Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَمَوَالِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَا اَخْطَأْتُمْ بِهِ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَحِيمًا

d'ǔhum li ābāihim huve eḳseTu ǐnde (a)llahi fe in lem teǎ'lemū ābā'ehum fe iḣvānukum fī d-dīni ve mevālīkum ve leyse ǎleykum cunāHun fīmā eḣTa'tum bihi ve lākin mā teǎmmedet ḳulūbukum ve kāne (a)llahu ğafūran raHīmān

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُدْعُوهُمْd'ǔhumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekonları çağırın
2لِاٰبَٓائِهِمْli ābāihimا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarına nisbetle
3هُوَhuvebu
4اَقْسَطُeḳseTuق س طAdaletten sapmak, haksız/yanlış davranmak veya iş yapmak. Qasuta - adil davranmak. Qist - adalet, hakkaniyet. Qasit - haksız/adaletsiz davranan kişi. Aqsatu - daha adil. Aqsata (fiil 4) - adil olmak. Muqsitun - adaleti gözeten kişi.daha adaletlidir
5عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
6اللّٰهِ(a)llahiAllah
7فَاِنْfe ineğer
8لَمْlem
9تَعْلَمُواteǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmiyorsanız
10اٰبَٓاءَهُمْābā'ehumا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarını
11فَاِخْوَانُكُمْfe iḣvānukumا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.onlar sizin kardeşlerinizdir
12فِي
13الدِّينِd-dīniد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dinde
14وَمَوَالِيكُمْve mevālīkumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakve dostlarınızdır
15وَلَيْسَve leyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirve yoktur
16عَلَيْكُمْǎleykumsize
17جُنَاحٌcunāHunج ن حYan, eğilmek, meyletmek, bükülmek, çömelmek.bir günah
18فِيمَاfīmāyaptığınızda
19اَخْطَأْتُمْeḣTa'tumخ ط اYanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden olmak, bir şeyi kaçırmak (veya isabet ettirememek), bir şeyden sapmak veya uzaklaşmak, ulaşılamaz olmak, birinin hata yapmasına neden olmak, yanlış bir hareket/hata/kusur gibi davranmak.yanılarak
20بِهِbihibu konuda
21وَلٰكِنْve lākinfakat vardır
22مَا
23تَعَمَّدَتْteǎmmedetع م دAmaçlamak, desteklemek, sütunlar veya direkler yerleştirmek, yüksek yapı yerleştirmek, desteklemek, çözümlemek, hedeflemek, yönlendirmek, önermek, (kasıtlı olarak günah) işlemek, yüksek yapı, çadır, direk, temel, başkan.bile bile yaptığında
24قُلُوبُكُمْḳulūbukumق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinizin
25وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
26اللّٰهُ(a)llahuAllah
27غَفُورًاğafūranغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
28رَحِيمًاraHīmānر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.çok esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları, babalarının adlarını da anarak çağırın, bu, Allah katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız zâten onlar din bakımından kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır ve bir yanlışlıkta bulunursanız bir vebal yok size ve fakat yüreklerinizden bir kasıtla hareket ederseniz vebal altına girersiniz ve Allah, suçları örter, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onları, babalarının adlarını da anarak çağırın, bu, Allah katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız zâten onlar din bakımından kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır ve bir yanlışlıkta bulunursanız bir vebal yok size ve fakat yüreklerinizden bir kasıtla hareket ederseniz vebal altına girersiniz ve Allah, suçları örter, rahîmdir.

Adem Uğur

Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Ahmed Hulusi

Onlara (evlatlık aldıklarınıza), babalarına nispetle hitap edin. . . Bu, Allah indinde daha adaletlidir. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, bu durumda onlar, sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. . . Hata yaptığınız şeyde üzerinize bir suç yoktur. . . Fakat kasıtlı düşünerek yaptıklarınız hariç. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Evlât edindiğiniz kimseleri babalarına nisbet ederek çağırın. Allah katında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onlar, sizinle eşit haklara sahip din kardeşleriniz ve hukuken evlâtlıklarınızdır. Yanılarak işlediğiniz hatalardan size bir vebal yok. Fakat aklınız başınızda iken, kalben niyet ederek, kasıtlı olarak, bilerek işlediğiniz günahlardan dolayı Allah sizi hesaba çeker. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Bu Allah katında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızdan dolayı size bir günah yoktur. Ancak kalplerinizin bile bile yaptığından dolayı (günah) vardır. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.

