Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَسَلَكَهُ يَنَابِيعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهِ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًا اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ

e lem tera enne (a)llahe enzele mine s-semāi māen fe selekehu yenābīǎ fī l-erDi ṧumme yuḣricu bihi zer'ǎn muḣtelifen elvānuhu ṧumme yehīcu fe terāhu muSferran ṧumme yec'ǎluhu HuTāmen inne fī ƶālike le ƶikrā li ūlī l-elbābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَteraر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmedin mi?
3اَنَّenneşüphesiz
4اللّٰهَ(a)llaheAllah
5اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdi
6مِنَmine-ten
7السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
8مَاءًmāenم و هsu, yağmurbir su
9فَسَلَكَهُfe selekehuس ل كYol tutmak, gitmek, yürümek, içine girmek, nüfuz etmek, delmek, yol açmak, yol bulmak, davranmak, ipliği iğneye geçirmek, ip geçirmek, diziye dizmek, bir işe girişmeksonra onu geçirdi
10يَنَابِيعَyenābīǎن ب عFışkırmak, çıkmak, akmak, ortaya çıkmakkaynaklara
11فِيiçindeki
12الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerin
13ثُمَّṧummesonra, ayrıca
14يُخْرِجُyuḣricuخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkarıyor
15بِهِbihionunla
16زَرْعًاzer'ǎnز ر عTohum ekmek, tohum serpmek, toprağı işlemek, [bitkilerin, çocukların] büyümesini sağlamak, artış vermek, eken kişi, hasat eder, ekim yoluyla yetiştirilen şey, tohum ürünü, ekilen şey. (Soy, evlat, çocuklar, bir çocuk)ekin
17مُخْتَلِفًاmuḣtelifenخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekçeşitli
18اَلْوَانُهُelvānuhuل و نRenk, görünüş, tür, çeşit, renkli resim, boya, şekilrenklerde
19ثُمَّṧummesonra, ayrıca
20يَهِيجُyehīcuه ي جİleri atılmak, hareket etmek, çalkalanmak, yükselmek, heyecanlanmak, solmak, solup gitmek, ileri fırlamak(ekin) kurur
21فَتَرٰيهُfe terāhuر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve onu görürsün
22مُصْفَرًّاmuSferranص ف رSarıya boyamak veya sarı renk vermek. safraa'un (asfaru'nun dişil hali, çoğulu sufrun) - sarı, taba rengi. musfarun (fiil 9) - sarıya dönen ve solan şey.sararmış
23ثُمَّṧummesonra, ayrıca
24يَجْعَلُهُyec'ǎluhuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakonu yapar
25حُطَامًاHuTāmenح ط مKüçük parçalara ayırmak, ezmek, ufalamak, parçalamak, yaşlılıktan zayıf ve bitkin düşmek, bir şeyi açığa çıkarmak için parçalamak, aşırı kuruluktan ufalanmak, birbirinin üzerine yığılmak veya bastırmak, bir şeyin üzerine yığılmak veya bastırmak, öfke veya gazapla alevlenmek.bir çöp
26اِنَّinneşüphesiz
27فِيvardır
28ذٰلِكَƶālikebunda
29لَذِكْرٰىle ƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir ibret
30لِاُو۬لِيli ūlīا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçsahipleri için
31الْاَلْبَابِl-elbābiل ب بKeskin bir zekaya sahip olmak, iyi kalpli olmak, şefkatli/sevecen/merhametli olmak, sadık kalmak ve bunu sürdürmek, uzman/becerikli olmak, kavrayışlı olmak, anlayış/zeka sahibi olmak, akıl.sağduyu

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmedin mi ki Allah, gökten yağmur yağdırmada, derken yağmur suyunu yeryüzündeki kaynaklara sızdırmada, sonra da o suyla çeşitli renklerde nebatlar bitirmede, sonra da onları kurutmada da sen onları görürsün ki sararmış, sonra da onları unufak etmede; şüphe yok ki bunda, aklı başında olanlara öğüt ve ibret var elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmedin mi ki Allah, gökten yağmur yağdırmada, derken yağmur suyunu yeryüzündeki kaynaklara sızdırmada, sonra da o suyla çeşitli renklerde nebatlar bitirmede, sonra da onları kurutmada da sen onları görürsün ki sararmış, sonra da onları unufak etmede; şüphe yok ki bunda, aklı başında olanlara öğüt ve ibret var elbet.

