştır.
Gültekin Onan
İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte dursun ve silahlarını (yanlarına) alsın; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar. Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da 'korunma araçlarını' ve silahlarını alsınlar. Kafirler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız)dan ayrılmış olmanızı isterler. Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur. Korunma tedbirlerinizi alın. Şüphesiz, Tanrı kafirler için aşağılatıcı bir azab hazırlamıştır.
Hamdi Döndüren
Onların içinde iken namaz kıldırdığında, içlerinden bir grup silahlarını alıp seninle birlikte namaza dursun ve secde edince de, bu grup arka tarafınıza geçsin! Bu kez de, namaz kılmayan diğer grup gelip seninle birlikte namazı kılsınlar. Onlar da tedbirli olsunlar ve silahlarını yanlarında bulundursunlar. Çünkü inkâr edenler size ansızın bir baskın yapmak için, silah ve mühimmatınızın yanınızda olmamasını arzu ederler. Ancak yağmurdan dolayı güçlük çekiyorsanız veya hasta iseniz, silahlarınızı bir yere bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Yine de gerekli tedbirinizi alın! Allah, inkâr edenlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Hasan Basri Çantay
Sen de içlerinde bulunub da kendilerine namaz kıldırdığın vakit onlardan bir kısmı seninle birlikde dursun, silahlarını (yanlarına) alsınlar. Bu suretle secde etdikleri zaman da arka tarafınızda bulun (ub düşmana karşı dur) sunlar. (Bundan sonra) henüz namazını kılmamış olan diğer kısmı gelib seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O küfredenler arzu eder ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gaafil olsanız da üstünüze derhal bir baskın yapsınlar. Eğer size yağmurdan bir eziyyet olursa, yahud hasta bulunursanız silahlarınızı koymanızda üzerinize vebal yokdur. (Fakat yine) bütün ihtiyat tedbirlerini alın. Şübhe yokdur ki Allah kafirlere hor ve hakir edici bir azab hazırlamışdır.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Sen de (müminlerin) içlerinde bulunup da kendilerine namaz kıldırdığın vakit, onlardan bir grup seninle beraber (namaza) dursun ve silâhlarını da (yanlarına) alsınlar. Bunlar secde ettiklerinde (bir rekât kıldıklarında), arkalarınızda olsunlar. Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle beraber (namazlarını) kılsınlar, onlar da tedbirlerini ve silâhlarını alsınlar. (45) İnkâr edenler isterler ki, silâhlarınızdan ve teçhizatınızdan gafil olasınız da üzerinize ansızın bir baskın yapsınlar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silâhlarınızı bırakmanızda size bir günâh yoktur. (Yine de) önlemlerinizi alın. Şüphesiz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. (45. Bu durumda imam iki rekâtı tamamlamış olur. Birer rekât kılmış bulunan her iki grup da yine nöbetleşe olarak kalan namazlarını tek başına tamamlarlar.)
Hayrat Neşriyat
Hem (sen) içlerinde bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, artık onlardan bir tâife seninle berâber (namaza) dursun; silâhlarını da (yanlarına) alsınlar! Secdeye vardıkları zaman ise hemen (diğer tâife) arkanızda bulunsunlar! Sonra namaz kılmamış olan diğer tâife gelip seninle berâber namaz kılsınlar, hem tedbirlerini hem silâhlarını alsınlar! İnkâr edenler arzu ederler ki silâhlarınızdan ve eşyâlarınızdan gafil olsanız da üzerinize birdenbire baskın yapsalar.Bununla berâber size yağmurdan bir eziyet olur veya hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Fakat tedbîrinizi alın! Şübhesiz ki Allah, kâfirler için(pek) aşağılayıcı bir azab hazırlamıştır.
İbni Kesir
Sen; içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da alsınlar. Secdeye vardıklarında onlar arkanıza geçsinler, kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar. Tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler size ansızın bir baskın vermek için silah ve eşyanızdan gafil bulunmanızı arzu ederler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza bir beis yoktur. Fakat dikkatli olun. Allah; şüphesiz kafirlere horlayıcı bir azab hazırlamıştır.
Mehmet Okuyan
Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle birlikte namaza durup, silahlarını alsınlar (kuşansınlar); böylece secde ettiklerinde (namazı kıldıklarında diğerleri) arkanızda olsunlar! (Ardından henüz) namazını kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte namazı kılsın, onlar da önlemlerini ve silahlarını alsınlar! O kâfir olanlar sizin silahlarınızdan ve eşyanızdan habersiz olmanızı ve üstünüze birden baskın yapmayı isterler. Size yağmurdan (dolayı) bir eziyet dokunur veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda size herhangi bir vebal yoktur. (Yine de) önleminizi alın! Şüphesiz ki Allah kâfirler için küçük düşürücü bir azap hazırlamış (olacak)tır.