Ali Bulaç

Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

O çocukları, babalarına nisbetle çağırın. Allah katında bu daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdırlar, (kendilerini kardeşim ve dostum diye çağırın). Bununla beraber (daha önce cehalet yüzünden) hata ettiklerinizde size bir günah yoktur. Fakat, kalblerinizin kasdı olanda günah vardır. Allah Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm’dir= çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Onları, babalarının ismiyle çağırın. Böylesi, Allah'ın katında daha adaletlidir. Babalarını bilmiyorsanız, artık, din kardeşleriniz ve dostlarınız olurlar. Yürekleriniz kasıtlı olarak yaptıklarınızın dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda size suç yoktur. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Evlatlıklarınızı öz babaları adına çağrınız! Allah katında en doğru olan budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul ediniz. Yanılarak yaptıklarınızda size günah yoktur; ama kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

Bekir Sadak

Evlatliklari babalarina nisbet edin, bu Allah katinda en dogru olandir. Eger babalarinin kim oldugunu bilmiyorsaniz, bu takdirde onlari din kardesi ve dostlariniz olarak kabul edin. Icinizden kasdederek yaptiklariniz bir yana, yanilmalarinizda size bir sorumluluk yoktur. Allah, bagislar ve merhamet eder.

Celal Yıldırım

Evlâdlıklarınızı babalarına nisbetle çağırın. Bu, Allah yanında daha âdil, daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar, dinde kardeşleriniz ve yakın dostlarınızdır. Bu hususta işlediğiniz hatadan dolayı size bir vebal yoktur. Ama kalblerinizin kasdettiği şeylerde vebal vardır. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Evlâtlıklarınızı babalarının soy adlarıyla anın. Bu Allah katında adalete daha uygun bir davranıştır. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız o zaman kendileri sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanıldığınız hususta size günah yoktur, fakat bilinçli ve kasıtlı olarak yaptıklarınızdan sorumlusunuz. Allah çok bağışlayıcı ve ziyadesiyle esirgeyicidir.

Diyanet İşleri

Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri (eski)

Evlatlıkları babalarına nisbet edin, bu Allah katında en doğru olandır. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşi ve dostlarınız olarak kabul edin. İçinizden kasdederek yaptıklarınız bir yana, yanılmalarınızda size bir sorumluluk yoktur. Allah, bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet Vakfi

Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onları (evlatlıklarınızı) babalarına nisbet ederek çağırınız. Allah katında o daha doğrudur; eğer babalarını bilmiyorsanız dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalplerinizin kasdettiğinde (günah) vardır. Allah günahları örten, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onları babaları namına çağırınız, Allah yanında o daha doğrudur, eğer babalarını bilmiyorsanız dinde kardeşleriniz ve yaranınız, (mevaliniz)dirler, bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur ve lakin kalblerinizin teammüd ettiğinde vardır, hem Allah gafur, rahim bulunuyor.

Erhan Aktaş

Onları babalarına nispetle çağırın. Bu Allah'ın yanında daha hakkaniyetlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları babalarına nispetle çağırın. Bu Allah'ın yanında daha hakkaniyetlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları babalarına nispet edin. Bu Allah'ın yanında daha adilcedir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Evlatlıkları öz babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında en doğru olanıdır. Şayet öz babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok, fakat kalbinizin bile bile yaptığınızda günah vardır. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Gültekin Onan

Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Tanrı katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Öyleyse çocukları, babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha doğrudur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu durumda onlar, sizin dinde kardeşleriniz ve korumanız altındaki kimselerdir. Yanılarak yaptıklarınızda size bir günah yok, fakat kalplerinizin bilerek yaptığında günah vardır. Allah, çok bağışlayan, çok merhametli olandır.

