Sözlük

ذ ر ا (Z̃RÊ)

ذَرْء : Yüce Allah’ın, varettiklerini ortaya çıkarmasıdır: ذَرَأَ اللهُ اْلخَلْقَ : Allah varlıkların özlerlerini vücuda getirdi. Allah buyurur ki: وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيراً مِنَ الْجِنِّ وَالإِنْسِ : Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (7/A’râf 179); وَجَعَلُوا لِلَّهِ مِمِّا ذَرَأَ مِنَ الْحَرْثِ وَالأَنْعَامِ نَصِيبًا : Allah’ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah’a bir hisse ayırdılar (6/En’âm 136); جَعَلَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا وَمِنَ الْأَنْعَامِ أَزْوَاجًا يَذْرَؤُكُمْ فِيهِ : Size kendinizden çiftler, hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. Sizleri bu tarzda üretip çoğaltıyor (42/Şûra 11). تَذْرُوهُ /تَذْرَؤُهُ الرِّيَاحُ : Rüzgârlar onu savurur (18/Kehf 45) şeklinde okunmuştur. ذُرْأَة : Yaşlılıktan mütevellit saç ağarması ve tuz beyazlığıdır. مِلْحٌ ذَرْآَنِيٌّ : Beyaz tuz. رَجُلٌ أَذْرَأُ : Ak saçlı adam; اِمْرَأَةٌ ذَرْآءُ : Ak saçlı kadın. ذَرِئَ شَعْرُهُ : Saçı ağardı.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →