ث ل ث (S̃LS̃)
S-l-s
Allah buyurur ki: وَوَاعَدْنَا مُوسَى ثَلاَثِينَ لَيْلَةً Musa ile otuz geceliğine sözleştik (7/A’râf 142). مَا يَكُونُ مِنْ نَجْوَى ثَلاثَةٍ إِلاَّ هُوَ رَابِعُهُمْ Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüsü O’dur (58/Mücâdele 7); ثَلاثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ Bunlar mahrem hâlde bulunabileceğiniz üç vakittir (24/Nûr 58); yani: Mahremlik vakitleri üç tanedir.
Allah buyurur ki: وَلَبِثُوا فِي كَهْفِهِمْ ثَلاثَ مِئَةٍ سِنِينَ O gençler mağarada üç yüz yıl kaldılar (18/Kehf 25); بِثَلاَثَةِ آلاَفٍ مِنَ الْمَلآئِكَةِ مُنْزَلِينَ İndirilmiş üç bin melekle (3/Âl-i İmran 124); إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَى مِنْ ثُلُثَيِ اللَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُُ Senin ve bazı arkadaşlarının, gecenin ya üçte ikisine yakın bölümünü ya yarısını ya da üçte birini ibâdetle geçirdiğinizi Rabbin biliyor (73/Müzemmil 20); yine buyurur ki: مَثْنَى وَثُلاثَ وَرُبَاعَ ikişer, üçer ve dörder (35/Fâtır 1); yani: İkişer ikişer ve üçer üçer.
ثَلَّثْتُ الشَّيْءَ deyimi, bir şeyi üç parçaya bölmektir. ثَلَّثْتُ الْقَوْم bir topluluğun malının üçte birini almaktır. أَثْلَثْتُهُمْ ifâdesi ise, üçüncüleri oldum ya da üçte birleri oldum demektir. أَثْلَثْتُ الدَرَاهِمَ فأَثْلَثَتْ هِيَ Dirhemleri üçe böldüm onlar da üçe bölündüler, sözü de bunun gibidir. أَثْلَثَ القَوْمُ topluluğun üç kişi olduğunu gösterir. حَبْلٌ مَثْلُوث üç fitili olan ip demektir. رَجُلٌ مَثْلُوث kelimesi malının üçte biri alınmış kişi demektir. ثَلَّثَ الْفَرَسُ وَرَبَّعَ at yarışta üçüncü ve dördüncü geldi demektir.
أَثَلاَثَةُ وَثَلاَثُونَ عِنْدَك veya ثَلاَثٌ وَثَلاَثُون ifâdesi, kinâye yoluyla yanında otuz üç erkek mi var yoksa otuz üç kadın mı? جَاؤُوا ثُلاَثَ ومَثْلَثَ üçer üçer geldiler demektir. نَاقَةٌ تَلوُثٌ üç değişik memeden sağılan dişi deve demektir. ثُلاَثَاء ve أَرْبِعَاء Salı ve Çarşamba günü demektir; sonlarındaki hemzeler “ha”nın yerine getirilmiştir. حَسَنَةٌ وحَسْنَاء gibi; böylece kelime günlere tahsis edilmiştir. ثَلََّثْتُ الشَّيءَ تَثْلِيثاً bir şeyi üç parça yapmak demektir. ثَلَّثَ الْبُسْرُ yaş hurmanın yetişme süresinin üçte ikisine ulaşması demektir. ثَلَّثَ الْعِنَبُ üzüm olgunlaşmanın üçte ikisine erişti demektir. ثَوْبٌ ثُلاَثِيٌّ uzunluğu üç arşın olan elbise demektir.