Hasan Basri Çantay

Onları babalarına nisbetle çağırın. Bu, Allah indinde daha doğrudur. Eğer babalarını (n kim olduğunu) bilmiyorsanız o halde (esasen) dinde kardeşleriniz (olmakla beraber) dostlarınızdır da. Hataa etdiklerinizde ise üstünüze bir vebal yokdur. Fakat kalblerinizin (kasd ve) teammüd etdiğinde (vebal) vardır. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nispet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin (din) kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptıklarınızda size bir günâh yoktur; fakat kalplerinizin kastettiğinden (günâh) vardır. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Hayrat Neşriyat

Onları (evlâdlıklarınızı kendi) babalarına nisbet ederek çağırın! Bu, Allah katında daha doğrudur. Şâyet babalarını bilmiyorsanız, o takdirde (bilin ki onlar) sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla berâber, hakkında hatâ ettiğiniz şey husûsunda size bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde (günah) vardır. Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Allah katında en doğru olan budur. Eğer babalarını bilmezseniz; o takdirde, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Kalbinizden kasdederek yaptıklarınız dışında hatalarınızda size bir vebal yoktur. Ve Allah; Gafur, Rahim olandır.

Mehmet Okuyan

Onları (evlatlıkları/bakımını üstlendiğiniz çocukları kendi) babaları(nın adıyla) çağırın! Allah katında en doğrusu budur. Babalarını bilmiyorsanız, (bu takdirde) onlar, sizin din kardeşlerinizdir ve sizin dostlarınızdır. Yanlışlıkla yaptıklarınızda size vebal yoktur fakat kalplerinizin kast ettiği(nde vebal vardır). Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince,) onları (gerçek) babalarının isimleri ile çağırın! Bu, Allah nezdinde daha adaletli (bir davranış)tır; eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onları din kardeşleriniz ve arkadaşlarınız (olarak görün). Ama bu konuda yanılırsanız bir günah işlemiş olmazsınız, (asıl önemli olan) kalplerinizden geçendir, çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Mustafa İslamoğlu

(Şu halde evlatlıkları) babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında daha hakkaniyetli bir davranıştır; eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, zaten unutmayın ki onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır; bu konudaki yanılgılardan dolayı size bir vebal yoktur; fakat asıl kalbinizdeki kasıt (belirleyicidir): zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları babaları namına çağırınız. Bu, Allah katında adâlete daha yakındır. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir ve dostlarınızdır. Ve sizin için kendisinde hata ettiğiniz şeyden dolayı bir günah yoktur. Fakat kalplerinizin kastettiği şeyden (dolayı günah vardır) ve Allah Teâlâ çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Ömer Öngüt

Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Allah katında en doğrusu budur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ederek söylediklerinizde size bir vebal yoktur, fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Suat Yıldırım

Öyleyse evlatlara babalarını esas alarak isim verin! Böyle yapmak Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, bu takdirde onları kardeş veya mevlâ olarak kabul edin! Yanılarak isimlerde yaptığınız hatalardan ötürü size vebal yoktur, ama kalplerinizin kasden yaptıklarında vebal vardır. Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).

Süleyman Ateş

Onları babalarının adına bağlayarak çağırın; bu, Allah yanında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok, fakat kalblerinizin bile bile yaptığında günah vardır. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Onları babalarına nisbet ederek isimlendirin. Allah katında düzgün olan odur. Babalarını bilmiyorsanız onlar din kardeşleriniz ve yakın dostlarınızdır. Hata yaptığınız bir konuda size günah yoktur ama kalpten kasıtlı olarak yaptığınız öyle değildir. Allah, daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Evlatlıklarınızı babalarının adıyla çağırın, Allah katında doğru olan budur. Babalarını bilmiyorsanız onlar din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yürekten kasıtlı olarak yapmadıktan sonra hata ile söylediğiniz sözlerden dolayı size bir günah yoktur. Allah, bağışlar ve ikram eder.

Şaban Piriş

Evlatlıkları, babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında daha doğrudur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, artık onlar sizin din kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır. Bu konuda bir hata yapmışsanız, size günah yoktur. Fakat, kalplerinizin kasıtlı olarak yaptıkları böyle değildir. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.

