Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.

اَلنَّبِيُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللّٰهِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ اِلَّٓا اَنْ تَفْعَلُوا اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِكُمْ مَعْرُوفًا كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا

n-nebiyyu evlā bi l-mu'minīne min enfusihim ve ezvācuhu ummehātuhum ve ūlū l-erHāmi beǎ'Duhum evlā bi beǎ'Din fī kitābi (a)llahi mine l-mu'minīne ve l-muhācirīne illā en tef'ǎlū ilā evliyāikum meǎ'rūfen kāne ƶālike fī l-kitābi mesTūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلنَّبِيُّn-nebiyyuن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebi
2اَوْلٰىevlāو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdaha yakındır
3بِالْمُؤْمِنِينَbi l-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minlere
4مِنْmin-ndan
5اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunancanları-
6وَاَزْوَاجُهُٓve ezvācuhuز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocave onun eşleri
7اُمَّهَاتُهُمْummehātuhumا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]onların anneleridir
8وَاُو۬لُواve ūlūا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç(anne tarafından akrabalar)
9الْاَرْحَامِl-erHāmiر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.(anne tarafından akrabalar)
10بَعْضُهُمْbeǎ'Duhumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmı
11اَوْلٰىevlāو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdaha yakındırlar
12بِبَعْضٍbi beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazdiğerine
13فِي
14كِتَابِkitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetkitabında
15اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
16مِنَmineöteki
17الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minlerden
18وَالْمُهَاجِرِينَve l-muhācirīneه ج رTerk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr - kötü davranış, utanç verici eylem, saçma konuşma.ve muhacirlerden
19اِلَّٓاillāancak hariç
20اَنْen
21تَفْعَلُواtef'ǎlūف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumyapmanız
22اِلٰٓىilā
23اَوْلِيَٓائِكُمْevliyāikumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdostlarınıza
24مَعْرُوفًاmeǎ'rūfenع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıbir iyilik
25كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
26ذٰلِكَƶālikebunlar
27فِي
28الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitapta
29مَسْطُورًاmesTūranس ط رSatır, çizgi çekmek, yazı yazmak, dizmek, sıralamak, bir çizgi üzerine düzenlemek, yatay olarak sıralanmış şeyleryazılmıştır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamber, inananlar üzerinde, kendilerinden ziyâde tasarruf ve vilâyet sâhibidir ve onun eşleri de inananların analarıdır ve akrabalar da, Allah'ın kitabında, diğer inananlardan ve yurtlarından göçenlerden fazla birbirlerine yakındır mîras dolayısıyla, ancak dostlarınıza herhangi bir sûretle iyilikte bulunabilirsiniz; bu hüküm, kitapta yazılmıştır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Peygamber, inananlar üzerinde, kendilerinden ziyâde tasarruf ve vilâyet sâhibidir ve onun eşleri de inananların analarıdır ve akrabalar da, Allahʼın kitabında, diğer inananlardan ve yurtlarından göçenlerden fazla birbirlerine yakındır mîras dolayısıyla, ancak dostlarınıza herhangi bir sûretle iyilikte bulunabilirsiniz; bu hüküm, kitapta yazılmıştır.

Adem Uğur

Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır. Eşleri, onların analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın Kitabına göre, (mirasçılık bakımından) birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.

Ahmed Hulusi

En Nebi, iman edenlere, kendi benliklerinden daha önceliklidir! Onun eşleri onların (iman edenlerin) analarıdır! Akrabalar da Allah'ın Kitabında (diğer) iman edenlerden ve muhacirlerden, (mirasça) birbirlerine daha önceliklidirler. . . Dostlarınıza dinen iyilik işlemeniz hariç. . . Bu, Bilgi'den bir hükümdür.

