(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.
اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا اَرٰيكَ اللّٰهُ وَلَا تَكُنْ لِلْخَائِنِينَ خَصِيمًا
innā enzelnā ileyke l-kitābe bi l-Haḳḳi li teHkume beyne n-nāsi bimā erāke (a)llahu ve lā tekun li l-ḣāinīne ḣaSīmen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz sana kitabı, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye bir gerçek olarak indirdik, hainleri savunma.
Abdulkadir Gölpınarlı
Biz sana kitabı, insanlar arasında Allahʼın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye bir gerçek olarak indirdik, hainleri savunma.
Adem Uğur
Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!
Ahmed Hulusi
Kesinlikle biz inzal ettik sana hakikat bilgisini, Hak olarak insanlar arasında Allah'ın gösterdiği ile hüküm vermen için. Hainleri savunma!
Ahmet Tekin
Allah’ın sana gösterdiğini, öğrettiğini esas alıp, insanlar arasında idareci, hâkim ve hakem olarak, icraat yapasın diye sana kitabı, Kur’ân’ı gerekçeli, hikmete dayalı olarak, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen için indirdik. Hâinlerin, haksızların savunucusu olma.
Ahmet Varol
Biz, Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmetmen için hak üzere sana Kitab'ı indirdik. Hainlerin savunucusu olma!
Ali Bulaç
Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz sana kitabı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Hâinlere yardımcı olma.
Ali Rıza Safa
Allah'ın sana gösterdiği biçimde, insanlar arasında yargı vermen için, Kitap'ı, gerçek olarak sana indirdik; sakın alçaklık yapanları savunma.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye, sana kitabı bir amaç için indirdik; o halde ihanet edenlere taraf olma!.
Bekir Sadak
Dogrusu, insanlar arasinda Allah'in sana gosterdigi gibi hukmedesin diye Kitap'i sana hak olarak indirdik; hakki gozet, hainlerden taraf olma.
Celal Yıldırım
Allah'ın sana gösterdiği ölçü ve anlamda, insanlar arasında hükmedesin diye bu Kitab'ı hak olarak şüphesiz ki sana indirdik. Artık hâinlerden yana savunucu olma !.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnsanlar arasında Allah’ın sana gösterdiğine göre hükmedesin diye hakkı içeren kitabı sana indirdik; hainlerden taraf olma!
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.
Diyanet İşleri (eski)
Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma.
Diyanet Vakfi
Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan kitab (Kur'an)'ı indirdik ki insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma!
Elmalılı Hamdi Yazır
Elhak biz sana bihakkın kitab indirdik ki insanlar arasında Allahın sana gösterdiği vechile hukm edesin; hainlere müdafaa vekili olma
Erhan Aktaş
Biz, insanlar arasında, Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye, Kitap'ı hakikat olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, insanlar arasında, Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye, Kitap'ı hakikat olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, insanlar arasında, Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye, Kitap'ı hakk olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma.
Fizilal-il Kuran
Biz sana bu hak içerikli kitabı indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın gösterdiği gibi hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.
Gültekin Onan
Şüphesiz, Tanrı'nın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.
Hamdi Döndüren
Biz sana Kitabı, insanlar arasında, Allah’ın gösterdiği şekilde hükmetmen için, gerçek olarak indirdik. Sen hainlerin savunucusu olma!
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, biz sana kitabı — Allahın sana gösterdiği vech ile insanlar arasında hükmetmen için — hak olarak indirdik, Haainlere bir müdafaacı olma.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) hainlerden taraf olma!
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz ki biz, bu Kitâb’ı sana hak ile indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin! Hâinler için ise, müdâfaa edici olma!
İbni Kesir
Dosdoğrusu Biz, sana kitabı hak olarak indirdik ki insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin. Hainlerin savunucusu olma.
Mehmet Okuyan
Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitabı (Kur’an’ı) bir amaç ile indirdik; hainlerden taraf olma!
Muhammed Esed
Biz sana, hakikati ortaya koyan bu ilahi kelamı indirdik ki insanlar arasında Allahın sana öğrettiğine göre hüküm verebilesin. O halde ihanet edenlerle tartışmaya girme,
Mustafa İslamoğlu
Biz sana, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm verebilesin diye hakikatin ifadesi olan bu vahyi indirdik; sakın hainlere taraftar olma!
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphesiz Biz sana kitabı hak olarak indirdik ki insanlar arasında Allah Teâlâ'nın sana bildirdiği vech ile hükmedesin ve hainler için müdafaacı olma.
Ömer Öngüt
Doğrusu biz sana Kitab'ı hak olarak indirdik ki, insanların arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin. Hâinlerden taraf olma!
