Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةً وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَاءُ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
ṧumme ḳaset ḳulūbukum min beǎ'di ƶālike fe hiye ke l-Hicārati ev eşeddu ḳasveten ve inne mine l-Hicārati le mā yetefecceru minhu l-enhāru ve inne minhā le mā yeşşeḳḳaḳu fe yeḣrucu minhu l-māu ve inne minhā le mā yehbiTu min ḣaşyeti (a)llahi ve mā (a)llahu bi ğāfilin ǎmmā teǎ'melūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ama bundan sonra kalpleriniz katılaştı, taşa döndü, Hattâ taştan da katı bir hale geldi. Çünkü öyle taşlar var ki içinden nehirler kaynar. Öylesi var ki çatladı mı bağrından su fışkırır. Öylesi de var ki Allah korkusundan yerlere yuvarlanır. Allah, yaptığınızdan gafil değil ki.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ama bundan sonra kalpleriniz katılaştı, taşa döndü, Hattâ taştan da katı bir hale geldi. Çünkü öyle taşlar var ki içinden nehirler kaynar. Öylesi var ki çatladı mı bağrından su fışkırır. Öylesi de var ki Allah korkusundan yerlere yuvarlanır. Allah, yaptığınızdan gafil değil ki.
Adem Uğur
(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır. Çünkü taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su fışkırır. Taşlardan bir kısmı da Allah korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
Ahmed Hulusi
Bu olayın ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı (varlığındaki Hakk'ı açığa çıkaramaz oldu). . . Oysa bazı taşlar vardır ki, içinden nehirler fışkırır; ve bazıları da vardır ki şak diye yarılır da ondan su çıkar. Öyle taşlar vardır ki, haşyetullahtan düşüp yuvarlanır. . . Allah sizden açığa çıkanlardan (varlığınızı Esma'sıyla oluşturduğu için) asla perdeli değildir.
Ahmet Tekin
Ne var ki, bundan sonra da, kafalarınız kalınlaştı, kalpleriniz katılaştı. Adeta taş gibi oldu, yahut taştan daha sert hale geldi. Taşlardan nehirler kaynayabilir, taşlar yarılır, çatlar, içinden su fışkırabilirdi. Taşlar Allah korkusundan, saygıdan yuvarlanabilirdi. Taşta duygu var, sizde yoktu. Allah işlediğiniz amellerden gafil değildir, amellerinize göre, sizi cezalandıracaktır.
Ahmet Varol
Bu olaydan sonra kalpleriniz yine katılaştı. Adeta taş gibi oldu, hatta ondan daha katı bir hal aldı. Taşlardan öyleleri vardır ki, arasından ırmaklar fışkırır. Yine öyleleri vardır ki, yarılır ve içinden su çıkar. Yine onlardan Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Ali Bulaç
Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.
Ali Fikri Yavuz
(Ne yazık ki) bu ölünün dirilmesinden sonra (ibret alacakken) kalbleriniz katılaştı. O kalbleriniz taşlar gibi veya ondan daha katı... Çünkü taşların öylesi var ki, içinden nehirler kaynar taşar; öylesi var ki, yarılıp ondan çeşme gibi şarıl şarıl su akar ve öylesi var ki, Allah korkusundan (dağdan) aşağı yuvarlanır düşer. Allah Teâla yaptığınız işlerden gafil değildir.
Ali Rıza Safa
Sonra, işte bunun ardından yürekleriniz katılaştı; artık öyle ki, taş gibi veya daha katı oldu. Aslında, öyle taşlar vardır ki, ondan ırmaklar fışkırır; öyleleri vardır ki, yarılır, ondan sular çıkar; öyleleri vardır ki, Allah'a olan saygısından aşağı yuvarlanır. Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir.
Bayraktar Bayraklı
Sonra bu mucizenin ardından kalpleriniz katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Halbuki taşın öylesi vardır ki, ondan ırmaklar fışkırır; öylesi vardır ki, yarılıp içinden su akar; öylesi de vardır ki, Allah'a olan saygısından dolayı yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Bekir Sadak
Sonra kalbleriniz yine katilasti, tas gibi, hatta daha da kati oldu. Nitekim taslar arasinda kendisinden irmaklar fiskiran vardir; yarilip su cikan vardir; Allah korkusundan yuvarlananlar vardir. Allah yaptiklarinizi bilmez degildir.
Celal Yıldırım
Bundan sonra yine kalbleriniz katılaştı, taş gibi ve hattâ daha da katı oldu. Çünkü taştan öylesi var ki, ondan ırmaklar fışkırır, öylesi var ki, yarılıp ondan su çıkar, öylesi de var ki, Allah korkusuyla (ilâhî kanunlara boyun eğerek) aşağı düşüp (parçalanır). Allah işlediğiniz (ve işleyeceğinizden habersiz değildir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır. Taşın öylesi var ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de var ki çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da var ki Allah korkusuyla yuvarlanıp düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.
Diyanet İşleri
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
Diyanet İşleri (eski)
Sonra kalbleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Nitekim taşlar arasında kendisinden ırmaklar fışkıran vardır; yarılıp su çıkan vardır; Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir.
Diyanet Vakfi
(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır. Çünkü taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su fışkırır. Taşlardan bir kısmı da Allah korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı. Şimdi onlar taşlar gibi, hatta daha duygusuz; çünkü taşların öylesi var ki içinden nehirler kaynıyor, öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor ve öylesi de var ki Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor. Sizlerin neler yaptığından Allah gafil değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
sonra bunun arkasından kalbleriniz katılaştı, şimdi onlar taşlar gibi hatta daha duygusuz, çünkü taşların öylesi var ki içinde nehirler kaynıyor, öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor ve öylesi var ki Allahın haşyetinden yerlerde yuvarlanıyor, sizler ise neler yapıyorsunuz Allah gafil değil
Erhan Aktaş
Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a duyduğu içtenlikli saygıdan harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a duyduğu içtenlikli saygıdan harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a haşyetinden harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Fizilal-il Kuran
Bütün bu olaylardan sonra kalpleriniz yine katılaştı. Şimdi onlar taş gibi, hatta taştan bile daha katıdırlar. Çünkü öyle taşlar var ki, içlerinden ırmaklar akar. Yine öyle taşlar var ki, çatlarlar da bağırlarından su fışkırır. Yine öyle taşlar var ki, Allah korkusu ile dağlardan yuvarlanıp aşağı inerler. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Gültekin Onan
Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri var ki onlardan nehirler fışkırır (yetefeccerü). Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Öyleleri de vardır ki Tanrı'ya olan saygılarından (haşyetillah) dolayı yuvarlanır. Tanrı yaptıklarınızdan / işlerinizden (tamelun) habersiz (gafilin) değildir.
Hamdi Döndüren
Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, Şimdi onlar taşlar gibi, hatta daha da duygusuz. Çünkü taşların öylesi var ki içinden ırmaklar kaynar; öylesi var ki çatlar da bağrından su fışkırır ve öylesi de var ki Allah korkusundan yerlerde yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
Hasan Basri Çantay
Sonra, bunun arkasından yine kalbleriniz katılaşdı. Şimdi o, taş gibi, yahud daha katı. Çünkü taşın öylesi vardır ki ondan ırmaklar kaynar, öylesi vardır ki yarılıb ondan su fışkırır, öylesi de vardır ki Allah korkusiyle yukardan aşağı düşer (yüksekden aşağı yuvarlanır). Allah, ne yaparsanız (hiç birinden) gaafil değildir.
Hasib Asutay
Sonra bunun ardından yine kalpleriniz katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri de vardır ki, yarılır ondan su çıkar, öyleleri de vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Hayrat Neşriyat
Sonra bunun ardından kalbleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi veya daha katıdırlar. Hâlbuki doğrusu o taşlardan öylesi vardır ki, ondan nehirler fışkırır; elbette onlardan öylesi de vardır ki, yarılır da ondan su çıkar. Hem onlardan şübhesiz öylesi de vardır ki, Allah korkusundan düşüp yuvarlanır! Allah ise, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
İbni Kesir
Sonra bunun ardından kalbleriniz yine katılaştı. Şimdi onlar taş gibidir. Yahut daha da katı. Zira öylesi vardır ki; ondan ırmaklar kaynar, öylesi vardır ki; yarılıp ondan su fışkırır, öylesi de vardır ki; Allah korkusundan yuvarlanır. Allah, yaptıklarınızdan asla gafil değildir.
Mehmet Okuyan
Bunlardan sonra kalpleriniz (yine) katılaşmıştı. Artık onlar (kalpleriniz) taş gibi hatta daha da katıdır. Şüphesiz ki taşlardan öylesi var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki yarılır da ondan su çıkar. Bir kısmı da Allah’a saygı nedeniyle (yukarıdan aşağı) iner. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.
Muhammed Esed
Ama, bütün bunlardan sonra kalpleriniz katılaştı; kaya gibi hatta daha da sert oldu; Çünkü, unutmayın, öyle kayalar var ki içinden ırmaklar fışkırır; ve öylesi de var ki, yarıldığında içinden su çıkar; bazısı da Allah korkusuyla (yerinden kopup) aşağı yuvarlanır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir!
Mustafa İslamoğlu
Bütün bunların ardından yürekleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha da katı hale geldi. Çünkü, nice kayalar var ki bağrından ırmaklar fışkırır, öyleleri de var ki yarıldığı zaman su çıkar, ve kimileri de var ki Allah'ın haşmetinden harekete geçip yuvarlanır. Allah yaptıklarınıza karşı duyarsız değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onu müteakip kalpleriniz katılaştı. O kalpler taşlar gibidir. Veya katılıkça daha şiddetlidir. Ve şüphesiz taşlardan öylesi vardır ki ondan ırmaklar kaynar. Ve yine şüphe yok taşlardan öylesi vardır ki yarılır, kendisinden su çıkar.Ve yine şüphe yok, taşlardan öylesi vardır ki Allah korkusundan aşağıya düşüverir. Allah Teâlâ ise sizin yaptıklarınızdan asla gâfil değildir.
Ömer Öngüt
Sonra bunun arkasından kalpleriniz yine katılaştı. Şimdi o kalpler taş gibidir, hatta daha da katıdır. Nitekim taşın öylesi vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de vardır ki, yarılıp ondan çeşme gibi su akar. Öylesi de vardır ki, Allah korkusundan yuvarlanır düşer. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir.
Suat Yıldırım
Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı! Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar. Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleyman Ateş
Sonra bunun ardından yine kalbleriniz katılaştı; şimdi onlar, taş gibi, hatta daha da katıdır. Çünkü öyle taş var ki, içinden ırmaklar fışkırır; öylesi var ki, çatlar da bağrından su kaynar, öylesi de var ki, Allah korkusundan aşağı düşer. Allah, yaptıklarınızı bilmez değildir.
Süleymaniye Vakfı
Bütün bunların ardından yine de kalpleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi, hatta daha da katıdır. Öyle taşlar var ki içlerinden ırmaklar fışkırır. Çatlayıp içinden su çıkan hatta Allah korkusundan aşağı yuvarlanan taşlar da vardır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bütün bunların ardından yine de kalpleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi, hatta daha da katıdır. Çünkü içinden ırmaklar fışkıran taşlar vardır. Çatlayıp içinden su çıkan hatta Allah korkusundan aşağı yuvarlanan taşlar da vardır. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.
Şaban Piriş
Sonra kalpleriniz yine katılaştı. Taş gibi.. hatta daha da katı oldu. Nitekim öyle taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar kaynar, öyle taşlar var ki Allah korkusundan yukarıdan aşağıya yuvarlanırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Tefhim-ul Kuran
Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri de vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil (habersiz) değildir.
Ümit Şimşek
Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı da taş kesildi, hattâ taştan da beter oldu. Çünkü taşlardan öylesi vardır, bağrından ırmaklar çağlar. Öylesi vardır, yarılır da arasından su çıkar. Öylesi vardır, Allah korkusundan aşağılara yuvarlanır. Sizin yaptıklarınızdan ise Allah habersiz değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine kaskatı kesildi. Taş gibidir o. Belki daha da katıdır. Taşların bazıları var ki, ondan ırmaklar fışkırır. Bazıları var ki, çatır çatır yarılır da içinden su çıkar. Öylesi var ki, Allah korkusundan aşağılara düşer. Allah, yapıp durduklarınızdan gafil değildir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra bunun ardınca sizin qəlbləriniz sərtləşib daş kimi, hətta ondan da sərt oldu. Həqiqətən, daşlardan eləsi var ki, içərisindən çaylar qaynayıb çıxar. Onlardan eləsi də var ki, yarılar, içərisindən su çıxar. Eləsi də var ki, Allahın qorxusundan yuvarlanıb yerə düşər. Allah sizin nə etdiklərinizdən xəbərsiz deyildir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bundan (bu əhvalatdan) sonra qəlbləriniz yenə sərtləşərək daş kimi, bəlkə, daha da qatı oldu. Həqiqətən, bəʼzi daşların içərisindən nəhrlər axar, bəʼzisi yarılıb içindən su fışqırar və bəʼzisi də Allahın qorxusundan (uca yerlərdən, dağdan) yuvarlanıb düşər. Allah sizin etdiklərinizdən, əlbəttə, qafil deyildir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Dann aber wurden eure Herzen hart wie Stein oder noch härter. Es gibt Steine, aus denen Wasser quillt, das in Strömen fließt; es gibt auch Steine, die sich spalten und Wasser hervorquellen lassen, und es gibt Steine, die aus Furcht vor Gott herabfallen. Gott entgeht nichts von euren Taten.
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf, nach alledem, verhärteten sich dann eure Herzen, so daß sie wie Steine waren oder noch härter. Und unter den Steinen gibt es wahrlich manche, denen Flüsse entspringen, und andere, die bersten, worauf Wasser aus ihnen herausfließt, und wieder andere, die herabstürzen aus Furcht vor Allah. Und Allah ist nicht unachtsam dessen, was ihr tut.
Almanca — M. A. Rassoul
Sodann verhärteten sich eure Herzen, so daß sie wie Steine wurden oder noch härter. Es gibt doch Steine, aus denen Bäche hervorsprudeln, und es gibt auch welche unter ihnen, die bersten und aus denen Wasser herausfließt. Und es gibt welche unter ihnen, die herniederstürzen aus Furcht vor Allah. Und Allah ist eures Tuns nicht achtlos.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann verhärteten sich eure Herzen danach, so wurden sie wie Steine oder noch härter. Und gewiß, von Steinen gibt es solche, aus denen Flüsse entspringen, auch davon sind sicher solche, die aufbrechen, dann sprudelt Wasser daraus, ebenso sind davon doch solche, die sich aus Ehrfurcht vor ALLAH absenken. Und ALLAH ist sicherlich nicht achtlos dem gegenüber, was ihr tut.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Thereafter, with all the blessings and mercy Allah extended to you, your hearts have been as hard as stone or even harder. In fact, among massive stones are some from which rivers gush out flowing copiously, others split to allow water to flow in streams and others shake with such fits of awe, shaking and splitting into atoms for the profound reverence dutiful to Allah is not unaware of all you do".
Abdul Haleem
Even after that, your hearts became as hard as rocks, or even harder, for there are rocks from which streams spring out, and some from which water comes when they split open, and others which fall down in awe of God: He is not unaware of what you do.
Abdullah Yusuf Ali
Thenceforth were your hearts hardened: They became like a rock and even worse in hardness. For among rocks there are some from which rivers gush forth; others there are which when split asunder send forth water; and others which sink for fear of Allah. And Allah is not unmindful of what ye do.
Abul A'la Maududi
Then (even after observing this) your hearts hardened and became like stones, or even harder. For surely there are some stones from which streams burst forth and some that split asunder and water issues out, and some that crash down for fear of Allah. Allah is not heedless of the things you do.
Aisha Bewley
Then your hearts became hardened after that, so they were like rocks or even harder still. There are some rocks from which rivers gush out, and others which split open and water pours out, and others which crash down from fear of Allah. Allah is not unaware of what you do.
Al-Hilali & Khan
Then, after that, your hearts were hardened and became as stones or even worse in hardness. And indeed, there are stones out of which rivers gush forth, and indeed, there are of them (stones) which split asunder so that water flows from them, and indeed, there are of them (stones) which fall down for fear of Allâh. And Allâh is not unaware of what you do.