Ahmet Tekin

Peygamber, mü’minlere kendi öz nefislerinden, canlarından, birbirlerinden daha yakındır, daha ileridir. Eşleri mü’minlerin anneleridir. Akraba olanlar, Allah’ın kitabına göre, veraset açısından, birbirlerine, diğer mü’minlerden ve Allah yolunda özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret eden muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza, Kur’ân ve sünnetin hükümlerine, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun bir vasiyet yapabilirsiniz. Bunlar kitapta yazılmış bulunuyor.

Ahmet Varol

Peygamber mü'minler için kendilerinden daha önceliklidir. Onun eşleri de onların anneleridir. Allah'ın kitabına göre akrabalar birbirlerine (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden, daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna. Bunlar, Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.

Ali Bulaç

Peygamber, mü'minler için kendi nefislerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (akrabalar) de, Allah'ın Kitabında birbirlerine öteki mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza maruf üzere yapacaklarınız başka; bunlar Kitapta yazılmış bulunmaktadır.

Ali Fikri Yavuz

Peygamber, müminlere (her hususta) nefislerinden evlâdır. Peygamberin zevceleri, müminlerin anneleri hükmündedir. Neseben yakın olanlar da, Allah’ın kitabında, birbirlerine (varis olmakta) diğer müminlerden, (din kardeşlerinden) ve muhacirlerden daha evlâdır. (Bu ayet-i kerime nazil olmadan önce birbirlerini kardeş edinen müminlerle hicrete çıkan müminler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Ayet-i kerimenin nüzulü ile bu muamele de son bulmuştur.) Ancak dostlarınıza bir vasiyyet yapabilirsiniz, bu Kitab’da yazılıdır.

Ali Rıza Safa

Peygamber, inananlara, kendi benliklerinden daha yakındır. Onun eşleri de onların anneleridir. Allah'ın Kitabı'nda, yakın akrabalar, diğer inananlara ve göç etmiş olanlara göre birbirlerine daha yakındır. Dostlarınıza iyilik yapmanız başkadır. İşte bunlar, Kitap'ta kayıtlıdır.

Bayraktar Bayraklı

Peygamber, müminlere kendilerinden daha yakındır. Peygamber'in eşleri müminlerin anneleridir. Akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız istisnadır. Bunlar kitapta yazılı bulunmaktadır.

Bekir Sadak

Muminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden cok sevmeleri gerekir; onun esleri onlarin anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah'in Kitap'inda birbirlerine muminler ve muhacirlerden daha yakindirlar. Dostlariniza yapacaginiz uygun bir vasiyet bunun disindadir. Bu Kitap'ta yazili bulunmaktadir.

Celal Yıldırım

Peygamber, mü'minlere kendi nefslerinden daha yakın, daha yeğdir. O'nun eşleri de onların analarıdır. Hısımlar ise (mîras hususunda) Allah'ın Kitabında mü'minlerden ve Muhacirlerden birbirine daha yakın ve daha lâyıktırlar. Ancak yakın dostlarınıza uygun şekilde yapacağınız (bir vasiyyet) müstesna. Bu, Kitab'da yazılıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır, eşleri de onların anneleridir. Aralarında kan bağı bulunanlar Allah’ın kitabında (mirasçılık bakımından) birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; dostlarınıza lutufta bulunmanız başkadır. Bu hüküm kitapta kayıt altına alınmıştır.

Diyanet İşleri

Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.

Diyanet İşleri (eski)

Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah'ın Kitap'ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.

Diyanet Vakfi

Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır. Eşleri, onların analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın Kitabına göre, (mirasçılık bakımından) birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah'ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Peygamber, mü'minler nazarında kendi canlarından daha önce gelir; hanımları da analarınızdır. Akraba da (miras bakımından) Allah'ın Kitab'ına göre birbirlerine, öteki mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. O Kitapta yazılı bulunuyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamber, mü'minlere nefislerinden daha evladır, zevceleri de analarınızdır, ülülerham (akriba) da Allahın kitabında birbirlerine diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha evladırlar. Ancak dostlarınıza bir ma'ruf (bir vasıyyet) yapmanız müstesna, kitabda o yazılı bulunuyor

Erhan Aktaş

Nebi, İman Edenler için kendi canlarından daha yakındır. O'nun eşleri onların anneleridir. Aralarında aile bağı olanlar; Allah'ın Kitap'ına göre birbirlerine, diğer Mü'minler'den ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak velilerinize yapacağınız iyilik hariç. İşte bunlar Kitap'ta kayıtlıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nebi, inananlar için kendi canlarından daha yakındır. O'nun eşleri onların anneleridir. Aralarında aile bağı olanlar; Allah'ın Kitap'ına göre birbirlerine, diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak velilerinize yapacağınız iyilik hariç. İşte bunlar Kitap'ta kayıtlıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nebi, inananlar için kendi canlarından daha yakındır. O'nun eşleri onların anneleridir. Aralarında aile bağı olanlar; Allah'ın Kitap'ına göre -evliyaya yapılacak iyilik hariç- birbirlerine, diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. İşte bunlar Kitap'ta kayıtlıdır.

Fizilal-il Kuran

Peygamber mü'minlere canlarından ileridir. O'nun eşleri de mü'minlerin anneleridir. Akraba olanlar miras hususunda Allah'ın kitabına göre birbirlerine muhacirlerden ve ensardan daha yakındır. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bunlar kitapta yazılmıştır.

Gültekin Onan

Peygamber, inançlılar için kendi nefslerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (akrabalar) de Tanrı'nın Kitabında birbirlerine öteki inançlılardan ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza maruf üzere yapacaklarınız başka; bunlar Kitapta yazılmış bulunmaktadır.

Hamdi Döndüren

Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha yakındır. Onun eşleri de onların anneleridir. Nesep hısımları da Allah’ın kitabına göre, birbirlerine diğer mü’minlerden ve muhâcirlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza yapacağınız uygun bir iyilik, bunun dışındadır. Çünkü bunlar, Kitap’ta yazılmıştır.

Hasan Basri Çantay

O peygamber, mü'minlere öz nefislerinden evladır. Zevceleri (mü'minlerin) analarıdır. Akrabaa da Allahın kitabında birbirine diğer mü'minlerden ve Muhacirlerden daha yakındırlar. Şu kadar ki dostlarınız için her hangi bir iyilikde bulunmanız müstesna. Bu, kitabda yazılıdır.

Hasib Asutay

Peygamber, müminlere, kendi canlarından daha önceliklidir. Eşleri onların anneleridir. Rahîm sahipleri (akraba olanlar), Allah'ın kitabında (miras konusunda) birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. (3) Ancak dostlarınıza bir iyilikte bulunmanız bunun dışındadır. Bu (hüküm) kitapta yazılıdır. (3. Daha önce müminler bir aile gibi birbirine mirasçı olurken bu âyette mirasçılıkta akrabaya öncelik verilmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Peygamber, mü’minlere kendi nefislerinden daha evlâdır; zevceleri de onların analarıdır. Akrabâlar ise, Allah’ın Kitâbı’nda birbirlerine (mîras husûsunda, diğer)mü’minlerden ve Muhâcirlerden daha lâyıktırlar; ancak dostlarınıza bir iyilik (vasiyet)yapmanız müstesnâ. Bunlar kitabda yazılmıştır.

İbni Kesir

Peygamber; mü'minler için kendi öz nefislerinden daha evladır. Onun eşleri ise onların anneleridir. Akraba olanlar da Allah'ın kitabında birbirlerine diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet başkadır. Bu, Kitab'da yazılmıştır.

Mehmet Okuyan

Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır; eşleri de onların (ümmetin) anneleridir. Allah’ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar, (vârislik bakımından) birbirlerine (diğer) müminlerden ve muhacirlerden daha uygundurlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir (vasiyet) yapmanız hariçtir. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.

Muhammed Esed

Peygamber, müminler üzerinde, onlar(ın kendileri üzerinde sahip olduğun)dan daha büyük hak sahibidir ve (onu bir baba gibi gördüklerinden) Peygamber'in eşleri onların anneleridir, (bu şekilde) yakın olanlar, Allah'ın buyruğu gereğince, birbirleri üzerinde (Yesrib'deki) müminlerden ve (Allah rızası için oraya) göç etmiş olanlardan daha fazla hak sahibidirler. Ancak (öteki) yakın dostlarınıza karşı da en güzel şekilde davranmalısınız, bu (da) Allah'ın buyruğu gereğidir.

Mustafa İslamoğlu

Peygamber inananlara kendi öz varlıklarından daha öncelikli gelir; (o onlara baba gibi olduğundan) eşleri de onların anneleridir. Böyle olduğu halde, Allah'ın yasasında yer aldığına göre akraba olanların birbirleri üzerindeki hakları mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidir; ancak, geri kalan dostlarınıza da iyi davranmak durumundasınız: zaten bu da yasada kayıtlıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Peygamber, mü'minlere kendi nefslerinden daha mukaddemdir. Ve onun refikaları da mü'minlerin valideleridir. Karabet sahipleri de Allah'ın kitabında birbirlerine diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapacak olmanız müstesna. Bu, kitapta yazılmış bulunmaktadır.

Ömer Öngüt

O Peygamber müminlere öz nefislerinden evlâdır, canlarından da ileridir. Zevceleri ise müminlerin anneleridir. Akraba olanlar, Allah'ın kitabında (miras hususunda) birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız hariçtir. Bunlar Kitap'ta yazılıdır.

Suat Yıldırım

Peygamberin müminler üzerinde haiz olduğu hak, onların bizzat kendileri hakkında haiz oldukları haktan daha fazladır. (O, bir baba konumunda olduğundan) onun eşleri de müminlerin anneleridir. Akrabalar miras bakımından Allah’ın kitabında, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna, yani dostunuza vasiyetle bir mal bırakabilirsiniz. Bunlar kitapta yazılıdır.

Süleyman Ateş

Peygamber, mü'minlere canlarından ileridir. Onun eşleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (anne tarafından akrabalar) da Allah'ın Kitabında birbirlerine öteki mü'minlerden ve Muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız (bir vasiyyet etmeniz) hariç (yaptığınız o vasiyyet yerine getirilir). Bunlar Kitapta yazılmıştır.

Süleymaniye Vakfı

Bu Nebi, müminler için kendi canlarından önce gelir. Nebinin eşleri de onların anneleridir. Allah'ın Kitabında, kan bağı ile akraba olanlardan her biri diğerine (miras konusunda), müminlerden ve muhacirlerden önce gelir. Yakın dostlarınıza, marufa /Kur'an hükümlerine uygun olarak bir iyilik yapmanız bunun dışındadır. Bunlar bu kitapta yazılıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Nebi, müminler için kendi canlarından önce gelir; eşleri de onların anneleridir. Allahın kitabında akrabalar birbirlerine, mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. (Allah'ın Kitabında (mirasta) öncelik,birbirine akraba olmaktan dolayıdır; mümin veya muhacir olmaktan dolayı değildir.) Dostlarınıza bir iyilik yapmanız bunun dışındadır. Bu da zaten bu Kitapta yazılıdır."

Şaban Piriş

Peygamber, müminlere kendi nefislerinden daha üstündürler. Onun eşleri de, anneleridir. Allah'ın kitabında, akraba olanlar, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza kitapta yazılı olduğu gibi, iyilik yapmanız mümkündür.

Tefhim-ul Kuran

Peygamber, mü'minler için kendi nefislerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (akrabalar) de, Allah'ın Kitabında birbirlerine öteki mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza maruf üzere yapacaklarınız başka; bunlar Kitapta yazılmış bulunmaktadır.

Ümit Şimşek

Peygamber mü'minlere kendi canlarından daha yakındır; onun eşleri de mü'minlerin anneleridir. Akrabalar ise, birbirlerine, diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar-ancak dostlarınıza bir iyilik yapacak olursanız müstesna. Bunlar, kitapta böylece yazılmış bulunmaktadır.

Yaşar Nuri Öztürk

O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. Onun eşleri de o müminlerin anneleridir. Anne tarafından akraba olanlar da Allah'ın Kitabı'nda, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak yakın dostlarınız için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır. Bu, Kitap'ta satırlara geçirilmiştir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Peyğəmbər möminlərə onların özlərindən daha yaxındır. Zövcələri isə möminlərin analarıdır. Qohumlar Allahın yazısına görə bir-birlərinə möminlərdən və mühacirlərdən daha yaxındırlar. Dostlarınıza yaxşılıq etmək isə istisnadır. Bunlar Kitabda yazılmışdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Peyğəmbər möʼminlərə onların özlərindən daha yaxındır. (Möʼminlər peyğəmbəri özlərindən çox sevməli, onun hər bir əmrini sözsüz yerinə yetirməlidirlər). Onun övrətləri (möʼminlərin) analarıdır (heç kəs onlarla evlənə bilməz). Qohumlar (bir-birinə vərəsə olmaq baxımından) Allahın Kitabında möʼminlərdən və mühacirlərdən daha yaxındırlar. Amma (qohum olmayan) dostlarınıza (vəsiyyətlə) bir yaxşılıq edə (bir irs qoya) bilərsiniz. Bu (hökm) kitabda (lövhi-məhfuzda) yazılmışdır. (İslamın ilk dövrlərində sizə qardaş olanların, birlikdə Mədinəyə hicrət edənlərin bir-birinə vərəsə olmaq ixtiyarı var idi. Sonralar bu hökm ləğv edilib varislər məsələsində üstünlük qohumlara verildi. Qohum olmayan möʼminlərin bir-birinə vərəsə olması isə yalnız vəsiyyət yolu ilə mümkün hesab edildi).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Der Prophet steht den Gläubigen näher als sie sich selbst, und seine Frauen sind ihre Mütter. Die Blutsverwandten stehen einander gemäß dem Buche Gottes näher als die Gläubigen und die Auswanderer, (was die Erbschaft anbelangt,) es sei denn, es geht um Glaubensfreunde, die ihr mit einer milden Spende bedenken wollt. Das (durch Blutsverwandtschaft bestimmte Erbrecht) steht in Gottes Buch unveränderlich fest.

Almanca — Der Edle Quran

Der Prophet steht den Gläubigen näher als sie sich selbst, und seine Gattinnen sind ihre Mütter. Und die Blutsverwandten stehen nach dem Buch Allahs einander näher als die Gläubigen und Auswanderer, außer, daß ihr euren Schützlingen Gutes tun solltet. Dies steht im Buch verzeichnet.

Almanca — M. A. Rassoul

Der Prophet steht den Gläubigen näher als sie sich selber, und seine Frauen sind ihre Mütter. Und Blutsverwandte sind einander näher als die (übrigen) Gläubigen und die Ausgewanderten - gemäß dem Buche Allahs -, es sei denn, daß ihr euren Schützlingen Güte erweist. Das ist in dem Buche niedergeschrieben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Der Prophet steht den Mumin näher als deren Selbst, und seine Ehefrauen sind ihre Mütter. Und diejenigen von der Verwandtschaft, die einen von ihnen stehen den anderen näher nach ALLAHs Schrift (hinsichtlich der Erbschaft) vor den (anderen) Mumin und den Hidschra- Unternehmenden, außer daß ihr euren Wali etwas Gebilligtes (im Testament) zukommen lassen wollt. Dies war in der Schrift niedergeschrieben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The Prophet is more closely attached to those who conformed to Islam than they are to themselves and his wives are their mothers. Those of you who are related by blood or by descent from a common ancestor take precedence of those who conformed to Islam and of those who emigrated in inheriting each other as is decreed in Allah's Book unless it be a favour you are doing to those who are unrelated or an edict that has been set forth by Allah in writing and be this so in the Quran.

Abdul Haleem

The Prophet is more protective towards the believers than they are themselves, while his wives are their mothers. In God’s Scripture, blood-relatives have a stronger claim than other believers and emigrants, though you may still bestow gifts on your proteges. All this is written in the Scripture.

Abdullah Yusuf Ali

The Prophet is closer to the Believers than their own selves, and his wives are their mothers. Blood-relations among each other have closer personal ties, in the Decree of Allah. Than (the Brotherhood of) Believers and Muhajirs: nevertheless do ye what is just to your closest friends: such is the writing in the Decree (of Allah).

Abul A'la Maududi

Surely the Prophet has a greater claim over the believers than they have over each other, and his wives are their mothers. According to the Book of Allah, blood relatives have greater claim over each other than the rest of the believers and the Emigrants (in the cause of Allah), except that you may do some good to your allies (if you so wish). This is inscribed in the Book of Allah.

Aisha Bewley

The Prophet more right to the muminun than their own selves, and his wives are their mothers. But blood-relations have more rights to one another in the Book of Allah than the muminun and Muhajirun. All the same you should act correctly by your friends; that is inscribed in the Book.

Al-Hilali & Khan

The Prophet is closer to the believers than their ownselves,[1] and his wives are their (believers’) mothers (as regards respect and marriage). And blood relations among each other have closer personal ties in the Decree of Allâh (regarding inheritance) than (the brotherhood of) the believers and the Muhâjirûn (emigrants from Makkah), except that you do kindness to those brothers (when the Prophet صلى الله عليه وسلم joined them in brotherhood ties). This has been written in the (Allâh’s Book of Divine) Decrees - (Al-Lauh Al-Mahfûz)."

Ali Quli Qarai

The Prophet is closer to the faithful than their own souls, and his wives are their mothers. The blood relatives are more entitled to inherit from one another in the Book of Allah than the [other] faithful and Emigrants, barring any favour you may do your comrades. This has been written in the Book.

Amatul Rahman Omar

The Prophet has a better claim on the believers than (that) they even have on themselves. (Not only that) his wives are (as) mothers to them. (But in the matters of inheritance) the blood relations are nearer one to another (and more deserving to get the heritage) in (accordance with) the Law of Allâh than the other believers (from among the Ansâr) as well as the immigrants (-Muhâjirs whom the Ansâr took as brothers and united with themselves). Yet you can do an act of kindness (to do honourable favour) to your friends. This is also laid down in the Book of Law.

Arthur John Arberry

The Prophet is nearer to the believers than their selves; his wives are their mothers. Those who are bound by blood are nearer to one another in the Book of God than the believers and the emigrants; nevertheless you should act towards your friends honourably; that stands inscribed in the Book.

Bijan Moeinian

The relationship bond between the Prophet (Mohammad) and the believers is superior to the relationship bond between them and any of their relatives. The Wives of the Prophet must be respected by the believers the same way that they respect their own mother. In accordance with the Lord’s scripture, the blood relationship has superiority over other relationships [the blood relations should take care of each other first.] However, there is nothing wrong in showing kindness to your friends [provided that you have taken care of your blood relatives first.] This is written in the Book of God.

E. Henry Palmer

The prophet is nearer of kin to the believers than themselves, and his wives are their mothers. And blood relations are nearer in kin to each other by the Book of God than the believers and those who fled; only your doing kindness to your kindred, that is traced in the Book.

