Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ

ve ǐndehum ḳāSirātu T-Tarfi etrābun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yanlarında, eşlerinden gözlerini ayırmayan hûriler olacak ki her biri de eşit ve aynı yaşta.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve yanlarında, eşlerinden gözlerini ayırmayan hûriler olacak ki her biri de eşit ve aynı yaşta.

Adem Uğur

Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt güzeller vardır.

Ahmed Hulusi

Onların (Esma kuvveleriyle kendini - Rabbini tanımış şuurların) indlerinde gözlerini kendilerinden (açığa çıkacaklara) çevirmiş aynı yaşıtlar (bedenler) vardır. (Esma hakikatiyle kendini tanımış {Rabbine yakin elde etmiş} bilinçlerin açığa çıkaracağı manaları uygulamaya hazır bekleyen yaşıtları {açılım kapasitelerine uygun özellikte} olan cennet bedenleri. A. H. )

Ahmet Tekin

Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü aynı yaşta dilberler, güzeller var.

Ahmet Varol

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş yaşıt eşler vardır.

Ali Bulaç

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.

Ali Fikri Yavuz

Yanlarında da gözlerini zevclerinden ayırmayan, hep aynı yaşta dilberler var.

Ali Rıza Safa

Yanlarında da yumuşak bakışlı yaşıtlar vardır.

Bayraktar Bayraklı

Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt eşler vardır.

Bekir Sadak

Yanlarinda, gozlerini eslerine dikmis yasit guzeller vardir.

Celal Yıldırım

Yanlarında ise, gözlerini sa dece eşlerine diken yaşıtlar vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yanlarında eşlerinden başkasına bakmayan yaşıt dilberler olacak.

Diyanet İşleri

Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Yanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır.

Diyanet Vakfi

Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt güzeller vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yanlarında da bakışları yalnız kocalarına dönük hep aynı yaşta dilberler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanlarında da gamzeleri kasan (bakışları yalnız kocalarına dönük) aynı yaşta dilberler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarında da gamzeleri kasan hep bir yaşıd dilberler

Erhan Aktaş

Ve yanlarında, bakışlarını koruyan yaşıtlar vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve yanlarında, bakışlarını koruyan yaşıtlar vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve yanlarında, bakışlarını eşlerine dikmiş yaşıtlar.

Fizilal-il Kuran

Yanlarında bakışlarını yalnız kocalarına diken kendileriyle yaşıt güzeller vardır.

Gültekin Onan

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.

Hamdi Döndüren

Yanlarında da bakışlarını yalnız kendilerine diken yaşıt dilberler vardır.

Hasan Basri Çantay

Yanlarında da gözlerini yalınız (zevcelerine) dikmiş, bir yaşıt (dilberler) vardır.

Hasib Asutay

Yanlarında, bakışlarını yalnız eşlerine dikmiş yaşıt eşler vardır.

Hayrat Neşriyat

Yanlarında da (kocalarından) başkasına bakmayan aynı yaşta olan (zevce)ler vardır.

İbni Kesir

Yanlarında gözlerini yalnız eşlerine dikmiş aynı yaştan güzeller vardır.

Mehmet Okuyan

Yanlarında yaşlarına uygun, bakışlarını kendilerine yöneltenler (bulunacaktır).

Muhammed Esed

yanıbaşlarında yumuşak bakışlı, uyumlu eşler olacak.

Mustafa İslamoğlu

Yanlarında kendilerine denk, gözü dışarda olmayan (eşler) bulunacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların yanlarında gözlerini (kocalarına dikmiş, yaşları müsavî) dilberler vardır.

Ömer Öngüt

Yanlarında da gözlerini eşlerinden ayırmayan, hep aynı yaşta nâzeninler vardır.

Suat Yıldırım

Onların beraberinde, gözleri kocalarından başkasını görmeyen yumuşak bakışlı, aynı yaşta güzeller vardır.

Süleyman Ateş

Yanlarında da bakışlarını yalnız (kocalarına) diken (kendileriyle) yaşıt dilberler vardır.

Süleymaniye Vakfı

Yanlarında gözlerini üzerlerinden ayırmayan, birbirleriyle yaşıt dişi varlıklar /huriler olacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlarında gözlerini üzerlerinden ayırmayan, yaşıt hizmetçi kızlar (huriler) olacaktır.

