Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.

مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فِي جَوْفِهِ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓـِٔي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ

mā ceǎle (a)llahu li raculin min ḳalbeyni fī cevfihi ve mā ceǎle ezvācekumu llāī tuZāhirūne minhunne ummehātikum ve mā ceǎle ed'ǐyā'ekum ebnā'ekum ƶālikum ḳavlukum bi efvāhikum ve(a)llahu yeḳūlu l-Haḳḳa ve huve yehdī s-sebīle

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مَا
2جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyaratmadı
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4لِرَجُلٍli raculinر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.bir adama
5مِنْmin
6قَلْبَيْنِḳalbeyniق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpiki kalp
7فِي
8جَوْفِهِcevfihiج و فGeniş ve içi boş, boş/boşluk/oyuk, ferah veya geniş, bir şeyi kapatmak veya kapamak(göğüs) boşluğunda
9وَمَاve māve
10جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyapmadı
11اَزْوَاجَكُمُezvācekumuز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocaeşlerinizi
12الّٰٓـِٔيllāīonlar
13تُظَاهِرُونَtuZāhirūneظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmakzıhar yaptığınız
14مِنْهُنَّminhunneonlarla
15اُمَّهَاتِكُمْummehātikumا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]sizin anneleriniz
16وَمَاve māve
17جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakkılmadı
18اَدْعِيَٓاءَكُمْed'ǐyā'ekumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekevlatlıklarınızı
19اَبْنَٓاءَكُمْebnā'ekumب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, ailesizin öz oğullarınız
20ذٰلِكُمْƶālikumbunlar
21قَوْلُكُمْḳavlukumق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesizin sözlerinizdir
22بِاَفْوَاهِكُمْbi efvāhikumف و هBir harfi veya kelimeyi telaffuz etmek, bir söylem. famun/fumun (çoğul: afwah) - ağız.ağızlarınıza gelen
23وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
24يَقُولُyeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöyler
25الْحَقَّl-Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği
26وَهُوَve huveve O
27يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.iletir
28السَّبِيلَs-sebīleس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepdoğru yola

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, bir kişiye iki yürek vermedi ve zıhâr yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerine koymadı ve evlâtlıklarınızı öz oğullarınız olarak halk etmedi; bunlar, sizin ağızlarınızdaki lâflar ve Allah, doğruyu söyler ve o, doğru yolu gösterir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, bir kişiye iki yürek vermedi ve zıhâr yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerine koymadı ve evlâtlıklarınızı öz oğullarınız olarak halk etmedi; bunlar, sizin ağızlarınızdaki lâflar ve Allah, doğruyu söyler ve o, doğru yolu gösterir.

Adem Uğur

Allah, bir adamın içinde iki kalp yaratmadığı gibi, "zıhâr" yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerinde tutmadı ve evlâtlıklarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı. Bunlar sizin ağızlarınıza geliveren sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir.

Ahmed Hulusi

Allah hiçbir erkeğin göğüs boşluğunda iki kalp oluşturmamıştır! Kendilerinden zihar (eşini anası gibi kabullenerek kendine haram kılma) yaptığınız eşlerinizi, analarınız kılmamıştır. Evlatlık kabullendiklerinizi de oğullarınız kılmamıştır. Bunlar boş laflarınızdır! Allah Hakk'ı bildirir; doğru yola O hidayet eder!

Ahmet Tekin

Allah, bir erkeğin göğsüne, iki ayrı kalp-gönül planlayıp yerleştirmedi, bir erkeği iki ayrı ruhtan müteşekkil iki ruhlu, iki şahsiyetli yaratmadı. Zıhar yaptığınız, analarınız kadar haram saydığınız eşlerinizi de analarınız haline getirmedi. Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız yerine koymadı. Bunlar sizin ağızlarınızdan kaçan sözlerden ibarettir. Allah gerçeği, hakkı, doğruyu söyler, doğru yolu, İslâmî hayatı aydınlatıcı bilgiler verir.

