Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِهِ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّا اٰتٰيهُ اللّٰهُ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَا اٰتٰيهَا سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا
l yunfiḳ ƶū seǎtin min seǎtihi ve men ḳudira ǎleyhi rizḳuhu fe l yunfiḳ mimmā ātāhu (a)llahu lā yukellifu (a)llahu nefsen illā mā ātāhā se yec'ǎlu (a)llahu beǎ'de ǔsrin yusran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Vakti hâli yerinde ve eli geniş olan, vaktine hâline göre nafaka versin ve rızkı dar olana gelince, Allah, kendisine ne verirse onun bir kısmını nafaka olarak versin; Allah, hiç kimseye, kendi verdiği miktardan daha fazla bir şey teklif etmez. Allah, güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Vakti hâli yerinde ve eli geniş olan, vaktine hâline göre nafaka versin ve rızkı dar olana gelince, Allah, kendisine ne verirse onun bir kısmını nafaka olarak versin; Allah, hiç kimseye, kendi verdiği miktardan daha fazla bir şey teklif etmez. Allah, güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.
Adem Uğur
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Ahmed Hulusi
Varlık sahibi olan, kendi zenginliğine göre nafaka versin. İmkanları daraltılmış kimse de Allah'ın kendisine verdiğine göre nafakasını versin. . . Allah hiç kimseyi, ona verdiğinden ötesiyle sorumlu tutmaz! Allah zorluktan sonra bir kolaylık oluşturur!
Ahmet Tekin
Eli geniş, imkânları bol olan, bol nafaka versin. Geçim darlığı çeken de, Allah’ın kendisine ihsan ettiği nimetlerin, imkânların bir kısmını nafaka olarak versin. Allah hiç kimseyi, verdiği nimetlerin ve imkânın üstünde yükümlü tutmaz, mükellef kılmaz. Allah her güçlüğün ardından bir kolaylık planlayıp hazırlar.
Ahmet Varol
Genişlik içinde olan nafakayı imkânlarına göre versin, rızkı kendisine daraltılmış olan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah hiç bir canı ona verdiğinden başkasıyla yükümlü tutmaz. Allah zorluktan sonra kolaylık nasib edecektir.
Ali Bulaç
Geniş imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp verecektir.
Ali Fikri Yavuz
Genişliği (zenginliği) olan, (boşanmış kadınlara ve süt annelere) genişliğinden nafaka versin; rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden harcasın. Allah bir kimseyi, ancak ona verdiği şeyle mükellef tutar. Allah bir güçlüğün arkasından bir kolaylık ihsan eder.
Ali Rıza Safa
Olanakları geniş olan, geniş olanaklarına göre harcasın. Geçim darlığı çeken de Allah'ın kendisine verdiğine göre harcasın. Allah, hiç kimseyi, kendisine verdiğinden daha çoğuyla yükümlü tutmaz. Allah, zorluktan sonra bir kolaylık verecektir.
Bayraktar Bayraklı
Varlıklı olan, sahip olduğu imkanlara göre harcasın; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.
Bekir Sadak
Varlikli olan kimse, nafakayi varligina gore versin; rizki ancak kendisine yetecek kadar verilmis olan kimse, Allah'in kendisine verdiginden versin; Allah kimseye, verdigi rizki asan bir yuk yuklemez. Allah, guclukten sonra kolaylik verir. *
Celal Yıldırım
Geniş imkânı olan, geniş imkânına göre nafaka versin. Rızkı dar ve sınırlı olan ise, Allah'ın kendisine verdiğinden nafaka versin. Allah, hiç kimseye verdiğinden fazlasını teklif etmez. Allah, bir sıkıntı ve zorluğun ardından bir kolaylık meydana getirir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Varlıklı olan varlığından harcasın, rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.
Diyanet İşleri
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Diyanet İşleri (eski)
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.
Diyanet Vakfi
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Varlıklı olan varlığı nisbetinde nafaka versin, rızkı dar olan da Allah'ın kendisine verdiğinden nafaka verin! Allah hiç kimseyi kendisine verdiğinden başkasıyla mükellef (sorumlu) tutmaz. Allah bir zorluğun arkasından bir kolaylık yapar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Genişliği olan genişliğinden infak etsin, rızkı dar olan da Allahın ona verdiğinden infak eylesin, Allah bir nefse verdiğinden başka teklif etmez, Allah bir usrun arkasından bir yüsür yapar
Erhan Aktaş
Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.
Fizilal-il Kuran
İmkanı geniş olan, nafakayı imkanlarına göre versin. Rızkı daralmış bulunan da nafakayı, Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemez. Allah daima bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratır.
Gültekin Onan
Geniş imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Tanrı'nın kendisine verdiği kadarıyla versin. Tanrı, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Tanrı, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp verecektir.
Hamdi Döndüren
Eli geniş olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı daraltılmış bulunan da, Allah’ın kendisine verdiğinden versin! Allah hiç kimseyi, ona verdiğinden başkası ile yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlüğün ardından kolaylık yaratır.
Hasan Basri Çantay
(Haali, vakti) geniş olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kendisine daraltılmış bulunan (fakir) de nafakayı Allahın ona verdiğinden versin. Allah hiçbir nefse, ona verdiğinden başkasını yüklemez. Allah, güçlüğün arkasından kolaylık ihsan eder.
Hasib Asutay
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiçbir kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Hayrat Neşriyat
Eli geniş olan kimse, genişliğine göre nafaka versin! Rızkı kendisine daraltılmış olan kimse de Allah’ın ona verdiği (kadarı)ndan versin! Allah, kimseyi ona verdiğinden fazlasıyla mükellef tutmaz. Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık verecektir.
İbni Kesir
Eli geniş olan; genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kendisine daraltılmış bulunan da, nafakayı Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah; güçlüğün ardından bir kolaylık ihsan eder.
Mehmet Okuyan
İmkânı geniş olan, imkânına göre nafaka versin; rızkı daraltılmış olan da Allah’ın kendisine verdiğinden nafaka ödesin! Allah kimseyi ona verdiği (imkân)dan başkasıyla sorumlu tutmaz. Allah her zorluktan sonra kolaylık yaratacaktır.
Muhammed Esed
(Bütün bu durumlarda,) geniş imkanlara sahip olan kişi, genişliği ile uyumlu olarak harcasın; rızık imkanları dar olan kimse ise Allah'ın kendisine verdiğine uygun şekilde harcasın! Allah hiç kimseye kendi verdiğinden daha fazlasını yüklemez; (ve mümkündür ki) Allah sıkıntıdan sonra rahatlık verecektir.
Mustafa İslamoğlu
(Neticede) imkanı olanlar, imkanları nisbetinde harcama yapsın; maddi imkanı dar olanlar da Allah'ın kendisine verdiği kadar harcama yapsın: Allah hiç kimseye verdiği imkandan fazlasını yüklemez; (belki de) Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık ihsan edecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Genişlik sahibi olan, genişliğinden infakta bulunsun ve üzerine rızkı dar bulunmuş olan da kendisine Allah'ın verdiğinden infakta bulunsun. Allah, hiçbir nefse, ona verdiğinden başkasını teklif etmez. Allah elbette güçlük arkasından kolaylık nâsib eder.
Ömer Öngüt
Hali vakti geniş olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı dar olan fakir de, nafakayı Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kimseyi ancak ona verdiği şeyle mükellef tutar. Allah bir güçlükten sonra er geç bir kolaylık ihsan edecektir.
Suat Yıldırım
İmkânı geniş olan, imkânına göre nafakayı bol versin. Nasibi sınırlı olan ise Allah’ın kendisine verdiği imkân ölçüsünde nafaka versin. Allah, herkesi sadece ona verdiği imkân nisbetinde yükümlü tutar. Allah, sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder.
