İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذِينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَكَثِيرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
e lem ye'ni li(e)lleƶīne āmenū en teḣşeǎ ḳulūbuhum li ƶikri (a)llahi ve mā nezele mine l-Haḳḳi ve lā yekūnū ke(e)lleƶīne ūtū l-kitābe min ḳablu fe Tāle ǎleyhimu l-emedu fe ḳaset ḳulūbuhum ve keṧīrun minhum fāsiḳūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlara, o çağ gelmedi mi henüz, Allah'ı anış ve Kur'ân'dan inen şeyler, onların gönüllerini yumuşatsın da tamâmıyla korkup itâat etsinler ve önceden kendilerine kitap verilenlere benzemesinler; onların, peygamberleriyle araları, uzayıp açıldıkça kalpleri katılaştı ve onların çoğu, buyruktan çıktı.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnananlara, o çağ gelmedi mi henüz, Allahʼı anış ve Kurʼânʼdan inen şeyler, onların gönüllerini yumuşatsın da tamâmıyla korkup itâat etsinler ve önceden kendilerine kitap verilenlere benzemesinler; onların, peygamberleriyle araları, uzayıp açıldıkça kalpleri katılaştı ve onların çoğu, buyruktan çıktı.
Adem Uğur
İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Ahmed Hulusi
İman edenler için, Allah'ın zikri (hatırlanışı) ve Hak'tan inzal olana bilinçlerinin huşu duyması vakti gelmedi mi? Ki daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar (ibadetleri adete dönüşmesin, çalışmalarını düşünerek hissederek yapsınlar)! Onların (İsrailoğullarının) üzerlerinden uzun müddet geçmişti de (ibadetleri adete dönüşmüştü), bu yüzden kalpleri katılaşmıştı (yaptıklarını düşünüp hissedip yaşamadan, adet diye yapmaya başlamışlardı)! Onlardan (Yahudilerden) çoğunun inançları bozuktur!
Ahmet Tekin
Allah’ı zikretmek ve gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek Hak kitap Kur’ân’dan inen âyetleri anlatmak, tebliğ etmek için, tam bir samimiyetle Allah’a imanın, kulluk ve itaatin şuuruna erip saygı göstererek mü’minlerin akıllarının, ruhlarının kıpırdanma zamanı gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine verilen kutsal kitaplardaki emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulanlar gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçmiş ve kafaları kalınlaşmış, kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu da doğru ve mantıklı düşünmeyi, hak dini terkeden fâsıktı, âsi ve bozguncu bir topluluk idi.
Ahmet Varol
İman edenlerin, Allah'ın zikrine ve haktan inene kalplerinin saygı duyacağı vakit gelmedi mi ki; daha önce kendilerine kitap verilmiş sonra üzerlerinden uzun süre geçmiş, böylece kalpleri katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdi.
Ali Bulaç
İman edenlerin, Allah'ın ve haktan inmiş olanın zikri için kalplerinin 'saygı ve korku ile yumuşaması' zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun bir süre geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasık olanlardı.
Ali Fikri Yavuz
İman edenlere, vakti gelmedi mi ki, kalbleri Allah’ın zikrine ve inen Kur’an’a saygı ile yumuşasın; ve bundan önce kendilerine kitab verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçib de kalbleri katılaşmış ve çoğu fıska dalmış bulunanlar gibi olmasınlar.
Ali Rıza Safa
Allah'ın Öğretisine ve indirilen gerçeğe, inanca çağırılanların yüreklerinin saygı duymasının zamanı gelmedi mi? Daha önce kitap verilen ve üzerinden zaman geçince yürekleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu zaten yoldan çıkmıştır.
Bayraktar Bayraklı
Müminlerin Allah'ı anmaları ve O'ndan gelen bu gerçeğe karşı kalplerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? İnananlar, kendilerinden önce kitap verilenler gibi olmasınlar. Çünkü onların üzerinden uzun zaman geçip kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu yoldan çıkmışlardır.
Bekir Sadak
Inananlarin gonullerinin Allah'i anmasi ve O'ndan inen gercege icten baglanmasi zamani daha gelmedi mi? Onlar, daha once kendilerine kitap verilenler gibi olmasinlar; onlarin uzerinden uzun zaman gecti de kalbleri katilasti; cogu, yoldan cikmis kimselerdir.
Celal Yıldırım
O imân edenlerin kalblerini Allah'ı saygıyla korkuyla anmaları, O'ndan inen hakka (bağlanmaları) zamanı gelmedi mi ? Ve sakın mü'minler, kendilerine daha önce kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerlerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı ve çoğu da ilâhî sınırları aşan yozmuş kişilerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İman edenlerin, Allah’ı anmak ve vahyedilen gerçeği düşünmekten dolayı kalplerinin heyecanla ürperme zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilmiş ve üzerlerinden uzun zaman geçip kalpleri katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu yoldan çıkmışlardır.
Diyanet İşleri
İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
Diyanet İşleri (eski)
İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir.
Diyanet Vakfi
İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki, kalbleri Allah'ın zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O iman edenlere zamanı gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikrine ve inen gerçek aşkına saygı ile coşsun ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalpleri katılaşmış, Çoğu da günaha dalmış bulunanlar gibi olmasınlar?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya o iyman edenlere çağı gelmedi mi? ki kalbleri Allahın zikrine ve inen hak aşkına huşu' ile çoşsun ve bundan evvel kendilerine kitab verilmiş sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalbleri katılaşmış ve ekserisi fıska dalmış bulunanlar gibi olmasınlar.
Erhan Aktaş
İman Edenler'in; Allah'ın öğütlerini dinleyip de Hakk'tan gelen şeyle kalplerinin yumuşaması zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip, üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fasık kimselerdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnananların; Allah'ın öğütlerini dinleyip de Hakk'tan gelen şeyle kalplerinin yumuşaması zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip, üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fasık kimselerdi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnananların; Allah'ın öğütlerini dinleyip de Hakk'tan gelen şeyle kalplerinin yumuşaması zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip, üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fasık kimselerdi.
Fizilal-il Kuran
Allah'tan gelen öğütlerin ve O'nun indirdiği gerçeğin etkisi ile müminlerin kalplerinin yumuşayacağı, ürpereceği gün halâ gelmedi mi? Müminler daha önce kendilerine kutsal kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun zaman geçince onların kalpleri katılaştı ve çoğu yoldan çıkmış kimseler oldu.
Gültekin Onan
İnananların, Tanrı'nın ve haktan inmiş olanın zikri için kalplerinin 'saygı ve korku ile yumuşaması' zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden (uzun) bir müddet geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasıktı.
Hamdi Döndüren
İman edenler için hâlâ vakit gelmedi mi ki, kalpleri Allah’ın zikrine ve inen gerçeğe saygı duysun da, daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra uzun zamanın geçmesiyle kalpleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar!
Hasan Basri Çantay
iman edenlerin, Allahı ve Hakdan ineni zikr için, kalblerinin saygı ile yumuşaması zamanı hala gelmedi mi? Onlar, daha evvel kendilerine kitab verilib de üzerlerinden uzun zaman geçmiş, artık kalbleri kararmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan bir çoğu (dinlerinden çıkmış) faasıklardı.
Hasib Asutay
İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen hakka (11) karşı kalplerinin ürperme zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler (12) gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir. (11. Kur'an'a.) (12. Yahudi ve Hıristiyanlar.)
Hayrat Neşriyat
Îmân edenlerin, Allah’ın zikrine ve Hakk’tan inene (Kur’ân’a) karşı kalblerinin(korku ve) yumuşama zamânı hâlâ gelmedi mi? (Onlar da) daha önce kendilerine kitab verilenler gibi olmasınlar ki, onların üzerlerine uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı. Hem onlardan çoğu, günahkâr kimselerdir.
İbni Kesir
İman edenlerin, Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçek için kalblerinin yumuşaması zamanı hala gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitab verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmiş, artık kalbleri katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan bir çoğu fasıklardır.
Mehmet Okuyan
İman edenlerin kalplerinin Allah’ı anmasının ve (O’nun katından) inen gerçeğe (Kur’an’a) boyun eğmesinin zamanı gelmedi mi? Onlar (müminler), daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar! Zira üzerinden uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmıştı.
