Sözlük

ذ م م (Z̃MM)

Z-m-m

ذَمَمْتُهُ أَذُمُّهُ ذَمًّا : Onu kötüledim, kötülemekteyim. فَهُوَ مَذْمُومٌ وَذَمِيمٌ : O kötülenmiştir. Allah buyurur ki: يَصْلاهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا : Yerilmiş ve kovulmuş olarak cehenneme girer (17/İsra 18). Bu kelimedeki iki mimdem biri yâ harfine döndürülerek şöyle denir: ذِمْتُهُ أَذِيمُهُ .

ذِمَام : Kişinin verdiği sözü yerine getirmemesinden dolayı yerildiği şeydir. ذِمَّة, مَذَمَّة ve مَذِمَّة formları da aynı anlamdadır: ليِ مَذَمَّةٌ فَلاَ تَهْتِكْهَا : Verdiğim bir teminat/söz var; onu ihlal etme. أَذْهِبْ مَذَمَّتَهُمْ بِشَيْءٍ : Sahip oldukları teminattan/kefâletten dolayı onlara bir şeyler ver. أَذَمَّ بِكَذَا : Kefâletini yitirdi. رَجُلٌ مُذِمٌّ : Hareketsiz adam. بِئْرٌ ذَمَّةٌ : Suyu az kuyu. Şair de şöyle der:

وَتَرَى الذَّمِيمَ عَلىَ مَرَاسِنِهِمْ *** يَوْمَ الْهِيَاجِ كَمَازِنِ الْجَثْلِ -170

170- Burunları üzerinde sivilceler görürsün;

Savaş gününde; büyük karınca yumurtaları gibi.

ذَمِيم : Küçük sivilcelere benzeyen bir şeydir. Bu kelime kökünün; ذِنَة ve ذَنِين olduğu söylenmiştir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →