← Meal sayfasına dön

En'am Suresi 91. Ayet — Elfaz

Tefsirler

Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kağıtlar haline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab'ı kim indirdi?" (Ey Muhammed!) "Allah" (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.

1وَمَاve māİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
3اللّٰهَ(a)llaheAllah'ıLafza-i Celal
6اِذْiƶziraZaman Zarfı
8مَاmāHarf-i Nefi
10اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
11عَلٰىǎlāüzerineHarf-i Cer
13مِنْminHarf-i Cer
16مَنْmenkimSoru Eki
19الَّذِيelleƶīo kiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20جَاءَcā'egetirdiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
21بِهِbihionuHarf-i Cer+Zamir
22مُوسٰىmūsāMusaÖzel İsim
25لِلنَّاسِli n-nāsiinsanlaraHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
26تَجْعَلُونَهُtec'ǎlūnehusiz onu haline getiripMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak
28تُبْدُونَهَاtubdūnehāgösteriyorsunuzMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmek
32مَاmāşeylerinİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
33لَمْlemHarf-i Nefi
35اَنْتُمْentumne sizinZamir
36وَلَاve lāBağlaç+Harf-i Nefi
37اٰبَٓاؤُ۬كُمْābā'ukumne de babalarınızınİsim+Zamirا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek
39اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
40ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
41ذَرْهُمْƶerhumbırak onlarıEmir Fiil+ZamirEmir · Müfred Müzekker Muhatabو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek
42فِيfīHarf-i Cer
44يَلْعَبُونَyel'ǎbūneoynayadursunlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibل ع بOyalanmak, eğlenmek, vakit geçirmek, şakalaşmak, boş zaman geçirmek, amaçsızca oyun oynamak, saçmalamak, aptalca davranmak