Adem Uğur

Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Ahmed Hulusi

Görmedin mi ki Allah, semadan (Esma manalarının açığa çıkışı olan şuurdan) bir su (ilim) inzal etti de onu arzdaki (bedendeki) kaynaklara (beyine) koydu. . . Sonra ondaki kuvvelerle renkleri muhtelif (çeşitli huyların sonucu) ekinler (üretim) açığa çıkarıyor. . . Sonra kurur da sen onu sararmış görürsün (oluşumu sırasında çok değer verdiğin şeyler, olup bittikten sonra bakarsın tüm değerini yitirir). . . Sonra onu bir hutam (kuru bitki, çer - çöp) kılar! Muhakkak ki bu (misalde) derin düşünen akıl sahipleri için elbette bir ders vardır!

Ahmet Tekin

Allah’ın gökten su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini görmüyor musun? Bir de onunla türlü renklerde ekinler, sebzeler çıkarıyor. Sonra onların olgunlaşıp sarardığını görürsün. Daha sonra da onları, çerçöp haline getirir. İşte bunda akıl sahipleri için bir öğüt, bir ikaz vardır.

Ahmet Varol

Allah'ın gökten su indirdiğini, onu yerden kaynaklara geçirdiğini, sonra onunla değişik renklerde ekinler çıkardığını görmedin mi? Sonra kurur ve sen onu sararmış halde görürsün. Sonra onu bir çöp haline getirir. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Ali Bulaç

Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), görmedin mi ki, Allah gökten bir yağmur indirib de onu, yerde menbalara sokmuştur. Sonra o yağmur sebebiyle türleri çeşit çeşit ekinler bitiriyor. Sonra ekin kuruyor da onu (yeşilken) sararmış görürsün. Sonra da Allah onu bir çöp haline getirir (İşte dünya saltanatı da böyledir). Muhakkak ki bunda, gerçek akıl sahibleri için (Allah’ın mutlak varlığına ve kudretine delâlet eden) bir öğüt ve uyarma var.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın, gökten su indirerek, su kaynakları biçiminde yeryüzünde akıttığını görmüyor musun? Sonra, onunla, türlü renklerde ekinler çıkarır. Sonra kurur; ardından, onların sarardığını görürsün. Sonra, onları çerçöp durumuna getirir. Aslında, işte bunda, sağduyulu olanlar için kesinlikle bir öğüt vardır.

Bayraktar Bayraklı

Görmüyor musun? Allah gökten su indiriyor, onu yerdeki kaynaklara yerleştiriyor, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onların kuruyup sapsarı olduklarını görüyorsun. Sonra da onu çer-çöp haline getiriyor. Şüphesiz bütün bunlarda akıl sahipleri için bir ders vardır.

Bekir Sadak

Allah'in gokten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerlestiren, sonra onunla cesitli renklerde ekinler yetistiren oldugunu gormez misin? Sonra onlari kurutur ki sen de onlari sapsari gorursun sonra da cer cope cevirir. suphesiz bunlarda, akil sahipleri icin gut vardir. *

Celal Yıldırım

Görmedin mi ki, Allah gökten su indirir, onu yerdeki kaynaklara akıtıp yerleştirir. Sonra onunla renk renk ekin (bitki) çıkarır; sonra kurumaya yüztutar derken onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurutup ufalanmış çer-çöp haline sokar. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için öğüt ve uyarı var.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Görmedin mi Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara akıttığını? Sonra onunla değişik renklerde ürünler bitirir, sonra bu bitkiler gelişip olgunlaşır; ardından onun sarardığını görürsün, sonunda Allah onu kırılıp ufalanmış hale getirir. Kuşkusuz bunda akıl iz‘an sahipleri için bir ders vardır.

Diyanet İşleri

Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.

