← Meal sayfasına dön

Kehf Suresi 19. Ayet — Elfaz

Tefsirler

Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."

1وَكَذٰلِكَve ke ƶālikeyine böyleBağlaç+Harf-i Cer+İşaret Zamiri
3لِيَتَسَاءَلُواli yetesā'elūsormaları içinTa'lil (Sebep) Edatı+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tefâ'ul Bâbıس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek
7مِنْهُمْminhumiçlerindenHarf-i Cer+Zamir
8كَمْkemne kadar?Soru Eki
9لَبِثْتُمْlebiṧtumkaldınızMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabل ب ثGeciktirmek, oyalanmak, geçici olarak kalmak/konaklamak, duraklamak/beklemek/ummak/durmak/kalmak, sabırlı olmak.
11لَبِثْنَاlebiṧnākaldıkMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrل ب ثGeciktirmek, oyalanmak, geçici olarak kalmak/konaklamak, duraklamak/beklemek/ummak/durmak/kalmak, sabırlı olmak.
13اَوْevya daBağlaç
14بَعْضَbeǎ'Debir parçası (kadar)İsimب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz
19بِمَاbimāne kadarHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20لَبِثْتُمْlebiṧtumkaldığınızıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabل ب ثGeciktirmek, oyalanmak, geçici olarak kalmak/konaklamak, duraklamak/beklemek/ummak/durmak/kalmak, sabırlı olmak.
22اَحَدَكُمْeHadekumbiriniziİsim+Zamirا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.
24هٰذِهِٓhāƶihişuİşaret Zamiri
25اِلَىilāHarf-i Cer
26الْمَدِينَةِl-medīnetişehreMarife (Belirlilik Takısı)+İsimم د نşehir
28اَيُّهَٓاeyyuhāhangiİsim
33مِنْهُminhuondanHarf-i Cer+Zamir
34وَلْيَتَلَطَّفْve l yeteleTTafve dikkatli davransınBağlaç+Emir Lamı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıل ط فİnce, narin, zarif, nezaket, şık, nazik, kibar, güzel, hoş, okşamak/rahatlatmak, hediye/armağan olma durumu.
35وَلَاve lāsakınBağlaç+Harf-i Nefi
36يُشْعِرَنَّyuş'ǐrannesezdirmesinMuzari Fiil+Nun-u Te'kidFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz
37بِكُمْbikumsiziHarf-i Cer+Zamir