Muhammed Esed
O halde sen müminler arasında iken onlara namazda imamlık yapacaksan, (yalnızca) bir bölümünün, silahlarını kuşanmış olarak seninle namaza durmalarına izin ver. Onlar namazlarını bitirdikten sonra, namazlarını eda etmemiş olan diğer gurubun her türlü tehlikeye karşı hazır vaziyette ve silahlarını kuşanmış olarak gelip seninle namaza durmaları sırasında size koruyuculuk yapsınlar; (çünkü) hakikati inkara şartlanmış olanlar sizin silahlarınızı ve teçhizatınızı unutup bırakmanızı isterler ki ani bir baskınla üzerinize saldırabilsinler. Fakat yağmurdan dolayı sıkıntıya düşerseniz yahut hasta iseniz (namaz kılarken) silahlarınızı bırakmanızda bir mahzur yoktur; ama tehlikeye karşı (daima) hazırlıklı olun. Allah, şüphesiz, hakikati inkar edenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Mustafa İslamoğlu
Sen de onların arasındayken kendilerine imamlık yapacağın zaman, sadece bir kısmı silahlarını kuşanmış olarak seninle namaza dursunlar. Onlar secdeye vardıklarında (diğerleri) sizin ardınızda dursunlar. Bu kez namazlarını eda etmemiş olan diğer grup gelsin, her türlü tehlikeye karşı müteyakkız ve silahlarını kuşanmış bir halde seninle birlikte namaza dursunlar. İnkarda direnenler sizi silahsız ve teçhizatsız yakalamak isterler ki, ani bir baskınla sizi gafil avlayabilsinler. Fakat yağmur dolayısıyla zorda kalır ya da hastalıktan muzdarip olursanız, (namaz sırasında) silahlarınızı bırakmanızda bir beis yoktur; yine de siz tehlikeye karşı tetikte olun! Kuşku yok ki Allah, inkarcılar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sen içlerinde olup da onlarla namaz kıldıracağın zaman onlardan bir zümre seninle beraber namaza dursun, silâhlarını da alıversinler. Bunlar secde edince arka tarafınızda bulunsunlar ve namazı kılmamış olan diğer bir zümre de gelsin, seninle beraber namazı kılsın ve ihtiyat tedbirlerini ve silâhlarını da alıversinler. Kâfir olan kimseler arzu ederler ki, siz silâhlarınızdan ve eşyanızdan gâfil bulunâsınız da sizin üzerinize bir baskın ile baskında bulunuversinler. Ve eğer size yağmurdan bir eziyet var ise veya siz hasta bulunmuş iseniz silâhlarınızı bırakmanızdan dolayı üzerinize bir günah yoktur. Ve ihtiyat tedbirinizi alınız, şüphe yok ki Allah Teâlâ kâfirler için hakaret bahşolan bir azab hazırlamıştır.
Ömer Öngüt
Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Secdeye vardıklarında onlar arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber namazlarını kılsınlar. Bütün tedbirlerini ve silâhlarını alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da, size âni bir baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan ötürü bir eziyet erişir veya hasta olursanız silâhlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Bununla beraber yine de bütün tedbirinizi alın. Şüphesiz ki Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Suat Yıldırım
Ey Resulüm! Sen müminlerin içinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir kısmı sana tâbi olarak namaza dursun ve silâhlarını yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında, diğer kısım arkanızda beklesinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, sana tâbi olarak namaz kılsınlar, hem ihtiyatlı bulunsun ve silâhlarını da yanlarına alsınlar. Kâfirler sizi silâhsız ve teçhizatsız vaziyette iken kıstırıp, birden baskın yaparak işinizi bitirmek isterler. Eğer yağmur sebebiyle zahmet çekerseniz yahut hasta düşmüş iseniz, silâhlarınızı bırakmanızda bir mahzur yoktur. Bununla beraber yine de tedbiri elden bırakmayın. Muhakkak ki Allah kâfirler için, zelil ve perişan eden bir azap hazırlamıştır.
Süleyman Ateş
Sen de içlerinde bulunup onlara namazı başlattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. (Namazda olanlar), secde edince arkanıza geçsinler; bu kez namaz kılmayan öteki bölük gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar, korunma(tedbir)lerini ve silahlarını da alsınlar. İnkar edenler istediler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gaflet etseniz de birden üzerinize bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Ama korunma tedbirinizi alın (uyanık bulunun). Allah, kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamıştır.
Süleymaniye Vakfı
(Ey Muhammed!) İçlerinde olur da (yolculukta kıldığın) namazı (imamlık yaparak) onlar için tam kılarsan bir kısmı seninle namaza dursun; ama silahlarını kuşansınlar. (Onlar ilk rekattaki) secdeleri yaptıklarında derhal etrafınızda olsunlar (nöbeti devralsınlar). Namazı kılmamış olan diğer kesim gelsin, onlar da (namazın kalan kısmını) seninle birlikte kılsınlar; ama tedbirlerini alsın, silahlarını kuşansınlar. Kafirlik eden o kimseler çok isterler ki silahlarınız ve eşyalarınızdan uzaklaşasınız da size ani bir baskın yapsınlar. Yağmurdan kaynaklanan bir sıkıntıdan veya hasta olmanızdan dolayı silahlarınızı bir yere koymanızın size bir günahı yoktur; ama yine de tedbirinizi alın. Muhakkak ki Allah o kafirlere küçük düşürücü bir azap hazırlamıştır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İçlerinde olur da onlar için namazı tam kılarsan, onların bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar ve silahlarını kuşansınlar; (ilk) secdeyi yaptıktan sonra çekilsinler; bu defa namazı kılmamış öbür kısım gelsin, seninle namaz kılsınlar, tedbirli olsunlar ve silahlarını kuşansınlar. Kafirler ister ki silahlarınızdan ve eşyanızdan uzak kalasınız da üzerinize ani bir baskın yapsınlar. Yağmurdan zarar görür veya hasta olursanız, silahlarınızı bir yere koymanızda bir günah yoktur ama tedbiri elden bırakmayın. Allah, o kafirlere küçük düşürücü bir azap hazırlamıştır.
Şaban Piriş
(Savaşta) sen onların arasında olup da onlara namaz kıldıracağın zaman, bir grup seninle namazda (diğer grup da düşman karşısında) dursun. Hepsi de silahlarını yanlarına alsınlar. Seninle namaz kılanlar secde ettikten sonra sizin arkanıza geçsinler ve namaz kılmamış diğer grup gelsin ve seninle namaz kılsınlar. Ve onlar da tedbirli olup silahlarını yanlarına alsınlar. Kafirler silah ve eşyalarınızı unutup bırakmanızı, gafil bulunmanızı ve size ansızın baskın yapmayı arzu ederler. Eğer yağmur dolayısıyla size bir eziyet/zorluk olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir günah yoktur. Yine de tedbirli olun. Allah, kafirlere aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.
Tefhim-ul Kuran
İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte dursun ve silahlarını da (yanlarına) alsın; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar. Namazlarını kılmayan diğer grup da gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da 'korunma araçlarını' ve silahlarını alsınlar. Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız) dan ayrılmış olmanızı isterler. Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur. Korunma tedbirlerinizi alın. Şüphesiz, Allah, kâfirler için aşağılatıcı bir azab hazırlamıştır.
Ümit Şimşek
Sen aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı silâhlarını yanlarına alarak seninle namaza dursun. Onlar secde ettikten sonra arkanıza geçsinler; onların yerine, namaz kılmamış olan diğerleri gelip seninle namaza dursunlar ve tedbirlerini alıp silâhlarını da yanlarında bulundursunlar. Kâfirler, sizin silâhlarınızdan ve eşyanızdan gafil bulunmanızı isterler ki, âni bir baskınla üzerinize çullanıversinler. Ancak, yağmur sebebiyle bir güçlüğe uğradığınızda veya hasta olduğunuzda, silâhlarınızı bırakmanız size günah olmaz. Yine de önleminizi alın. Allah ise kâfirler için aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir grup seninle namaza dursun; silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye varınca, diğerleri arkalarında beklesinler. Sonra namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar. Dikkatli olsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kafirler isterler ki, silahlarınızdan ve teçhizatınızdan habersiz olasınız da üstünüze bir çullanışla çullanıversinler. Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun. Allah, kafirler için rezil edici bir azap hazırlamıştır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən səhabələrinin arasında olub onlara namaz qıldırdığın zaman onların bir dəstəsi səninlə birlikdə namaza dursun, silahlarını da özləri ilə götürsünlər. Bunlar səcdə etdikləri zaman (birinci rükəti tamamlayanadək o biri dəstə) arxanızda olsun. Sonra namazını qılmamış digər dəstə gəlib səninlə birlikdə namaz qılsın, ehtiyatlarını tutsunlar və silahlarını da özləri ilə götürsünlər. Kafirlər istərdilər ki, siz silahlarınızdan və əşyalarınızdan xəbərsiz olasınız və onlar da sizin üzərinizə bircə dəfə hücum etsinlər (bir həmlədə sizi məğlub etsinlər). Əgər siz yağışdan əziyyət çəksəniz və ya xəstə olsanız silahlarınızı yerə qoymaq sizə günah deyildir, lakin ehtiyatınızı əldən verməyin. Şübhəsiz ki, Allah kafirlər üçün alçaldıcı bir əzab hazırlamışdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Sən (əsgərlərin) içərisində olub onlara namaz qıldırdığın zaman onlardan bir dəstə sailahlarını (özlərilə) götürsünlər. (Namazlarını qılıb) səcdə edən kimi sizin arxanıza (düşmənin önünə) keçsinlər. (Və ya onlar namaz qılanda digər dəstə arxalarında olsun). Sonra (namaz qılmamış) o biri dəstə öz ehtiyat vasitələrini və silahlarını götürərək gəlib səninlə birlikdə namaz qılsın! Kafirlər istərdilər ki, sizin silahlarınızdan və mallarınızdan heç bir xəbəriniz olmayaydı və onlar da sizin üzərinizə birdəfəlik (qəfil bir hücumla) basqın edəydilər. Yağışdan əziyyət çəkdiyiniz, yaxud xəstə olduğunuz zaman silahlarınızı (namaz vaxtı) yerə qoymaq sizə günah deyildir, lakin ehtiyatınızı gözləyin! Şübhəsiz ki, Allah kafirlər üçün alçaldıcı əzab hazırlamışdır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn du mit den Gläubigen (auf dem Schlachtfeld) bist und du das gemeinsame Gebet anführst, so mußt du sie in zwei Gruppen teilen. Die eine Gruppe behält die Waffen bei sich, bleibt hinten auf der Hut und beobachtet den Feind. Die andere geht nach vorn und betet mit dir, indem sie die Waffen bei sich behält. Wenn sie sich niedergeworfen (und die erste Gebetseinheit beendet) haben, sollen sie die zweite Gebetseinheit für sich allein verrichten und die Gruppe, die Wache hält, ablösen, damit diese nach vorne zum Gebet kommen kann; sie verrichtet mit dir die zweite (und letzte) Gebetseinheit. Dabei behalten sie ihre Waffen und bleiben auf der Hut. Die Ungläubigen möchten gern, daß ihr auf eure Waffen und Sachen nicht achtet, damit sie plötzlich über euch herfallen. Ihr dürft jedoch die Waffen ablegen, wenn euch der Regen zu schaffen macht oder wenn ihr krank seid. Seid stets auf der Hut! Für die Ungläubigen hält Gott eine qual- und schmachvolle Strafe bereit.
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn du unter ihnen bist und nun für sie das Gebet anfuhrst, dann soll sich ein Teil von ihnen mit dir aufstellen, doch sollen sie ihre Waffen nehmen. Wenn sie (die Betenden) sich dann niedergeworfen haben, sollen sie hinter euch tretenʹ, und ein anderer Teil, die noch nicht gebetet hat, soll (nach vorne) kommen. Und sie sollen dann (auch) mit dir beten; doch sollen sie auf ihrer Hut sein und ihre Waffen nehmen. Diejenigen, die ungläubig sind, möchten, daß ihr eure Waffen und eure Sachen außer acht laßt, so daß sie auf einmal über euch herfallen (können). Es ist keine Sünde für euch, wenn ihr unter Regen zu leiden habt oder krank seid, eure Waffen abzulegen. Aber seid auf eurer Hut. Gewiß, Allah bereitet für die Ungläubigen schmachvolle Strafe.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn du unter ihnen bist und für sie das Gebet anführst, so soll ein Teil von ihnen (für das Gebet) bei dir stehen, doch sollen sie ihre Waffen tragen. Und wenn sie sich niederwerfen, so sollen sie hinter euch treten und eine andere Abteilung, die noch nicht gebetet hat, soll mit dir beten; doch sollen sie auf der Hut sein und ihre Waffen bei sich haben. Die Ungläubigen sähen es gerne, daß ihr eure Waffen und euer Gepäck außer acht ließet, so daß sie euch auf einmal überfallen könnten. Und es ist keine Sünde für euch, wenn ihr eure Waffen ablegt, falls ihr unter Regen leidet oder krank seid. Seid jedoch (immer) auf eurer Hut. Wahrlich, Allah hat für die Ungläubigen eine schmähliche Strafe bereitet.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wenn du unter ihnen bist und sie dann mit Iqama zum rituellen Gebet rufst, dann soll eine Gruppe von ihnen mit dir Qiyam vollziehen und ihre Waffen bei sich behalten. Und wenn diese Sudschud vollziehen, dann sollen die anderen hinter ihnen stehen, und dann soll eine andere Gruppe, die das rituelle Gebet noch nicht verrichtet hat, kommen und das rituelle Gebet mit dir verrichten. Und sie sollen sich in Acht nehmen und ihre Waffen bei sich behalten. Diejenigen, die Kufr betrieben haben, wünschen sich: ʺWürdet ihr doch euren Waffen und Sachen gegenüber achtlos werdenʺ, dann würden sie euch durch einen überraschenden Angriff überrumpeln. Und es ist für euch keine Verfehlung, wenn ihr Schaden durch Regen habt oder ihr krank wart, daß ihr eure Waffen liegen laßt. Doch nehmt euch in Acht! Gewiß, ALLAH hat für die Kafir eine erniedrigende Peinigung vorbereitet.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And if you Muhammad happen to be with them -the Muslims- and it is time to observe a scheduled prayer, then you perform your act of worship as herein indicated: "You lead the prayer with some of them (first group) who shall remain carrying their weapons while the others (second group) stand sentinel to keep guard ever you in the rear. When you have completed the first division-one time kneeling, twice prostrating then the first group withdraws to the rear to replace those in the second group who now join you during your second division at the end of which you Muhammad will have completed your two divisions Now there remains one division for each group to perform. The first group (armed) now performs the second division with the second group standing guard over them in the rear. Then both groups reverse their position until each group will have completed their two divisions being cautious at all times. The infidels wish you would neglect your arms and your equipment so that they attack you once for all. Yet you are absolved to lay down your arms if it rains or if you fall sick, but be constantly on your guard. Allah has prepared for the infidels a tormenting punishment humiliating indeed.
