Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va'dinden dönmez.

لٰكِنِ الَّذِينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَعْدَ اللّٰهِ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ الْمِيعَادَ

lākini (e)lleƶīne tteḳav rabbehum lehum ğurafun min fevḳihā ğurafun mebniyyetun tecrī min teHtihā l-enhāru veǎ'de (a)llahi lā yuḣlifu (a)llahu l-mīǎāde

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لٰكِنِlākinifakat
2الَّذِينَ(e)lleƶīneonlar ki
3اتَّقَوْاtteḳavو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkarlar
4رَبَّهُمْrabbehumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinden
5لَهُمْlehumonlara vardır
6غُرَفٌğurafunغ ر فAldı, kesti, kesip kopardı, kırptı, eğildi, kırıldı; elle alınan su miktarı; en üst kattaki oda, cennetin en yüksek yeri; belirli büyük bir kapasite ölçüsü; çok suyu olan; hızlı.odalar
7مِنْmin
8فَوْقِهَاfevḳihāف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.üstüste
9غُرَفٌğurafunغ ر فAldı, kesti, kesip kopardı, kırptı, eğildi, kırıldı; elle alınan su miktarı; en üst kattaki oda, cennetin en yüksek yeri; belirli büyük bir kapasite ölçüsü; çok suyu olan; hızlı.odalar
10مَبْنِيَّةٌmebniyyetunب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileyapılmış
11تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akmaktadır
12مِنْmin
13تَحْتِهَاteHtihāت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.altından
14الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
15وَعْدَveǎ'deو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)(bu) va'didir
16اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
17لَا
18يُخْلِفُyuḣlifuخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekcaymaz
19اللّٰهُ(a)llahuAllah
20الْمِيعَادَl-mīǎādeو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)va'dinden

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat Rablerinden çekinenlerse, onlarındır köşkler, gene köşkler üstüne kurulmuş köşkler, altlarından ırmaklar akar, Allah'ın vaadidir; Allah vaadinden hiç caymaz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat Rablerinden çekinenlerse, onlarındır köşkler, gene köşkler üstüne kurulmuş köşkler, altlarından ırmaklar akar, Allahʼın vaadidir; Allah vaadinden hiç caymaz.

Adem Uğur

Fakat Rablerinden sakınanlara, üstüste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.

Ahmed Hulusi

Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlar için fevkinde (bilinç boyutunda) bina olunmuş, altlarından nehirler (kendilerinde açığa çıkan ilmin getirisi marifetler) akan ğuraf (cennet makamları) vardır. . . (Bu) Allah'ın vaadidir. . . Allah vaadi asla değişmez!

Ahmet Tekin

Fakat, Rablerine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu Allah’ın va’didir. Allah belirlenmiş hesap gününü gerçekleştirme sözünden dönmeyecek ve ertelemeyecektir.

Ahmet Varol

Ancak Rablerinden sakınanlar için üstlerinde (başka) odalar bina edilmiş, altlarından ırmaklar akan odalar vardır. (Bu) Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.

Ali Bulaç

Ancak Rablerinden korkup sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah, va'dinden dönmez.

Ali Fikri Yavuz

Fakat Rablerinden korkanlar için, -altlarından ırmaklar akar- birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler var. (Bu onlara) Allah’ın vaadidir; Allah vaadinden caymaz.

Ali Rıza Safa

Fakat Efendilerine karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar için, üst üste kurulmuş ve altlarından ırmaklar akan konaklar vardır. Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden asla dönmez.

Bayraktar Bayraklı

Fakat Rabblerine saygı duyanlar için, üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah, verdiği sözden dönmez.

Bekir Sadak

Fakat, Rablerinden sakinanlara, ust uste bina edilmis koskler vardir; altlarindan irmaklar akar. Bu, Allah'in verdigi sozdur, Allah verdigi sozden caymaz.

Celal Yıldırım

Ama Rabblarından korkup (fenalıklardan) sakınanlar için yüksek manzaralı yerler yapılmıştır ki altlarından ırmaklar akar. Allah'ın va'di (bu)! Allah va'dinden asla dönmez.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Öte yandan, rablerine karşı gelmekten sakınanlara gelince onların, altından ırmaklar akan, birbiri üzerine yapılmış odaları olacak. İşte Allah’ın vaadi! Allah sözünden dönmez.

Diyanet İşleri

Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va'dinden dönmez.

Diyanet İşleri (eski)

Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz.