Ahmet Varol

Allah bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız ('Sen bana anamın sırtı gibisin' diyerek kendinize haram kıldığınız) eşlerinizi analarınız yapmadı; evlatlıklarınızı da öz oğullarınız saymadı. Bunlar, sizin ağızlarınızda dolaştırdığınız sözlerinizdir. Allah gerçeği söyler ve (doğru) yola iletir.

Ali Bulaç

Allah, bir adamın kendi (göğüs) boşluğu içinde iki kalp kılmadı ve kendilerini annelerinize benzeterek yemin konusu yaptığınız (zıharda bulunduğunuz) eşlerinizi sizin anneleriniz yapmadı, evlatlıklarınızı da sizin (öz) çocuklarınız saymadı. Bu, sizin (yalnızca) ağzınızla söylemenizdir. Allah ise, hakkı söyler ve (doğru olan) yola yöneltip iletir.

Ali Fikri Yavuz

Allah bir adamın göğsünde iki kalb yaratmamıştır. Kendilerinden “Zihar” yaptığınız= annelerinize benzettiğiniz, karılarınızı analarınız kılmamıştır. (Bir kimsenin karısını, annesinin bir uzvuna benzetmesine “Zihar” denir. Ancak benzetilen annenin uzvu, veya mahreminin uzvu, zihar yapan için bakılması haram olan bir uzuv olması şartdır. Meselâ bir kimsenin karısına: “- Sen bana, annemin arkası veya karnı gibisin” demesi zihar olur. İslâmdan önce, bu gibi sözler boşanmayı icab ettiriyordu. İslâmda bunun telâfisi bir keffaret ödemekledir). Evlâdlıklarınızı da (neseben olan) oğullarınız yerinde tutmamıştır (Cahiliyyet devrinde olduğu gibi, mirasçı ve mahrem olmazlar. Yabancı bir kimse için, benim oğlumdur diye) bu söylediğiniz, ağızlarınızdaki sözünüzdür (boşuna bir sözdür). Allah ise hakkı söyler ve O, doğru yola hidayet buyurur.

Ali Rıza Safa

Allah, bir adamın içinde iki yürek yaratmamıştır. Ve sırt çevirdiğiniz eşlerinizi, anneleriniz yapmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız saymamıştır. İşte bunlar, ağzınıza gelen sözlerdir. Oysa Allah, gerçeği söyler. Çünkü O, doğru yola eriştirir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, hiçbir insanın içine iki kalp koymamıştır. Zıhar yaptığınız/sırtlarını annenize benzettiğiniz eşlerinizi de analarınızıngibisaymadı ve evlatlıklarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı. Bunlar, sizin dillerinize doladığınız sözlerdir. Allah, gerçeği söylemektedir, doğru yola O iletir.

Bekir Sadak

Allah insanin icine iki kalp koymamistir. Allah, zihar yapmaniz suretiyle eslerinizi, anneleriniz gibi yaratmamistir; evlatliklarinizi da oz ogullariniz gibi saymanizi mesru kilmamistir. Bunlar sizin dillerinize doladiginiz bos sozlerdir. Allah gercegi sylemektedir, dogru yola O eristirir.

Celal Yıldırım

Allah bir adamın içinde iki kalb yaratmamış; ziharda bulunduğunuz eşlerinizi de anneleriniz (gibi) kılmamıştır. Evlâtlıklarınızı da öz oğullarınız yapmamıştır. Bunlar ağızlarınızda dolaşan (hüküm ifade etmiyen) sözlerinizdir. Allah hakkı söyler ve doğru yolu gösterir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah bir kişinin göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır, annelerinize benzeterek haram olsun dediğiniz eşlerinizi anneleriniz kılmamış, evlâtlıklarınızı da gerçek oğullarınız yapmamıştır. Bunlar sizin kendi iddianızdır; hak ve hakikati Allah söyler, doğru yolu da O gösterir.