Abdul Haleem
When you [Prophet] are with the believers, leading them in prayer, let a group of them stand up in prayer with you, taking their weapons with them, and when they have finished their prostration, let them take up their positions at the back. Then let the other group, who have not yet prayed, pray with you, also on their guard and armed with their weapons: the disbelievers would dearly like you to be heedless of your weapons and baggage, in order for them to take you in a single assault. You will not be blamed if you lay aside your arms when you are overtaken by heavy rain or illness, but be on your guard. Indeed, God has prepared a humiliating punishment for the disbelievers.
Abdullah Yusuf Ali
When thou (O Messenger) art with them, and standest to lead them in prayer, Let one party of them stand up (in prayer) with thee, Taking their arms with them: When they finish their prostrations, let them Take their position in the rear. And let the other party come up which hath not yet prayed - and let them pray with thee, Taking all precaution, and bearing arms: the Unbelievers wish, if ye were negligent of your arms and your baggage, to assault you in a single rush. But there is no blame on you if ye put away your arms because of the inconvenience of rain or because ye are ill; but take (every) precaution for yourselves. For the Unbelievers Allah hath prepared a humiliating punishment.
Abul A'la Maududi
(O Messenger!) If you are among the believers and rise (in the state of war) to lead the Prayer for them, let a party of them stand with you to worship, keeping their arms. When they have performed their prostration, let them go behind you, and let another party who have not prayed, pray with you, remaining on guard and keeping their arms, for the unbelievers love to see you heedless of your arms and your baggage so that they might swoop upon you in a surprise attack. But there shall be no blame upon you if you were to lay aside your arms if you are either troubled by rain or are sick; but remain on guard. Surely Allah has prepared a humiliating chastisement for the unbelievers.
Aisha Bewley
When you are with them and leading them in salat, a group of them should stand with you, keeping hold of their weapons. When they prostrate, the others should guard your backs. Then the other group who have not yet prayed should come and pray with you. They too should be careful and keep hold of their weapons. Those who are kafir would like you to be negligent of your arms and equipment so that they can swoop down on you once and for all. There is nothing wrong, if you are bothered by rain or you are ill, in laying your weapons down; but take every precaution. Allah has prepared a humiliating punishment for the kafirun.
Al-Hilali & Khan
When you (O Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم) are among them, and lead them in As-Salât (the prayer), let one party of them stand up [in Salât (prayer)] with you taking their arms with them; when they finish their prostrations, let them take their positions in the rear and let the other party come up which have not yet prayed, and let them pray with you taking all the precautions and bearing arms. Those who disbelieve wish, if you were negligent of your arms and your baggage, to attack you in a single rush, but there is no sin on you if you put away your arms because of the inconvenience of rain or because you are ill, but take every precaution for yourselves. Verily, Allâh has prepared a humiliating torment for the disbelievers.[1]
Ali Quli Qarai
When you are among them, leading them in prayers, let a group of them stand with you carrying their weapons. And when they have done the prostrations, let them withdraw to the rear, then let the other group which has not prayed come and pray with you, taking their precautions and [bearing] their weapons. The faithless are eager that you should be oblivious of your weapons and your baggage, so that they could assault you all at once. But there is no sin upon you, if you are troubled by rain or are sick, to set aside your weapons; but take your precautions. Indeed Allah has prepared for the faithless a humiliating punishment.
Amatul Rahman Omar
And (Prophet!) when you are amongst them (- the Muslims in the battle-field) leading the Prayer for them (in the time of fear, ) let a party of them join you in Prayer retaining their arms. When they have performed their prostrations (and their one Rak`at is over) let them take their positions at the rear of the main body (for protection); and let another party who have not yet said Prayer come forward and join Prayer with you, taking their necessary precautions of defence and retaining their arms. Those who have disbelieved would wish you to be heedless of your arms and stores so that they may fall upon you united and all of a sudden. And there is no blame on you if you are suffering inconvenience on account of rain or if you are taken ill, that you lay aside your arms (relieving yourselves), but (even then) you must take your necessary precautions of defence. Verily, Allâh has prepared a humiliating punishment for the disbelievers.
Arthur John Arberry
When thou art amongst them, and performest for them the prayer, let a party of them stand with thee, and let them take their weapons. When they bow themselves, let them be behind you; and let another party who have not prayed come and pray with thee, taking their precautions and their weapons. The unbelievers wish that you should be heedless of your weapons and your baggage, then they would wheel on you all at once. There is no fault in you, if rain molests you, or you are sick, to lay aside your weapons; but take your precautions. God has prepared for the unbelievers a humbling chastisement.
