Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.
وَالَّذِي قَالَ لِوَالِدَيْهِ اُفٍّ لَكُمَا اَتَعِدَانِنِٓي اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْلِي وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ اللّٰهَ وَيْلَكَ اٰمِنْۗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاطِيرُ الْاَوَّلِينَ
ve elleƶī ḳāle li vālideyhi uffin le kumā e teǐdāninī en uḣrace ve ḳad ḣaleti l-ḳurūnu min ḳablī ve humā yesteğīṧāni (a)llahe veyleke āmin inne veǎ'de (a)llahi Haḳḳun fe yeḳūlu mā hāƶā illā esāTīru l-evvelīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve öbürü de, anasına babasına, uf sizden, tekrar kabirden çıkacağımı mı söylüyor, buna inanmaya mı çağırıyorsunuz beni? Ve benden önce nice nesiller gelip geçti demiştir ve onlar da Allah'a yalvarırlar da yazık sana derler, inan, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir, derken o, bu der, eskilerin masallarından başka bir şey değil.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve öbürü de, anasına babasına, uf sizden, tekrar kabirden çıkacağımı mı söylüyor, buna inanmaya mı çağırıyorsunuz beni? Ve benden önce nice nesiller gelip geçti demiştir ve onlar da Allahʼa yalvarırlar da yazık sana derler, inan, şüphe yok ki Allahʼın vaadi gerçektir, derken o, bu der, eskilerin masallarından başka bir şey değil.
Adem Uğur
Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah'ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah'ın vâdi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.
Ahmed Hulusi
O (kişi) ki, ana-babasına: "Öf be! Benden önce nice nesiller gelip geçtiği halde, (ba's olunmamla) çıkarılmamla mı beni tehdit ediyorsunuz?" dedi. . . O ikisi (ana-babası) de Allah'tan yardım isteyerek: "Yazıklar olsun sana, iman et! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır" (dediler). . . (O ise): "Bu, öncekilerin masallarından başka değil" demekte devam eder!
Ahmet Tekin
Ana ve babasına: 'Canımı sıktığınız yeter! Benden önce sayısız nesiller geçip gittiği halde, hiç birisinde diriliş belirtileri görülmezken, siz, bana öldükten sonra tekrar diriltilip kabrimden çıkarılacağımı mı va’dediyorsunuz?' diyen kimseye, anne, babası Allah’a sığınarak: 'Aman, nasıl düşünüyorsun evladım! Gel iman et. Allah’ın va’di haktır, doğrudur' dediklerinde, oğulları: 'Bu Kur’ân kesinlikle öncekilerin masallarıdır.' der.
Ahmet Varol
Fakat o kimse ki, anne babasına: 'Öff size! Benden önce nice nesiller geçtiği halde benim (yeniden diriltilip) çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz!' der. Onlarsa Allah'a sığınarak: 'Yazık sana iman et. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi gerçektir' derler. O da: 'Bu (Kur'an), öncekilerin masallarından başka bir şey değildir' der.
Ali Bulaç
O kimse ki, anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Allah'a yakararak: "Yazıklar sana, iman et, şüphesiz Allah'ın va'di haktır." (derler; fakat) O: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" der.
Ali Fikri Yavuz
(Kendisini Allah’a ve ahiret gününe iman etmiye davet ettikleri zaman), ana ve babasına: “- Öf size, (usandım sizden)! Benden evvel ne kadar nesiller gelib geçtiği (ve hiç biri dirilmediği) halde, beni (kabirden dirilib) çıkarılmakla mı korkutuyorsunuz?” diyen kimse var ya; ana ve babası kendisinden Allah’a elamân çekerek: “- Yazık sana; imana gel. Muhakkak ki Allah’ın vaadi bir gerçektir, (vukubulacaktır).” diyorlar da, o yine diyor ki: “- Bu dediğiniz, (beni imana davet ettiğiniz şeyler) evvelkilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir.”
Ali Rıza Safa
Oysa o, anne-babasına, şöyle dedi: "Öf size! Daha önce nice kuşaklar gelip geçmişken, yeniden yaratılışı öne sürerek, bana gözdağı mı veriyorsunuz?" Ve onlar, Allah'a sığınarak; "Yazıklar olsun sana! Allah'ın sözünü verdiğinin gerçek olduğuna kesinlikle inanmalısın!" Bunun üzerine, şöyle dedi: "Öncekilerin söylencelerinden başka bir şey değil bu!"
Bayraktar Bayraklı
Diğer bir kimse de anne babasına, "Öf be! Bana kabirden çıkartılıp diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller de gelip geçti" der. Anne babası da Allah'tan yardım dileyerek, "Sana yazıklar olsun, Allah'ın vaadine inan, çünkü Allah'ın vaadi gerçektir" dediler. O da, "Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap vermişti.
Bekir Sadak
(17-18) Annesine babasina: «Of ikinizden ; benden once nice nesiller gelip gecmisken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?» diyen kimseye, anne babasi Allah'a siginarak: «Sana yaziklar olsun! Inan; dogrusu Allah'in sozu gercektir» dedikleri halde: «Bu, Kuran oncekilerin masallarindan baska bir sey degildir» diye cevap verenler iste onlar kendilerinden once cinlerden ve insanlardan gelip gecmis ummetler icinde, Allah'in azap vadinin aleyhlerinde gerceklestigi kimselerdir. Dogrusu onlar husranda olanlardir.
Celal Yıldırım
O kimse ki, ana-babasına «üf be ikinize I Benden önce nice nice kuşaklar gelip geçtiği halde siz beni tekrar dirilip topraktan çıkarılacağımla mı tehdîd ediyorsunuz ?» derken, ana-babası Allah'a sığınıp O'nun yardımını dileyerek ona : «Yazıklar olsun sana I İmân et.. Şüphesiz ki, Allah'ın verdiği söz hakktır,» derler. O da : «Bu (Kur'ân veya sizin anlattıklarınız), eskilerin masallarından başka bir şey değildir,» diye cevap verir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Anne babasına, “Yeter be! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden dirilip çıkmakla mı tehdit ediyorsunuz?” diyen kimseye anne babası, Allah’tan yardım dileyerek, “Yazıklar olsun sana! İnadı bırak da imana gel. Kuşkusuz Allah’ın vaadi gerçektir” demekteler. O ise, “Bu eskilerin masallarından başka bir şey değil” cevabını vermektedir.
Diyanet İşleri
Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.
Diyanet İşleri (eski)
(17-18) Annesine babasına: 'Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?' diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: 'Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir' dedikleri halde: 'Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir' diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
Diyanet Vakfi
Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah'ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah'ın vâdi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ana ve babasına: «Öf size! Siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmiştir.» diyen kimseye ana ve babası Allah'a sığınarak «Yazıklar olsun sana! Gel iman et, şüphesiz ki, Allah'ın vaadi gerçektir.» dediklerinde o: «Bu Kur'ân öncekilerin masallarından başka bir şey değildir» diyordu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Anasına babasına: "Of size! Siz bana, benden önce nice kuşaklar geçmiş iken, tekrar çıkarılacağımı mı va'd ediyorsunuz?" diyen kimseye anası babası Allah'a el'eman çekerek (sığınarak): "Yazık sana; iman et! Kesinlikle Allah'ın va'di gerçektir." diyorlar da o, yine: "Bu eskilerin uydurmalarından başka birşey değildir!" diyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şöylesi ise ki: "anasına babasına of size, dedi: bana çıkarılacağımı mı va'dediyorsunuz? Halbuki benden evvel nice karnlar geçmiş; ikisi de Allaha el'eman çekerek yazık sana, iymana gel, her halde Allahın va'di haktır diyorlar da o yine diyor ki: bu, eskilerin esatirinden başka bir şey değildir
Erhan Aktaş
Anne ve babasına: "Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: "Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır." dediler. Bunun üzerine o: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Anne ve babasına: "Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: "Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır." dediler. Bunun üzerine o: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Anne ve babasına: "Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: "Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır." dediler. Bunun üzerine o: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dedi.
Fizilal-il Kuran
Fakat o kimse ki anasına babasına: «Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken benim öldükten sonra dirilip çıkarılacağımı mı bana va'dediyorsunuz?» dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak «Yazık sana, etme, gel inan; Allah'ın sözü gerçektir» derken O; «Bu, eskilerin masallarından başka birşey değildir» der.
Gültekin Onan
O kimse ki, anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Tanrı'ya yakararak: "Yazıklar sana, inan, şüphesiz Tanrı'nın vaadi haktır" (derler; fakat) O: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" der.