Muhammed Esed
İmana ermiş olanların kalplerinin Allah'ı ve (kendilerine) indirilen hakikati anarken acizliklerini fark etmelerinin zamanı gelmedi mi? (Ve vakti gelmedi mi) kendilerine daha önce vahiy indirilmiş olanlara ve zamanın geçmesiyle kalpleri katılaşarak çoğu (bugün) yoldan sapmış olanlara benzememelerinin?
Mustafa İslamoğlu
İman (ettiğini iddia) edenlerin, Allah'ın zikrine, yani Hak katında inen vahye karşı, ta kalplerinde ürperti duymalarının vakti hala gelmedi mi? Ta ki kendilerine daha önce vahiy verilip de, üzerlerinden uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar; ki onların bir çoğu yoldan sapmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
İmân edenler için hâlâ zamanı gelmedi mi ki, kalbleri Allah'ın zikri için ve Hak'tan nüzul eden için havf ve haşyet içinde bulunsun? Ve evvelce kendilerine kitap verilmiş kimseler gibi olmasınlar ki, üzerlerine uzun zaman geçmiş de kalbleri katılaşmıştır ve onlardan birçoğu fâsıklardır.
Ömer Öngüt
İnananların Allah'ı zikir ve O'ndan inen gerçek için kalplerinin saygı ile yumuşaması zamanı hâlâ gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerlerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Zaten onlardan bir çoğu yoldan çıkmış fâsıklardır.
Suat Yıldırım
İman edenlerin kalplerinin Allah’ı ve Cenab-ı Hak tarafından inen hakikatleri hatırlayarak yumuşayıp saygı ile dirilme vakti gelmedi mi? Sakın onlar daha önce kitap verilen ümmetler gibi olmasınlar. Zira kitabı tanımalarının üzerinden kendilerince uzun zaman geçmesi sebebiyle, onlarda ülfet ve kanıksama meydana gelmiş, neticede kalpleri katılaşmıştı. Hatta onların çoğu büsbütün yoldan çıkmışlardır.
Süleyman Ateş
İnananlar için hala vakit gelmedi mi ki kalbleri Allah'ın Zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine Kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?
Süleymaniye Vakfı
İman etmiş olanlar için, Allah'ın zikrine yani inen o gerçeğe (Kur'an'a) karşı, kalplerinin derin bir saygı duyma zamanı gelmedi mi? Sakın daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden (yeni bir elçinin gönderilmediği) uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendini inanıp güvenmiş (mümin) sayanların kalplerini, Allah'ın Zikrine (Kitabına) ve o gerçekten süzülen hikmetlere bağlamalarının zamanı gelmedi mi? Sakın daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; üzerlerinden uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu yoldan çıkmıştır.
Şaban Piriş
Allah'ın ve haktan inenin uyarıları için iman edenlerin kalblerinin titreme (zamanı) gelmedi mi? Kendilerinden önce kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun süre geçince kalpleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmışlardı.
Tefhim-ul Kuran
İman etmekte olanların, Allah'ın ve haktan inmiş olanın zikri için kalplerinin 'saygı dolu bir korku ile yumuşaması' zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun bir süre geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu da fasık olanlardı.
Ümit Şimşek
İman edenlerin, Allah'ın zikrine ve hak olarak inene karşı kalplerinin yumuşaması için zaman hâlâ gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasın ki, üzerinden zaman geçince kalpleri katılaşıvermiş ve birçoğu yoldan çıkmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
İnananlar için hala vakti gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikri/Kur'an'ı ve Hak'tan inen için ürpersin de daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Möminlərin qəlbinin Allahın zikri və haqdan nazil olan ayələr üçün yumşalması, daha öncə özlərinə Kitab verilmiş, uzun bir müddət keçdikdən sonra isə qəlbləri sərtləşmiş, çoxusu da fasiq olmuş kimsələr kimi olmaması vaxtı gəlib çatmadımı?
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
İman gətirənlərin qəlblərinin Allahın zikri və haqdan nazil olan (Qurʼan) üçün yumşalması vaxtı gəlib çatmadımı?! Onlar özlərindən əvvəl kitab verilən kimsələr (yəhudilər və xaçpərəstlər) kimi olmasınlar. Onlarla (öz peyğəmbərləri arasında) uzun bir müddət keçmiş və (öyüd-nəsihəti unutduqları üçün) qəlbləri sərtləşmişdir. Onların çoxu (Allaha asi olan) fasiqlərdir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ist es noch nicht an der Zeit, daß die Herzen der Gläubigen sich andächtig erweichen, wenn sie über Gott und die offenbarte Wahrheit nachdenken und daß sie nicht wie die Schriftbesitzer vor ihnen werden, deren Herzen mit der Zeit hart wurden? Viele unter ihnen wurden anmaßende Frevler.
Almanca — Der Edle Quran
Ist es denn nicht Zeit für diejenigen, die glauben, daß ihre Herzen demütig werden vor Allahs Ermahnung und vor dem, was von der Wahrheit herabgekommen ist, und daß sie nicht wie diejenigen sind, denen zuvor die Schrift gegeben wurde, es ihnen aber zu lang gedauert hat, und so ihre Herzen sich verhärtet haben? Und viele von ihnen sind Frevler.
Almanca — M. A. Rassoul
Ist nicht für die Gläubigen die Zeit gekommen, ihre Herzen zu demütigen vor der Ermahnung Allahs und vor der Wahrheit, die herabkam, und nicht so zu werden wie jene, denen zuvor die Schrift gegeben wurde und denen es zu lange dauerte, so daß ihre Herzen verstockt und viele von ihnen zu Frevlern wurden?
Almanca — Muhammad Zaidan
Ist es noch nicht Zeit für diejenigen, die den Iman verinnerlichten, daß ihre Herzen ALLAHs Gedenken und dem, was von der Wahrheit hinabgesandt wurde, Ehrfurcht erweisen, und daß sie nicht wie diejenigen werden, denen die Schrift vorher zuteil wurde, dann für sie die Zeit lang wurde, dann ihre Herzen hart wurden?! Und viele von ihnen sind Fasiq.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Is it not time that those who have conformed to Islam open their hearts' ears so that their breasts be filled with reverential awe as they listen to the Quran and accord with what it says and with the truth it declares. They should not be like those who have been given the Book before them who have transmuted the Book to their purpose throughout the years and became hard hearted? Indeed many among them are wicked
Abdul Haleem
Is it not time for believers to humble their hearts to the remembrance of God and the Truth that has been revealed, and not to be like those who received the Scripture before them, whose time was extended but whose hearts hardened and many of whom were lawbreakers?
Abdullah Yusuf Ali
Has not the Time arrived for the Believers that their hearts in all humility should engage in the remembrance of Allah and of the Truth which has been revealed (to them), and that they should not become like those to whom was given Revelation aforetime, but long ages passed over them and their hearts grew hard? For many among them are rebellious transgressors.
Abul A'la Maududi
Is the time not come that the hearts of the believers should be humbled to Allah's remembrance and to the Truth that He has revealed, and that they should not be like those who were vouchsafed the Book and then a long time elapsed so that their hearts were hardened? A great many of them are now evil-doers.
Aisha Bewley
Has the time not arrived for the hearts of those who have iman to yield to the remembrance of Allah and to the truth He has sent down, so they are not like those who were given the Book before for whom the time seemed over long so that their hearts became hard? Many of them are deviators.
Al-Hilali & Khan
Has not the time come for the hearts of those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) to be affected by Allâh’s Reminder (this Qur’ân), and that which has been revealed of the truth, lest they become as those who received the Scripture [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] before (i.e. Jews and Christians), and the term was prolonged for them and so their hearts were hardened? And many of them were Fâsiqûn (the rebellious, the disobedient to Allâh).
Ali Quli Qarai
Is it not time yet for those who have faith that their hearts should be humbled for Allah’s remembrance and to the truth which has come down [to them], and to be not like those who were given the Book before? Time took its toll on them and so their hearts were hardened, and many of them are transgressors.
