Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükafat vardır.

اَلَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُ لِلَّذِينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظِيمٌ

(e)lleƶīne stecābū li (a)llahi ve r-rasūli min beǎ'di mā eSābehumu l-ḳarHu li(e)lleƶīne eHsenū minhum ve tteḳav ecrun ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneO(mü'mi)nler ki
2اسْتَجَابُواstecābūج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.çağrısına uydular
3لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ın
4وَالرَّسُولِve r-rasūliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçinin
5مِنْmin
6بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra bile
7مَاne ki
8اَصَابَهُمُeSābehumuص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.isabet etti
9الْقَرْحُl-ḳarHuق ر حYaralamak/incitmek, darbe, yara, dış yaralanmabir yara
10لِلَّذِينَli(e)lleƶīneonlar için vardır
11اَحْسَنُواeHsenūح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel davrananlar
12مِنْهُمْminhumonlardan
13وَاتَّقَوْاve tteḳavو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişive korunanlar için
14اَجْرٌecrunا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karbir ecir
15عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekpek büyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yaralandıktan sonra bile Allah'ın ve Peygamberin davetine icabet edenlere, hele onların içinden iyiliklerde bulunup sakınanlara pek büyük bir ecir var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yaralandıktan sonra bile Allahʼın ve Peygamberin davetine icabet edenlere, hele onların içinden iyiliklerde bulunup sakınanlara pek büyük bir ecir var.

Adem Uğur

Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.

Ahmed Hulusi

Kendileri yara aldıktan sonra (bile) Allah ve Rasulün davetine icabet ettiler ki, onlardan ihsan sahibi olanlar ve korunanlar için aziym mükafat vardır.

Ahmet Tekin

Mü’minler, sıkıntıya uğradıktan, bir takım kayıplara maruz kalıp, yara aldıktan sonra da, Allah’ın ve Rasulünün davetine icabet edenler, emirlerini yerine getirenlerdir. Özellikle bunların içlerinden iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, yararlı hizmetler yapan müslüman askerî erkân, idareciler, müslümanlar ve Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için büyük mükâfatlar vardır.

Ahmet Varol

Kendilerine yara dokunduktan sonra Allah'ın ve Peygamberin çağrısına icabet edenlere, (özellikle) içlerinden iyilikte bulunan ve kötülüklerden sakınanlara büyük ecir vardır.

Ali Bulaç

Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır.

Ali Fikri Yavuz

Yaralandıktan sonra yine Allah’ın ve Peygamber’in çağrısına koşanlar ve hele onlardan iyilik edip fenalıktan sakınanlar için çok büyük bir mükâfat vardır.

Ali Rıza Safa

Yaralandıktan sonra bile, Allah'ın ve elçinin çağrısına karşılık verdiler. İyilik yapanlar ve sorumluluk bilinci taşıyanlar için büyük bir ödül vardır.

Bayraktar Bayraklı

Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar, özellikle bunların içinden iyilik yapanlar ve takva sahibi olanlar için pek büyük ödül vardır.

Bekir Sadak

Kendileri savasta yara aldiktan sonra Allah ve peygamberin cagrisina kosanlara, hele onlardan iyilik edip sakinanlara buyuk ecir vardir. *

Celal Yıldırım

Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberin çağrısına uyup gönül verenlere, hele onlardan iyilik edenlere ve Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara büyük ecirler vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunca yara aldıktan sonra yine Allah’ın ve peygamberin çağrısına koşanlar var ya işte onlardan bu güzel davranışta bulunan ve karşı gelmekten sakınanlar için de büyük mükâfat vardır.

Diyanet İşleri

Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükafat vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Kendileri savaşta yara aldıktan sonra Allah ve Peygamberin çağrısına koşanlara, hele onlardan iyilik edip sakınanlara büyük ecir vardır.

Diyanet Vakfi

Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberi'nin davetine uydular. Hele onlardan iyilik edenlere ve gereğince Allah'tan korkanlara büyük bir mükafat vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hele yara aldıktan sonra Allah'ın ve peygamberin emrine uyanların. Müminler içinden özellikle iyilik yapıp fenalıktan sakınanlara pek büyük bir mükafat vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

hele o, kendilerine yara değdikten sonra Allahın ve Peygamberin emrine icabet eyleyenler: mü'minler içinden bilhassa böyle ihsan ve ittika edenler için pek büyük bir ecir var

Erhan Aktaş

Yaralanmalarına rağmen, Allah ve Resul'ünün davetine uyanlar, iyilik yapanlar ve Allah için takvalı olanlar için çok değerli bir karşılık vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaralanmalarına rağmen, Allah ve Resul'ünün davetine uyanlar, iyilik yapanlar ve Allah için takvalı olanlar için çok değerli bir karşılık vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaralanmalarına rağmen, Allah ve Rasul'ünün davetine uyanlar, iyilik yapanlar ve Allah için takvalı olanlar için çok değerli bir karşılık vardır.

Fizilal-il Kuran

O müminler ki, yaralandıktan sonra Allah'ın ve peygamberin savaşma çağrısına uydular, onlardan «İhsan» (Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek - Mütercim-) ilkesine uyanlar ile takva sahiplerini büyük bir ödül beklemektedir.

Gültekin Onan

Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Tanrı ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır.

Hamdi Döndüren

Aldıkları yaraya rağmen, yine de Allah’ın ve elçisinin çağrısına koşanlara gelince; işte bunlardan özellikle iyilik yapanlar ve Allah’tan sakınanlar için çok büyük bir ecir vardır!

Hasan Basri Çantay

Kendilerine yara isaabet etdikden sonra yine Allanın ve Peygamberin da'vetine icabet edenler, (hele) içlerinden iyilik yapanlar ve (fenalıkdan) sakınanlar için pek büyük mükafat vardır.

Hasib Asutay

Onlar ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra da Allah'ın ve peygamberin davetine uydular. İşte onlardan güzel davrananlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır.

Hayrat Neşriyat

(Uhud’da) kendilerine yara isâbet ettikten sonra Allah ve Resûlünün (cihad)da'vetine icâbet edenler var ya, işte onlardan iyilik eden ve (günahlardan) sakınanlar için pek büyük bir mükâfât vardır.

İbni Kesir

Kendileri yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve peygamberin davetine koşanlar, ihsan edenler ve sakınanlar için pek büyük mükafat vardır.

Mehmet Okuyan

Yara aldıktan sonra yine de Allah’ın ve Elçi’nin çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâlı (duyarlı) olanlar için büyük bir ödül vardır.

Muhammed Esed

O inananlar ki başlarına gelen beladan sonra Allah'ın ve Elçisi'nin çağrısına uydular. İyilik yapmada sebat edenleri ve Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları muhteşem bir karşılık bekliyor:

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, kendilerine dokunan zarardan sonra Allah'ın ve Elçisi'nin çağrısına uydular; bunlardan iyilikte sebat gösterenleri ve sorumluluk bilincini kuşananları muazzam bir karşılık beklemektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ki kendilerine yara isabet ettikten sonra Allah Teâlâ için ve Peygamberi için (davete) icâbet eylediler. Onlardan iyilik edenler ve ittikada bulunanlar için pek büyük bir mükâfaat vardır.

Ömer Öngüt

Yara aldıktan sonra da Allah'ın ve Peygamber'in dâvetine uydular. Hele onlardan iyilik edenlere ve gereğince Allah'tan korkanlara büyük bir mükâfat vardır.

Suat Yıldırım

Hele o yara aldıktan sonra Allah’ın ve Resulünün çağrısına uyup gönül verenlere, hele onlar gibi ihsan ve takvâ sahiplerine pek büyük mükâfatlar vardır.

Süleyman Ateş

O(mü'mi)nler ki yaralandıkları halde yine Allah'ın ve Elçinin çağrısına uydular; onlardan güzel davrananlar ve (günahlardan) korunanlar için pek büyük ecir vardır.

Süleymaniye Vakfı

Savaşta yara aldıktan sonra Allah'ın ve elçisinin çağrısına cevap verenlere, özellikle onlardan güzel davranan ve yanlışlardan sakınanlara büyük bir ödül vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Savaşta yara aldıktan sonra, Allah'ın ve Elçisinin çağrısına koşanlardan güzel davranan ve Allah'tan çekinerek korunanlar, büyük bir ödül alacaklardır.

Şaban Piriş

Onlar kendilerine isabet eden yaradan sonra da Allah'a ve Resulüne icabet edenlerdir. Onlardan iyilik eden ve takva sahibi olanlar için büyük bir ecir vardır.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve Resulünün çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır.

Ümit Şimşek

Onlar, yaralandıktan sonra da yine Allah'ın ve Resulünün çağrısına uyanlardır. Onlardan iyilik yapan ve sakınanlar için pek büyük bir ödül vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

O müminler ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah'ın ve resulün çağrısına cevap verdiler. Onlar içinden, güzel işler yapıp takvaya sarılanlara büyük bir ödül vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar yaralandıqdan sonra da Allahın və Peyğəmbərinin dəvətini qəbul etdilər. İçərilərindən yaxşı işlər görənlər və Allahdan qorxanlar üçün böyük bir mükafat vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yaralandıqdan sonra Allahın və Peyğəmbərin dəʼvətini qəbul etmiş şəxslərdən yaxşı işlər görüb pis işlərdən çəkinənləri böyük bir mükafat gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die Gott und Seinem Gesandten Folge leisteten, nachdem sie (bei Uhud) Leid erfahren hatten, erhalten, sofern sie Gutes tun und wirklich gottesfürchtig sind, einen überaus großen Lohn.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die auf Allah und den Gesandten hörten, nachdem ihnen eine Wunde zugefügt worden war - für diejenigen unter ihnen, die Gutes tun und gottesfürchtig sind, wird es großartigen Lohn geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen, die da auf Allah und den Gesandten hörten, nachdem sie eine Niederlage erlitten hatten: Für diejenigen von ihnen, welche Gutes taten und gottesfürchtig waren, ist großer Lohn.

Almanca — Muhammad Zaidan

die (der Aufforderung) ALLAHs und des Gesandten gefolgt sind, nachdem die Verwundung sie leiden ließ. Für diejenigen unter ihnen, die Ihsan und Taqwa gemäß gehandelt haben, ist übergroße Belohnung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who responded favourably to Allah and to His Prophet and resumed fighting after they had stopped having been wedded to the calamity. It was those who excelled at the battle and entertained the profound reverence dutiful to Allah; they shall be requited with what is generously commensurate with their deeds.

Abdul Haleem

Those who responded to God and the Messenger after suffering defeat, who do good and remain conscious of God, will have a great reward.

Abdullah Yusuf Ali

Of those who answered the call of Allah and the Messenger, even after being wounded, those who do right and refrain from wrong have a great reward;-

Abul A'la Maududi

There were those who responded to the call of Allah and the Messenger after injury had smitten them - for all those who do good and fear Allah there is a mighty reward.

Aisha Bewley

Those who did good and had taqwa among those who responded to Allah and the Messenger after the wound had been inflicted will have an immense reward:

Al-Hilali & Khan

Those who answered (the Call of) Allâh and the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) after being wounded; for those of them who did good deeds and feared Allâh, there is a great reward.

Ali Quli Qarai

Those who responded to Allah and the Apostle [even] after they had been wounded —for those of them who have been virtuous and Godwary there shall be a great reward.

Amatul Rahman Omar

Those who responded to the call of Allâh and the Messenger after they had received an injury (at Uhud), for those amongst them who did their duty well and warded off evil (by pursuing the enemy forces the next day upto Hamrâ'al-Asad, a place near Madînah), there awaits a great reward.

Arthur John Arberry

And those who answered God and the Messenger after the wound had smitten them - to all those of them who did good and feared God, shall be a mighty wage;

Bijan Moeinian

As to those who responded to the call of God and His Prophet and showed courage, in spite of their wounds [in the battle of Ohud,] and continue to be righteous and respect their Lord, there is a great reward for them in reserve.

E. Henry Palmer

Whoso answered to the call of God and of His prophet after sorrow had befallen them, for those, if they do good and fear God, is a mighty hire.