Diyanet Vakfi

Fakat Rablerinden sakınanlara, üstüste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan kat kat yapılmış odalar ve balkonlu köşkler vardır. Bu Allah'ın va'didir. Allah va'dinden dönmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o rablarına korunanlar, onlara şehnişinler var ki üzerlerinde şehnişinler yapılmış, altlarından ırmaklar akar Allahın va'di, Allah miadını şaşırmaz.

Erhan Aktaş

Fakat Rabb'lerine takvalı olanlar için kat kat bina edilmiş, önlerinde nehirler akan köşkler vardır. Bu Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden dönmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat Rabb'lerine takvalı olanlar için kat kat bina edilmiş, önlerinde nehirler akan köşkler vardır. Bu Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden dönmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat Rabb'lerine takvalı olanlar için kat kat bina edilmiş, önlerinde nehirler akan köşkler vardır. Bu Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden dönmez.

Fizilal-il Kuran

Fakat Rabb'lerinden korkanlar için üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden caymaz.

Gültekin Onan

Ancak rablerinden korkup sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Tanrı'nın vaadidir. Tanrı, vaadinden dönmez.

Hamdi Döndüren

Ama Rablerinden sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış köşkler vardır. Köşklerin altından da ırmaklar akar. Bu, Allah’ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.

Hasan Basri Çantay

Fakat Rablerinden korkanlar (yok mu?) onlar için üzerlerinde (başka başka) konaklar bina edilmiş, altlarında da ırmaklar akan yüksek (cennet) menziller (i) vardır. (Bu) Allahın va'di (dir). Allah sözünden caymaz.

Hasib Asutay

Fakat Rablerinden korkanlara, üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. (Bu,) Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden caymaz.

Hayrat Neşriyat

Fakat Rablerinden sakınanlara gelince, onlar için köşkler, onların da üstlerinde binâ edilmiş (daha yüksek) köşkler vardır ki altlarından ırmaklar akar. (Bu,) Allah’ın va'didir. Allahva'dinden dönmez.

İbni Kesir

Fakat Rabblarından korkanlar için, üzerlerine konaklar yapılmış, altlarında ırmaklar akan yüksek menziller vardır. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden caymaz.

Mehmet Okuyan

Fakat Rablerine karşı takvâlı (duyarlı) olanlara, Allah’ın vaadi olarak üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah verdiği sözden dönmez.

Muhammed Esed

Buna karşılık, Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, (öteki dünyada) üst üste bina edilmiş altından ırmaklar akan yüksek köşklere sahip olacaklardır: (Bu,) Allah'ın vaadi(dir); (ve) Allah vaadinden asla dönmez.

Mustafa İslamoğlu

Öte yandan Rablerine karşı sorumlu davrananlar, altından ırmakların geçtiği üst üste inşa edilmiş yüce cennet köşklerine sahip olacaklar. Bu Allah'ın vaadidir: Allah vaadinden asla dönmez.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat o kimseler ki, Rablerinden korkmakta bulunmuşlardır, onlar için köşkler vardır, onların üstlerinde de yapılmış köşkler vardır. Altlarından ırmaklar akar. Allah'ın vaadidir. Allah, vaadine muhalefet etmez.

Ömer Öngüt

Fakat Rablerinden korkanlar için üstüste bina edilmiş binalar var, odaların altından da ırmaklar akmaktadır. Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.

Suat Yıldırım

Lâkin Rab’lerini sayıp kötülüklerden sakınanlar için, içinden ırmaklar akan, üst üste odalar ihtiva eden yüksek köşkler vardır. Bu Allah’ın bir vâdidir. Allah ise vâdinden asla caymaz.

Süleyman Ateş

Fakat Rablerinden korkanlar için üstüste yapılmış odalar var. Odaların altından da ırmaklar akmaktadır. Bu, Allah'ın va'didir. Allah va'dinden caymaz.

Süleymaniye Vakfı

Rablerine karşı yanlış yapmaktan sakınanlar için ise (cennette) alt taraflarından ırmaklar akan köşkler ve üst taraflarında yapılmış başka köşkler vardır. Bunu Allah vaad etmiştir. Allah vaadinden dönmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinden çekinerek kendini korumuş olanlar için ise kat kat yapılmış, altlarından ırmaklar akan yüksek konaklar vardır. Bu Allah'ın sözüdür. Allah sözünden caymaz.

Şaban Piriş

Oysa, Rab'lerinden korkanlar için (altlarından ırmaklar akan) üst üste bina edilmiş köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah, vaadinden dönmez.

Tefhim-ul Kuran

Ancak Rablerinden korkup sakınanlar ise; onlar için yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah, va'dinden dönmez.

Ümit Şimşek

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için ise, üst üste bina edilmiş köşkler vardır ki, altlarından ırmaklar akar. Bu Allah'ın vaadidir. Allah ise vaadinden dönmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, kurtaramazsın! Rablerinden korkanlara gelince, onlar için üstüste bina edilmiş odalar var; altlarından ırmaklar akar. Allah'ın vaadidir bu, Allah vaadine ters düşmez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Lakin Rəbbindən qorxanları üst-üstə tikilmiş, altından çaylar axan otaqlar gözləyir. Bu, Allahın vədidir. Allah vədinə xilaf çıxmaz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Lakin Rəbbindən qorxanları (Cənnətdə) bir-birinin üstündə tikilmiş otaqlar (behiştin yüksək məqamları) gözləyir. Onların altından çaylar axar. Bu, Allahın vəʼdidir. Allah vəʼdə xilaf çıxmaz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Gläubigen, die Gott fürchten, bekommen hohe übereinander gebaute Gemächer in Gärten, unterhalb derer Flüsse fließen. Das ist Gottes Verheißung. Gott bricht Sein Versprechen nicht.

Almanca — Der Edle Quran

Aber diejenigen, die ihren Herrn fürchten, für sie wird es Obergemächer geben, über denen (andere) Obergemächer gebaut sind, unterhalb derer Flüsse strömen. (Das ist) Allahs Versprechen. Allah bricht nicht, was Er versprochen hat.

Almanca — M. A. Rassoul

Für die jedoch, die ihren Herrn fürchten, sind Hochgemächer über Hochgemächer erbaut, unter denen Bäche fließen.(Dies ist) eine Verheißung Allahs - Allah bricht Sein Versprechen nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch für diejenigen, die Taqwa gemäß ihrem HERRN gegenüber handelten, sind Wohnstätten bestimmt, über die noch andere Wohnstätten errichtet sind, die von Flüssen durchflossen werden. Dies ist ALLAHs Versprechen. ALLAH bricht nie das Versprochene.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those who keep in awe of Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him are destined to take their abode in paradise in beautifully designed chambers superimposed by chambers in luxuriously built mansions beneath which rivers flow, a declaration made to them by Allah Who never breaks a promise.

Abdul Haleem

But those who are mindful of their Lord will have lofty dwellings built for them, one above the other, graced with flowing streams. This is a promise from God: God does not break His promise.

Abdullah Yusuf Ali

But it is for those who fear their Lord. That lofty mansions, one above another, have been built: beneath them flow rivers (of delight): (such is) the Promise of Allah: never doth Allah fail in (His) promise.

Abul A'la Maududi

But those who fear their Lord shall have lofty mansions built over one another beneath which rivers flow. This is Allah's promise and never does Allah fail to fulfil His promise.

Aisha Bewley

But those who have taqwa of their Lord will have high-ceilinged Halls, and more such Halls built one above the other, and rivers flowing under them. That is Allah’s promise. Allah does not break His promise.

Al-Hilali & Khan

But those who fear their Lord (Allâh) and keep their duty to Him, for them are built lofty rooms, one above another under which rivers flow (i.e. Paradise). (This is) the Promise of Allâh: and Allâh does not fail in (His) Promise.

Ali Quli Qarai

But as for those who are wary of their Lord, for them there will be lofty abodes with [other] lofty abodes built above them, with streams running beneath them —a promise of Allah. Allah does not break His promise.

Amatul Rahman Omar

But for those who take their Lord as a shield, there awaits them lofty mansions, storey upon storey with streams running beneath them. (This is) the promise of Allâh; (and) Allâh will never fail in (His) promise.

Arthur John Arberry

But those who fear their Lord -- for them await lofty chambers, above which are built lofty chambers, underneath which rivers flow -- God's promise; God fails not the tryst.

Bijan Moeinian

As to those who show the utmost respect to their Lord, they will live in high rises beneath which the water flows. This is God’s promise: God never breaks His promise.

E. Henry Palmer

But for those who fear their Lord for them are upper chambers, and upper chambers above them built, beneath which rivers flow; God's promise! God does not fail in His promise.

Edip-Layth

But those who revere their Lord, they will have dwellings constructed upon dwellings, with rivers flowing beneath them. God's promise; God does not break the promise.

George Sale

But for those who fear their Lord will be prepared high apartments in paradise, over which shall be other apartments built; and rivers shall run beneath them: This is the promise of God; and God will not be contrary to the promise.

Hamid S. Aziz

But those who are careful of (their duty to) their Lord, they shall have high places, above them are built higher places, beneath which rivers flow - (this is) the promise of Allah: Allah will not fail in (His) promise.

Mahmoud Ghali

But the ones who are pious towards their Lord will have compartments, even above which are built compartments, from beneath which rivers run. (It is) the promise of Allah. Allah does not fail (His) promised Appointment.

Marmaduke Pickthall

But those who keep their duty to their Lord, for them are lofty halls with lofty halls above them, built (for them), beneath which rivers flow. (It is) a promise of Allah. Allah faileth not His promise.

Mohamed Ahmed - Samira

But for those who fear displeasing their Lord there are lofty mansions built above mansions, with rivers rippling past below them: A promise of God; (and) God does not go back on His promise.

Muhammad Asad

As against this they who of their Sustainer are conscious shall [in the life to come] have man­sions raised upon mansions high, beneath which run­ning waters flow: [this is] God’s promise - [and] never does God fail to fulfill His promise.

Mustafa Khattab

But those mindful of their Lord will have ˹elevated˺ mansions, built one above the other, under which rivers flow. ˹That is˺ the promise of Allah. ˹And˺ Allah never fails in ˹His˺ promise.

Progressive Muslims

But those who reverence their Lord, they will have dwellings constructed upon dwellings, with rivers flowing beneath them. God's promise, and God does not break the promise.

Sahih International

But those who have feared their Lord - for them are chambers, above them chambers built high, beneath which rivers flow. [This is] the promise of Allah. Allah does not fail in [His] promise.

Sam Gerrans

But those who are in prudent fear of their Lord: they have high chambers above which are high chambers built, beneath which rivers flow; the promise of God — God will not break the appointment.

Shabbir Ahmed

But those who are mindful of their Lord, for them are lofty and honorable mansions built for them with rivers flowing beneath. This is Allah's Promise. Never does Allah fail His Promise.

Syed Vickar Ahamed

But the high palaces (to live in) have been built one above another, for those who fear their Lord; Beneath them rivers (of joy) flow: (This is) the Promise of Allah, and He never fails in (His) Promise.

Taqi Usmani

But, for those who fear their Lord, there are chambers with chambers built on top of them, with rivers running from underneath them. This is Allah’s promise. Allah does not go back on any promise.

The Monotheist Group

But those who reverence their Lord, they will have dwellings constructed upon dwellings, with rivers flowing beneath them. The promise of God, and God does not break the promise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais ceux qui auront craint leur Seigneur auront (pour demeure) des étages (au Paradis) au-dessus desquels dʹautres étages sont construits et sous lesquels coulent les rivières. Promesse dʹAllah! Allah ne manque pas à Sa promesse.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê ew ên ku (emr û nehyên) Xwedayê xwe parastine, ji bo wan ode li ser odê rakirî hatine avakirin ku di binê wan de çem diherikin. Ha ev soza Xwedê ye ku ji bendeyê xwe yê teqwadar re daye. Bêguman Xwedê soza ku daye jê venagere.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar voor hen die hun Heer vrezen zijn er (feest)zalen waarboven (feest) zalen gebouwd zijn en waar de rivieren onderdoor stromen. Gods toezegging is het. God zal de afspraak niet afzeggen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar voor hen, die hunnen God vreezen, zullen verheven verblijfplaatsen in het paradijs gereed gemaakt wezen, waarboven andere vertrekken zullen gebouwd zijn, en onder welke rivieren zullen stroomen. Dit is Gods belofte, en God zal niet te kort doen aan zijne belofte.

Hollandaca — Siregar

Maar degenen die hun Heer vreesden; voor hen zijn er woningen waarboven (nog andere) woningen zijn gebouwd waar onder door de rivieren stromen. Als een belofte van Allah, Allah breekt de belofte niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но те, которые остерегались (наказания) своего Господа (поклоняясь и полностью повинуясь только Ему), для них (в Раю) – горницы, выше которых (еще) построенные горницы, (где) текут под ними [под дворцами и деревьями] реки, по обещанию Аллаха (данному им) – не нарушает Аллах обещания!

Rusça — Osmanov

Но для тех, кто убоялся своего Господа, уготованы покои горние, многоярусные. Под ними текут ручьи согласно обещанию Аллаха. Ведь Аллах не нарушает данного слова.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de som fruktar sin Herre skall (i paradiset) tilldelas de högsta boningarna, med bäckar som porlar framför dem. Detta är Guds löfte (och) Gud sviker inte Sitt ord.