Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْ فَاِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَقِيمُوا الصَّلٰوةَ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا

fe iƶā ḳaDeytumu S-Salāte fe ƶkurū (a)llahe ḳiyāmen ve ḳuǔden ve ǎlā cunūbikum fe iƶā Tme'nentum fe eḳīmū S-Salāte inne S-Salāte kānet ǎlā l-mu'minīne kitāben mevḳūten

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِذَاfe iƶā-zaman
2قَضَيْتُمُḳaDeytumuق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakbitir
3الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
4فَاذْكُرُواfe ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekZira -hatırla/an
5اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı-
6قِيَامًاḳiyāmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğrulmuşken
7وَقُعُودًاve ḳuǔdenق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yerive otururken
8وَعَلٰىve ǎlāve -üzereyken
9جُنُوبِكُمْcunūbikumج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmakyanlarınız-
10فَاِذَاfe iƶāzaman
11اطْمَأْنَنْتُمْTme'nentumط م نSakin olmak, rahatlamak, huzur bulmak, güvenmek, emin olmak, içi rahat olmak, endişeden kurtulmakgüvene kavuştuğunuz
12فَاَقِيمُواfe eḳīmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhZira doğrul
13الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
14اِنَّinneşüphesiz
15الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
16كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldu
17عَلَىǎlā-üzerine
18الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minler-
19كِتَابًاkitābenك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet-yazıldı
20مَوْقُوتًاmevḳūtenو ق تBir şeyi zamana göre sabitlemek, belirlemek/sınırlamak, zaman atamak/bildirmek/tayin etmek, zaman ölçüsü (örn. mevsim).vakitli olarak/belirlenerek-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Namazı kıldıktan sonra ayaktayken, otururken ve yanınıza yaslanınca Allah'ı anın, tam emniyete ve huzura ulaşınca da namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz, müminlere muayyen vakitlerde kılınmak üzere farz edilmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Namazı kıldıktan sonra ayaktayken, otururken ve yanınıza yaslanınca Allahʼı anın, tam emniyete ve huzura ulaşınca da namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz, müminlere muayyen vakitlerde kılınmak üzere farz edilmiştir.

Adem Uğur

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.

Ahmed Hulusi

(Endişeli ortamda) salatın edasından sonra, ayakta veya otururken ya da yanlarınız üzere uzanmışken (sürekli) Allah'ı zikredin. Zikrettiğinizle doyuma ulaştığınızda salatı ikame edin (yaşayın - yönelişin tam hakkını verin, zikirle girmiş olduğunuz hissediş ile). Kesinlikle salatın, belli vakitlerde yaşanması, iman edenlere yazılmıştır.

Ahmet Tekin

Namazı kıldıktan sonra, ayakta, yürürken, meclislerde otururken, yanlarınız üzerinde yataklarınızda yatarken, Allah’ı zikre, şükre devam edin. Huzura kavuşunca da, namazı âdâbına, riayet ederek, aksatmadan kılın. Namaz, mü’minlere yazılı bir emir halinde, vakitleri belli bir farzdır.

Ahmet Varol

Namazınızı kıldıktan sonra ayakta, oturarak ve yanüstü yatarken Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman ise namazı gereğince kılın. Namaz mü'minlerin üzerine belli vakitlerde yerine getirilmek üzere farz kılınmıştır.

Ali Bulaç

Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

Ali Fikri Yavuz

O korkulu zamanda namazı kılıp bitirdikten sonra ayakta iken, otururken, yanlarınız üzere yatarken hep Allah’ı anın. Sükûn ve emniyet haline geldiğiniz vakit, namazı tam erkânı ile kılın. Çünkü namaz, mü’minler üzerine, vakitleri belirli bir farz olmuştur.

Ali Rıza Safa

Namazı bitirdiğinizde, ayaktayken, otururken ve yan yatarken Allah'ı anın. Yeniden güvene kavuştuğunuzda, namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, inananların üzerinde, zamanları belirlenmiş bir yükümlülüktür.

Bayraktar Bayraklı

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerine yatarken Allah'ı anınız. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılınız; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.

Bekir Sadak

Namazi kildiktan baska, Allah'i ayakta iken, otururken, yan yatarken de anin. Emniyete kavustugunuzda, namazi geregince kilin. Namaz suphesiz, inananlara belirli vakitlere farz kilinmistir.