Diyanet İşleri

Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah insanın içine iki kalp koymamıştır. Allah, zıhar yapmanız suretiyle eşlerinizi, anneleriniz gibi yaratmamıştır; evlatlıklarınızı da öz oğullarınız gibi saymanızı meşru kılmamıştır. Bunlar sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah gerçeği söylemektedir, doğru yola O eriştirir.

Diyanet Vakfi

Allah, bir adamın içinde iki kalp yaratmadığı gibi, «zıhâr» yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerinde tutmadı ve evlâtlıklarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı. Bunlar sizin ağızlarınıza geliveren sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamıştır. Kendilerinden zıhar yaptığınız eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. Kendilerinden zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yerine koymamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız yerine koymamıştır. Bunlar sizin ağzınızda lafınızdır. Allah ise gerçeği söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah adam için içinde iki kalb yapmamıştır ve kendilerinden zıhar yaptığınız zevcelerinizi analarınız kılmamıştır, evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır, O sizin ağzınızda lafınızdır, Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yola hidayet eyliyor

Erhan Aktaş

Allah, hiç kimsenin bedenine iki kalp yerleştirmedi. Zihar yaptığınız eşlerinizi, size anne yapmadı. Ve himayeniz altına aldıklarınızı öz evladınız kılmadı. Bunlar sizin söylediğiniz boş sözlerdir. Allah gerçeği söyler. Ve doğru yola O iletir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, hiç kimsenin bedenine iki kalp yerleştirmedi. Zihar yaptığınız eşlerinizi, size anne yapmadı. Ve himayeniz altına aldıklarınızı öz evladınız kılmadı. Bunlar sizin söylediğiniz boş sözlerdir. Allah gerçeği söyler. Ve doğru yola O iletir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, hiç kimsenin bedenine iki kalp yerleştirmedi. Bedenlerini, annenizin bedeni gibi saydığınız eşlerinizi, size anne yapmadı. Ve evlatlıklarınızı, sizin öz evladınız gibi saymadı. Bunlar, sizin söylediğiniz boş sözlerdir. Allah gerçeği söyler. Ve doğru yola O iletir.

Fizilal-il Kuran

Allah bir insanın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmadığı gibi zihar yaptığınız (sen bana anamın sırtı gibisin dediğiniz) eşlerinizi, sizin anneleriniz yapmadı ve evlatlıklarınızı da öz oğullarınız gibi saymanızı meşru kılmamıştır. Bunlar sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah gerçeği söyler ve O, doğru yola iletir.

Gültekin Onan

Tanrı, bir adamın kendi (göğüs) boşluğu içinde iki kalp yapmadı ve kendilerine zıharda bulunduğunuz eşlerinizi sizin anneleriniz yapmadı, evlatlıklarınızı da sizin (öz) çocuklarınız saymadı. Bu sizin (yalnızca) ağzınızla söylemenizdir. Tanrı ise hakkı söyler ve (doğru olan) yola yöneltip iletir.

Hamdi Döndüren

Allah bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmadı ve zıhâr yaptığınız (sen bana annemin sırtı gibisin dediğiniz) eşlerinizi, sizin anneleriniz yapmadı; evlatlıklarınızı da öz oğullarınız kılmadı. Bunlar sizin ağızlarınızla söylediğiniz boş sözlerinizdir. Allah gerçeği söyler ve O doğru yola iletir.

Hasan Basri Çantay

Allah bir adamın içinde iki kalb yaratmadı. Kendilerinden "zıhar" yapdığınız karılarınızı o, sizin analarınız (yerinde) tutmadı (ğı gibi) evladlıklarınızı da (öz) oğullarınız (gibi) tanımadı. Bu, sizin ağızlarınızdaki lafınızdır. Allah, hakkı söyler ve O, (doğru) yolu gösterir.