Diyanet Vakfi

Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki kaynaklara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra o heyecana gelir (solar), bir de onu sararmış görürsün, sonra da onu çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akılları olanlar için bir ihtar vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmedin mi Allahın Semadan bir su indirip de onu bir yoliyle Arzda menbalara koyduğunu? Sonra onunla bir ekin çıkarır, türlü renklerle, sonra o heyecana gelir, bir de görürsün onu sararmış, sonra da onu bir çöpe çevirir, elbette bunda bir ıhtar var temiz akılları olanlar için.

Erhan Aktaş

Allah'ın, gökten su indirdiğini ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıttığını, sonra onunla rengarenk ekinler çıkardığını, daha sonra onların sararıp kuruduklarını; kuru bir çöpe döndüğünü görmedin mi? Kuşkusuz bunda sağlıklı düşünen akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, gökten su indirdiğini ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıttığını, sonra onunla rengarenk ekinler çıkardığını, daha sonra onların sararıp kuruduklarını; kuru bir çöpe döndüğünü görmedin mi? Kuşkusuz bunda sağlıklı düşünen akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, gökten su indirdiğini ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıttığını, sonra onunla rengarenk ekinler çıkardığını, daha sonra onların kuruduklarını; sararıp kuru bir çöpe döndüğünü görmedin mi? Kuşkusuz bunda sağlıklı düşünen akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın, gökten su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için öğüt vardır.

Gültekin Onan

Görmüyor musun; gerçekten Tanrı, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.

Hamdi Döndüren

Görmedin mi Allah, gökten bir su indirdi, onu yeraltındaki kaynaklara kattı. Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarıyor. Sonra ekin kurur da, sen onu sararmış olarak görürsün. Sonunda Allah onu bir çöp haline getirir. Kuşkusuz bunda, akıl sahipleri için bir ibret vardır!

Hasan Basri Çantay

Allahın yukarıdan bir su (yağmur) indirib de onu yerde menba'lara sokduğunu, sonra onunla türlü renklerde ekinler (nebatlar yetişdirib) çıkardığını, bil'ahare on (lar) ı kurutduğunu görmedin mi? Nihayet sen onun sapsarı bir haale gelmiş olduğunu görüyorsun. Sonra da (Allah) onu kuru bir kırıntı yapıyor. Muhakkak ki bunda temiz akıl saahibleri için mutlak bir ibret vardır.

Hasib Asutay

Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi, onu yerin içindeki kaynaklara geçirdi. Sonra onunla renkleri değişik ekinler çıkarıyor. Sonra (ekin) kurur da onu sararmış görürsün. Sonra onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunda sağduyu sahipleri için öğüt vardır.

Hayrat Neşriyat

Görmedin mi? Şübhesiz ki Allah, gökten bir su indirdi de, onu yerdeki kaynaklara koydu; sonra onunla renkleri muhtelif ekinler çıkarıyor; sonra kurur da onu sararmış görürsün; sonra da onu bir çöp yapıyor. Şübhe yok ki bunda (selîm) akıl sâhibleri için gerçekten bir nasîhat vardır.

İbni Kesir

Görmez misin ki; gerçekten Allah, gökten bir su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirmiş, sonra da onunla türlü türlü ekinler çıkarmaktadır. Sonra onları kurutur ve sen, onları sararmış görürsün. Sonra da onu çörçöp haline çevirir. Muhakkak ki bunlarda, akıl sahipleri için ibret vardır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? (Allah) onu (suyu) yerdeki kaynaklara yerleştirir; sonra onunla türlü türlü renklerde ekin çıkarır. Sonra (o ekin) kurur da onun sararmış olduğunu görürsün. Sonra da onu (ekini) kuru bir kırıntı (çer çöp) yapar. Şüphesiz ki bunda, derin akıl sahipleri için (gerçeği) hatırla(t)ma vardır.

Muhammed Esed

Görmezler mi göklerden yağmur indiren ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıtıp duran Allah'tır. Ve sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren, sonra da onları kurutan O'dur. O zaman sen ekinlerin sarardığını görürsün; ve sonunda Allah onları toz haline getirir. Şüphesiz bunlarda akıl iz'an sahipleri için gerçek bir ders vardır!