Celal Yıldırım

Namazı kıldınızmı, gerek ayakta, gerek oturarak, gerekse yanlarınız üzerine bulunurken Allah'ı anın, (korkuyu atıp) kalbiniz yatışınca da tam olarak namazı kılın. Çünkü namaz belirli vakitlerde mü'minler üzerine farz kılınmıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Namazı bitirince de ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anın. Güvenlik içinde olduğunuzda namazı gerektiği gibi kılın. Şüphe yok ki namaz, müminler üzerine vakitleri belli olarak yazılmış bir ödevdir.

Diyanet İşleri

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Diyanet İşleri (eski)

Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

Diyanet Vakfi

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarken hep Allah'ı anın. Korkudan kurtulduğunuz da namazı tam erkanı ile eda edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta ve gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allahı zikredin, derken korkudan ıtmi'nan buldunuz mu o vakıt namazı tam erkaniyle eda edin çünkü namaz mü'minler üzerine muayyen vakıtlarla yazılı bir farz bulunuyor

Erhan Aktaş

Salatı ikame ettikten sonra ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman, salatı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salat, belirlenmiş vakitlerde Mü'minler üzerine yazılmıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Salatı ikame ettikten sonra ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman, salatı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salat, belirlenmiş vakitlerde Mü'minler üzerine yazılmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Salatı ikame ettikten sonra da ayakta, oturarak ve yanlarınız üzere yatıp uzanırken Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman, salatı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salat, belirlenmiş vakitlerde mü'minler üzerine farz kılınmıştır.

Fizilal-il Kuran

Namazı bitirdikten sonra ayaktayken, otururken ve yere uzanmışken Allah'ın adını anınız. Tehlikeyi savuşturup güvene kavuştuğunuzda namazı tam olarak kılınız. Zira namaz müminlere, vakitleri belirli bir farzdır.

Gültekin Onan

Namazı bitirdiğinizde, Tanrı'yı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğu kılın. Çünkü namaz, inançlılar üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

Hamdi Döndüren

Namazı bitirdiğinizde, ayakta durarak, oturarak ve yanlarınızın üzerinde Allah’ı anın! Güvene kavuştuğunuzda da namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü’minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.

Hasan Basri Çantay

Artık namazı bitirdiğiniz vakit ayakda iken, otururken ve yanlarınız üzerindeyken Allahı anın. Sükun ve emniyyet haaline geldiğiniz vakit ise namazı dosdoğru kılın.. Çünkü namaz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuşdur.

Hasib Asutay

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuzda da namazı dosdoğru kılın. Şüphe yok ki, namaz müminlere vakitleri belli olarak farz kılınmıştır. (46) (46. Kur'an'da namaz vakitlerinden genel ifadelerle söz edilmiştir. Bu vakitlerin başlangıç ve bitiş zamanlarını sünnet belirlemiştir. Namaz hicretten bir buçuk yıl önce miraç gecesinde farz kılınmıştır. Bundan önce de Allah elçisinin sabah ve akşam ikişer rekât kıldığı rivâyet edilir. Namaz en büyük zikirdir. Allah'ı anma şekillerinin en mükemmelidir. Aklı eren kimse için onu terk etmenin hiçbir mazereti yoktur. Darlık zamanlarında ruhsatlar ve kolaylıklar vardır.)

Hayrat Neşriyat

(O korku anında) namazı bitirince de, artık ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerine (yatar) iken Allah’ı zikredin! Fakat (korkudan) emîn olduğunuz zaman, artık namazı (bildiğiniz şekilde) hakkıyla edâ edin! Muhakkak ki namaz, mü’minler üzerine vakitleri belirli (bir farz) olarak yazılıdır.

İbni Kesir

Namazı kıldıktan sonra; ayakta iken, otururken, yanlarınız üstü yatarken de Allah'ı anın. Emniyete kavuştuğunuzda; namazı dosdoğru kılın. Namaz; şüphesiz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuştur.

Mehmet Okuyan

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah’ı hatırlayın! Güvene kavuşunca namazı (tam) kılın! Şüphesiz ki namaz, müminler üzerine vakitle yazılmış (bir farz)dır.

