ذ ك و (Z̃KW)
Z-k-v
ذَكَّيْتُ الشَّاةَ : Koyunu boğazladım. تَذْكِيَة /Boğazlama kelimesinin asıl anlamı, tabiî harareti dışarı çıkarmaktır. Fakat şeriatta, belli bir şekilde hayatı sona erdirmektir. Bu kelimenin bu anlamdan türediğine, Arapların ölüye; خَامِدٌ وَهَامِدٌ /sönmüş ve sönmüş ateşe de مَيْتَة /ölü demeleri delâlet etmektedir.
Kişi yaşlanıp fazla eğitim ve deneyimlerinden dolayı zekâ sahibi olduğunda ذَكَّى الرَّجُلُ denir. Dolayısıyla sadece deneyim ve tecrübesi olan yaşlıya مُذَكًّّي denir. Uzun ömürlerinden dolayı, daha çok yaşlıların deneyim ve tecrübe sahibi oldukları için ذَكَاء kelimesi onlarla ilgili kullanılmaktadır. Bu kelime büyük iyi atlar için de kullanılır. Şu deyim bu anlamdadır: جَرْيُ اْلمُذَكِّيَاتِ غِلاَبٌ : Büyük atlar koşmada üstündür.