Bijan Moeinian
When you (Mohammad) stand to worship your Lord in the midst of a military campaign, let a party of your troops join you in prayer, with their arms besides. When they finish their prayers, put them on guard so that the others join you in worship. You may leave your arms apart if you are too sick [or injured] or the weather is too inclement (making it too difficult for you to carry the arm) as long as you remain alert. Beware that your enemies wish to take advantage of your slightest relaxation to finish you all up. Rest assured that God has prepared a disgraceful punishment for the disbelievers.
E. Henry Palmer
When thou art amongst them, and standest up to pray with them, then let a party of them stand up with thee, and let them take their arms; and when they adore, let them go behind you, and let another party who have not yet prayed come forward and pray with thee; and let them take their precautions and their arms. Fain would those who misbelieve that ye were careless of your arms and your baggage, that they might turn upon you with a single turning. And it is no crime to you if ye be annoyed with rain or be sick, that ye lay down your arms; but take your precautions,- verily, God has prepared for those who misbelieve a shameful woe.
Edip-Layth
If you are with them and hold the contact prayer for them, then let a group from amongst them stand with you and let them bring their weapons; when they have prostrated then let them stand guard from behind; let a group who has not yet contacted come and contact with you, and let them be wary and let them bring their weapons with them. The ingrates hope that you would neglect your weapons and goods so they can come upon you in one blow. There is no sin upon you if you are impeded by rainfall, or if you are ill, that you keep from placing down your weapons. Be wary. God has prepared for the ingrates a humiliating retribution.
George Sale
But when thou, O prophet, shalt be among them, and shalt pray with them, let a party of them arise to prayer with thee, and let them take their arms; and when they shall have worshipped, let them stand behind you, and let another party come that hath not prayed, and let them pray with thee, and let them be cautious and take their arms. The unbelievers would that ye should neglect your arms and your baggage while ye pray, that they might turn upon you at once. It shall be no crime in you, if ye be incommoded by rain, or be sick, that ye lay down your arms; but take your necessary precaution: God hath prepared for the unbelievers an ignominious punishment.
Hamid S. Aziz
When you (Muhammad) are amongst them, and stand up to pray with them, then let a party of them stand up with you, and let them take their arms; and when they have finished their prostration (adoration, prayers), let them go to the rear, and let another party who have not yet prayed, come forward and pray with you; and let them take their precautions and their arms. The unbelievers wish that you were careless of your arms and your baggage, that they might turn upon you with a single rush. And it is no crime for you that you lay down your arms if you be annoyed with rain or be sick; but take your precautions. Verily, Allah has prepared for the unbelievers a humiliating punishment.
Mahmoud Ghali
And when you are among them, (and) so keep up the prayer for them, then let a section of them be upright with you, and let them take their weapons (i. e., to defend those who pray and to face the enemy) So, when they have prostrated themselves, (i.e., finished their prayer) then let them be in your rear-guard; and let another section who have not prayed come up (and) so let them pray with you, and let them take their wary (precautions) and their weapons. The ones who have disbelieved would like you to be heedless of your weapons and your belongings, then they would incline (Or: be hostile to) against you once for all. (Literally: in one inclining; or in one hostility) And there is no fault in you, in case you are hurt by rain or you are sick, to lay aside your weapons and take your wary (precautions). Surely Allah has prepared for the disbelievers a degrading torment.
Marmaduke Pickthall
And when thou (O Muhammad) art among them and arrangest (their) worship for them, let only a party of them stand with thee (to worship) and let them take their arms. Then when they have performed their prostrations let them fall to the rear and let another party come that hath not worshipped and let them worship with thee, and let them take their precaution and their arms. Those who disbelieve long for you to neglect your arms and your baggage that they may attack you once for all. It is no sin for you to lay aside your arms, if rain impedeth you or ye are sick. But take your precaution. Lo! Allah prepareth for the disbelievers shameful punishment.
Mohamed Ahmed - Samira
When you are among them, and have to lead the service of prayer, let one group stand up with you, but let them keep their arms. After they have paid their homage they should go to the rear, and let the group which has not done so yet offer their service of prayer with you, remaining cautious and armed, The infidels wish to find you neglectful of your arms and provisions, to attack you unawares. It will not be a sin if you put aside your arms when you are troubled by rain, or you are ill; but take full precautions. God has reserved for infidels a despicable punishment
Muhammad Asad
Thus, when thou art among the believers and about to lead them in prayer, let [only] part of them stand up with thee, retaining their arms. Then, after they have finished their prayer, let them provide you cover while another group, who have not yet prayed, shall come forward and pray with thee, being fully prepared against danger and retaining their arms: (for) those who are bent on denying the truth would love to see you oblivious of your arms and your equipment, so that they might fall upon you in a surprise attack. But it shall not be wrong for you to lay down your arms [while you pray] if you are troubled by rain or if you are ill; but [always] be fully prepared against danger. Verily, God has readied shameful suffering for all who deny the truth!
Mustafa Khattab
When you ˹O Prophet˺ are ˹campaigning˺ with them and you lead them in prayer, let one group of them pray with you—while armed. When they prostrate themselves, let the other group stand guard behind them. Then the group that has not yet prayed will then join you in prayer—and let them be vigilant and armed.[1] The disbelievers would wish to see you neglect your weapons and belongings, so they could launch a sweeping assault on you. But there is no blame if you lay aside your weapons when overcome by heavy rain or illness—but take precaution. Indeed, Allah has prepared a humiliating punishment for the disbelievers.