Muhammed Esed

Namazınızı bitirdiğinizde Allahı anın ayakta iken, otururken ve uzanmış halde ve yeniden güvenliğinizi sağladığınızda namazlarınızı (eksiksiz) eda edin. Namaz, bütün müminler için (günün) belli zamanları ile kayıtlı kutsal bir yükümlülüktür.

Mustafa İslamoğlu

Namazınızı eda ettiğinizde, ayaktayken, otururken ve uzanmış bir haldeyken Allah'ı anın ve güvenlik içindeyken namazlarınızı (eksiksiz) kılın; çünkü namaz bütün mü'minler için belirli zamanlarda kayıtlı bir vecibedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi namazı kılıp bitirdiğiniz zaman ayakta iken ve otururken ve yanlarınız üzerinde iken Allah Teâlâ'yı zikrediniz. Vaktâ ki emniyet haline gelirsiniz, artık namazı tamamıyla eda ediniz. Şüphe yok ki namaz, mü'minlerin üzerine muayyen vakitlerde bir fariza olmuştur.

Ömer Öngüt

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken Allah'ı zikredin. Emniyete kavuştuğunuzda ise, namazı gereği gibi kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

Suat Yıldırım

Namazı tamamladıktan sonra, gerek ayakta durarak, gerek oturarak ve gerek yanlarınız üzerinde uzanarak hep Allah’ı zikredin. Derken, korkudan güvene kavuştunuz mu, o vakit namazı tam erkâniyle eda edin.Çünkü namaz belirli vakitlerde müminlere farz kılınmıştır.

Süleyman Ateş

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allah'ı anın; güvene kavuştunuz mu namazı (tam) kılın. Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.

Süleymaniye Vakfı

O (bir rekatlık) namazı kıldığınızda Allah'ı ayakta, oturur halde ve yanlarınız üzerinde anın. Güvene kavuştuğunuzda ise namazı tam kılın. Çünkü namaz, müminlere, vakitle sınırlı olarak farz kılınmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Namazı kılarken Allah'ı; ayakta, oturur halde, ve yanlarınız üzerinde anın. Güvene kavuştuğunuzda o namazı tam kılın. Çünkü namaz, müminlere, vakitle sınırlı olarak farz kılınmıştır.

Şaban Piriş

Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah'ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru kılın. Kuşkusuz namaz, belirli vakitlerde müminler üzerine bir farzdır.

Tefhim-ul Kuran

Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken de, otururken de ve yan yatarken de zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

Ümit Şimşek

Namazı kıldıktan sonra da Allah'ı hem ayaktayken, hem otururken, hem de yatarken anmaya devam edin. Tehlikeden emin olduğunuzda namazı tam olarak kılarsınız. Çünkü namaz mü'minlere belirli vakitlerde kılınmak üzere farz olarak yazılmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Korku halindeki namazı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sükunet bulduğunuzda, namazı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Namazı bitirdikdən sonra ayaq üstə olanda da, oturanda da, uzananda da Allahı yad edin. Təhlükə sizdən sovuşduqda isə, namazı lazımi qaydada qılın. Çünki namaz möminlərə müəyyən olunmuş vaxtlarda vacib edilmişdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Namazınızı qıldıqdan sonra ayaq üstə olanda da, uzananda da Allahı zikr edin, arxayınlığa çixdıqda isə, namazı (öz qaydasınca) qılın! Çünki namaz möʼminlərə bəlli vaxtlarda fərz (vacib) edilmişdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihr das (abgekürzte) Gebet verrichtet habt, denkt immer an Gott, ob ihr steht, sitzt oder liegt! Seid ihr in Sicherheit, so verrichtet das Gebet (wie üblich)! Das Gebet ist eine für die Gläubigen zu bestimmten Zeiten festgelegte Vorschrift.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn ihr das Gebet vollzogen habt, dann gedenkt Allahs stehend, sitzend und auf der Seite (liegend). Wenn ihr in Ruhe seid, dann verrichtet das Gebet (wie üblich). Das Gebet ist den Gläubigen zu bestimmten Zeiten vorgeschrieben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihr das Gebet verrichtet habt, dann gedenket Allahs im Stehen, Sitzen und im Liegen. Und wenn ihr in Sicherheit seid, dann verrichtet das Gebet; wahrlich das Gebet zu bestimmten Zeiten ist für die Gläubigen eine Pflicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihr dann das rituelle Gebet vollendet habt, dann gedenkt ALLAHs im Stehen, im Sitzen und im Liegen (auf der Seite). Und wenn ihr euch sicher fühlt, dann verrichtet das rituelle Gebet ordnungsgemäß! Gewiß, das (Verrichten des) Gebets bleibt den Mumin immer eine durch Zeitpunkte bestimmte Verpflichtung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When you have completed your prayer, you keep remembering Allah and bearing Him in mind standing, sitting and lying on your sides. Evoking reminiscence of Allah inspires to the hearts and minds a state, of composure. However, when you feel safe and secure, you then perform the act of worship in the proper manner as prescribed by Allah, for the act of worship has been a prescriptive rule incumbent on those whose hearts have been touched with the divine hand to observe at the scheduled hours.