Hasib Asutay

Allah, bir adamın içinde iki kalp yaratmadı, kendilerinden zıhar (1) yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz kılmadı ve evlâtlıklarınızı da sizin (öz) oğullarınız yapmadı. (2) Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz sözünüzdür. Allah gerçeği söyler ve O, doğru yola iletir. (1. Zıhar, bir erkeğin eşine 'Sen bana anam sırtı gibisin' diyerek onu kendisine haram kılmasıdır. Cahiliye döneminde bu söz kadın boşamak sayılırdı. İslâm'da ise boşamak değil, bununla sadece zıhar kefareti lazım gelir.) (2. Bu âyetle evlât edinme yasaklanmıştır.)

Hayrat Neşriyat

Allah, bir adamın içinde iki kalb kılmadı. Ve kendilerine zıhâr yaptığınız zevcelerinizi, analarınız saymadı. Evlâdlıklarınızı da öz oğullarınız (gibi) kılmadı. Bunlar sizin ağızlarınızdaki sözünüzdür. Hâlbuki Allah, hakkı söyler ve doğru yola O hidâyet eder.

İbni Kesir

Allah, bir kişinin içinde iki kalb yaratmadı. Ve eşlerinizi, anneleriniz gibi kendinize haram saymanız için yaratmamıştır. Evladlıklarınızı da öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar, dillerinize doladığınız sözlerinizdir. Allah ise hakkı söyler. Ve O, yolu doğrultur.

Mehmet Okuyan

Allah hiçbir erkeğin (insanın) göğsünde iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı (bakımını üstlendiğiniz çocukları) da öz çocuklarınız yapmamıştır. Bunlar sizin ağızlarınızdaki (boş) sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve (doğru) yola O ulaştırır.

Muhammed Esed

Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp vermemiştir ve (aynı şekilde,) "kendiniz için annelerinizin bedeni kadar haram" saydığınız eşlerinizi hiçbir zaman sizin (gerçek) anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı da (gerçek) çocuklarınız saymamıştır, bunlar ağzınıza doladığınız boş laflar(ın işaretlerin)den başka bir şey değildir; halbuki Allah (mutlak) doğruyu söyler ve (size) doğru yolu ancak O gösterir.

Mustafa İslamoğlu

Allah hiç kimse için bir bedende iki kalp yaratmamıştır; aynen böyle, vücudunu annenizin vücudu gibi haram saydığınız eşlerinizi de hiçbir zaman sizin gerçek anneleriniz kılmamıştır; yine evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız kılmamıştır: bütün bunlar (düşünmeden) ağzınıza aldığınız boş laflardır; ne ki Allah yalın gerçeği söyler ve O hep doğru yolu gösterir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah bir kişi için içerisinde iki kalp yaratmamıştır. Ve kendilerinden müzaherede bulunduğunuz zevcelerinizi sizin valideleriniz kılmamıştır ve evlatlıklarınızı da sizin oğullarınız kılmış değildir. O sizin ağızlarınızdaki bir lâkırdınızdır. Ve Allah hakkı söyler ve O, doğru yola irşad buyurur.

Ömer Öngüt

Allah hiç kimsenin göğsünde iki kalp yaratmamıştır. Zihar yaptığınız eşlerinizi de analarınız kılmamıştır. Evlâtlıklarınızı öz oğullarınız gibi saymanızı meşru kılmamıştır. Bunlar sizin dillerinize doladığınız sözlerden ibarettir. Allah gerçeği söylemektedir. Doğru yola O eriştirir.

Suat Yıldırım

Allah, hiçbir adamın içinde iki kalb yaratmamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz mânasız sözlerden ibarettir. Allah gerçeği söyler ve doğru yola iletir.

Süleyman Ateş

Allah, bir adamın (göğüs) boşluğunda iki kalb yaratmadı ve zıhar yaptığınız (sen bana, annemin sırtı gibisin dediğiniz) eşlerinizi, sizin anneleriniz yapmadı; evlatlıklarınızı da sizin öz oğullarınız kılmadı. Bunlar sizin ağızlarınıza gelen sözlerinizdir. Allah gerçeği söyler ve O, doğru yola iletir.