Suat Yıldırım
İnsanlar arasında Allah’ın sana bildirdiği şekilde hükmetmen için Biz sana kitabı gerçeğin, hakkın ta kendisi olarak indirdik. Artık hainlerin müdafaacısı (avukatı) olma.
Süleyman Ateş
Biz sana Kitabı gerçek ile indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği biçimde hüküm veresin; hainlerin savunucusu olma!
Süleymaniye Vakfı
Gerçekleri içeren bu kitabı sana biz indirdik ki sana gösterdiğimiz şekilde insanlar arasında hüküm veresin. Hainlerin savunucusu olma.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Gerçekleri içeren bu kitabı sana biz indirdik ki insanlar arasında Allah'ın gösterdiği yöntemle hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma.
Şaban Piriş
Şüphesiz biz, sana kitabı insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin diye hak olarak indirdik, hainlerin savunucusu olma.
Tefhim-ul Kuran
Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.
Ümit Şimşek
Biz sana, insanlar arasında Allah'ın gösterdiği şekilde hüküm vermen için, kitabı hak ile indirdik. Onun için hainlerin savunucusu olma.
Yaşar Nuri Öztürk
Kuşku yok ki, biz bu Kitap'ı sana, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği ile hükmedesin diye hak olarak indirdik. Sakın hainlere yardakçı olma!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, Biz sənə Kitabı haqq olaraq nazil etdik ki, insanlar arasında Allahın sənə vəhy etdiyi ilə hökm verəsən. Odur ki, xainləri müdafiə edənlərdən olma.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Həqiqətən, Biz sənə Qurʼanı haqq olaraq nazil etdik ki, Allahın sənə göstərdiyi (öyrətdiyi, bildirdiyi) ilə insanlar arasında hökm edəsən. Xainləri müdafiə edən (onların xeyrinə mübahisə aparan) olma!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, Wir haben dir das Buch mit der Wahrheit hinabgesandt, damit du zwischen den Menschen richtest auf Grund dessen, was Allah dir gezeigt hat. Sei kein Verfechter für die Verräter!
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, zu dir haben Wir das Buch mit der Wahrheit niedergesandt, auf daß du zwischen den Menschen richten mögest, wie Allah es dir gezeigt hat. Sei also nicht ein Verfechter der Treulosen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, WIR haben dir die Schrift mit der Wahrheit hinabgesandt, damit du zwischen den Menschen richtest mit dem, was ALLAH dir erklärt hat. Und sei den Untreuen kein Mitstreiter!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We have revealed to you O Muhammad the Book –the Quran– in truth and in agreement with reality so that you Judge between the people in the manner shown to you by Allah. And so do not be deceived by the wicked who attempt to prejudice you and deceive you into using your authority to favour and vindicate those characterized with treachery
Abdul Haleem
We have sent down the Scripture to you [Prophet] with the truth so that you can judge between people in accordance with what God has shown you. Do not be an advocate for those who betray trust.
Abdullah Yusuf Ali
We have sent down to thee the Book in truth, that thou mightest judge between men, as guided by Allah: so be not (used) as an advocate by those who betray their trust;
Abul A'la Maududi
(O Messenger!) We have revealed to you this Book with the Truth so that you may judge between people in accordance with what Allah has shown you. So do not dispute on behalf of the dishonest,
Aisha Bewley
We have sent down the Book to you with the truth so that you can judge between people according to what Allah has shown to you. But do not be an advocate for the treacherous.
Al-Hilali & Khan
Surely, We have sent down to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) the Book (this Qur’ân) in truth that you might judge between men by that which Allâh has shown you (i.e. has taught you through Divine Revelation), so be not a pleader for the treacherous.
Ali Quli Qarai
Indeed We have sent down to you the Book with the truth, so that you may judge between the people by what Allah has shown you; do not be an advocate for the traitors,
Amatul Rahman Omar
We have surely revealed to you this perfect Book comprising the truth, that you judge between the people (enlightened) by that knowledge which Allâh has given you, and do not become a partisan of the dishonest.
Arthur John Arberry
Surely We have sent down to thee the Book with the truth, so that thou mayest judge between the people by that God has shown thee. So be not an advocate for the traitors;
Bijan Moeinian
I (God) have revealed this book to you (Mohammad, as well as all Muslims) so that you use it as a source of reference in your judgments [and establishing a God pleasing justice] between people. Therefore, do not be like the [previous] treacherous [who left the laws of the Lord aside and established their own convenient "civil" laws as dictated by Satan.]