Abdul Haleem

After performing the ritual prayer, continue to remember God- standing, sitting, and lying on your sides- and once you are safe, keep up regular prayer, for prayer is obligatory for the believers at prescribed times.

Abdullah Yusuf Ali

When ye pass (Congregational) prayers, celebrate Allah's praises, standing, sitting down, or lying down on your sides; but when ye are free from danger, set up Regular Prayers: For such prayers are enjoined on believers at stated times.

Abul A'la Maududi

When you have finished the Prayer, remember Allah -standing, and sitting, and reclining. And when you become secure, perform the regular Prayer. The Prayer is enjoined upon the believers at stated times.

Aisha Bewley

When you have finished salat remember Allah standing, sitting and lying on your sides. When you are safe again do salat in the normal way. The salat is prescribed for the muminun at specific times.

Al-Hilali & Khan

When you have finished As-Salât (the congregational prayer), remember Allâh standing, sitting down, and (lying down) on your sides, but when you are free from danger, perform As-Salât (Iqamat-as-Salât). Verily, As-Salât (the prayer) is enjoined on the believers at fixed hours.

Ali Quli Qarai

When you have finished the prayers, remember Allah, standing, sitting and lying down, and when you feel secure, perform the [complete] prayers, for the prayer is indeed a timed prescription for the faithful.

Amatul Rahman Omar

And when you have finished the Prayer, then remember Allâh standing and sitting, and (lying) on your sides (in short in all positions and in all conditions). And when you feel secure (from danger) then observe Prayer (in the normal prescribed form). Verily, Prayer is enjoined on the believers (to be performed) at the fixed times.

Arthur John Arberry

When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides. Then, when you are secure, perform the prayer; surely the prayer is a timed prescription for the believers.

Bijan Moeinian

When your congregational prayer is over, continue remembering your Lord all the time (whether standing, sitting or laying on bed. ) When the emergency situation is over, say your regular daily prayers on time as these daily prayers are decreed for you as an obligation.

E. Henry Palmer

But when ye have fulfilled your prayer, remember God standing and sitting and lying on your sides; and when ye are in safety then be steadfast in prayer; verily, prayer is for the believers prescribed and timed!

Edip-Layth

So when you are done with the contact prayer, then remember God while standing, or sitting, or on your sides. When you are relieved, you shall hold the contact prayer; the contact prayer for those who acknowledge is a scheduled event.

George Sale

And when ye shall have ended your prayer, remember God, standing, and sitting, and lying on your sides. But when ye are secure from danger, complete your prayer; for prayer is commanded the faithful, and appointed to be said at the stated times.

Hamid S. Aziz

But when you have fulfiled your prayer, remember Allah standing and sitting and lying; and when you are in safety then be steadfast in prayer; verily, fixed times of prayer have been prescribed for the believers.

Mahmoud Ghali

So, when you have accomplished the prayer, then remember Allah, upright, and seated, and on your sides. (Yet) when you feel composed, then keep up the prayer; surely the prayer has been a timed prescription (Literally: book) for the believers.

Marmaduke Pickthall

When ye have performed the act of worship, remember Allah, standing, sitting and reclining. And when ye are in safety, observe proper worship. Worship at fixed times hath been enjoined on the believers.