Süleyman Ateş
Eli geniş olan, genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, bir kişiye ne vermişse ancak onu yükler, (kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez). Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Süleymaniye Vakfı
Varlıklı olan, harcamayı varlığına göre yapsın. Rızkı dar olan da Allah'ın kendisine verdiğinden harcasın. Allah hiç kimseye, verdiği imkandan fazla sorumluluk yüklemez. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık oluşturacaktır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Varlıklı olan, harcamayı varlığına göre yapsın. Darlıkta olan da Allah ne vermişse ondan yapsın. Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık yaratacaktır.
Şaban Piriş
Zengin olan, gücüne göre nafaka versin. Rızkı kendisine yetecek kadar olan da, Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, hiç kimseyi, verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlüğün ardından bir kolaylık verir.
Tefhim-ul Kuran
Genişlik imkânları olan, nafakayı geniş imkânlarına göre yapsın. Rızkı kendisine kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp verecektir.
Ümit Şimşek
Varlıklı kimse, imkânına göre nafaka versin; rızkı dar olan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez. Allah her zorluktan sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Geniş imkana sahip olan bu geniş imkanından harcasın. Rızkı kendisine ölçü ile verilmiş olan da Allah'ın kendisine verdiğinden infak etsin. Allah hiçbir benliği, kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Var-dövlət sahibi öz varına görə xərcləsin. İmkanı az olan isə Allahın ona verdiyindən xərcləsin. Allah heç kəsin üzərinə Özünün ona verdiyi nemətdən artıq yük qoymaz. Allah hər bir çətinlikdən sonra asanlıq verir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Varlı-karlı olan öz varına görə (süd haqqı) versin. İmkanı az olan isə Allahın ona verdiyindən versin. Allah heç kəsi Özünün ona verdiyindən artıq xərcləməyə məcbur etməz. Allah hər bir çətinlikdən sonra asanlıq (yoxsulluqdan sonra dövlət) əta edər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Der Reiche soll seinem Reichtum gemäß ausgeben. Wenn sein Lebensunterhalt beschränkt ist, soll er von dem ausgeben, was Gott ihm beschert hat. Gott fordert von keinem mehr, als was ihm gewährt worden ist. Gott gewährt nach schwierigen Verhältnissen Erleichterung.
Almanca — Der Edle Quran
Der Wohlhabende soll entsprechend seinem Wohlstand (die Aufwendungen) ausgeben. Und wem seine Versorgung bemessen (zugeteilt) wurde, der soll (eben) von dem ausgeben, was Allah ihm gegeben hat. Allah erlegt keiner Seele mehr auf als das, was Er ihr gegeben hat. Allah wird nach Schwierigkeit Erleichterung schaffen.
Almanca — M. A. Rassoul
Jeder soll aus seiner Fülle ausgeben, wenn er die Fülle hat; und der, dessen Mittel beschränkt sind, soll gemäß dem ausgeben, was ihm Allah gegeben hat. Allah fordert von keiner Seele etwas über das hinaus, was Er ihr gegeben hat. Allah wird nach einer Bedrängnis Erleichterung schaffen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Der Vermögende soll seinem Vermögen nach Unterhalt gewähren! Und wem wenig Rizq gewährt wurde, der soll Unterhalt geben von dem, was ALLAH ihm gewährte. ALLAH obliegt keiner Seele außer, was ER ihr gewährte. ALLAH wird nach der Beengtheit Entspannung machen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Everyone of pecuniary resources must spend according to his means, and he who is of wanting means to produce the comforts of life shall spend in accordance with what Allah has given him. Allah imposes upon no soul or on anyone the tribute of spending but within the limitations of what He has given him; and behind an instance of hardship, Allah will bring relief.
Abdul Haleem
and let the wealthy man spend according to his wealth. But let him whose provision is restricted spend according to what God has given him: God does not burden any soul with more than He has given it- after hardship, God will bring ease.
Abdullah Yusuf Ali
Let the man of means spend according to his means: and the man whose resources are restricted, let him spend according to what Allah has given him. Allah puts no burden on any person beyond what He has given him. After a difficulty, Allah will soon grant relief.
