"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَا كَذٰلِكَ يُحْيِ اللّٰهُ الْمَوْتٰى وَيُرِيكُمْ اٰيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

fe ḳulnā Dribūhu bi beǎ'Dihā ke ƶālike yuHyī (a)llahu l-mevtā ve yurīkum āyātihi leǎllekum teǎ'ḳilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَقُلْنَاfe ḳulnāق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededik ki
2اضْرِبُوهُDribūhuض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakvurun ona (öldürülene)
3بِبَعْضِهَاbi beǎ'Dihāب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz(ineğin) bir parçasıyla
4كَذٰلِكَke ƶālikeişte böylece
5يُحْيِyuHyīح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekdiriltir
6اللّٰهُ(a)llahuAllah
7الْمَوْتٰىl-mevtāم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüleri
8وَيُرِيكُمْve yurīkumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve size gösterir
9اٰيَاتِهِāyātihiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
10لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur ki
11تَعْقِلُونَteǎ'ḳilūneع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.düşünürsünüz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Demiştik ki: O adama, ineğin bir uzvuyla vurun işte Allah, aklınız başınıza gelsin diye ölüleri böyle diriltir, delillerini size böyle gösterir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Demiştik ki: O adama, ineğin bir uzvuyla vurun işte Allah, aklınız başınıza gelsin diye ölüleri böyle diriltir, delillerini size böyle gösterir.

Adem Uğur

Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.

Ahmed Hulusi

"Onun (boğazlanan ineğin) bir parçasıyla (özünüzdeki ilahi kuvveyi kullanarak) vurun (öldürülene)!" dedik. İşte böylece hayata kavuşturur ölüyü. . . Size böylece (varlığınızdaki kuvvenin) işaretlerini gösterir, ta ki aklınızı kullanın (değerlendirin).

Ahmet Tekin

Biz onlara: 'Kestiğiniz sığırın bir parça etiyle o ölüye vurun' dedik. Allah ölüleri de böyle diriltir. Size âyetlerini, mûcizelerini gösteriyor ki, aklınızı başınıza alasınız.

Ahmet Varol

'Onun (kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla ölüye vurun' dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve belki akıl edersiniz diye size böyle ayetlerini gösterir.

Ali Bulaç

Bunun için de: "Ona (cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun" demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız.

Ali Fikri Yavuz

İşte bunun için dedik ki, o sığırın bir parçasıyla (kaatili bilinmiyen) ölüye vurun. (onlar da vurdular, ölü dirildi). Bunun gibi, Cenâb’ı Allah ölüleri diriltir ve bu ölüyü diriltmekle size kudret ve âyetlerini gösterir, umulur ki, akıllanasınız.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, "Onun bir parçasıyla ona vurun!" dedik. Allah, ölülere, işte böyle yeniden yaşam verir ve size mucizelerini gösterir; belki aklınızı kullanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

"Haydi, şimdi öldürülen bu adama, kesilen ineğin bir parçasıyla vurun" dedik. Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size ayetlerini gösterir. Umulur ki, aklınızı kullanırsınız.

Bekir Sadak

«igirin bir parcasiyle ona vurun» dedik. Iste boylece Allah oluleri diriltir ve aklinizi kullanasiniz diye size ayetlerini gosterir.

Celal Yıldırım

«Sığırın bir kısmını öldürülen, adama vurun» demiştik. (Vurulunca da o dirilivermişti). İşte böylece Allah ölüleri diriltir. Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra “(kesilen ineğin) bir parçasıyla ölüye vurun” dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini gösterir.

Diyanet İşleri

"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

Diyanet İşleri (eski)

'Sığırın bir parçasıyla ona vurun' dedik. İşte böylece Allah ölüleri diriltir ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.

Diyanet Vakfi

«Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun» dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için dedik ki: "O sığırın bir parçasıyla öldürülen kişiye vurun." İşte böyle, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir, taki aklınızı başınıza alasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

onun için dedik ki o bakaranın bir parçasile o maktule vurun, işte böyle Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir gerek ki akıllanasınız

Erhan Aktaş

"Onun bir kısmı ile ona vurun" dedik. İşte Allah, böylece ölüleri dirilterek ayetlerini size gösterir. Umulur ki gerçeği kavrarsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onun bir kısmı ile ona vurun" dedik. İşte Allah, böylece ölüleri dirilterek ayetlerini size gösterir. Umulur ki gerçeği kavrarsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onun bir kısmı ile ona vurun" dedik. İşte Allah, böylece ölüleri dirilterek ayetlerini size gösterir. Umulur ki gerçeği kavrarsınız.

Fizilal-il Kuran

Bu amaçla «Kesilen sığırın bir parçasını o öldürülen adamın cesedine değdirin» dedik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size ayetlerini gösterir.

Gültekin Onan

"(Sığırın) bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun (daraba)" dedik. İşte, Tanrı ölüleri böyle diriltir ve ayetlerini böyle gösterir (yüriyküm) ki akledesiniz.

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine dedik ki: “Boğazlanmış olan sığırın bir parçasıyla öldürülen kişiye vurun!” İşte Allah, ölüleri böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir. Belki aklınızı kullanırsınız!

Hasan Basri Çantay

Onun için biz "Ona (öldürülen o adama, kesilen o ineğin) bir parçasiyle vurun" demişdik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size ayetlerini (kudretini açıklayan delilleri, alametleri, mu'cizeleri) gösterir. Gerek ki aklınızı başınıza alasınız.

Hasib Asutay

Onun (ineğin) bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun demiştik. İşte Allah ölüleri böylece diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini gösterir. (29) (29. Denileni yaptılar. Böylece ölü dirildi ve kendisini kimin öldürdüğünü açıkladı.)

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine: '(Boğazladığınız sığırın) bir parçasıyla ona (o ölüye) vurun!'demiştik. Allah, ölüleri işte böyle diriltir ve akıl erdiresiniz diye size âyetlerini gösterir!

İbni Kesir

Sığırın bir parçasını ölüye vurun, demiştik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir. Ve sizlere ayetlerini gösterir ki, aklınızı başınıza alasınız.

Mehmet Okuyan

“Şimdi ona (öldürülen kişiye, kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun.” demiştik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve akıl edesiniz diye size delillerini gösterir.

Muhammed Esed

Biz dedik ki: "Bu (prensibi) bu gibi (çözümlenmemiş cinayet olaylarının bazılarında da uygulayın: Bu yolla Allah canları ölümden korur ve kendi iradesini size gösterir ki (bunu görüp) muhakemenizi kullan(mayı öğren)ebilirsiniz."

Mustafa İslamoğlu

Bu maksatla dedik ki: "Bu (prensib)i bu türden (çözünlenmemiş cinayet olaylarından) bazılarına da uygulayın!" Allah aklınızı kullanabilesiniz diye ölüyü işte böyle diriltir ve ayetlerini size bu şekilde gösterir.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi dedik ki, «Onun (boğazlayacağınız sığırın) bazı parçasını o maktule vurunuz.» İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, gerektir ki akıllanasınız.

Ömer Öngüt

“Sığırın bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun. ” dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir. Size âyetlerini gösterir ki aklınızı başınıza alıp düşünesiniz.

Suat Yıldırım

Bunun üzerine dedik ki: «Kestiğiniz sığırın bir parçasıyla o maktûlün cesedine vurun» (Vurulunca da o diriliverdi.) İşte Allah bunu nasıl dirilttiyse ölüleri de öyle diriltir. Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir.

Süleyman Ateş

Onun için "(ineğin) bir parçasıyla o (öldürülene) vurun." demiştik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size ayetlerini gösterir ki düşünesiniz.

Süleymaniye Vakfı

"Öldürülene bedeninin (kopan) parçasını yerleştirin!" dedik. Allah ölülere, bu şekilde (parçalarını bütünleştirerek) can verir. O size ayetlerini böyle gösteriyor. Belki aklınızı kullanırsınız /doğru bağlantılar kurarsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ölenin vücudunun parçasını yerine koyun!" demiştik. Allah ölülere, bu şekilde (parçaları birleştirerek) can verir. Size ayetlerini gösterir ki aklınızı kullanasınız.