Amatul Rahman Omar
Is it not yet time for those who believe that their hearts should feel humbled at the mention (of the name) of Allâh and at the truth that has been revealed to them (in the form of the Qur'ân), and that they do not become like those who were given the Scripture before (them). But their hearts hardened because a long period of time passed over them (enjoying the favours of Allâh. (As for their present state) they are mostly transgressors.
Arthur John Arberry
Is it not time that the hearts of those who believe should be humbled to the Remembrance of God and the Truth which He has sent down, and that they should not be as those to whom the Book was given aforetime, and the term seemed over long to them, so that their hearts have become hard, and many of them are ungodly?
Bijan Moeinian
Is it not yet time for those (who consider themselves the believers) that their hearts should melt when "for God’s sake" is mentioned and be filled with the (spirit of sacrifice for the) truth? Is it not yet time to learn from those to whom God gave the book before you and not behave like them? Do not you realize to what a rock their hearts has turned into and how they have become sinners ? [what an appropriate reminding when you look at their societies today plagued with sex, gambling, drugs, divorces,. ..]
E. Henry Palmer
Is the time come to those who believe, for their hearts to be humbled at the remembrance of God, and of what He has sent down in truth? and for them not to, be like those who were given the Scriptures before, And over whom time was prolonged, but their hearts grew hard, and many of them were workers of abomination?
Edip-Layth
Has not the time come for those who acknowledged to open up their hearts for the remembrance of God, and the truth that is revealed herein? They should not be like those who were given the book before, and the waiting became long for them, so their hearts became hardened, and many of them were wicked.
George Sale
Is not the time yet come unto those who believe, that their hearts should humbly submit to the admonition of God, and to that truth which hath been revealed; and that they be not as those unto whom the scripture was given heretofore, and to whom the time of forbearance was prolonged, but their hearts were hardened, and many of them were wicked doers?
Hamid S. Aziz
Has not the time ripe for those who believe that their heart should submit to the remembrance (or the Reminder) of Allah and to what has been revealed of the truth? And that they should not become like those who were given the Book before, but the term was prolonged for them, and so their heart hardened, and most of them are rebellious transgressors.
Mahmoud Ghali
Is it not due time for the hearts of (the ones) who have believed to submit to the Remembrance of Allah and that which came down of the Truth, and that they should not be as the ones to whom the Book was brought earlier? Then (their) span became long to them, so their hearts hardened; and many of them are immoral.
Marmaduke Pickthall
Is not the time ripe for the hearts of those who believe to submit to Allah's reminder and to the truth which is revealed, that they become not as those who received the scripture of old but the term was prolonged for them and so their hearts were hardened, and many of them are evil-livers.
Mohamed Ahmed - Samira
Has the moment not yet come when the hearts of believers should be moved by the thought of God and the truth that has been sent down, so that they should not be like those who received the Book before them but whose hearts were hardened after a lapse of time, and many of them turned disobedient?
Muhammad Asad
IS IT NOT time that the hearts of all who have attained to faith should feel humble at the remembrance of God and of all the truth that has been bestowed [on them] from on high, lest they become like those who were granted revelation aforetime, and whose hearts have hardened with the passing of time so that many of them are [now] depraved?
Mustafa Khattab
Has the time not yet come for believers’ hearts to be humbled at the remembrance of Allah and what has been revealed of the truth, and not be like those given the Scripture before—˹those˺ who were spoiled for so long that their hearts became hardened. And many of them are ˹still˺ rebellious.
Progressive Muslims
Has not the time come for those who believed to open up their hearts for the remembrance of God, and the truth that is revealed herein And they should not be like those who were given the Scripture before, and the waiting became long for them, so their hearts became hardened, and many of them were wicked.
Sahih International
Has the time not come for those who have believed that their hearts should become humbly submissive at the remembrance of Allah and what has come down of the truth? And let them not be like those who were given the Scripture before, and a long period passed over them, so their hearts hardened; and many of them are defiantly disobedient.
Sam Gerrans
Has not the time come for those who heed warning that their hearts should be humbled to the remembrance of God, and what has come down of the truth, and that they be not as those given the Writ before? And the span seemed long to them, so their hearts hardened; and many of them are perfidious.