Şaban Piriş

Yanlarında da gözlerini kendilerine dikmiş onlara denk güzeller vardır.

Tefhim-ul Kuran

Ve yanlarında da bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.

Ümit Şimşek

Yanlarında ise gözlerini eşlerine çevirmiş yaşıt güzeller vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanlarında, bakışlarını eşlerine yöneltmiş yaşıt dilberler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların yanında gözlərini ərindən çəkməyən həmyaşıdları olacaqdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların yanında gözlərini (yalnız ərlərinə) dikmiş həmyaşıdlar (hamısı otuz üç yaşında zövcələr) olacaqdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden gleichaltrige Huris haben, die nur zu ihnen blicken.

Almanca — Der Edle Quran

Und bei ihnen sind gleichaltrige (weibliche Wesen), die ihre Blicke zurückhalten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und bei ihnen werden (Keusche) sein, die züchtig blicken, (und) Gefährtinnen gleichen Alters.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und bei ihnen sind die des Blickes Zurückhaltenden, Gleichaltrige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Accompanied by beautiful women of modest gleaming eyes and radiating splendour, women of a similar stage of life.

Abdul Haleem

they will have well-matched [wives] with modest gaze.

Abdullah Yusuf Ali

And beside them will be chaste women restraining their glances, (companions) of equal age.

Abul A'la Maududi

and wherein there shall be with them well-matched, bashful mates.

Aisha Bewley

and there will be dark-eyed maidens with them with eyes reserved for them alone.

Al-Hilali & Khan

And beside them will be Qâsirât-at-Tarf [chaste females (wives) restraining their glances (desiring none except their husbands)], (and) of equal ages.

Ali Quli Qarai

and with them will be maidens of restrained glances of a like age.

Amatul Rahman Omar

And they will have by their sides chaste mates with downcast and restrained looks, and of suitable age (and matching in every aspect).

Arthur John Arberry

and with them maidens restraining their glances of equal age.

Bijan Moeinian

They will marry the modest young ladies.

E. Henry Palmer

and beside them maids of modest glance, of their own age,-

Edip-Layth

With them are attendants with a splendid look and of equal age.

George Sale

and near them shall sit the virgins of paradise, refraining their looks from beholding any besides their spouses, and of equal age with them.

Hamid S. Aziz

And with them shall be those restrained (modest) eyes, companions equal in age.

Mahmoud Ghali

And in their presence are (maidens) restraining their glances (and) like of age.

Marmaduke Pickthall

And with them are those of modest gaze, companions.

Mohamed Ahmed - Samira

With companions of modest look, the same in age, by their side.

Muhammad Asad

having beside them well-matched mates of modest gaze. "

Mustafa Khattab

And with them will be maidens of modest gaze and equal age.

Progressive Muslims

And with them are attendants with a splendid look and of equal age.

Sahih International

And with them will be women limiting [their] glances and of equal age.

Sam Gerrans

And with them maidens of modest gaze, well-matched.

Shabbir Ahmed

And with them are well-matched companions of modest gaze.

Syed Vickar Ahamed

And beside them will be modest (and noble) women withholding their looks, (and companions) of equal age.

Taqi Usmani

and in their company there will be females restricting their glances (to their husbands, and) of matching ages.

The Monotheist Group

And with them are those with a modest gaze, mature in age.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et auprès dʹeux seront les belles au regard chaste, toutes du même âge.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li cem wan dîlber hene ku çavên wan tenê li mêrê wan in ku ji hev re hevsal in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En bij hen zijn even oude gezellinnen met afgewende blikken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En nabij hen zullen de maagden van het paradijs zitten, hare blikken van ieder afwendende; behalve van hare bruidegommen, van gelijken ouderdom als zij.

Hollandaca — Siregar

En bij hen zijn mooie gezellinnen met ingetogen blikken, gelijk in leeftijd.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И у них (в Раю) будут берегущие свои взоры [гурии, которые не смотрят ни на кого, кроме своих мужей], ровесницы.

Rusça — Osmanov

Рядом с ними - девы с потупленными очами, [все они] - ровесницы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och hos dem skall vara oskuldsfulla kvinnor, med blygt sänkta blickar, evigt unga som de själva.