Edip-Layth

For those who have answered God and the messenger after they were afflicted with wounds, and for those of them who did good and were aware is a great reward.

George Sale

They who hearkened unto God and his apostle, after a wound had befallen them at Ohod, such of them as do good works, and fear God, shall have a great reward;

Hamid S. Aziz

Whoever answered to the call of Allah and of His Prophet after sorrow had befallen them, for those, if they do good and fear evil, there is a great reward.

Mahmoud Ghali

The ones who responded to Allah and the Messenger even after the blow had afflicted them, to the ones of them who did fair (deeds) and were pious will be a magnificent reward.

Marmaduke Pickthall

As for those who heard the call of Allah and His messenger after the harm befell them (in the fight); for such of them as do right and ward off (evil), there is great reward.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who obeyed the call of God and His Messenger, even after they were wounded, and took heed for themselves, shall indeed have an ample reward,

Muhammad Asad

who responded to the call of God and the Apostle after misfortune had befallen them. A magnificent requital awaits those of them who have persevered in doing good and remained conscious of God:

Mustafa Khattab

˹As for˺ those who responded to the call of Allah and His Messenger after their injury,[1] those of them who did good and were mindful ˹of Allah˺ will have a great reward.

Progressive Muslims

Those who have answered God and the messenger after they were afflicted with wounds. For those of them who did good and were righteous is a great reward.

Sahih International

Those [believers] who responded to Allah and the Messenger after injury had struck them. For those who did good among them and feared Allah is a great reward -

Sam Gerrans

Those who responded to God and the Messenger after injury had befallen them — for those of them as do good and are in prudent fear is a great reward —

Shabbir Ahmed

Those who respond to Allah and the Messenger even after being wounded or harmed in the battle, such of them have truly worked collective good and walked aright. Theirs is an outstanding reward. Responding to the call from Allah and His Messenger gives humans the real life (8:24).

Syed Vickar Ahamed

Of those who answered to (the call of) Allah and the Messenger (the Prophet), even after being wounded, those who do right and refrain from wrong have a great reward—

Taqi Usmani

Those who responded to the call of Allah and the Messenger, even after they had received the wound, for those of them who did good deeds and feared Allah there is a great reward

The Monotheist Group

Those who have answered God and the messenger after they were afflicted with wounds. For those of them who did good and were righteous is a great recompense.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui, quoiquʹatteints de blessure, répondirent à lʹappel dʹAllah et du Messager, il y aura une énorme récompense pour ceux dʹentre eux qui ont agi en bien et pratiqué la piété.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku piştî (li Uhudê) birîndar bûn bersiva banga Xwedê û Pêxemberê Wî dan, -ji wan- ew ên ku qencî kirin û xwe bi sînorê Xwedê parastin, ji wan re xelateke mezin heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die God en Zijn gezant gehoor geven na de slag die hen getroffen heeft. Voor diegenen onder hen die goed doen en die godvrezend zijn is er een geweldig loon.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij, die God en zijnen apostel gevolgd zijn en nadat zij te Ohod verwond waren, even als zij die goede daden verrichten en God vreezen, zullen eene ruime belooning ontvangen.

Hollandaca — Siregar

Degenen die aan de oproep van Allah en de Boodschapper nadat zij gewond waren (geraakt) gehoor gaven: voor degenen onder hen die good doen en (Allah) vrezen is er een geweldige beloning.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

которые ответили Аллаху и Посланнику (когда он попросил участвовавших в битве при горе Ухуд, выйти с ним в поход вслед за многобожниками, чтобы у них не появилось желания вернуться обратно в Медину), после того как постигли их [верующих] раны [после произошедшего сражения]. Тем из них, которые были искренни и остерегались (наказания Аллаха), (будет дана) награда великая!

Rusça — Osmanov

тех [верующих], что вняли Аллаху и Посланнику, после того как их поразили бедствия [при Ухуде]. Тем из них, которые вершили добрые дела и были богобоязненны, уготовано великое вознаграждение;

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(belöningen) till dem som besvarade Guds och Sändebudets kallelse efter att ha drabbats av det svåra slaget. De bland dem som gjorde det goda och det rätta och fruktade Gud har en rik belöning (att vänta).