Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَجِيءَ بِالنَّبِيِّنَ وَالشُّهَدَاءِ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

ve eşraḳati l-erDu bi nūri rabbihā ve vuDiǎ l-kitābu ve cī'e bi n-nebiyyīne ve ş-şuhedā'i ve ḳuDiye beynehum bi l-Haḳḳi ve hum lā yuZlemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَشْرَقَتِve eşraḳatiش ر قBölmek, yükselmek, yarmak anlamlarına gelir. Sharqiyyun - doğuya ait veya doğu ile ilgili, doğulu. Mashriq - güneşin doğduğu yer, doğu. Mashriqain - iki doğu/ufuk, güneşin doğduğu iki yer (kış ve yaz, Doğu ve Batı). Mashaariq - güneşin yıl boyunca doğduğu farklı noktalar, ışın, parıltı, doğu bölgeleri. Ashraqa (fiil 4) - parlamak, yükselmek. Ishraaq - gün doğumu. Mushriqun - üzerine güneş doğan kişi, gün doğumunda bir şey yapan kişi, gün doğumunda giren kişi.ve parlar
2الْاَرْضُl-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer
3بِنُورِbi nūriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmaknuru ile
4رَبِّهَاrabbihāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
5وَوُضِعَve vuDiǎو ض عBir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.ve (ortaya) konur
6الْكِتَابُl-kitābuك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
7وَجِيءَve cī'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakve getirilir
8بِالنَّبِيِّنَbi n-nebiyyīneن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebiler ile
9وَالشُّهَدَاءِve ş-şuhedā'iش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve şahidler
10وَقُضِيَve ḳuDiyeق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakve hükmedilir
11بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
12بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekadaletle
13وَهُمْve humve onlara
14لَاasla
15يُظْلَمُونَyuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakhaksızlık edilmez

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ışıklanmıştır yeryüzü, Rabbinin nûruyla ve yaptıklarının yazıldığı kitap, ellerine verilmiştir ve peygamberlerle tanıklar, getirilmiştir ve aralarında, gerçek bir hükümle hükmedilmiştir ve onlara zulmedilmemiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ışıklanmıştır yeryüzü, Rabbinin nûruyla ve yaptıklarının yazıldığı kitap, ellerine verilmiştir ve peygamberlerle tanıklar, getirilmiştir ve aralarında, gerçek bir hükümle hükmedilmiştir ve onlara zulmedilmemiştir.

Adem Uğur

Yeryüzü, Rabbinin nûru ile aydınlanır, kitap konulur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hakkaniyetle hüküm verilir. Onlara asla zulmedilmez.

Ahmed Hulusi

Arz, Rabbinin nuru ile parıldamış, Bilgi (hakikat) açığa çıkmış, Nebiler ve şüheda getirilmiş, onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında Hak olarak hükmedilmiştir.

Ahmet Tekin

Mahşer yeri, Rabbinin nuruyla, adâletle aydınlanır. Kitap, amel defteri ortaya konur. Peygamberler, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler getirilir. Mahlûkat arasında hakkaniyetle, adâletle hüküm icra edilir. Onlara haksızlık da yapılmaz.

Ahmet Varol

Yer Rabbinin nuruyla ışık verir. Kitab öne konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında hak ile hüküm verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Bulaç

Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Mahşer yeri, Rabbinin nuru (adaleti) ile aydınlanmıştır. Kitab (amel defterleri sağ ve sol ellere) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş, kullar arasında adaletle hüküm verilmektedir, hem onlar asla zulüm edilmezler.

Ali Rıza Safa

Ve Efendinin aydınlığı ile yeryüzü aydınlanmış, Kitap konulmuş, peygamberler ve tanıklar getirilmiş, aralarında adaletle yargı verilmiş ve onlara haksızlık yapılmamıştır.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanacak. Amel defterleri ortaya konulacak. Peygamberler ve tanıklar getirilecek. Aralarında adaletle hüküm verilecek ve onlar hiçbir haksızlığa uğratılmayacaktır.

Bekir Sadak

Yeryuzu Rabbinin nuruyla aydinlanir, kitap acilir, peygamberler ve sahidler getirilir ve onlara haksizlik yapilmadan, aralarinda adaletle hukum verilir.

Celal Yıldırım

Yeryüzü, Rabbının nuruyla parıldar, kitap konur, peygamberler ve şâhidler getirilir ve insanlar arasında hakk ile hükmedilir ve onlar haksızlığa uğramazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Artık rabbinin nuruyla yer aydınlanır, hesap kitap ortaya konur, peygamberler ve şahitler getirilir, insanlar hakkında doğruluk ve adalet ölçüsüne göre hüküm verilir, onlara asla haksızlık edilmez.