Süleymaniye Vakfı

Allah hiçbir erkeğin içine iki kalp koymamıştır. Zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz saymamıştır. Evlatlıklarınızı da kendi evladınız saymamıştır. Bunlar, dillerinize doladığınız (geçersiz) sözlerdir. Allah gerçeği söyler. O, doğru yolu gösterir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah bir adamın içine iki kalp koymamış, zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yapmamış, evlatlıklarınızı da sizin evladınız saymamıştır. Bunlar dillerinize doladığınız sözlerdir. Allah gerçeği söyler ve doğru yolu gösterir.

Şaban Piriş

Allah, bir adamın göğsünde iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız karılarınızı da anneleriniz yerine tutmadı. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. Bu sadece sizin ağzınızdan çıkan bir sözdür. Allah, gerçeği söyler ve doğru yolu gösterir.

Tefhim-ul Kuran

Allah, bir adamın kendi (göğüs) boşluğu içinde iki kalp kılmadı ve kendilerini annelerinize benzeterek yemin konusu yaptığınız (zıharda bulunduğunuz) eşlerinizi de sizin anneleriniz yapmadı, evlatlıklarınızı da sizin (öz) çocuklarınız saymadı. Bu, sizin (yalnızca) ağzınızla söylemenizdir. Allah ise, hakkı söyler ve (doğru olan) yola yöneltip iletir.

Ümit Şimşek

Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız hanımlarınızı anneleriniz hükmünde kılmadığı gibi, evlâtlıklarınızı da öz oğullarınız hükmünde kılmamıştır. Bunlar sizin ağzınızdan çıkan sözlerden ibarettir. Allah ise hakkı söyler ve doğru yola iletir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız eşlerinizi sizin anneniz yapmamıştır, evlatlıklarınızı da sizin oğullarınız kılmamıştır. Bu konularda söylediğiniz sözler, ağızlarınızın bir lakırdısıdır. Allah, hakkı söyler ve O, gerçek yola kılavuzlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah bir adamın daxilində iki ürək yaratmamışdır. Allah anaya bənzədərək özünüzə haram etdiyiniz zövcələrinizi analarınız etməmiş, oğulluğa götürdüklərinizi də oğullarınız etməmişdir. Bunlar sizin dilinizə gətirdiyiniz yalan sözlərdir. Allah isə haqqı deyir və doğru yola yönəldir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah bir adamın sinəsinəndə (daxilində) iki ürək yaratmamışdır. (Eləcə də iki Allah ola bilməz). Allah nə zihar etdiyiniz (arxasını ananızın arxasına oxşadaraq yaxınlıq etmədiyiniz, talağını verdiyiniz) zövcələrinizi sizə doğma ana, nə də oğulluğa götürdüklərinizi sizə doğma oğul etmişdir. (Onlar əslində öz atalarının oğullarıdır). Bunlar sizin dediyiniz boş (məʼnasız) sözlərdir. Allah doğru deyir və (bəndələrini) doğru yola gətirir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott hat keinem Menschen zwei Herzen in seiner Brust gegeben. Er hat eure Ehefrauen, zu denen ihr sagt: ʺIhr seid mir verwehrt wie der Rücken meiner Mutterʺ, nicht zu euren Müttern gemacht. Auch eure angenommenen Söhne hat er nicht zu euren leiblichen Söhnen gemacht. Das sind leere Äußerungen, die ihr so dahinsagt. Nur Gott sagt die Wahrheit, und Er leitet zum rechten Weg.