Shabbir Ahmed
Is it not time for the believers that their hearts feel humble at the remembrance of Allah and the Truth which has been revealed? Become not like those who were given the Scripture before, and whose hearts were hardened with time. And so, a great many of them have drifted away from Truth.
Syed Vickar Ahamed
Has not the time yet arrived for the believers, with their hearts, in all humility, should engage in the remembrance of Allah and of the Truth which has been made known (to them); And that they should not become like those to whom was given the Message before, and during long ages (that) passed over them and their hearts grew hard? And many of them are rebellious transgressors.
Taqi Usmani
Has the time not yet come for those who believe that their hearts should be humble for the remembrance of Allah and for the truth that has descended (through revelation)? They must not be like those to whom the Book was given before, but a long period passed on them (in which they did not repent), therefore their hearts became hard, and (thus) many of them are sinners.
The Monotheist Group
Has not the time come for those who believed to open up their hearts for the remembrance of God, and the truth that is revealed herein? And they should not be like those who were given the Book before, and the waiting became long for them, so their hearts became hardened, and many of them were wicked.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Le moment nʹest-il pas venu pour ceux qui ont cru, que leurs cœurs sʹhumilient à lʹévocation dʹAllah et devant ce qui est descendu de la vérité (le Coran)? Et de ne point être pareils à ceux qui ont reçu le Livre avant eux. Ceux-ci trouvèrent le temps assez long et leurs cœurs sʹendurcirent, et beaucoup dʹentre eux sont pervers.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Erê ma ji bo yên ku bawerî anîne hê jî wext nehatiye ku bi zikrê Xwedê û bi Quranê dilên wan bitirs e û ew nebin wekî wan ên ku berê kitêb ji bo wan hatin, vêca piştî sal û zemanan dilê wan hişk bû û gelek ji wan jî ji rê derketine.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Is het voor hen die geloven niet tijd dat hun harten zich verootmoedigen voor Gods vermaning en wat Hij van de waarheid heeft neergezonden? En weest niet zoals zij aan wie het boek vroeger al gegeven was. De tijd duurde hun toen te lang, hun harten verhardden zich en velen van hen werden verdorven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Is de tijd thans niet gekomen voor hen die gelooven, dat hunne harten zich ootmoedig aan de waarschuwing van God zouden onderwerpen, en aan de waarheid, welke geopenbaard is geworden? Dat zij niet zijn als degenen, aan wie de schrift vroeger werd gegeven, en voor welke de tijd van toegevendheid werd verlengd? Maar hunne harten waren versteend, en velen van hen waren zondaren.
Hollandaca — Siregar
Is het voor degenen die geloven nog geen tijd, dat hun harten zich vernederen voor het gedenken van Allah en wat is geopenbaard van de Waarheid (de Koran)? En laten zij niet worden als degenen aan wie de Schrift (de Taurât) voorheen was gegeven. Toen werd de tijd voor hen te lang, zodat hun harten verhardden. En de meesten van hen zijn zwaar zondigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Разве не наступило время для тех, которые уверовали, чтобы смирились (и смягчились) их сердца при упоминании Аллаха и (когда они слышат) то, что Он ниспослал из истины [Книгу Аллаха], и чтобы они [верующие] не были подобны тем, кому было даровано Писание [Тору и Евангелие] раньше, (которые) когда затянулся над ними [над иудеями и христианами] срок [прошло много времени после пророков, которые были посланы к ним], очерствели их сердца [они перестали внимать наставления, которые содержались в книгах Аллаха], и многие из них (стали) непокорными (Аллаху).
Rusça — Osmanov
Разве для уверовавших не настала пора, чтобы их сердца смирились при упоминании Аллаха и того, что ниспослано из истины, и чтобы они не уподобились тем, которым было ниспослано писание раньше, чьи сердца ожесточились по прошествии долгого времени и большинство которых стало нечестивцами?
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ÄR DET inte tid att de troende ödmjukar sig i sina hjärtan inför Gud och den sanning som har uppenbarats, så att de inte blir som de som förr fick del av uppenbarelsen, men vars hjärtan med tiden hårdnade tills de - många av dem - återföll i trots och olydnad (mot Gud)?