Mustafa İslamoğlu

(Ey insan!) Görmez misin ki Allah yağmuru gökten indirdi; ve onu yeryüzünde kaynaklar halinde akıttı; sonra da onunla farklı renklerde bitkiler çıkardı; ve nihayet onları kuruttu: artık sen onları sararmış görürsün; en sonunda onu da çer çöpe çevirecektir. İşte bütün bunlarda akletme yetisini tam kullananlar için alınacak bir ders mutlaka vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmedin mi ki, şüphe yok Allah gökten bir su indirmiş, onu yeryüzündeki gözelere girdirmiş, sonra onunla renkleri muhtelif ekinleri çıkarıyor, sonra kuruyor da artık onu sararmış görüyorsun, sonra da onu kupkuru bir kırıntı kılıveriyor. Şüphe yok ki, bunda akıl sahipleri için elbette bir tenbih vardır.

Ömer Öngüt

Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir çöpe çevirir. Şüphesiz ki bunda akl-ı selim sahipleri için bir öğüt vardır.

Suat Yıldırım

Görmüyor musun ki Allah gökten bir su indirir de onu yerdeki birtakım kaynaklara sevk edip depolar. Sonra da onunla rengârenk çeşit çeşit ekinler çıkarır. Daha sonra onlar kurur, sen onu sararmış vaziyette görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Elbette bunda akl-ı selim sahibi olanların alacağı ibretler vardır.

Süleyman Ateş

Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi, onu yerin içindeki kaynaklara geçirdi, Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarıyor. Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöp yapar. Şüphesiz bunda sağduyu sahipleri için bir ibret vardır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın gökten su indirip yerdeki kaynaklara ulaştırdığını, sonra onunla renkleri farklı ekinler bitirdiğini görmedin mi? Sonra ekin kurumaya başlar da onu sararmış halde görürsün, arkasından Allah onu çerçöpe dönüştürür. Bunda, aklıselim sahibi olanlar için kesinlikle doğru bilgiler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın gökten su indirip yerdeki kaynaklara yönlendirdiğini, sonra onunla farklı renklerde bitkiler bitirdiğini ve daha sonra kuruduklarını hiç görmedin mi? Bir de bakarsın ki sararmış, kırık dökük hale gelmişler. Bunda, sağlam duruşluların alacakları bilgiler vardır.

Şaban Piriş

Allah'ın gökten su indirip, onu yeraltında kaynaklara akıttığını, onunla da çeşitli renklerde bitkiler çıkardığını görmüyor musun? Sonra bu bitkiler kuruyor. Sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöp haline getiriyor. İşte bunda akıl sahipleri için bir ibret vardır.

Tefhim-ul Kuran

Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarmaktadır. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.

Ümit Şimşek

Görmedin mi: Allah gökten bir su indirir de onu yerin kaynaklarına yerleştirir. Sonra onunla rengârenk ekinler çıkarır. Sonra kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru bir çöpe çevirir. Aklıselim sahipleri için bunda ibretler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi de onu toprak içindeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra ekin kurur da sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru ufantı haline getirir. İşte bunda, akıl ve gönül sahipleri için mutlak bir ibret var.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər Allahın göydən yağmur endirib onu yer üzündəki çeşmələrə axıtdığını görmürsənmi? Sonra Allah onunla müxtəlif rəngli əkinlər yetişdirir. Sonra onlar quruyur və sən onları saralmış görürsən. Sonra da Allah onları çör-çöpə döndərir. Həqiqətən, bunda ağıl sahibləri üçün ibrət vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Məgər Allahın göydən yağış yağdırdığını, onu yer üzündəki bulaqlara axıtdığını, sonra onunla növbənöv əkin yetişdirdiyini görmürsənmi?! Sonra o (əkin) quruyar, sən onu saralmış görərsən. Sonra da (Allah) onu çör-çöpə döndərər. Həqiqətən, bunda ağıl sahibləri üçün ibrətlər vardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Siehst du nicht, daß Gott vom Himmel Wasser herabsendet, es zu Quellen in die Erde leitet und damit verschiedenartige Pflanzen in verschiedenen Farben hervorbringt? Dann welken sie und werden gelb und zerfallen. Darin ist eine Ermahnung für die Menschen mit Verstand.