Şaban Piriş

-Bir parçasıyla ona vurun, dedik. İşte Allah ölüleri de böyle diriltir. Ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.

Tefhim-ul Kuran

Bunun için de: «Ona (ölü cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun» demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; belki akıllanırsınız.

Ümit Şimşek

'Ona, bir parçasıyla vurun' dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve akıl edesiniz diye size âyetlerini gösterir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dedik: "Kesilen ineğin bir parçasıyla, öldürülen adama vurun." İşte böyle diriltir Allah ölüleri. Size ayetlerini gösteriyor ki, aklınızı işletebilesiniz.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Biz dedik: “İnəyin bir parçasını ona (ölüyə) vurun!” Allah ölüləri bu cür dirildir və Öz ayələrini sizə göstərir ki, bəlkə anlayasınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir sprachen: ʺSchlagt ihn mit einem Stück davon!ʺ So erweckt Gott die Toten, und so zeigt Er euch die Zeichen Seiner Macht, auf daß ihr sie mit eurem Verstand vernehmt.

Almanca — Der Edle Quran

Da sagten Wir: ʺSchlagt ihn mit einem Stück von ihr!ʺ So macht Allah die Toten wieder lebendig und zeigt euch Seine Zeichen, auf daß ihr begreifen möget.

Almanca — M. A. Rassoul

Da sagten Wir: ʺBerührt ihn mit einem Stück von ihr!ʺ So bringt Allah die Toten wieder zum Leben und zeigt euch Seine Zeichen; vielleicht werdet ihr es begreifen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann sagten WIR: ʺBeklopft ihn mit einem Teil davon!ʺ So belebt ALLAH die Toten und zeigt euch Seine Ayat, damit ihr verständig werdet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Their and then We commanded Mussa to say to you: "Strike the corpse with a piece of the heifer’s carcass, " and there the man was brought to life only for as long as he made known in a supernatural manner, the name of the man who had killed him. Thus, Allah exhibits His unlimited power to effect what He will, in any manner He will and to resurrect all the dead when He will. He displays to you His signs and His marvels demonstrating Omnipotence and Authority so that you may hopefully comprehend and lift to Him your inward sight.

Abdul Haleem

We said, ‘Strike the [body] with a part of [the cow]’: thus God brings the dead to life and shows His signs so that you may understand.

Abdullah Yusuf Ali

So We said: "Strike the (body) with a piece of the (heifer)." Thus Allah bringeth the dead to life and showeth you His Signs: Perchance ye may understand.

Abul A'la Maududi

Then We ordered: "Smite the corpse with a part of it." Thus does Allah bring the dead to life and thus does He show His Signs that you might understand.

Aisha Bewley

We said, ‘Hit him with part of it!’ In that way Allah gives life to the dead and He shows you His Signs so that hopefully you will understand.

Al-Hilali & Khan

So We said: "Strike him (the dead man) with a piece of it (the cow)." Thus Allâh brings the dead to life and shows you His Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) so that you may understand.

Ali Quli Qarai

We said, ‘Strike him with a piece of it:’ thus does Allah revive the dead, and He shows you His signs so that you may apply reason.

Amatul Rahman Omar

So We said, `Judge it in the context of its other circumstances. ' That is how Allâh brings the dead (for Jesus being dead to all appearances) to life, and He shows you His signs so that you may refrain (from evil).

Arthur John Arberry

so We said, 'Smite him with part of it'; even so God brings to life the dead, and He shows you His signs, that haply you may have understanding.

Bijan Moeinian

I ordered to strike [the victim’s corps] with the flesh of the sacrificed cow. Thus God performed another miracle by bringing a dead person to life so that you may realize [His power and that the resurrection is a fact.]

E. Henry Palmer

then we said, 'Strike him with part of her. ' Thus God brings the dead to life and shows you His signs, that haply ye may understand.

Edip-Layth

We said, "Strike him with its parts." It is thus that God brings the dead to life, and He shows you His signs that you may reason.