Tefhim-ul Kuran

Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Onları babalarına nispet ederek çağırın; Allah katında doğru olan budur. Babalarını bilmiyorsanız, zaten onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bu konuda bilmeyerek yaptığınız hatâdan dolayı size bir günah yoktur, ancak kalben kasıt gözetmeniz halinde vardır. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Evlatlıklarınızı öz babalarına nispet ederek çağırın! Böyle yapmanız Allah katında adalete daha uygundur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o takdirde onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak işlediğiniz şeyde, üzerinize günah yoktur; fakat kalplerinizin kastetmiş oldukları müstesna. Ve Allah Gafur ve Rahim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Oğulluğa götürdüyünüz uşaqları öz atalarının adları ilə çağırın. Bu, Allah yanında daha ədalətlidir. Atalarını tanımasanız, onlar sizin din qardaşlarınız və yaxınlarınızdır. Səhvən etdiyiniz əməllərdə sizə heç bir günah yoxdur. Lakin qəlbinizin qəsdlə etdiyi işlərdən ötrü sizə günah var. Allah Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onları (əsil-nəsəbləri bilinsin deyə) öz atalarının adları ilə çağırın. Bu, Allah yanında daha düzgündür (daha ədalətlidir). Atalarının kim olduğunu bilməsəniz, onlar sizin din qardaşlarınız və yaxınlarınızdır (əmioğlanlarınız və ya azad kölələrinizdir; onları qardaşım, əmioğlum, dostum deyə çağırın). Etdiyiniz səhvlərə (məsələn, birinin atasını bilmədən səhv saldığınıza) görə sizə günah yoxdur. Lakin (qadağan olunduqdan sonra) qəsdən etdiyiniz işlərdən ötrü günah vardır. Allah (bəndələrini) bağışlayandır, rəhm edəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nennt jeden nach seinem leiblichen Vater, denn das ist gerechter vor Gott. Wenn ihr jedoch den leiblichen Vater nicht kennt, dann sind es doch eure Glaubensbrüder und Schützlinge. Gott belangt euch nicht wegen unbeabsichtigter Fehler, sondern wegen vorsätzlicher Vergehen. Gott ist voller Vergebung und Erbarmen.

Almanca — Der Edle Quran

Nennt sie nach ihren Vätern; das ist gerechter vor Allah. Wenn ihr ihre Väter nicht kennt, dann sind sie eure Brüder in der Religion und eure Schützlinge. Es ist für euch keine Sünde in dem, was ihr an Fehlern begeht, sondern was eure Herzen vorsätzlich anstreben. Und Allah ist Allvergebend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

Nennt sie (eure Adoptivsöhne) nach ihren Vätern. Das ist gerechter vor Allah. Wenn ihr jedoch ihre Väter nicht kennt, so sind sie eure Brüder im Glauben und eure Schützlinge. Und wenn ihr versehentlich darin gefehlt habt, so ist das keine Sünde von euch, sondern (Sünde ist) nur das, was eure Herzen vorsätzlich tun. Und Allah ist wahrlich Allverzeihend, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nennt sie nach ihren (leiblichen) Vätern! Dies ist gerechter vor ALLAH. Und solltet ihr für sie keine Väter kennen, so sind sie eure Brüder im Din und eure Maula. Und euch trifft keine Verfehlung in dem, wo ihr Fehler schon gemacht habt, sondern nur da, wo eure Herzen es beabsichtigten. Und ALLAH ist immer allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Relate them to their fathers. This is a recourse sanctioned by Allah and if you do not know their fathers nor can you trace them, then they are members of your brotherhood and your co-religionists. You are absolved of what you erroneously did in the past but not of what you resolved where the guilt resided in the intention, but Allah has always been Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful).

Abdul Haleem

Name your adopted sons after their real fathers: this is more equitable in God’s eyes––if you do not know who their fathers are [they are your] ‘brothers-in-religion’ and proteges. You will not be blamed if you make a mistake, only for what your hearts deliberately intend; God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Call them by (the names of) their fathers: that is juster in the sight of Allah. But if ye know not their father's (names, call them) your Brothers in faith, or your maulas. But there is no blame on you if ye make a mistake therein: (what counts is) the intention of your hearts: and Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Call your adopted sons after their true fathers; that is more equitable in the sight of Allah. But if you do not know their true fathers, then regard them as your brethren in faith and as allies. You will not be taken to task for your mistaken utterances, but you will be taken to task for what you say deliberately. Allah is Most Forgiving, Most Compassionate.