Ali Quli Qarai
Then your hearts hardened after that; so they are like stones, or even harder. For indeed there are some stones from which streams gush forth, and indeed there are some of them that split, and water issues from them, and indeed there are some of them that fall for the fear of Allah. And Allah is not oblivious of what you do.
Amatul Rahman Omar
Then your hearts hardened after that, so that they were (hard) like rocks or harder still; for there are rocks out of which streams come gushing, and there are some others out of which (some) water comes forth when they split asunder. And indeed there are some (hearts) that humble themselves for awe of Allâh. And Allâh is not at all unmindful as to what you do.
Arthur John Arberry
Then your hearts became hardened thereafter and are like stones, or even yet harder; for there are stones from which rivers come gushing, and others split, so that water issues from them, and others crash down in the fear of God. And God is not heedless of the things you do.
Bijan Moeinian
In spite of seeing all these miracles [with your own eyes], your heart became as hard as a rock. Your heart became even harder than a rock; after all, there are rocks that are pierced by water and become the source of a spring, being split so that a river pass through and even melt down when they feel the presence of the Lord. Know that [such awesome] God is not unaware of what you are doing.
E. Henry Palmer
Yet were your hearts hardened even after that, till they were as stones or harder still, for verily of stones are some from which streams burst forth, and of them there are some that burst asunder and the water issues out, and of them there are some that fall down for fear of God; but God is never careless of what ye do.
Edip-Layth
Despite this, your hearts hardened; like rocks. Or even harder, since some rocks allow rivers to gush out, others crack and release water, and some rocks fall down out of reverence for God. God is never unaware of what you do.
George Sale
Then were your hearts hardened after this, even as stones, or exceeding them in hardness: For from some stones have rivers bursted forth, others have been rent in sunder, and water hath issued from them, and others have fallen down for fear of God. But God is not regardless of that which ye do.
Hamid S. Aziz
Yet were your heart hardened even after that, till they were as rocks or harder still, for verily, there are some rocks from which streams burst forth, and others burst asunder and water issues out, and others there are that sink down for fear of Allah; but Allah is never careless of what you do.
Mahmoud Ghali
Thereafter your hearts hardened even after that; so they were as stones, or (even) strictly harder. And surely there are stones from which rivers erupt forth, and surely there are (some) that cleave so that water goes out of them, and surely there are (still others) that crash down in the apprehension of Allah. And in no way is Allah ever heedless of whatever you do.
Marmaduke Pickthall
Then, even after that, your hearts were hardened and became as rocks, or worse than rocks, for hardness. For indeed there are rocks from out which rivers gush, and indeed there are rocks which split asunder so that water floweth from them. And indeed there are rocks which fall down for the fear of Allah. Allah is not unaware of what ye do.
Mohamed Ahmed - Samira
Yet, in spite of this, your hearts only hardened like rocks or even harder, but among rocks are those from which rivers flow; and there are also those which split open and water gushes forth; as well as those that roll down for fear of God. And God is not negligent of all that you do.
Muhammad Asad
And yet, after all this, your hearts hardened and became like rocks, or even harder: for, behold, there are rocks from which streams gush forth; and, behold, there are some from which, when they are cleft, water issues; and, behold, there are some that fall down for awe of God And God is not unmindful of what you do!
Mustafa Khattab
Even then your hearts became hardened like a rock or even harder, for some rocks gush rivers; others split, spilling water; while others are humbled in awe of Allah. And Allah is never unaware of what you do.
Progressive Muslims
Then your hearts became hardened after that, they became like stone or even harder; but even from the stones there are rivers that burst forth, or from them are those that crack so that the water comes forth, or from them are what fall from the fear of God; God is not unaware of what you do.
Sahih International
Then your hearts became hardened after that, being like stones or even harder. For indeed, there are stones from which rivers burst forth, and there are some of them that split open and water comes out, and there are some of them that fall down for fear of Allah. And Allah is not unaware of what you do.
Sam Gerrans
Then your hearts became hardened after that; and they are like stones or harder. And among stones is that from which gush forth rivers, and among them are those that split and water issues forth, and among them are those that fall down from fear of God; and God is not unmindful of what you do.