Diyanet İşleri

Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

Diyanet İşleri (eski)

Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.

Diyanet Vakfi

Yeryüzü, Rabbinin nûru ile aydınlanır, kitap konulur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hakkaniyetle hüküm verilir. Onlara asla zulmedilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve yeryüzü, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş, onlara hiçbir haksızlık yapılmadan, aralarında hak ile hüküm verilmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Arz rabbının nuriyle parlamıştır, kitab konmuş, Peygamberler ve şahidler getirilmiş ve beynlerinde hak ile huküm verilmektedir hem hiç zulmolunmazlar

Erhan Aktaş

Yer Rabb'inin aydınlığı ile aydınlanır, kitap ortaya konur, Nebiler ve tanıklar getirilir; aralarında hakk ile karar verilir. Ve onlar asla haksızlığa uğramazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yer Rabb'inin aydınlığı ile aydınlanır, kitap ortaya konur, Nebiler ve tanıklar getirilir; aralarında hakk ile karar verilir. Ve onlar asla haksızlığa uğramazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yer Rabb'inin aydınlığı ile aydınlanır, kitap ortaya konur, Nebiler ve tanıklar getirilir; aralarında hakk ile karar verilir. Ve onlar asla haksızlığa uğramazlar.

Fizilal-il Kuran

Yeryüzü, Rabb'inin nuruyla aydınlanır. Kitap açılır. Peygamberler ve şahitler getirilir. Ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.

Gültekin Onan

Yer, rabbinin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Hamdi Döndüren

(O gün) yeryüzü, Rabbinin nuru ile aydınlanmış, amel defterleri ortaya konmuş, peygamberler ve tanıklar getirilmiş, onlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, aralarında adaletle hüküm verilmiştir.

Hasan Basri Çantay

(Haşir) yer (i) Rabbinin nuriyle ziyalandı. Kitab konuldu. Peygamberler ve şahidler getirildi. (Allahın kulları) arasında onlar asla haksızlığa uğratılmayarak, hak (ve adalet) le hükmolundu.

Hasib Asutay

Yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanır, kitap (28) (ortaya) konulur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla haksızlık yapılmaz. (28. Amel defterleri.)

Hayrat Neşriyat

Ve yer, Rabbisinin nûru ile parlamış; kitab (amel defteri ortaya) konulmuş, peygamberler ve şâhidler (hafaza melekleri) getirilmiş ve onların (kulların) aralarında hak ile hüküm verilmiştir; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.

İbni Kesir

Yer; Rabbının nuru ile aydınlandı, kitab konuldu, peygamberler ve şahidler getirildi. Onlara haksızlık yapılmadan aralarında hak ile hükmolundu.

Mehmet Okuyan

Yeryüzü, Rabbinin nuru ile aydınlanacaktır. Kitap (ortaya) konulacak, peygamberler ve şahitler getirilecek, aralarında adaletle hüküm verilecek, kendilerine haksızlık edilmeyecektir.

Muhammed Esed

Ve yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak. (Herkesin işlediğinin) hesabı ortaya dökülecek; bütün peygamberler ile (öteki) bütün şahitler huzura çağrılacak ve kendilerine adaletle hükmedilecektir. Ve onlara asla haksızlık yapılmayacak,

Mustafa İslamoğlu

Ve yer Rabbinin nuruyla aydınlanacak, tutulan kayıtlar ortaya konulacak, peygamberle ve (diğer) tüm şahitler huzura getirelecek; onlar arasında adaletle hükmedilecek ve kendileri asla zulme uğramayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yer Rabbinin nûruyla parlamaya başlamıştır ve kitap (meydana) konulmuştur. Ve peygamberler ve şâhitler getirilmiştir ve onların aralarında hak ile hükmolunmuştur ve onlar hiç zulme uğramazlar.

Ömer Öngüt

Mahşer yeri Rabbinin nuru ile aydınlanır. Kitap konulur. Peygamberler ve şâhitler getirilir. Sonra aralarında hak ve adaletle hükmolunur ve onlar aslâ haksızlığa uğratılmazlar.

Suat Yıldırım

Mahşer yeri Rabbinin nûru ile ışıl ışıl aydınlanır. Amel defterleri, ortaya konur, derken... peygamberler ve şahitler getirilir. Haklarında tam adaletle hükmedilir ve onlara asla haksızlık yapılmaz.

Süleyman Ateş

Yer, Rabbinin nuru ile parlamış, Kitap (ortaya) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş ve aralarında adaletle hükmedilmiştir. Onlara asla haksızlık edilmez

Süleymaniye Vakfı

Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Amel defterleri ortaya konur, nebiler ve şahitler getirilir. (Huzura çıkarılanların) Aralarında hakka uygun bir yargılama yapılır. Kimseye haksızlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yer, Rabbinin ışığıyla aydınlanacak, Kitap ortaya konacak, nebiler ve tanıklar getirilecektir. Aralarında doğru bir yargılama olacak, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

Şaban Piriş

Yeryüzü Rabb'inin aydınlatması ile aydınlanmış, kitap ortaya konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiştir. Kimseye haksızlık edilmeden aralarında hak ile hüküm verilmiştir.