Almanca — Der Edle Quran

Siehst du nicht, daß Allah vom Himmel Wasser herabkommen und es dann als Quellen die Erde durchziehen läßt? Hierauf bringt Er damit Pflanzen von unterschiedlichen Arten hervor. Hierauf läßt Er sie austrocknen, und da siehst du sie gelb werden. Hierauf macht Er sie zu zermalmtem Zeug. Darin ist wahrlich eine Ermahnung für diejenigen, die Verstand besitzen.

Almanca — M. A. Rassoul

Hast Du nicht gesehen, daß Allah Wasser vom Himmel niedersendet und es als Quellen in die Erde dringen läßt und dadurch Gewächs hervorbringt, das mannigfaltig an Farben ist? Dann wird es reif, und du siehst es gelb werden; dann läßt Er es in Stücke zerbrechen. Hierin liegt wahrlich eine Mahnung für Leute von Verstand.

Almanca — Muhammad Zaidan

Hast du etwa nicht gesehen, daß ALLAH vom Himmel Wasser fallen ließ, dann es in die Erde als Quellen eindringen ließ, dann bringt ER damit Gewächs in vielfältigen Farben hervor, dann wird es trocken, dann siehst du es gelbwerdend, dann macht ER es Zermalmtes. Gewiß, darin ist doch eine Ermahnung für diejenigen mit Verstand.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Are you -people- not able to see that Allah is He Who sends down the rain water from the floor of the vault of heaven and directs its course through the earth to form springs and water channels and by its means He produces plants variegated or varied in colour. Later on they lose their bloom and their natural colour. then you see them turning yellow and drying up and they shrivel and decay, a process servimg as a reminder of Allah's infinite influence and Omnipotence to those who reflect.

Abdul Haleem

Have you not considered that God sends water down from the sky, guides it along to form springs in the earth, and then, with it, brings forth vegetation of various colours, which later withers, turns yellow before your eyes, and is crumbled to dust at His command? There is truly a reminder in this for those who have understanding.

Abdullah Yusuf Ali

Seest thou not that Allah sends down rain from the sky, and leads it through springs in the earth? Then He causes to grow, therewith, produce of various colours: then it withers; thou wilt see it grow yellow; then He makes it dry up and crumble away. Truly, in this, is a Message of remembrance to men of understanding.

Abul A'la Maududi

Do you not see that Allah sent down water from the sky, then made it flow on earth as springs and streams and rivers and then with it He brings forth vegetation of various hues; then this vegetation ripens and dries up, turning yellow, whereafter He reduces it to broken straw? Surely there is a lesson in this for those endowed with understanding.

Aisha Bewley

Do you not see that Allah sends down water from the sky and threads it through the earth to emerge as springs and then by it brings forth crops of varying colours, which then wither and you see them turning yellow and then He makes them into broken stubble? There is a reminder in that for people of intelligence.

Al-Hilali & Khan

See you not that Allâh sends down water (rain) from the sky, and causes it to penetrate the earth, (and then makes it to spring up) as water-springs, and afterward thereby produces crops of different colours, and afterward they wither and you see them turn yellow; then He makes them dry and broken pieces. Verily, in this is a Reminder for men of understanding.

Ali Quli Qarai

Have you not seen that Allah sends down water from the sky, then He conducts it through the ground as springs. Then with it He brings forth crops of diverse hues. Then they wither and you see them turn yellow. Then He turns them into chaff. There is indeed an admonition in that for those who possess intellect.

Amatul Rahman Omar

Have you not seen (the sight) that Allâh sends down water from the clouds and causes it to flow (in the form of) streamlets on the earth and then brings forth herbage of various kinds and of diverse hues with it, then it dries up (after ripening) so that you see it turn yellow; then He turns it into chaff. Behold! in this (similitude) is a reminder for people endowed with pure and clear understanding.