Abul A'la Maududi
Whoever has abundant means, let him spend according to his means; and he whose means are straitened, let him spend out of what Allah has given him. Allah does not burden any human being beyond the means that He has bestowed upon him. Possibly Allah will grant ease after hardship.
Aisha Bewley
He who has plenty should spend out from his plenty, but he whose provision is restricted should spend from what Allah has given him. Allah does not demand from any self more than He has given it. Allah will appoint after difficulty, ease.
Al-Hilali & Khan
Let the rich man spend according to his means; and the man whose resources are restricted, let him spend according to what Allâh has given him. Allâh puts no burden on any person beyond what He has given him. Allâh will grant after hardship, ease.
Ali Quli Qarai
Let the affluent man spend out of his affluence, and let he whose provision has been tightened spend out of what Allah has given him. Allah does not task any soul except [according to] what He has given it. Allah will bring about ease after hardship.
Amatul Rahman Omar
Let a man with (plentiful) means spend (for the maintenance of the suckling woman) according to his means. And let him whose means of subsistence are limited spend according to what Allâh has given him. Allâh burdens no person (with responsibility) beyond what He has given him. Allâh will soon bring about easy times after hardships.
Arthur John Arberry
Let the man of plenty expend out of his plenty. As for him whose provision is stinted to him, let him expend of what God has given him. God charges no soul save with what He has given him. God will assuredly appoint, after difficulty, easiness.
Bijan Moeinian
If the mother decides to give milk to the baby give her a salary in a mutually fair manner. If you can not reach to an agreement, then hire another woman to suckle the child. Let the rich man spend according to his means and the less fortunate spend as much as he is capable. God is not asking anyone more than what He has given them. May God provide ease after hardship. Now Muslims are being warned of the consequence of their disobedience in this world and Hereafter as well as the reward of their obedience.
E. Henry Palmer
let him who has plenty expend of his plenty; but he whose provision is doled out, let him expend of what God has given him; God will not compel any soul beyond what He has given it;- God will make after difficulty ease!
Edip-Layth
The rich shall provide support in accordance with his means, and the poor shall provide according to the means that God bestowed upon him. God does not burden any person more than He has given it. God will provide ease after difficulty.
George Sale
let him who hath plenty expend proportionably, in the maintenance of the mother and the nurse, out of his plenty: And let him whose income is scanty, expend in proportion out of that which God hath given him. God obligeth no man to more than He hath given him ability to perform: God will cause ease to succeed hardship.
Hamid S. Aziz
Let him who has abundance spend out of his abundance and whoever has his means of subsistence restricted, let him spend out of that which Allah has given him; Allah does not lay on any soul a burden beyond that which He has granted it; Allah brings about after difficulty, ease.
Mahmoud Ghali
Let him who is owner of affluence expend out of his affluence; and he whose provision has been exactly estimated for him, then let him expend of what Allah has brought him. Allah does not charge any self except with what He has brought it. Allah will soon make, after difficulty, easiness.
Marmaduke Pickthall
Let him who hath abundance spend of his abundance, and he whose provision is measured, let him spend of that which Allah hath given him. Allah asketh naught of any soul save that which He hath given it. Allah will vouchsafe, after hardship, ease.
Mohamed Ahmed - Samira
Let the man of means spend according to his means, and he whose means are limited, should spend of what God has given him. God does not burden a soul beyond what He has given him. God will bring ease after hardship.
Muhammad Asad
[In all these respects, ] let him who has ample means spend in accordance with his amplitude; and let him whose means of subsistence are scanty spend in accordance with what God has given him: God does not burden any human being with more than He has given him - [and it may well be that] God will grant, after hardship, ease.
Mustafa Khattab
Let the man of wealth provide according to his means. As for the one with limited resources, let him provide according to whatever Allah has given him. Allah does not require of any soul beyond what He has given it. After hardship, Allah will bring about ease.
Progressive Muslims
The rich shall provide support in accordance with his means, and the poor shall provide according to the means that God bestowed upon him. God does not burden any soul more than He has given it. God will provide ease after difficulty.