Almanca — Der Edle Quran

Allah hat keinem Mann zwei Herzen in seinem Inneren gemacht. Und Er hat eure Gattinnen, von denen ihr euch durch den Rückenschwur trennt, nicht (wirklich) zu euren Müttern gemacht. Und Er hat eure angenommenen Söhne nicht (wirklich) zu euren Söhnen gemacht. Das sind eure Worte aus eurem (eigenen) Mund. Aber Allah sagt die Wahrheit, und Er leitet den (rechten) Weg.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah hat keinem Manne zwei Herzen in seinem Inneren gegeben, noch hat Er jene unter euren Frauen, von denen ihr euch scheidet mit der Formel, sie seien euch verwehrt wie der Rücken eurer Mütter, zu euren (wirklichen) Müttern gemacht, noch hat Er eure adoptierten Söhne zu euren (wirklichen) Söhnen gemacht. Das ist (nur) Gerede aus euren Mündern; Allah aber spricht die Wahrheit, und Er zeigt (euch) den Weg.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH setzte keinem Mann zwei Herzen in seinem Innern ein. Und ER machte eure Ehefrauen, denen ihr (die Formel von) Zihar aussprecht, nicht zu euren Müttern. Ebenfalls machte ER die nach euch Genannten nicht zu euren Söhnen. Dies ist euer Wort aus euren Mündern. Und ALLAH sagt dasWahre und ER leitet zum wahren Weg recht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Never did Allah provide a man with two hearts within his body nor did He make your wives whom you divorce by the diction "mother's back" your mothers, nor did He ordain that your adopted sons be designated as your sons. This is your story and the allegation to which you give tongue whereas Allah declares the truth as guides you thereto.

Abdul Haleem

God does not put two hearts within a man’s breast. He does not turn the wives you reject and liken to your mothers’ backs into your real mothers; nor does He make your adopted sons into real sons. These are only words from your mouths, while God speaks the truth and guides people to the right path.

Abdullah Yusuf Ali

Allah has not made for any man two hearts in his (one) body: nor has He made your wives whom ye divorce by Zihar your mothers: nor has He made your adopted sons your sons. Such is (only) your (manner of) speech by your mouths. But Allah tells (you) the Truth, and He shows the (right) Way.

Abul A'la Maududi

Allah has never put two hearts within one person's body; nor has He made your wives, whom you compare to your mothers' backs (to divorce them), your true mothers; nor has He made those whom you adopt as sons your own sons. These are only words that you utter with your mouths. But Allah proclaims the Truth and directs you to the Right Path.

Aisha Bewley

Allah has not allotted to any man two hearts within his breast, nor has He made those of your wives you equate with your mothers your actual mothers,* nor has He made your adopted sons your actual sons. These are just words coming out of your mouths. But Allah speaks the truth and He guides to the Way.

Al-Hilali & Khan

Allâh has not made for any man two hearts inside his body. Neither has He made your wives whom you declare to be like your mothers’ backs, your real mothers. [az-Zihâr is the saying of a husband to his wife, "You are to me like the back of my mother" i.e. You are unlawful for me to approach],[1] nor has He made your adopted sons your real sons. That is but your saying with your mouths. But Allâh says the truth, and He guides to the (Right) Way.

Ali Quli Qarai

Allah has not put two hearts within any man, nor has He made your wives whom you repudiate by ³ihār your mothers, nor has he made your adopted sons your sons. These are mere utterances of your mouths. But Allah speaks the truth and He guides to the way.

Amatul Rahman Omar

Allâh has not placed two hearts in the bosom of any man, nor does He regard as your mothers those of your wives whom you desert by (Zihâr) calling them as such, nor does He regard those whom you adopt as your children as your own (real) children. These are mere words that you speak; but Allâh declares the truth and He guides to the (straight) path.

Arthur John Arberry

God has not assigned to any man two hearts within his breast; nor has He made your wives, when you divorce, saying, 'Be as my mother's back,' truly your mothers, neither has He made your adopted sons your sons in fact. That is your own saying, the words of your mouths; but God speaks the truth, and guides on the way.

Bijan Moeinian

[as] God has not given two hearts to people [either you should follow Islam or your tradition]. Your divorced wives [unlike the old tradition of the ignorance] are not considered as your mothers neither are your adopted sons as your real sons [in right]. These [ignorance days’ traditions] are only words flowing from people’s mouth [without any rational behind them]. God’s words are based upon reality and your Lord is the only one who guides you toward the right path.