Arthur John Arberry

Hast thou not seen how that God has sent down out of heaven water and threaded it as springs in the earth, then He brings forth therewith crops of diverse hues, then they wither, and thou seest them turning yellow, then He makes them broken orts? Surely in that is a reminder for men possessed of minds.

Bijan Moeinian

Do you not contemplate in God’s sending down water from the sky, depositing it under the ground, making it flow in the earth in the form of springs, fountains and rivers, letting a variety of plants to use it and to grow and eventually reducing them to nothing but straw? Indeed there is a lesson in this for the men of intelligence [who may detect the transitory nature of the life on earth and its dependency on God’s favor. ]

E. Henry Palmer

Hast thou not seen that God sends down from the heaven water, and conducts it into springs in the earth? then He brings forth therewith corn varied in kind, then it dries up, and ye see it grow yellow; then He makes it grit;- verily, in that is a reminder for those endowed with minds.

Edip-Layth

Do you not see that God sends down water from the sky, and truns it into streams through the land, then He produces with it plants of various colors, then they grow until they turn yellow, then He makes them dry and broken? In this is a reminder for those of understanding.

George Sale

Dost thou not see that God sendeth down water from heaven, and causeth the same to enter and form sources in the earth; and produceth thereby corn of various sorts? Afterwards He causeth the same to wither; and thou seest it become yellow: Afterwards He maketh it crumble into dust. Verily herein is an instruction to men of understanding.

Hamid S. Aziz

Do you not see that Allah sends down water from the cloud, then makes it go along in the earth in springs, then brings forth therewith herbage of various colours, then it withers so that you see it becoming yellow, then He makes it dry up and crumble? Most surely there is a reminder in this for the men of understanding.

Mahmoud Ghali

Have you not seen that Allah has sent down from the heaven water, then He dispatched (i. e., inserted) it as fountains in the earth; thereafter He brings out therewith plantation (s) of different colors; thereafter they heave, then you see them (turning) yellow; thereafter He makes them to crushed pieces? Surely in that is indeed a Reminding for (people) endowed with intellects.

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen how Allah hath sent down water from the sky and hath caused it to penetrate the earth as watersprings, and afterward thereby produceth crops of divers hues; and afterward they wither and thou seest them turn yellow; then He maketh them chaff. Lo! herein verily is a reminder for men of understanding.

Mohamed Ahmed - Samira

Do you not see that God sends down water from the sky, then makes it flow in rills on the earth, and brings forth corn from it which, having passed through changes of shade and colour, comes to ripen, and you see it autumnal yellow; then He reduces it to chaff. There are indeed lessons in this for those who are wise.

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware that it is God who sends down water from the skies, and then causes it to travel through the earth in the shape of springs? And then He brings forth thereby herbage of various hues; and then it withers, and thou canst see it turn yellow; and in the end He causes it to crumble to dust. Verily, in [all] this there is indeed a reminder to those who are endowed with insight!

Mustafa Khattab

Do you not see that Allah sends down rain from the sky—channelling it through streams in the earth—then produces with it crops of various colours, then they dry up and you see them wither, and then He reduces them to chaff? Surely in this is a reminder for people of reason.

Progressive Muslims

Do you not see that God sends down water from the sky, and causes it to become streams through the land, then He produces with it plants of various colors, then they grow until they turn yellow, then He makes them dry and broken In this is a reminder for those of understanding.

Sahih International

Do you not see that Allah sends down rain from the sky and makes it flow as springs [and rivers] in the earth; then He produces thereby crops of varying colors; then they dry and you see them turned yellow; then He makes them [scattered] debris. Indeed in that is a reminder for those of understanding.

Sam Gerrans

Dost thou not see that God sent down from the sky water, and inserted it as springs in the earth? Then He brings forth a crop differing in its hues; then it withers, and thou seest it turned to yellow; then He makes it debris. In that is a reminder for men of understanding.