Edip-Layth

The prophet is closer to those who acknowledge than themselves, and his wives are mothers to them. God's decree to those who acknowledge and the emigrants is that before they help their relatives, they have taken care of their own families first. Such has been decreed in the book.

George Sale

The prophet is nigher unto the true believers than their own souls; and his wives are their mothers. Those who are related by consanguinity are nigher of kin the one of them unto the others, according to the book of God, than the other true believers, and the Mohâjerûn: Unless that ye do what is fitting and reasonable to your relations in general. This is written in the book of God.

Hamid S. Aziz

Proclaim their real relationship to their fathers; this is more equitable with Allah; but if you do not know their fathers, then they are your brethren in faith and your friends; and there is no blame on you concerning that in which you make mistakes, but only in that which your heart do purposely, and Allah is Forgiving, Merciful.

Mahmoud Ghali

The Prophet is (worthier of) patronizing (i. e., mankind the pronoun is plural) the believers than their selves, and his spouses are their mothers; and those related by blood (Literally: related by (brith) wombs; endowed with near kinship) are worthier of patronizing one another (Literally: some of them patronizing some (others) in the Book of Allah than the believers and the emigrants, except that you should perform a beneficent act to your patronized (relatives). That has been inscribed in the Book.

Marmaduke Pickthall

The Prophet is closer to the believers than their selves, and his wives are (as) their mothers. And the owners of kinship are closer one to another in the ordinance of Allah than (other) believers and the fugitives (who fled from Mecca), except that ye should do kindness to your friends. This is written in the Book (of nature).

Mohamed Ahmed - Samira

The Prophet is closer to the faithful than they are themselves; and his wives are as their mothers. Yet blood relations are closer to one another according to God's decree, more than (other) believers and the emigrants (who left their homes in the cause of God), but you should be kind to your friends. This is inscribed in the Book (of decrees).

Muhammad Asad

The Prophet has a higher claim on the believers than [they have on] their own selves, [seeing that he is as a father to them] and his wives are their mothers: and they who are [thus] closely related have, in accordance with God’s decree, a higher claim upon one another than [was even the case between] the believers [of Yathrib] and those who had migrated [there for the sake of God]. None the less, you are to act with utmost goodness towards your [other] close friends as well: this [too] is written down in God’s decree.

Mustafa Khattab

The Prophet has a stronger affinity to the believers than they do themselves. And his wives are their mothers. As ordained by Allah, blood relatives are more entitled ˹to inheritance˺ than ˹other˺ believers and immigrants, unless you ˹want to˺ show kindness to your ˹close˺ associates ˹through bequest˺.[1] This is decreed in the Record.[2] 

Progressive Muslims

The prophet is closer to the believers than themselves, and his wives are mothers to them. And God's decree to the believers and the emigrants is that before they help their relatives, they have taken care of their own families first. Such has been decreed in the Scripture.

Sahih International

The Prophet is more worthy of the believers than themselves, and his wives are [in the position of] their mothers. And those of [blood] relationship are more entitled [to inheritance] in the decree of Allah than the [other] believers and the emigrants, except that you may do to your close associates a kindness [through bequest]. That was in the Book inscribed.

Sam Gerrans

The Prophet is closer to the believers than they themselves, and his wives are their mothers. But those of kinship are closer to one another in the Writ of God than are the believers and the émigrés, save that you do what is fitting to your allies; this is in the Writ inscribed.

Shabbir Ahmed

The Prophet is closer to the believers than their own selves and their own people. (Seeing that he is as a father to them), his wives are their mothers. In accordance with Allah's decree the relatives have a higher claim (in matters of inheritance) than other believers and the immigrants. Nevertheless, you are to deal with your friends in kindness. All this is recorded in this well-written and well-scored Book. (2:180,) (4:11), (9:111), (33:53), (48:10).

Syed Vickar Ahamed

The Prophet is closer to the believers than their own selves, and his wives are (in a holy sense) their mothers. By the Command of Allah, blood-relations among each other have closer personal ties, than (the brotherhood of) believers and those traveling from distant lands: However, you do what is just to your closest friends: Such is the writing in the Command (Book from Allah).