Mohamed Ahmed - Samira

If you are late in performing your service of prayer honour God by remembering Him, standing or sitting or lying on your sides. And when you have security perform your act of prayer befittingly; and praying at fixed hours is prescribed for the faithful.

Muhammad Asad

And when you have finished your prayer, remember God - standing and sitting and lying down; and when you are once again secure, observe your prayers [fully]. Verily, for all believers prayer is indeed a sacred duty linked to particular times [of day].

Mustafa Khattab

When the prayers are over, remember Allah—whether you are standing, sitting, or lying down. But when you are secure, establish regular prayers. Indeed, performing prayers is a duty on the believers at the appointed times.

Progressive Muslims

So when you are done with the contact-method, then remember God while standing, or sitting, or on your sides. When you are relieved, you shall hold the contact-method; the contact-method for the believers is a scheduled book.

Sahih International

And when you have completed the prayer, remember Allah standing, sitting, or [lying] on your sides. But when you become secure, re-establish [regular] prayer. Indeed, prayer has been decreed upon the believers a decree of specified times.

Sam Gerrans

And when you have concluded the duty, remember God standing, and sitting, and upon your sides, and when you are at ease; but uphold the duty — the duty is upon the believers a time-limited Writ —

Shabbir Ahmed

Be mindful of Allah's Commands whatever state you are in, standing, sitting or lying down. And when you are once again secure, establish the congregations of Salat. Joining the congregations of Salat at the times appointed by the Central Authority is a duty unto believers.

Syed Vickar Ahamed

When you pass (congregational) prayers, celebrate Allah’s Praises, standing, sitting down, or lying down on your sides; But when you are free from danger, set up regular prayers: Verily, prayers are enjoined on the believers at stated times.

Taqi Usmani

Once you have finished your Salāh, then, remember Allah while standing, sitting and reclining. As soon as you are secure, perform Salāh as due. Surely, Salāh is an obligation on the believers that is tied up with time.

The Monotheist Group

Then, if you have completed the contact prayer, remember God while standing, or sitting, or on your sides. Then, if you are secure, hold the contact prayer. Indeed, the contact prayer for the believers is a Book that is scheduled.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quand vous avez accompli la Salât, invoquez le nom dʹAllah, debout, assis ou couchés sur vos côtés. Puis lorsque vous êtes en sécurité, accomplissez la Salât (normalement), car la Salât demeure, pour les croyants, une prescription, à des temps déterminés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca dema we nimêja xwe kir îcar li ser piyan, rûniştî û li ser teniştên xwe zikrê Xwedê bikin. Dema hûn (ji tirsê) ewle bûn, nimêja xwe bi tekûzî (ne bi kurtasî) bikin. Bêguman nimêj li ser bawermendan ferzeke xwedan dem e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer jullie de salaat beëindigd hebben, gedenkt dan God staand, zittend en op jullie zij liggend. Wanneer jullie dan weer rust hebben verricht dan de salaat. De salaat is voor de gelovigen een voorschrift voor bepaalde tijden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als gij het gebed zult hebben geëindigd, herdenkt God, hetzij staande, zittende of op uwe zijde liggende. Maar indien gij in zekerheid zijt, volbrengt uwe gebeden; want het gebed op de bepaalde uren is den godvruchtige geboden.

Hollandaca — Siregar

En als jullie dan de shalât verricht hebben, gedenkt dan Allah, staand en zittend en liggend. En wanneer jullie veilig zijn, verricht dan de shalât. Voorwaar, de shalât is de gelovigen op vaste tijden voorgeschreven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда вы закончите молитву, то вспоминайте Аллаха – стоя, сидя и на своих боках. А когда вы обретете успокоение (оказавшись в безопасности), то совершайте молитву (в полном виде). Поистине, молитва для верующих – предписана [сделана обязательной] (для совершения) в установленное время.

Rusça — Osmanov

Когда вы завершите молитвенный обряд, помяните Аллаха, будь-то стоя, сидя или лежа. Когда же вы будете в безопасности, то совершайте полный салат. Воистину, молитвенный обряд для верующих предписан в строго определенное время.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och minns Gud efter bönens slut - när ni står upp, när ni sitter och när ni lägger er till vila. Och när ni åter är i trygghet, förrätta då bönen (på föreskrivet sätt). Bönen är alla troendes plikt, knuten till bestämda tider.