George Sale

For we said, strike the dead body with part of the sacrificed cow: So God raiseth the dead to life, and sheweth you his signs, that peradventure ye may understand.

Hamid S. Aziz

Then We said, "Strike him with part of her (the heifer). " Thus Allah brings the dead to life and shows you His signs, that per chance (or possibly) you may understand.

Mahmoud Ghali

So We said, "Strike him with some (i. e. part of it) of it." Thus Allah gives life to the dead and shows you His signs, that possibly you would consider.

Marmaduke Pickthall

And We said: Smite him with some of it. Thus Allah bringeth the dead to life and showeth you His portents so that ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

We had pronounced already: "Slay (the murderer) for (taking a life). " Thus God preserves life from death and shows you His signs that you may understand.

Muhammad Asad

We said: "Apply this [principle] to some of those [cases of unresolved murder]: in this way God saves lives from death and shows you His will, so that you might [learn to] use your reason. "

Mustafa Khattab

So We instructed, "Strike the dead body with a piece of the cow." This is how ˹easily˺ Allah brings the dead to life, showing you His signs so that you may understand.

Progressive Muslims

We said: "Strike him with parts from it. " It is thus that God brings the dead to life, and He shows you His signs that you may comprehend.

Sahih International

So, We said, "Strike the slain man with part of it. " Thus does Allah bring the dead to life, and He shows you His signs that you might reason.

Sam Gerrans

And We said: “Strike it in some of them.” Thus gives God life to the dead, and shows His proofs to you, that you might use reason.

Shabbir Ahmed

And We said, "Apply this *Law to relevant cases of unsolved murder. This is how Allah gives life to the dead. (The Law that saves lives indeed gives you life (2:179). And He expounds His Messages for you to use your sense. (13:11).

Syed Vickar Ahamed

So We said: "Strike the (body) with a piece of the calf. " Thus Allah brings the dead to life: And shows you His Signs, so that you may understand.

Taqi Usmani

So, We said, "Strike him with a part of it." This is how Allah revives the dead; and He shows you His signs, so that you may understand.

The Monotheist Group

We said: "Strike him with parts from it." It is thus that God brings the dead to life, and He shows you His signs that you may comprehend.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous dîmes donc: ʺFrappez le tué avec une partie de la vacheʺ. - Ainsi Allah ressuscite les morts et vous montre les signes (de Sa puissance) afin que vous raisonniez

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji wan re got: “Hin ji goştê wê (çêleka serjêkirî) li kuştî bixin. Ha bi vî awayî Xwedê miriyan sax dike û nîşanên xwe ji we re berçav dike da ku hûn aqil bigirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij zeiden toen: ʺSla hem met een stuk ervan.ʺ Zo maakt God de doden weer levend en laat Hij jullie Zijn tekenen zien. Misschien zullen jullie verstandig worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij bevalen den doode met een deel der koe te slaan en God zal den doode weder levend maken; Hij toont u zijne wonderen, opdat gij wijs zoudet worden.

Hollandaca — Siregar

Toen zeiden Wij: ʺSlaat hem (de dode) met een deel van haar (de koe).ʺ Zo doet Allah de doden herleven en toont Hij jullie Zijn Tekenen, hopelijk zullen jullie begrijpen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы [Аллах] сказали (откровением Мусе, чтобы он передал им повеление Аллаха): «Ударьте его [убитого] чем-нибудь [какой-нибудь частью] от нее [от заколотой коровы]». (И убитый, после удара по нему, ожил и сообщил имя убийцы.) Вот так [таким же образом] оживит Аллах умерших (в День Воскрешения) и показывает вам Свои знамения (в этом мире), – чтобы вы осмыслили (и воздержались от ослушания Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Мы повелели: ʺПрикоснитесь к покойнику какой-либо частью закланной коровыʺ. Так воскрешает Аллах мертвых и являет вам Свои знамения, - быть может, вы поймете.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Då sade Vi: ʺSlå (kroppen) med ett stycke av denna (ko)!ʺ Så ger Gud de döda liv och visar er Sina tecken - kanske skall ni använda ert förstånd.