Hamdi Döndüren
Bir de öylesi var ki, ana ve babasına, “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni yeniden dirilip topraktan çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz?” der. Onlarsa Allah’tan yardım isteyerek, “Yazık sana! İmana gel, çünkü Allah’ın verdiği söz gerçektir.” derken o, “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” der.
Hasan Basri Çantay
Ana ve babasına: "Of size, benden evvel nice nice nesiller gelib geçtiği halde beni (tekrar dirilib kabrimden) çıkarılacağımla mı tehdid ediyorsunuz?" diyen (adam yok mu?) anası, babası Allaha yalvarırlar, (ona) "Yazık sana. İman et. Allahın va'di şübhesiz hakdır" (derler). O ise "Bu (dediğiniz) evvelkilerin masallarından başkası değildir" der.
Hasib Asutay
O kimse ki, ana babasına, 'Of size! (9) Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (kabirden) çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz? ' dedi. O ikisi (ana babası) ise Allah'a yakararak, 'Yazıklar olsun sana! İman et. Şüphesiz Allah'ın va'di gerçektir' (derler). O ise, 'Bu eskilerin masalından başkası değildir' der. (9. Sizden bıktım.)
Hayrat Neşriyat
Fakat o kimse ki, ana-babasına: 'Öf ikinize! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, (siz) beni (kabirden) çıkarılmakla mı tehdîd ediyorsunuz?' dedi. Onlar (ana-babası) ise, Allah’dan yardım isteyerek: 'Yazıklar olsun sana! Îmân et! Elbette Allah’ın va'di haktır!'(dedikleri hâlde, o) diyordu ki: 'Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!'
İbni Kesir
Anne ve babasına: Of sizden, benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak: Yazıklar olsun sana. İman et, muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır dedikleri halde; bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.
Mehmet Okuyan
Ana babasına “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, bana (tekrar) diriltilmemi mi vadediyorsunuz?” diyen kişiye, onlar (ana babası) Allah’ın yardımına sığınarak “Yazıklar olsun sana! Allah’ın vaadinin gerçek olduğuna inan!” (dediklerinde o), “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir!” der.
Muhammed Esed
Fakat (öyle insan da var ki) kendisine Allah'a inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına, "Yuh olsun size!" diye çıkışır, "Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?" Onlar ise Allah'ın yardımı için dua eder ve "Yazık sana!" derler, "Çünkü Allah'ın vaadi her zaman doğru çıkar!" O da: "Bu, eski zamanların masallarından başka bir şey değil!" diye cevap verir.
Mustafa İslamoğlu
Ne ki, (kendisine imanı telkin eden) ana babasına "İkinize de yuh olsun! Ne yani, benden önce bunca nesil gelip geçtiği halde (hiç biri dirilmemişken) bana diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" diye çıkışan da var. Ana-baba da Allah'ın yardımına sığınarak (şöyle der): "Yazıklar olsun sana! Şuna kesinlikle inan ki, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir." Bunun üzerine şöyle der: "Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir."
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimse ki, anasına babasına dedi ki: «Üf ikinize! Beni korkutuyor musunuz ki, ben çıkarılacağım? Halbuki, benden evvel nice nesiller gelip geçmiştir.» Anası ile babası ise Allah'tan medet istiyor: «Yazık sana! İmân et, şüphe yok ki, Allah'ın vaadi haktır (diyorlardı).» Oğulları ise hemen diyordu ki, «Bu (dediğiniz), evvelkilerin efsanelerinden başka değildir.»
Ömer Öngüt
Annesine ve babasına: "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (mezardan) çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak: "Yazıklar olsun sana! İman et! Allah'ın vaadi gerçektir. " dedikleri halde: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir. " der.
Suat Yıldırım
Fakat bir de öyleleri var ki, kendisini imana dâvet eden anne ve babasına: "Öf be! (Yetti artık!) Benden önce nice nesiller ölüp de geri dönmediği halde, siz beni mezarımdan dirilip çıkarılmakla mı korkutuyorsunuz!" derken, onlar, Allah’a sığınıp yalvararak oğullarına: "Yazık ediyorsun kendine! derler, imana gel, Allah’ın vâdi elbette gerçektir." O ise yine de: "Bu âhiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diye diretir.
Süleyman Ateş
Fakat o kimse ki anasına, babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmiş, (kimse geri gelmemiş) iken siz benim (diriltilip) çıkarılacağımı mı bana va'dediyor (beni bununla mı tehdidediyor)sunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak: "Yazık sana, (etme, gel) inan; Allah'ın sözü gerçektir" derken o: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir." der.
Süleymaniye Vakfı
Bir de anne ve babasına şöyle diyen vardır: "Bıktım sizden! Siz beni (yeniden diriltilip) topraktan çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz? Halbuki benden önce nice nesiller gelip geçti." Annesi ve babası da Allah'tan yardım ister ve şöyle derler: "Yazık sana, iman et! Allah'ın vaadi gerçektir." O ise şöyle der: "Bu öncekilerin yazılarından başka ne ki!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Anasına, babasına şöyle diyen de vardır: "Yazık size! Tekrar diriltilmekle mi korkutuyorsunuz? Benden önce nice nesiller öldü de ne oldu?" Onlar ise, yardım ve destek için Allah'a yalvararak evladına: "Sana yazık oluyor; artık inan. Allah'ın verdiği söz doğrudur!" derler. Ama o, şöyle der: "Bu olsa olsa eskilerin masalları olur."
Şaban Piriş
Anne ve babasına: -Öf be siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltilip, çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak: -Yazıklar olsun sana, iman et, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır. (derler. O ise:) -Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir, diye cevap verir.
Tefhim-ul Kuran
O kimse ki, anne ve babasına: «Öf size, benden önce nice kuşaklar gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?» dedi. O ikisi (anne ve babası) ise, Allah'a yakararak: «Yazıklar sana, iman et, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır.» (derler; fakat) O: «Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir» der.
Ümit Şimşek
Anne-babasına 'Öf size! Benden önce nice nesiller geçip gitmişken, siz hâlâ beni tekrar diriltilmekle mi korkutuyorsunuz?' diyen kimseye gelince: Anne-babası Allah'tan yardım isteyerek, 'Yazık sana! Allah'ın vaadi gerçektir' demekte, o ise 'Bu eskilerin efsanelerinden başka birşey değil' diye cevap vermektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Birisi de ana babasına: "Yazık size, benden önce bir yığın nesil gelip geçtiği halde, siz bana, benim diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" dedi. Onlarsa; Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun; inansana, Allah'ın vaadi haktır" diye vahlanınca o şöyle dedi: "Bu, öncekilerin masallarından başkası değil!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kimisi də ata-anasına: “Tfu sizə! Məndən əvvəl neçə-neçə nəsillər gəlib-getdiyi halda, siz məni qəbirdən çıxarılacağımlamı hədələyirsiniz?”– deyər. Onlar Allahdan yardım diləyərək: “Vay sənin halına! İman gətir, Allahın vədi haqdır!”– deyərlər. O isə: “Bu, keçmişdəkilərin əfsanələrindən başqa bir şey deyildir!”– deyər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Özünü Allaha, axirət gününə iman gətirməyə dəʼvət edən) ata-anasına: ″Tfu sizə! Məndən əvvəl neçə-neçə nəsillər gəlib-getdiyi (öləndən sonra dirilmədiyi) halda, siz mənə (qiyamət günü dirildilib qəbirdən) çıxarılacağımımı vəʼd edirsiniz?! – deyən kimsəyə, (valideynləri) Allahdan mədəd diləyərək: ″Vay halına! (Ay yazıq) inan, Allahın vəʼdi haqdır!″ – deyərlər. O isə: ″Bu (dedikləriniz) qədimlərin əfsanələrindən (yalan sözlərdən) başqa bir şey deyildir!″ – deyə cavab verər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Denke aber über den nach, der seinen Eltern sagte: ʺPfui über euch! Versprecht ihr mir, daß ich nach dem Tod auferweckt werde, obgleich schon unzählige Generationen vor mir sind, die nicht auferweckt wurden?ʺ Und sie flehen Gott um Hilfe an: ʺWehe dir! Glaube an die Auferstehung! Gottes Verheißung ist wahr.ʺ Und er sagt ihnen: ʺDas sind doch Legenden der Vorfahren.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und derjenige, der zu seinen Eltern sagt: ʺPfui über euch! Versprecht ihr mir etwa, ich sollte hervorgebracht werden, wo vor mir bereits Geschlechter dahingegangen sind?ʺ während sie beide Allah um Hilfe anrufen: ʺWehe dir! glaube doch! Gewiß, Allahs Versprechen ist wahr.ʺ Da sagt er: ʺDas sind nur Fabeln der Früheren.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Und derjenige, der zu seinen Eltern sagt: ʺPfui über euch! Verkündet ihr mir daß ich auferstehen soll, obwohl schon vor mir Geschlechter dahingegangen sind?ʺ und (der ihnen, wenn) sie beide Allah zu Hilfe rufen (und zu ihm sagen): ʺWehe dir, glaube! Denn die Verheißung Allahs ist wahrʺ, sagt: ʺDas sind nichts als Fabeln der Altenʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und derjenige, der seinen Eltern sagte: ʺPfui für euch! Versprecht ihr mir, daß ich hervorgebracht werde, und bereits vergingen die Generationen vor mir.ʺ Und beide rufen ALLAH um Hilfe und sagen: ʺDein Niedergang! Verinnerliche den Iman! ALLAHs Versprechen ist gewiß wahr.ʺ Dann sagt er: ʺDies ist doch nichts anderes als die Legenden der Früheren.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But he who contemptuously says to his parents: " Fie on you " " How disgusting what both of you tell me!" "do you afford me ground of expectation of Resurrection when all generations who had departed life long ago never came out of their graves ? " They both-the parents-exercise pity and appeal to Allah for help and they rebuke him -the son- for his disposition and for want of Faith, and they utter denunciation against him and say to him: " You had better commit yourself to Allah Whose promise is true. " But he says to them: " This is nothing but fables of old."
Abdul Haleem
But some say to their parents, ‘What? Are you really warning me that I shall be raised alive from my grave, when so many generations have already passed and gone before me?’ His parents implore God for help; they say, ‘Alas for you! Believe! God’s promise is true,’ but still he replies, ‘These are nothing but ancient fables.’
Abdullah Yusuf Ali
But (there is one) who says to his parents, "Fie on you! Do ye hold out the promise to me that I shall be raised up, even though generations have passed before me (without rising again)?" And they two seek Allah's aid, (and rebuke the son): "Woe to thee! Have faith! for the promise of Allah is true." But he says, "This is nothing but tales of the ancients!"
Abul A'la Maududi
But he who says to his parents: "Fie on you! Do you threaten me that I shall be resurrected, although myriad generations have passed away before me (and not one of them was resurrected)?" The parents beseech Allah (and say to their child): “Woe to you, have faith. Surely Allah's promise is true.” But he says: “All this is nothing but fables of olden times.”
Aisha Bewley
But what of him who says to his parents, ‘Fie on you! Do you promise me that I will be resurrected when generations before me have passed away?’ They both call on Allah for help: ‘Woe to you! Have iman! Allah’s promise is true. ’ But he says, ‘This is nothing but the myths of previous peoples.’
Al-Hilali & Khan
But he who says to his parents: "Fie upon you both! Do you hold out the promise to me that I shall be raised up (again) when generations before me have passed away (without rising)?" While they (father and mother) invoke Allâh for help (and rebuke their son): "Woe to you! Believe! Verily, the Promise of Allâh is true." But he says: "This is nothing but the tales of the ancient."
Ali Quli Qarai
As for him who says to his parents, ‘Fie on you! Do you promise me that I shall be raised [from the dead] when generations have passed away before me?’ And they invoke Allah’s help [and say]: ‘Woe to you! Believe! Indeed Allah’s promise is true. ’ But he says, ‘These are nothing but myths of the ancients.’
Amatul Rahman Omar
Yet there is another (hard-hearted) one who says to his parents, `Fie upon you both! Do you threaten me that I shall be resurrected (to live again after death), when so many generations have already passed away before me (without any one of them having been raised to life). ' While both (- the believing parents) ask Allâh's help (and say to their child), `Alas for you. Have faith, surely the promise of Allâh is true.' But he says, `This is nothing but mere fables of the ancients.'
Arthur John Arberry
But he who says to his father and his mother, 'Fie upon you! Do you promise me that I shall be brought forth, when already generations have passed away before me?' while they call upon God for succour -- 'Woe upon thee! Believe; surely God's promise is true'; then he says, 'This is naught but the fairy-tales of the ancients' --
Bijan Moeinian
As for the one who mocks his parent saying: "Do you want me to believe that I will be brought back to life after my death? How come none has been brought back out of so many generations before?" The parents will turn then to God to guide their child and say: “Please believe; God’s promise is true. ” Such disbeliever will then say: “These none senses are ancient mythology!”
E. Henry Palmer
But he who says to his parents, 'Fie upon you! Do ye promise me that I shall be brought forth when generations have passed away before me?' - then shall they both cry to God for help. Woe to thee! Believe! Verily, the promise of God is true. Then says he, 'This is but old folks' tales.'
Edip-Layth
The one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back?" While they both will implore God: "Woe to you; acknowledge! For God's promise is the truth." He would say, "This is nothing but tales from the past!"
George Sale
He who saith unto his parents, fie on you! Do ye promise me that I shall be taken forth from the grave, and restored to life; when many generations have passed away before me, and none of them have returned back? And his parents implore God's assistance, and say to their son, alas for thee! Believe: For the promise of God is true. But he answereth, this is no other than silly fables of the ancients.
Hamid S. Aziz
And he who says to his parents, "Fie on you! Do you threaten me that I shall be brought forth when generations have already passed away before me?" And they both (parents) call for Allah's aid, (rebuking their son) "Woe to you! Have faith! Surely the promise of Allah is true. " But he says, "This is nothing but stories of the ancients."
Mahmoud Ghali
And he who says to his parents, "Fie upon you (both)! Do you (definitely) promise me that I will be brought out, when already generations have passed away before me?" And they both ask Allah for succor, "Woe to you! Believe; surely the promise of Allah is true. " Yet he says, "In no way is this anything except myths of the earliest (people).
Marmaduke Pickthall
And whoso saith unto his parents: Fie upon you both! Do ye threaten me that I shall be brought forth (again) when generations before me have passed away? And they twain cry unto Allah for help (and say): Woe unto thee! Believe! Lo! the promise of Allah is true. But he saith: This is naught save fables of the men of old:
Mohamed Ahmed - Samira
But he who says to his parents: "Shame on you: You intimidate me that I will be resurrected when many generations will have passed before me?" And (the parents) would implore God's help: "Woe to you. You better believe. The promise of God is certainly true." Yet he answers: "These are only fables of long ago."
Muhammad Asad
But [there is many a one] who says to his parents [whenever they try to imbue him with faith in God]: "Fie upon both of you! Do you promise me that I shall be brought forth [from the dead], although [so many] generations have passed away before me?" And [while] they both pray for God’s help [and say], “Alas for thee! For, behold, God’s promise always comes true!” - he but answers, “All this is nothing but fables of ancient times!”
Mustafa Khattab
But some scold their parents, "Enough with you! Are you warning me that I will be brought forth ˹from the grave˺, while many generations had already perished before me ˹for good˺?" The parents cry to Allah for help, ˹and warn their child,˺ “Pity you. Have faith! Surely Allah’s promise is true.” But the deniers insist, “This is nothing but ancient fables.”
Progressive Muslims
And the one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back" While they both will implore God: "Woe to you; believe! For God's promise is the truth. " He would Say: "This is nothing but tales from the past!"
Sahih International
But one who says to his parents, "Uff to you; do you promise me that I will be brought forth [from the earth] when generations before me have already passed on [into oblivion]?" while they call to Allah for help [and to their son], "Woe to you! Believe! Indeed, the promise of Allah is truth. " But he says, "This is not but legends of the former people" -
Sam Gerrans
And he who says to his parents: “Fie upon you! Do you promise me that I will be brought forth, when generations have already passed away before me?” while they seek aid of God: — “Woe to thee! Believe thou; the promise of God is true,” but he says: “This is only legends of the former peoples,” —
Shabbir Ahmed
And whoever says to his parents, "Shameful it is for both of you! Do you threaten me that I shall be brought forth again although so many generations have passed away before me?" And they both pray for Allah's help and say, "Alas for you! Believe! Behold, Allah's promise always comes true. But he replies, "All this is nothing but fables of the ancient."
Syed Vickar Ahamed
But (there is such a person) who says to his parents, "Shame upon you! Do you hold out the promise to me that I shall be raised up (for Judgment), even though generations have passed before me (without rising again)?" And they too seek Allah’s help, (and talk back to the son): "Misery to you! Have Faith! Verily, the Promise of Allah is true. ” But he says: “This is nothing but stories from the distant past!"