Tefhim-ul Kuran

Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ümit Şimşek

Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Kimseye haksızlık edilmeden, aralarında adaletle hüküm verilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzü, Rabbinin nuruyla parıldamış, Kitap ortaya konmuş, peygamberler, tanıklar getirilip aralarında hakla hüküm verilmiştir. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Yer öz Rəbbinin nuru ilə işıqlanacaq, əməllər yazılmış kitab hər kəsin qarşısına qoyulacaq, peyğəmbərlər və şahidlər gətiriləcəkdir. Onların arasında ədalətlə hökm veriləcək və onlara haqsızlıq edilməyəcəkdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Erde wird im Licht ihres Herrn erstrahlen. Die Schrift (mit allen Angaben über die Taten der Menschen) wird hervorgeholt werden. Die Propheten und die Zeugen werden vorgeladen. Über die Menschen werden die Urteile gefällt, und niemandem soll Unrecht geschehen.

Almanca — Der Edle Quran

Und die Erde wird im Licht ihres Herrn erstrahlen; das Buch wird hingelegt, und die Propheten und die Zeugen werden herbeigebracht; und es wird zwischen ihnen der Wahrheit entsprechend entschieden, und es wird ihnen kein Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und das (Versammlungs-) Gelände wird erstrahlen im Lichte seines Herrn, und das Buch wird vorgelegt, und die Propheten und die Zeugen werden herbeigebracht; und es wird zwischen ihnen in Gerechtigkeit gerichtet werden, und sie sollen kein Unrecht erleiden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Erde erstrahlte mit dem Licht ihres HERRN, die Schrift wurde aufgelegt, die Propheten und die Schahids wurden gebracht und es wurde zwischen ihnen gerichtet. Und ihnen wird kein Unrecht angetan.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then the earth will be flood-lit with its Creator's indescribable bright, shining and splendent light and the archetypal Book of all records is laid wide open and all the Prophets and the witnesses will be brought up to the August and Ultimate Judicial sitting and the divine sentences are being decided with equity and truth and no one shall ever be wronged.

Abdul Haleem

The earth will shine with the light of its Lord; the Record of Deeds will be laid open; the prophets and witnesses will be brought in. Fair judgement will be given between them: they will not be wronged

Abdullah Yusuf Ali

And the Earth will shine with the Glory of its Lord: the Record (of Deeds) will be placed (open); the prophets and the witnesses will be brought forward and a just decision pronounced between them; and they will not be wronged (in the least).

Abul A'la Maududi

The earth shall shine with the light of its Lord, and the Scroll (of deeds) shall be set in place, and the Prophets and all witnesses shall be brought, and judgement shall be justly passed among them, and they shall not be wronged;

Aisha Bewley

And the earth will shine with the Pure Light of its Lord; the Book will be put in place; the Prophets and witnesses will be brought; it will be decided between them with the truth; and they will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

And the earth will shine with the light of its Lord (Allâh, when He will come to judge among men): and the Book will be placed (open); and the Prophets and the witnesses will be brought forward; and it will be judged between them with truth, and they will not be wronged.

Ali Quli Qarai

And the earth will glow with the light of her Lord, and the Book will be set up, and the prophets and the martyrs will be brought, and judgment will be made between them with justice, and they will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

And the earth shall radiate with the light of her Lord. And the record (of their deeds) will be produced (before them), and the Prophets and the (other) witnesses shall be brought forward; people shall be judged in all fairness and no injustice shall be done to anyone of them.

Arthur John Arberry

And the earth shall shine with the light of its Lord, and the Book shall be set in place, and the Prophets and witnesses shall be brought, and justly the issue be decided between them, and they not wronged.

Bijan Moeinian

Then the earth will shine with the light of its Lord and the records of people’s deeds will be laid open. Then the Prophets and witnesses will be summoned to testify. Everyone on that Day will be judged with absolute justice and nobody will be subject to the least injustice.

E. Henry Palmer

And the earth shall beam with the light of its Lord, and the Book shall be set forth, and the prophets and martyrs shall be brought; and it shall be decreed between them in truth, and they shall not be wronged!

Edip-Layth

The earth will shine with the light of its Lord, the record will be placed, and the prophets and the witnesses will be brought forth; it will then be judged between them with truth, and they will not be wronged.

George Sale

And the earth shall shine by the light of its Lord: And the book shall be laid open, and the prophets and the martyrs shall be brought as witnesses; and judgment shall be given between them with truth, and they shall not be treated unjustly.