E. Henry Palmer
Verily, we have revealed to thee the Book in truth that thou mayest judge between men of what God has shown thee; so be not with the treacherous a disputant;
Edip-Layth
We have revealed to you the book with truth that you may judge between the people according to what God has shown you, and do not be an advocate for the treacherous.
George Sale
We have sent down unto thee the book of the Koran with truth; that thou mayest judge between men through that wisdom which God sheweth thee therein; and be not an advocate for the fraudulent;
Hamid S. Aziz
Verily, We have revealed to you the Book in truth that you may judge between men by what Allah has shown you; so plead not for (or be used as an advocate by) the treacherous;
Mahmoud Ghali
Surely, We have sent down to you (i. e. the prophet) the Book with the Truth that you judge among mankind by whatever Allah has shown you; and do not be a constant adversary of the treacherous.
Marmaduke Pickthall
Lo! We reveal unto thee the Scripture with the truth, that thou mayst judge between mankind by that which Allah showeth thee. And be not thou a pleader for the treacherous;
Mohamed Ahmed - Samira
We have sent down to you the Book containing the truth, in whose light you should judge among the people as God has shown you, and do not be a contender for deceivers.
Muhammad Asad
BEHOLD, We have bestowed upon thee from on high this divine writ, setting forth the truth, so that thou may judge between people in accordance with what God has taught thee. Hence, do not contend with those who are false to their trust,
Mustafa Khattab
Indeed, We have sent down the Book to you ˹O Prophet˺ in truth to judge between people by means of what Allah has shown you. So do not be an advocate for the deceitful.
Progressive Muslims
We have revealed to you the Scripture with truth that you may judge between the people by that which God has shown you, and do not be an advocate for the treacherous.
Sahih International
Indeed, We have revealed to you, [O Muúammad], the Book in truth so you may judge between the people by that which Allah has shown you. And do not be for the deceitful an advocate.
Sam Gerrans
We have sent down to thee the Writ with the truth, that thou mightest judge between men by what God has shown thee; and be thou not an advocate for the treacherous;
Shabbir Ahmed
We have sent down the Book to you (O Prophet) in Absolute Truth. Rule and judge among people according to what Allah has shown you (in this Revelation). You shall not advocate for those who are known to have violated their pledges and trusts and betrayed the works assigned to them.
Syed Vickar Ahamed
Surely, We have sent down to you (O Muhammad) the Book in truth that you might judge between men, as guided by Allah: So be not (used) as a representative by those who betray their trust;
Taqi Usmani
Surely, We have revealed to you the Book with the truth, so that you may judge between people according to what Allah has shown you. Do not be an advocate for those who breach trust.
The Monotheist Group
We have revealed to you the Book with the truth that you may judge between the people by that which God has shown you, and do not be an advocate for the treacherous.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous avons fait descendre vers toi le Livre avec la vérité, pour que tu juges entre les gens, selon ce quʹAllah tʹa appris. Et ne te fais pas lʹavocat des traîtres.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ya Muhemmed!) Bêguman me kitêb bi heqî ji te re hinart da ku tu di navbera mirovan de, bi tiştê ku Xwedê nîşanî te daye hukim bikî. Zinhar ji xayînan re nebe berevan/alîgir!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben het boek met de waarheid naar jou neergezonden, opdat jij tussen de mensen oordeelt met wat God jou heeft getoond. En wees geen voorvechter voor de verraders.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben u het boek met de waarheid gezonden, opdat gij tusschen de menschen zoudt kunnen richten door dat, wat God u heeft gegeven. Wees geen verdediger van den zondaar,
Hollandaca — Siregar
Wij hebben jou liet Boek met de Waarheid neergezonden zodat jij kunt oordelen tussen de mensen, met wat Allah aan jou openbaarde. En wees geen verdediger voor de verraders.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, Мы ниспослали тебе (о, Посланник) Писание [Коран] с истиной [который содержит только истину], чтобы ты мог судить среди людей так, как показал [внушил] тебе Аллах. И не будь же (о, Пророк) ради изменников [обманщиков] препирающимся [не защищай тех, которые совершают преступление, но затем, оправдывая себя, говорят речь, которая противоречит действительности]
Rusça — Osmanov
Воистину, Мы ниспослали тебе [, Мухаммад,] Писание как истину, чтобы ты разбирал тяжбы между людьми посредством того, чему тебя учил Аллах. Так не будь же на стороне изменников.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
VI HAR uppenbarat Skriften med sanningen för dig (Muhammad), för att du skall döma mellan människorna med (stöd av) Guds uppenbarelse. Men försvara inte dem som sviker (alla förtroenden som de får),