Progressive Muslims
And if thou are with them and hold the contact-method for them, then let a group from amongst them stand with you and let them bring their weapons; and when they have prostrated then let them stand guard from behind; and let a group who has not yet contacted come and contact with you, and let them be wary and let them bring their weapons with them. The rejecters hope that you would neglect your weapons and goods so they can come upon you in one blow. There is no sin upon you if you are impeded by rainfall, or if you are ill, that you keep from placing down your weapons. And be wary. God has prepared for the rejecters a humiliating retribution.
Sahih International
And when you are among them and lead them in prayer, let a group of them stand [in prayer] with you and let them carry their arms. And when they have prostrated, let them be [in position] behind you and have the other group come forward which has not [yet] prayed and let them pray with you, taking precaution and carrying their arms. Those who disbelieve wish that you would neglect your weapons and your baggage so they could come down upon you in one [single] attack. But there is no blame upon you, if you are troubled by rain or are ill, for putting down your arms, but take precaution. Indeed, Allah has prepared for the disbelievers a humiliating punishment.
Sam Gerrans
And when thou art among them, uphold thou the duty for them; then let there stand a number of them with thee, and let them take their arms; then when they have submitted, let them be behind you and let another number come that has not performed the duty, and let them perform the duty with thee; and let them take their precautions and their arms. (Those who ignore warning wish that you would neglect your arms and your equipment, so they might assault you in a single assault; but you do no wrong if there is a hindrance to you from rain or you are sick, that you lay aside your arms; but take your precautions: God has prepared for the false claimers of guidance a humiliating punishment.)
Shabbir Ahmed
O Messenger! When you are with them and establish the congregations of prayers for them, let some of you stand guard, and let them hold their weapons standing with you as you prostrate. Then let the other group who has not prayed take their turn praying with you, while the others stand guard and hold their weapons. The disbelievers wish to see you neglect your weapons and equipment, and ambush you once and for all. You commit no error, if you are hampered by rain or injury, by putting down your weapons. But always be fully prepared against danger. Verily, Allah has readied a humiliating suffering for those who deny the Truth.
Syed Vickar Ahamed
When you (O Prophet) are with them, and stand to lead them in prayer, let one party from them stand up (in prayer) with you, taking their arms with them: When they finish their prostration's, let them take their position in the rear. And let the (believers of) other party come up which have not yet prayed— And let them pray with you, taking all precautions, and bearing arms: Those who disbelieve wish, if you were careless of your arms and your baggage, to attack you in a single attack (or rush). But there is no blame on you if you put away your arms because of the inconvenience of rain or because you are ill; But take every precaution for yourselves. Allah has prepared a humiliating punishment for the disbelievers.
Taqi Usmani
When you (O prophet) are in their midst, and arrange for them the Salāh, then, a party from them should stand with you, and should take their arms along. Then, once they performed Sajdah, they should move away from you, and the other party, that has not yet performed Salāh, should come and perform Salāh with you, and should take their precautionary measures and their arms. Those who disbelieve would want you to become heedless to your arms and your belongings, so that they come down upon you in a single move. There is no sin on you, if you have some inconvenience due to rain, or you are sick, in putting your arms aside, but take your precautionary measures. Surely, Allah has prepared for the disbelievers a humiliating punishment.