E. Henry Palmer

God has not made for any man two hearts in his inside; nor has He made your wives, - whom you back away from,- your real mothers; nor has He made your adopted sons your real sons. That is what ye speak with your mouths; but God speaks the truth and He guides to the path!

Edip-Layth

God did not make any man with two hearts in his body. Nor did He make your wives whom you estrange to be as your mothers. Nor did He make your adopted children to be your sons. Such is what you claim with your mouths, but God speaks the truth, and He guides to the path.

George Sale

God hath not given a man two hearts within him; neither hath he made your wives -- some of whom ye divorce, regarding them thereafters as your mothers -- your true mothers; nor hath he made your adopted sons your true sons. This is your saying in your mouths: But God speaketh the truth ; and he directeth the right way.

Hamid S. Aziz

And rely on (or trust in) Allah; and Allah is sufficient for a Protector.

Mahmoud Ghali

In no way has Allah made to any man two hearts within the hollow (of his breast); and in no way has He made your spouses whom you (declare) as your mother's back (i. e., divorce by Dhihar, a pre-Islamic form of divorc) (truly) your mothers; and in no way has He made your adopted sons your sons (in fact). That (Literally: temptation; i.e., if the hypocrites had been asked to apostatize from Islam) is your saying, (the words) of your mouths; and Allah says the Truth, and He guides on the way.

Marmaduke Pickthall

Allah hath not assigned unto any man two hearts within his body, nor hath He made your wives whom ye declare (to be your mothers) your mothers, nor hath He made those whom ye claim (to be your sons) your sons. This is but a saying of your mouths. But Allah saith the truth and He showeth the way.

Mohamed Ahmed - Samira

God has not provided two hearts in the breast of a man, nor made your wives, whom you pronounce "mothers" (in order to divorce them), your real mothers, nor has He made your adopted sons your real sons. This is only what your lips pronounce. God says what is just, and shows the right way.

Muhammad Asad

NEVER has God endowed any man with two hearts in one body: and [just as] He has never made your wives whom you may have declared to be "as unlawful to you as your mothers’ bodies" [truly] your mothers, so, too, has He never made your adopted sons [truly] your sons: these are but [figures of] speech uttered by your mouths - whereas God speaks the [absolute] truth: and it is He alone who can show [you] the right path.

Mustafa Khattab

Allah does not place two hearts in any person’s chest. Nor does He regard your wives as ˹unlawful for you like˺ your real mothers, ˹even˺ if you say they are.[1] Nor does He regard your adopted children as your real children.[2] These are only your baseless assertions. But Allah declares the truth, and He ˹alone˺ guides to the ˹Right˺ Way.

Progressive Muslims

God did not make any man with two hearts in his body. Nor did He make your wives whom you estrange to be as your mothers. Nor did He make your adopted children to be your sons. Such is what you claim with your mouths, but God speaks the truth, and He guides to the path.

Sahih International

Allah has not made for a man two hearts in his interior. And He has not made your wives whom you declare unlawful your mothers. And he has not made your adopted sons your [true] sons. That is [merely] your saying by your mouths, but Allah says the truth, and He guides to the [right] way.

Sam Gerrans

God has not made for a man two hearts within him; and He has not made your wives, among whom you assist, your mothers. And He has not made your adopted sons your sons. That is your saying by your mouths; but God speaks the truth, and He guides to the path:

Shabbir Ahmed

Allah did not give any man two hearts in his chest. (You cannot be a believer and a disbeliever at the same time). And He never regards your wives as your mothers because of your senseless utterances, such as your declaring them as your mothers. (2:226), (58:2-4). Nor does He regard your adopted sons as your biological sons. These are mere words that you utter with your mouths, but Allah declares the Truth and shows the Way.

Syed Vickar Ahamed

Allah has not made for any man, two hearts in his (one) body: Nor, (O people!) has He (Allah) made your wives, whom you declare to be like your mother’s backs (and thus divorce them by the evil practice of Az-Zihar, see 58. 2—4), your real mothers: Nor has He made your adopted sons your (real) sons. This is (only) your (manner of) speaking by your mouths. But Allah reveals (to you) the Truth, and He shows the (right) Way.