Aisha Bewley

Call them after their fathers. That is closer to justice in Allah’s sight. And if you do not know who their fathers were then they are your brothers in the deen and people under your patronage. You are not to blame for any honest mistake you make but only for what your hearts premeditate. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Call them (adopted sons) by (the names of) their fathers: that is more just with Allâh. But if you know not their father’s (names, call them) your brothers in faith and Mawâlîkum (your freed slaves). And there is no sin on you concerning that in which you made a mistake[1], except in regard to what your hearts deliberately intend. And Allâh is Ever Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Call them after their fathers. That is more just with Allah. And if you do not know their fathers, then they are your brethren in the faith and your kinsmen. There will be no sin upon you for any mistake that you may make therein, barring what your hearts may premeditate. And Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

Call them (- the adopted ones) after (the names of) their (real) fathers. This is more just and equitable in the sight of Allâh. But if you do not know (the names of) their fathers then (they are) your brothers-in-faith and your friends or wards. And no blame shall lie on you with regard to any mistake you may have unintentionally made (before) in such a case. But (you are accountable for) that which you wilfully and premeditatingly do. And Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Call them after their true fathers; that is more equitable in the sight of God. If you know not who their fathers were, then they are your brothers in religion, and your clients. There is no fault in you if you make mistakes, but only in what your hearts premeditate. God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Call your adopted sons by their genetic father’s (family) name. If you do not know their last name, cal them as "My brothers in Islam". If you are careless in this domain you will not be considered as a sinner; God is indeed forgiving [of these little sins] and the Most Merciful.

E. Henry Palmer

Call them by their fathers' names; that is more just in God's sight; but if ye know not their fathers, then they are your brothers in religion and your clients. There is no crime against you for what mistakes ye make therein; but what your hearts do purposely - but God is ever forgiving and merciful.

Edip-Layth

Call them by their father's name. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, as your brothers in the system and members of your family. There is no sin upon you if you make a mistake in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

Call such as are adopted, the sons of their natural fathers: This will be more just in the sight of God. And if ye know not their fathers, let them be as your brethren in religion, and your companions: And it shall be no crime in you, that ye err in this matter; but that shall be criminal which your hearts purposely design; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Allah has not made for any man two heart within him; nor has He made your wives, whose backs you liken to the backs of your mothers (whom you have divorced) as your mothers, nor has He made those whom you assert to be your sons your real sons; these are the words of your mouths; and Allah speaks the truth and He guides to the (straight) way.

Mahmoud Ghali

Call them after their (true) fathers; (that) is more equitable in the Reckoning with Allah. Yet, in case you do not know their fathers, then they are your brothers in the religion, and your patronized (ones); and it is no fault in you in whatever mistakes you make, but (only) what your hearts premeditate. And Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Proclaim their real parentage. That will be more equitable in the sight of Allah. And if ye know not their fathers, then (they are) your brethren in the faith, and your clients. And there is no sin for you in the mistakes that ye make unintentionally, but what your hearts purpose (that will be a sin for you). Allah is ever Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Call them by the names of their fathers. This is the right course in the sight of God. If you do not know their fathers, they are then your brothers in religion and your friends. It will not be a sin if you make a mistake, unless you do so intentionally; for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

[As for your adopted children, ] call them by their [real] fathers’ names: this is more equitable in the sight of God; and if you know not who their fathers were, [call them] your brethren in faith and your friends. However, you will incur no sin if you err in this respect: [what really matters is] but what your hearts intend - for God is indeed much-forgiv­ing, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

Let your adopted children keep their family names. That is more just in the sight of Allah. But if you do not know their fathers, then they are ˹simply˺ your fellow believers and close associates. There is no blame on you for what you do by mistake, but ˹only˺ for what you do intentionally. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Name them by retaining their father's name. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, as your brothers in the system and members of your family. There is no sin upon you if you make a mistake in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Merciful.