Hamid S. Aziz

And the earth shall beam with the light of its Lord, and the Book (Record) shall be laid open, and the prophets and the witnesses shall be brought up, and judgment shall be given between them with justice, and they shall not be dealt with unjustly.

Mahmoud Ghali

And the earth will shine with the Light of its Lord, and the Book will be brought forward, and the Prophets and martyr-witnesses will be made to come, and (justice) will be decreed between them with the Truth, and they will not be unjustly (treated)

Marmaduke Pickthall

And the earth shineth with the light of her Lord, and the Book is set up, and the prophets and the witnesses are brought, and it is judged between them with truth, and they are not wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

The earth will light up with the effulgence of her Lord; and the ledger (of account) will be placed (in each man's hand), and the apostles and the witnesses will be called, and judgement passed between them equitably, and no wrong will be done to them.

Muhammad Asad

And the earth will shine bright with her Sus­tainer’s light. And the record [of everyone’s deeds] will be laid bare, and all the prophets will be brought forward, and all [other] witnesses; and judgment will be passed on them all in justice. And they will not be wronged,

Mustafa Khattab

The earth[1] will shine with the light of its Lord, the record ˹of deeds˺ will be laid ˹open˺, the prophets and the witnesses will be brought forward—and judgment will be passed on all with fairness. None will be wronged.

Progressive Muslims

And the Earth will shine with the light of its Lord, and the record will be placed, and the prophets and the witnesses will be brought forth; and it will then be judged between them with truth, and they will not be wronged.

Sahih International

And the earth will shine with the light of its Lord, and the record [of deeds] will be placed, and the prophets and the witnesses will be brought, and it will be judged between them in truth, and they will not be wronged.

Sam Gerrans

And the earth will shine with the light of its Lord; and the Writ will be set up, and the prophets and the witnesses will be brought, and it will be concluded between them with justice, and they will not be wronged.

Shabbir Ahmed

And the earth will shine bright with the Light of its Lord. And all matters will be seen in the Light of the Book that clearly expounds all things. And the roadmap that the Messengers had come to point out, and the believers kept witnessing to their Truth, will help Justice prevail. And no one shall be wronged.

Syed Vickar Ahamed

And the earth will shine with the Glory of its Lord: And the Record (of deeds) will be placed (open); And the prophets and the witnesses will be brought forward, and a fair decision made between them with truth and they will not be wronged (in the least).

Taqi Usmani

And the earth will shine with the light of its Lord, and the book (of everyone’s deeds) will be placed, and the prophets and the witnesses will be brought, and matters will be decided between them with justice, and they will not be wronged.

The Monotheist Group

And the earth will shine with the light of its Lord, and the record will be placed, and the prophets and the witnesses will be brought forth; and it will then be judged between them with the truth, and they will not be wronged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et la terre resplendira de la lumière de son Seigneur; le Livre sera déposé et on fera venir les prophètes et les témoins; on décidera parmi eux en toute équité et ils ne seront point lésés;

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de aarde straalt in het licht van haar Heer, het boek wordt voorgelegd en de profeten en getuigen worden gebracht. En er wordt tussen hen naar waarheid beslist en hun wordt geen onrecht aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de aarde zal schitteren door het licht van haren Heer, en het boek zal opengelegd worden, en de profeten en martelaren zullen als getuige worden gebracht; en er zal met waarheid tusschen hen worden geoordeeld; en zij zullen niet onrechtvaardig behandeld worden.

Hollandaca — Siregar

En de aarde zal schijnen met het licht van haar geer en de boeken zullen naar voren gebracht worden en de Profeten en de getuigen zullen naar veren gebracht worden en er zal tussen hen in Waarheid beslist worden en hun zal geen onrecht aangedaan worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (в День Суда) озарится земля светом Господа ее (когда Он явится к собранным всем вместе творениям, чтобы произвести Великий Суд), и положена будет книга [книга деяний каждого] (для расчета), и приведут пророков (которые будут свидетелями своим общинам, что довели до них то, что повелел им Аллах) и свидетелей [ангелов-писцов], и решено будет между ними по истине [по полной справедливости], и они не будут обижены [ни насколько не будут убавлены благодеяния, и не будет дано наказание за то плохое, что человек не совершал].

Rusça — Osmanov

Озарится земля светом Господа своего, и будет выставлена книга [деяний], приведены пророки и свидетели, и над [грешниками] свершится правый суд. И не поступят с ними несправедливо.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och jorden skall lysa med sin Herres ljus. Och boken (där allas handlingar är upptecknade) skall tas fram och profeterna och (de andra) vittnena tillkallas, och alla skall dömas på en grund av sanning och ingen skall tillfogas orätt.