Taqi Usmani

The Prophet is closer to the believers than their own selves, and his wives are their mothers; and those having mutual kinship are closer to one another (for the purpose of inheritance) than (other) believers and emigrants according to the Book of Allah, unless you do some good to your friends (by making a will in their favor). This had been written in the Book (the Preserved Tablet).

The Monotheist Group

The prophet is closer to the believers than themselves, and his wives are mothers to them. And the decree of God to the believers and the emigrants is that before they help their relatives, they have taken care of their own families first. Such has been decreed in the Book.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Pêxember ji bo bawermendan ji nefsa wan bi xwe jî çêtir û li pêştir e. Xanimên wî jî dayîkên bawermendan in. Ên ku xizmên hev in li gorî kitêba Xwedê ji bawermendên ensar û muhaciran li pêştir û nêzîktirê hev in. Lê belê ku hûn bi dostên xwe qenciyekê bikin ew cuda ye. Ev a me gotî di kitêbê de nivîsandî ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De profeet heeft een nauwere band met de gelovigen dan zij onderling hebben en zijn echtgenotes zijn hun moeders. En de bloedverwanten hebben volgens Gods boek een nauwere band met elkaar dan met de gelovigen en de uitgewekenen. Alleen moeten jullie je medestanders behoorlijk behandelen. Dat is in het boek opgetekend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De profeet is den waren geloovigen nader dan hunne eigene zielen en zijne vrouwen zijn hunne moeders. Zij die door bloedverwantschap zijn verbonden, zijn, overeenkomstig het boek van God, elkander nader verwant dan de andere ware geloovigen en de Moharejun; maar doet wat voegzaam en redelijk is omtrent uwe verwanten in het algemeen. Dit wordt in Gods boek opgeschreven.

Hollandaca — Siregar

De Profeet is de gelovigen meer nabij dan zij zichzelf. En zijn echtgenetes zijn hun moeders. En de bloedverwanten zijn meer nabij (in erfrecht) volgens het Boek van Allah dan de gelovigen en de uitgewekenen, behalve wanneer jullie voor juille broeders (in het geloof) een goede daad willen verrichten (in het testament). Dat staat in het Boek beschreven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Пророк (Мухаммад) ближе к верующим (по Вере и в мирских вопросах), чем они сами (друг к другу), а его жены – их матери [жены Пророка чтимы и запретны для верующих, как и их собственные матери]. И обладатели родства [кровные родственники] (из числа верующих) – одни из них ближе к другим по книге Аллаха (в вопросах наследования [[В начале Ислама, верующие наследовали друг от друга только по причине Веры и переселения (хиджры). Затем это было отменено аятом о наследстве.]]), чем (другие) верующие и чем мухаджиры. (Но кроме этого) вы (можете) делать добро своим сторонникам [другим верующим] (поддерживая с ними хорошие отношения, помогая им материально, завещая им что-либо,...). Это [данное положение] (было) начертано в Книге [в Хранимой Скрижали] (поэтому вы обязаны исполнять его).

Rusça — Osmanov

Пророк ближе к верующим, чем они сами [друг к другу], а его жены - их матери. Согласно Писанию Аллаха, кровные родственники ближе друг к другу, чем верующие [мединцы] и мухаджиры [по праву наследования], если только вы не завещаете [часть имущества] своим друзьям. Все это начертано в Писании.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Profeten är närmare de troende än de är sig själva, och hans hustrur är deras mödrar (i tron). Men de band som knyter blodsförvanter till varandra är enligt Guds lag fastare än de band av broderskap som nu förenar de troende med dem som har utvandrat, vilket inte hindrar att ni ger era troende bröder och vänner de sedvanliga bevisen på er vänskap. Detta står skrivet i (Guds öppna) bok.