Sahih International

Call them by [the names of] their fathers; it is more just in the sight of Allah. But if you do not know their fathers - then they are [still] your brothers in religion and those entrusted to you. And there is no blame upon you for that in which you have erred but [only for] what your hearts intended. And ever is Allah Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Call them by their fathers; it is more equitable in the sight of God. But if you know not their fathers, then are they your brethren in doctrine and your allies. And you do no wrong in what you offended therein; but what your hearts intended[...]. And God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Name your adopted children after their fathers; that is more just in the Sight of Allah. And if you do not know who their fathers were, then they are your brothers, sisters and friends in Faith. (You shall treat them as family members). There is no blame on you for an unintentional mistake. What counts is the intention of your hearts, for Allah is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Call them by (the names of) their fathers: That is more correct in the Sight of Allah. But if you do not know their fathers (names, then call them) your brothers in faith, or your freed helpers. And there is no sin on you if you made a mistake. Except unless your hearts willfully intended: And Allah is Often-Returning (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Call them by (the name of) their (real) fathers; It is more equitable in the sight of Allah. And if you do not know their fathers, then they are your brothers in faith and your friends. There is no sin on you in the mistake you make, but in that which you do with intention of your heart; and Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Name them by their fathers. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, name them as your brothers in the system and your patrons. There is no sin upon you for what mistake you make in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Appelez-les du nom de leurs pères: cʹest plus équitable devant Allah. Mais si vous ne connaissez pas leurs pères, alors considérez-les comme vos frères en religion ou vos alliés. Nul blâme sur vous pour ce que vous faites par erreur, mais (vous serez blâmés pour) ce que vos cœurs font délibérément. Allah, cependant, est Pardonneur et Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ew zarokên ku we bi ‘eyalî ji xwe re wergirtiye ) bi bavên wan gazî wan bikin, ev li cem Xwedê dadmendtir û rasttir e. Vêca ku hûn nizanibin bavên wan kî ye, ew di dîn de bira û arîkarên we ne. Di ya ku hûn şaş bibin de (ku hûn ne bi bavên wan gazî wan bikin) ji we re guneh tune ye. Lêbelê di ya ku dilên we qesd bike de ji we re webal heye. Xwedê teqez gunehveşêr e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Noemt hen naar hun vaders; dat is rechtmatiger bij God. Maar als jullie hun vaders niet kennen, dan zijn zij jullie broeders in de godsdienst en jullie beschermelingen. Wat jullie daarbij per ongeluk fout doen is voor jullie geen overtreding, maar wel wat jullie uit de grond van jullie harten en opzettelijk doen. En God is vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Noemt hen die aangenomen zijn, de zonen hunner wezenlijke vaders, die zal rechtvaardiger zijn in de oogen van God. En indien gij hunne vaders niet kent, laat hen dan zijn als broeders in den godsdienst en uwe makkers; en er zal geen misdaad in liggen dat gij op deze wegen dwaalt; maar wat uwe harten opzettelijk ontwerpen zal misdadig zijn; want God is genadig en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

Roept hen met de namen van hun vaders, dat is rechtvaardiger bij Allah. En als jullie hun vaders niet kennen, dan zijn ze jullie broeders in de godsdienst en jullie beschermelingen. En er is geen zonde voor jullie in de fouten die jullie daarmee (per ongeluk) hebben gemaakt, maar wet in wat jullie harten zich hebben voorgenomen. En Allah is Vergevensgezind, Meest Barmhartige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Зовите их [приемных детей] по (именам) их отцов. Это [относить родство к их отцам] – более справедливо перед Аллахом. А если же вы не знаете их отцов, тогда (они) (являются) вашими братьями по Вере и вашими близкими [сторонниками]. И не будет на вас греха, в чем вы (ненамеренно) ошиблись (отнеся кого-либо не к его отцу), а (будет грех) только в том (случае), (когда) замыслили ваши сердца (называть сына чужого человека вашим сыном). И (ведь) Аллах – прощающий (по отношению к тому, кто ошибается ненамеренно) (и) милосердный (к обращающимся к Нему с покаянием)!

Rusça — Osmanov

Зовите их (т. е. приемных детей) по [именам] их [кровных] отцов, это более справедливо пред Аллахом. Если же вы не знаете их отцов, то они [все же] - ваши братья по вере и ваши близкие. Не будет на вас греха, если при этом вы совершите ошибку. Если же вы намеренно [лишаете приемного сына имени его кровного отца], то вы совершаете грех. А ведь Аллах - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ge (de barn som ni adopterar) det namn som deras fäder bar; detta är det rätta förfarandet inför Gud. Och om ni inte känner fadern, (kalla då den ni har adopterat för) er broder i tron eller er skyddsling. Om ni här begår ett misstag, skall ni inte klandras för detta - nej, (det som är av betydelse är) vad ni innerst inne syftar till. Gud är ständigt förlåtande, barmhärtig.