Taqi Usmani

Allah has not made for any man two hearts in his chest cavity, nor did he make your wives whom you subjected to Zihār, your mothers, nor did he make your adopted sons your (real) sons. That is (merely) a word uttered by your mouths. And Allah says the truth and He shows the (right) way.

The Monotheist Group

God did not make any man with two hearts in his body. Nor did He make your wives whom you make estranged to be your mothers. Nor did He make your adopted children to be your sons. Such is what you claim with your mouths, but God speaks the truth, and He guides to the path.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah nʹa pas placé à lʹhomme deux cœurs dans sa poitrine. Il nʹa point assimilé à vos mères vos épouses (à qui vous dites en les répudiant): ʺTu es (aussi illicite) pour moi que le dos de ma mèreʺ. Il nʹa point fait de vos enfants adoptifs vos propres enfants. Ce sont des propos (qui sortent) de votre bouche. Mais Allah dit la vérité et cʹest Lui qui met (lʹhomme) dans la bonne direction.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, du heb dil nexistine sînga tu zilaman, jinên we jî ew ên ku we zîhar bi wan re kiriye nexistiye şûna dayîkên we û zirkurên we jî ji we re nekirine wekî kurên we yên ji we! Ev gotinên we ne, ku hûn ji xwe re dibêjin. Xwedê ya rast dibêje û ew riya rast aşkera dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God heeft voor een man niet twee harten in zijn binnenste gemaakt. En Hij heeft jullie echtgenotes van wie jullie je scheiden (door uit te spreken dat zij als jullie moeders zijn) niet (werkelijk) tot jullie moeders gemaakt. En Hij heeft jullie aangenomen zonen niet (werkelijk) tot jullie zonen gemaakt. Dat is wat jullie met jullie monden zeggen. Maar God zegt de waarheid en Hij leidt op de juiste weg.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God heeft den mensch geene twee harten gegeven; ook heeft hij uwe vrouwen (van welke sommigen uwer zich scheiden, haar daarna als hunne moeders aanziende) niet tot uwe ware moeders gemaakt, ook heeft hij uwe aangenomen zonen niet tot uwe ware zonen gemaakt. Dit zijn slechts de woorden die in uwen monden zijn; maar God spreekt de waarheid, en hij leidt op den rechten weg.

Hollandaca — Siregar

Allah heeft voor geen mens twee harten in zijn binnenste gemaakt. En Hij heeft niet jullie echtgenotes, tot wie jullie de Zhihâr hebben uitgesproken, tot jullie moeders gemaakt. En Hij heeft niet jullie aangenomen zonen tot jullie (echte) zonen gemaakt. Dat zijn jullie woorden uit jullie monden. En Allah spreekt de Waarheid, en Hij leidt op de Weg.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не устроил Аллах для человека двух сердец внутри (как об этом говорят некоторые многобожники). И не сделал Он ваших жен, которым вы говорите, что они подобны спинам ваших матерей [объявляете себе запретными по доисламскому обычаю], вашими матерями. И не сделал Он ваших приемных сыновей [тех, которых вы усыновили] вашими сыновьями [они не являются вашими сыновьями по шариату]. Это – только ваши слова в ваших устах, а Аллах говорит истину, и Он ведет на (верный) путь.

Rusça — Osmanov

Никому Аллах не даровал двух сердец в теле, не сделал вашими матерями тех ваших жен, с которыми вы разводитесь согласно обряду, и не сделал ваших приемных сыновей вашими [кровными] сыновьями. [Одно дело] - это ваши слова из ваших уст, Аллах же вещает [только] истину, и Он наставляет на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

GUD skapar inte två hjärtan i bröstet på någon man och Han gör inte era förskjutna hustrur till era mödrar, inte heller era adoptivsöner till era söner. Detta är ord som kommer över era läppar. Men Gud säger sanningen och Han leder (er) till (den raka) vägen.