Taqi Usmani
And (Contrary to this is the case of) the one who said to his parents, "Fie upon you both! Do you promise to me that I shall be brought out (from the grave), while generations have passed before me?" And they (the parents) were crying for Allah’s help, (and saying to their son,) “Woe to you. Accept the true faith. Allah’s promise is certainly true.” Then he says, “This is nothing but the tales of the ancients.”
The Monotheist Group
And the one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back?" While they both will implore God: "Woe to you; believe! For the promise of God is the truth." He would say: "This is nothing except fictional tales of old!"
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ê ku ji dê û bavê xwe re dibêje: Of ji we re be! Ma hûn sozê didin min ku ez ê (ji gorê) bême der. Hal ev e ku beriya min pir umet derbas bûne, çûne (û tu kes ji wan ji gorê dernehatine). Dê û bavê wî hawara xwe digihandin Xwedê (da ku wî vegerîne rêya rast) û jê re digotin: Xwelî li serê te be! Îmanê bîne, bêguman soza Xwedê heq e, rast e. Vêca ew jî dibêje: Ev, (saxbûna piştî mirinê) ji çîrok û çîvanokên pêşiyan pê ve ne tiştekî din e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar hij die tegen zijn ouders zegt: ʺFoei jullie beiden, willen jullie mij aanzeggen dat ik tevoorschijn gebracht zal worden terwijl er voor mijn tijd al generaties zijn heengegaan?ʺ En zij vragen God om hulp (en zeggen): ʺWee jou, geloof toch, de aanzegging van God is waar!ʺ Maar hij zegt: ʺDit zijn slechts fabels van hen die er eertijds waren.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij die tot zijne ouders zegt: Foei! gij belooft mij, dat ik uit het graf opgeroepen en weder levend worden zal, nadat verscheiden geslachten voor mij voorbijgegaan zijn, en niemand van hen is teruggekeerd. Zijne ouders zullen Gods bijstand voor hem inroepen en tot hunnen zoon zeggen: Wee u! Geloof; want de belofte van God is waarheid. Maar hij zal antwoorden: Dit zijn slechts dwaze fabelen der ouden.
Hollandaca — Siregar
En (slecht is) degene die tegen zijn ouders zegt: ʺFoei jullie! Waarschuwen jullie mij dat ik opgewekt zal worden, terwijl de generaties voor mij zijn heengegaan (en er nog niet een is opgestaan uit zijn graf).ʺ En zij (de ouders) vragen Allah om hulp (en zeggen tegen hun kind): ʺWee jij, geloof! Voorwaar, de belofte van Allah is waar.ʺ Waarop hij zegt: ʺDit zijn niets anders dan de fabelen van de vroegeren.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А (есть и такой,) который говорит своим родителям (когда они призывают его уверовать в Аллаха и в то, что будет Судный День): «Тьфу на вас! Неужели вы обещаете мне, что я буду выведен (из моей могилы снова живым)? Но ведь уже прошли [уже жили на земле] поколения (прежних людей, которые были) до меня (и ни один из них еще не воскрес)!» Они же [его родители] взывают за помощью к Аллаху (чтобы Он даровал ему веру) (и говорят ему): «Горе (будет) тебе! Уверуй (признай истину и совершай благодеяния), ведь обещание Аллаха (о воскрешении) – истина (и нет сомнения в ней)!» Он же говорит (своим родителям): «То, (что вы рассказываете мне,) ничто иное, как (выдуманные) легенды древних (народов)!»
Rusça — Osmanov
А [как быть] с тем, который говорит своим родителям: ʺТьфу вам! Зачем вы угрожаете мне тем, что меня поднимут из могилы, ежели до меня уже ушло из жизни много поколений?ʺ Родители будут взывать о помощи к Аллаху [и скажут]: ʺГоре тебе! Уверуй, ибо обещание Аллаха - непреложно!ʺ Он же ответит: ʺЭто всего лишь старые сказкиʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det finns den som svarar sina föräldrar (när de uppmanar honom att tro): ʺSkäms ni inte? Mig lovar ni att jag skall uppväckas (från de döda) - men (ni tiger om alla) de släktled som har gått före mig?ʺ (Föräldrarna) ber om Guds hjälp (och säger till sonen): ʺDu drar olycka över dig! Antag tron! Guds löfte är sanning!ʺ Men han svarar: ʺDet där är bara sagor från förfädernas tid!ʺ