Sahih International
Let a man of wealth spend from his wealth, and he whose provision is restricted - let him spend from what Allah has given him. Allah does not charge a soul except [according to] what He has given it. Allah will bring about, after hardship, ease.
Sam Gerrans
Let him who has abundance spend out of his abundance, and whose provision is measured — let him spend out of what God has given him. God charges not a soul save with what He has given it. God will make, after hardship, ease.
Shabbir Ahmed
Let the affluent man give according to his affluence, and the poor man give according to what Allah has given him. Allah does not burden any human being with more than what He has given him. Allah will soon bestow relief after hardship.
Syed Vickar Ahamed
Let the man of means spend according to his means: And the man whose resources are restricted, let him spend according to what Allah has given him. Allah puts no burden on any person beyond what He has given him. After a difficulty, Allah will soon grant relief.
Taqi Usmani
A man of vast means should spend according to his vast means. And anyone whose sustenance is limited should spend from whatever Allah has given to him. Allah makes no one liable beyond what He has given to him. Allah will soon bring ease after a difficulty.
The Monotheist Group
The rich shall provide support in accordance with his means, and the poor shall provide according to the means that God bestowed upon him. God does not burden any soul more than He has given it. God will provide ease after difficulty.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Que celui qui est aisé dépense de sa fortune; et que celui dont les biens sont restreints dépense selon ce quʹAllah lui a accordé. Allah nʹimpose à personne que selon ce quʹIl lui a donné, et Allah fera succéder lʹaisance à la gêne.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Yê destfireh bila nefeqê li gorî destfirehiya xwe bide. Kesê destteng jî ji malê ku Xwedê daye wî, bila nefeqê bide. Xwedê li tu kesî zêdetirî ya ku dayê, bar lê nake. Xwedê dê piştî destengiyê destfirehiyê bîne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
De welgestelde moet naar zijn welstand bijdragen geven en wie met mate levensonderhoud is toebedeeld moet bijdragen geven van wat God hem gegeven heeft. God legt niemand meer op dan Hij hem gegeven heeft. God zal het na de moeite gemakkelijk maken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Laat hem, die overvloed heeft, naar evenredigheid van zijn overvloed in het onderhoud van de moeder en de min voorzien, en laat hem, wiens inkomsten beperkt zijn, geven, overeenkomstig datgene wat God hem heeft geschonken. God verplicht niemand tot vervulling van meer dat van datgene, waartoe God hem heeft in staat gesteld. Hij zal de armoede door rijkdom doen opvolgen.
Hollandaca — Siregar
Laat de welvarende besteden volgens zijn welvaart; en degene wiens voorzieningen beperkt zijn, laat hem besteden van wat Allah hem heeft gegeven. Allah belast geen ziel dan volgens wat Hij haar heeft gegeven. Allah zal na moeilijkheden gemak schenken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Пусть обладающий достатком расходует (на содержание бывшей жены, которая кормит для него ребенка) из своего достатка [по мере своего богатства]. А тот, у кого удел его ограничен [он беден], то пусть он расходует из того, что дал ему Аллах [по своей возможности]. Не возлагает Аллах на душу сверх того, что Он дал ей. [Аллах не обязывает человека тратить на содержание своих иждивенцев больше, чем Он ему дал.] И Аллах устроит после тяготы облегчение [после бедности дарует богатство] (если он будет остерегаться наказания Аллаха).
Rusça — Osmanov
Пусть обладающий достатком уплачивает [разведенной жене] согласно своему достатку. Тот же, кто стеснен в средствах, пусть уплачивает часть того, что даровал ему Аллах. Аллах не требует ни с кого большего, чем Он даровал ему. И после лишений Аллах непременно дарует облегчение.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Den förmögne skall sörja (för det som nu har sagts) med sin rikedom, och den som lever under knappa förhållanden skall avstå (vad han kan) av det som Gud har gett honom för hans försörjning. Gud fordrar inte av någon mer än vad Han har låtit honom förfoga över. Efter svårigheterna skall Gud skänka er lättnad.