Shabbir Ahmed
Then, even after that, you persisted in a state of defiance that hardened your hearts like rocks, impermeable to reason. Or even worse, for behold, there are rocks from which springs gush forth, or which split asunder releasing moisture, or fall to softness according to the Divine Laws. They are more compliant to Allah's Laws than the hearts that defy reason. Allah is not unaware of what you do.
Syed Vickar Ahamed
From then your hearts hardened: And they became like a rock and even worse in hardness. Even among rocks, there are some from which rivers gush out: Others bring out water, when they are split: And others which sink because of the fear of Allah. And Allah is not unaware of what you do.
Taqi Usmani
When, even after that, your hearts were hardened, as if they were rocks, or still worse in hardness. For surely among the rocks there are some from which rivers gush forth, and there are others that crack open and water flows from them, and there are still others that fall down in fear of Allah. And Allah is not unaware of what you do.
The Monotheist Group
Then your hearts became hardened after that, they became like stone or even harder; but even from stone there are rivers that burst forth, and from them are those that crack so that the water comes forth, and from them are what descends from concern towards God; and God is not unaware of what you do.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis, et en dépit de tout cela, vos cœurs se sont endurcis; ils sont devenus comme des pierres ou même plus durs encore; car il y a des pierres dʹoù jaillissent les ruisseaux, dʹautres se fendent pour quʹen surgisse lʹeau, dʹautres sʹaffaissent par crainte dʹAllah. Et Allah nʹest certainement jamais inattentif à ce que vous faites
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê (piştî van rûdanan) dîsa dilê we hişk bû; vêca ew mîna kevir e, belkî jê jî hişktir e. Bêguman hin ji keviran hene ku ji wan rûbar derdikevin û bi rastî hin ji wan hene ku dibin du şeq, vêca av ji wan tê der û hinek ji wan hene ku ji tirsa Xwedê ji hev parçe dibin, tên xwarê. Helbet Xwedê ji ya ku hûn dikin, ne bêxeber e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen verhardden daarna jullie harten zich en zij waren als steen of nog harder. Er bestaan immers stenen waaruit rivieren ontspringen, er bestaan er die splijten zodat er water uit komt en er bestaan er die neervallen uit vrees voor God. God let goed op wat jullie doen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar spoedig daarop werden uwe harten verhard; zij zijn als steenen en nog harder; want uit sommige steenen ontspringen bronnen, andere splijten en er vloeit water uit; andere zakken in elkander uit vreeze voor God; maar inderdaad, God is niet onbekend met uwe daden.
Hollandaca — Siregar
Toen verhardden jullie harten zich daarna, zodat zij als steen werden of zelfs harder dan dat, want voorwaar, er zijn stenen waaruit rivieren ontspringen en voorwaar, er zijn stenen die splijten zodat er water uitstroomt, en er zijn er die neervallen uit vrees voor Allah. En Allah is niet onachtzaam omtrent wat jullie doen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Потом [после того, как Аллах показал вам чудеса] ожесточились сердца ваши [стали суровыми] после этого (и они не смягчаются даже когда показываются удивительные знамения): они [сердца] подобны камню или (даже) еще более жестокие (чем камень). (Хотя в камнях есть благо в отличие от суровых сердец.) И поистине, среди камней есть такие [некоторые], откуда [из которых] выбиваются реки (из которых пьют люди и поливают сады и посевы), и среди них есть такие, что рассекаются, и оттуда исходит вода (как например камни в колодцах), среди них есть такие, что повергаются от страха перед Аллахом [от осознания Его величия]. И Аллах не небрежет тем, что вы делаете!
Rusça — Osmanov
Потом ожесточились ваши сердца и стали как камень и даже еще жестче. И, воистину, есть камни, из которых бьют родники, есть такие, которые раскалываются и исторгают воду, и есть такие, которые низвергаются [с горных вершин] от страха перед Аллахом. Аллах ведает о том, что вы творите.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Efter (allt) detta förhärdades era hjärtan och blev som stenar - hårdare än stenar. Det finns klippor som låter källådror springa fram och klippor som, när de rämnar, lösgör vatten. Och det finns klippor som störtar i djupet i bävan inför Gud. Gud förbiser ingenting av vad ni gör.