The Monotheist Group
And if you are with them and you hold the contact prayer for them, then let a group from among them stand with you and let them bring their weapons; and when they have prostrated then let them be behind you; and let a group who has not yet made the contact prayer come and make the contact prayer with you, and let them be wary and let them bring their weapons with them. The rejecters hope that you would neglect your weapons and goods so they can come upon you in one blow. There is no sin upon you if you are impeded by rainfall, or if you are ill, that you place down your weapons. And be wary. God has prepared for the rejecters a humiliating retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et lorsque tu (Muhammad) te trouves parmi eux, et que tu les diriges dans la Salât, quʹun groupe dʹentre eux se mette debout en ta compagnie, en gardant leurs armes. Puis lorsquʹils ont terminé la prosternation, quʹils passent derrière vous et que vienne lʹautre groupe, ceux qui nʹont pas encore célébré la Salât. A ceux-ci alors dʹaccomplir la Salât avec toi, prenant leurs précautions et leurs armes. Les mécréants aimeraient vous voir négliger vos armes et vos bagages, afin de tomber sur vous en une seule masse. Vous ne commettez aucun péché si, incommodés par la pluie ou malades, vous déposez vos armes; cependant prenez garde. Certes, Allah a préparé pour les mécréants un châtiment avilissant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ya Muhemmed!) Dema tu digel wan bî, vêca te li pêşiya wan nimêj kir, êdî bila komek ji wan digel te nimêj bike û bila çekên xwe hilgirin. Êdî piştî ku çûn sicûdê bila biçine paş û bila koma din jî ya ku nimêj nekiribû, bên bi te re (qamek) nimêj bikin (qama din jî xweser bikin) û bila ew jî rahêjin çekên xwe û tedbîra xwe bistînin. Yên kafir ji dil dixwazin ku haya we ji çek û pertalên we nemîne da ku bi carekê êrîşî ser we bikin. Eger ji baranê eziyet li we bibe yan jî hûn nexweş bin tu guneh ji we re tun e ku hûn çekên xwe deynin, dîsa jî tedbîra xwe bistînin. Bêguman Xwedê ji kafiran re ezabekî riswaker amade kiriye.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer jij bij hen bent en voor hen (als voorganger) de salaat verricht, dan moet een groep van hen met jou de salaat verrichten en zij moeten hun wapens bij zich houden. Wanneer zij zich eerbiedig neerbuigen moeten zij achter jou zijn. Dan moet de andere groep komen die de salaat niet gebeden heeft. Zij moeten dan met jou de salaat bidden en zij moeten hun voorzorgsmaatregelen treffen en hun wapens bij zich houden. Zij die ongelovig zijn zouden graag willen dat jullie niet op jullie wapens en goederen zouden letten, zodat zij in één keer een uitval tegen jullie konden doen. Het is geen vergrijp voor jullie als jullie last van de regen hebben of ziek zijn om dan de wapens af te leggen. Maar treft voorzorgsmaatregelen. God heeft voor de ongelovigen een vernederende bestraffing klaargemaakt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar wanneer gij, o Mahomet! onder hen mocht zijn en met hen mocht bidden, laat een deel hunner het gebed met u verrichten, en laat hen hunne wapens nemen; en als zij aangebeden zullen hebben, laten zij achter u staan en laat een ander gedeelte komen, dat niet gebeden heeft, en laat hen met u bidden; en laat hen voorzichtig wezen en gewapend zijn. De ongeloovigen zouden willen, dat gij uwe wapenen en uwe goederen zoudt achterlaten, opdat zij u eenklaps zouden kunnen aanvallen. Het zal geene misdaad zijn, indien gij door regen wordt belet, of indien gij ziek zijt, dat gij uwe wapens niet opvat, maar neem uwe voorzorgen. God heeft de ongeloovigen eene schandelijke straf bereid.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И когда ты (о, Пророк) будешь находиться среди них (на поле сражения) и совершать [руководить] для них [верующих] молитвой [молитвой страха], то пусть (сначала) встанет (в молитве) вместе с тобой одна часть из них, и пусть они [молящиеся] возьмут свое оружие. А когда они [первая группа] (уже) совершат земной поклон, то пусть они [другая группа] будут позади вас (и наблюдают за врагом). (После совершения первого ракаата, руководящей молитвой остается стоящим, а группа сама завершает молитву). И (затем) пусть придет другая часть (верующих), которая (еще) не молилась, и пусть они совершат молитву вместе с тобой [также один ракаат вместе с имамом, и затем завершат молитву сами], но пусть будут осторожны и (тоже) возьмут свое оружие. Хотели бы те, которые стали неверными, чтобы вы небрегли своим оружием и вещами, и они [неверующие] напали бы на вас единым устремлением (и покончили бы с вами). И не будет греха на вас, если (когда) вы испытываете неудобство из-за дождя или вы больны, что вы сложите свое оружие (так как в этом состоянии оно чувствуется тяжелым), но (при этом) будьте осторожны [бдительны]! Поистине, Аллах уготовал неверным унизительное наказание!
Rusça — Osmanov
Когда ты [, Мухаммад,] находишься среди верующих и совершаешь салат ради них, то пусть одна группа из них стоит вместе с тобой с оружием в руках. Когда первая группа завершит коленопреклонение [и встанет], то пусть они станут позади вас [для охраны] и другая группа, которая еще не совершала молитвы, пусть молится вместе с тобой, но пусть она будет осторожна и имеет при себе оружие. Неверным хотелось бы, чтобы вы не думали о своем оружии и снаряжении и они могли бы напасть на вас внезапно. Не считается для вас грехом, если вы отложите оружие, когда испытываете неудобство от дождя или больны. Но будьте осмотрительны. Воистину, Аллах уготовил неверным унизительное наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När du befinner dig hos de troende och leder dem i bön, låt då en grupp stå upp tillsammans med dig och låt dem behålla sina vapen. När de har avslutat bönen, låt dem ge er betäckning och låt en annan grupp, som ännu inte har förrättat sin bön, stiga fram och be med dig. Men de bör vara på sin vakt och ha vapnen i beredskap, eftersom förnekarna av tron skulle önska att ni lade ifrån er era vapen och er utrustning för att då rikta ett (förödande) slag mot er. Men ni gör inte fel, om ni lägger av vapnen därför att ni är rädda att de skall skadas genom regn, eller på grund av sjukdom. Men var på er vakt. För dem som förnekar sanningen har Gud i beredskap ett förnedrande straff.