Shabbir Ahmed

Have you not realized that it is Allah Who sends down water from the Height, and then leads it through the earth to form wells and come forth as springs? And then He brings forth a variety of colorful vegetation. Then you see the crops ripen turning golden yellow, and in the end He makes them crumble away (with grain aside). Verily, therein is a reminder to those who wish to develop their insight.

Syed Vickar Ahamed

Do you not see that Allah sends down rain from the sky, and leads it (the rain water) through springs in the earth? Then from it, He makes produce of various colors to grow: Then it fades (due to lack of water): (And) you will see it grow yellow; Then He makes it dry up and fall down. Truly, in this, there is a Message to remember for men of understanding.

Taqi Usmani

Have you not seen that Allah sent down water from the sky, then made it penetrate into the earth (and gush forth) in the form of springs? Then He brings forth with it crops of different colors, and afterwards they wither, and you see them turned yellow, then He makes them chaff. Surely in that there is a lesson for the people of understanding.

The Monotheist Group

Do you not see that God sends down water from the sky, then lets it run as springs in the earth, then He produces with it plants of various colors, then they grow until they turn yellow, then He makes them dry and broken? In this is a reminder for those who possess intelligence.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne vois-tu pas quʹAllah fait descendre du ciel de lʹeau, puis Il lʹachemine vers des sources dans la terre; ensuite avec cela, Il fait sortir une culture aux couleurs diverses, laquelle se fane ensuite, de sorte que tu la vois jaunie; ensuite, Il la réduit en miettes. Cʹest là certainement un rappel aux (gens) doués dʹintelligence.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ey însan!) Ma tu nabînî ku Xwedê ji ewran av barandiye, wê avê dixe ser kaniyên li ser erdê, piştre bi wê çandiniyên renge reng hêşîn dike. Piştre ew hişk dibe tu dibînî ku ew zer bûye piştre wê dike kewaş e. Bêguman di vê de ji bo aqilmendan îbret û şîret hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zie jij dan niet dat God water uit de hemel laat neerdalen en dan naar bronnen in de aarde laat gaan? Dan brengt Hij er landbouwgewassen van allerlei soorten mee voort. Dan verdorren zij en jij ziet ze geel worden en dan maakt Hij ze tot gruis. Daarin is een vermaning voor de verstandigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ziet gij niet, dat God water van den hemel nederzendt en dit in de aarde doet gaan om er bronnen van te vormen, en daardoor graan (planten) van verschillende soorten voortbrengt? Daarna doet hij die verdorren, en gij ziet haar geel worden; en daarna doet hij die tot stof worden. Waarlijk hierin is eene onderrichting voor mannen van verstand.

Hollandaca — Siregar

Zie jij niet dat Allah water uit de hemel doet neerdalen en het daarna doet samenstromen in bronnen die zich in de aarde bevinden? Vervolgens brengt Hij daar planten met verschillende kleuren me voort, en daarna worden ze droog en zie jij dat ze geel worden, den laat Hij ze tot stof worden. Voorwaar, daarin is zeker een lering voor de bezitters van verstand.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты не видел [разве ты не рассуждал о том], что Аллах низвел с неба [с облаков] воду [дождь] и повел ее источниками в земле? Потом Он выводит посредством ее посевы разных цветов. Потом (все) это увядает, и ты видишь его пожелтевшим, потом обращает Он его в рассыпающуюся солому. Поистине, в этом [в том, что происходит с водой] – напоминание для обладателей (здравого) разума (о том, что земная жизнь подобна этому примеру)!

Rusça — Osmanov

Неужели ты не знаешь, что Аллах ниспосылает с неба воду и наполняет ею источники? Потом благодаря ей Он растит разнообразные злаки. Затем они вянут, и ты видишь, как они пожелтели. Наконец, Он превращает их в труху. Воистину, во всем этом - назидание для тех, кто обладает разумом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

FÖRSTÅR du inte att det är Gud som låter regn strömma från skyn och leder det genom jorden (till dess det bryter fram) som källor? Därmed låter Han sedan olika slag av växtlighet uppstå, som med tiden vissnar och ses gulna. Till slut förvandlas den till torra strån och damm. I detta ligger helt visst en påminnelse till dem som har förstånd.