Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" dediler.

اَلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ اِيمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

(e)lleƶīne ḳāle lehumu n-nāsu inne n-nāse ḳad cemeǔ lekum fe ḣşevhum fe zādehum īmānen ve ḳālū Hasbunā (a)llahu ve niǎ'me l-vekīlu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneonlar ki
2قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledeyince
3لَهُمُlehumukendilerine
4النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.halk
5اِنَّinneelbette
6النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.(Düşman) İnsanlar
7قَدْḳadmuhakkak
8جَمَعُواcemeǔج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.(ordu) toplamışlar
9لَكُمْlekumsize karşı
10فَاخْشَوْهُمْfe ḣşevhumخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.onlardan korkun
11فَزَادَهُمْfe zādehumز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla(bu söz) onların artırdı
12اِيمَانًاۗīmānenا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanimanını
13وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
14حَسْبُنَاHasbunāح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.bize yeter
15اللّٰهُ(a)llahuAllah
16وَنِعْمَve niǎ'meن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ve ne güzel
17الْوَكِيلُl-vekīluو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.vekildir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki halk, kendilerine, bütün insanlar, aleyhinizde birleşti, korkun onlardan dedi de bu söz, onların inancını arttırdı ve Allah yeter bize, ne de güzel vekildir o dediler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki halk, kendilerine, bütün insanlar, aleyhinizde birleşti, korkun onlardan dedi de bu söz, onların inancını arttırdı ve Allah yeter bize, ne de güzel vekildir o dediler.

Adem Uğur

Bir kısım insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!" dediler.

Ahmed Hulusi

"Sizinle savaşmak için bir ordu oluşturdular, korkun onlardan" dediklerinde; bu haber onların bilakis imanını arttırdı da şöyle cevapladılar: "Allah yeter bize, O ne güzel Vekiyl'dir!"

Ahmet Tekin

Bir kısım insanlar mü’minlere: 'İnsanlar, düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun' dediklerinde, bu onların imanlarını artırdı. 'Allah bize yeter, o ne güzel hâmi, ne güzel güvencedir' dediler.

Ahmet Varol

Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: 'İnsanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun' dediklerinde bu onların imanlarını artırdı ve: 'Allah bize yeter o ne güzel vekildir' dediler.

Ali Bulaç

Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine: “- Düşmanlarınız size karşı ordu hazırladı, o halde onlardan korkun.” dedi de bu söz onların imanını artırdı ve üstelik: “- Allah bize kâfidir ve O ne güzel vekildir”, dediler.

Ali Rıza Safa

İnsanlar, "Size karşı insanlar topladılar; artık onlardan korkun!" dediklerinde inançları arttı ve şöyle dediler: "Allah, bize yeterlidir. Çünkü O, ne güzel Koruyucudur!"

Bayraktar Bayraklı

Bir kısım insanlar, müminlere, "Düşmanlarınız size karşı asker topladılar, sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir!" dediler.

Bekir Sadak

Insanlar onlara: «Dusmaniniz olan insanlar size karsi bir ordu topladilar, onlardan korkun» dediler. Bu, onlarin imanini artirdi da: «Allah bize yeter. O ne guzel Vekil'dir» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar ki, kendilerine bazı kimselerin, «Düşmanınız olan insanlar size karşı ordu toplayıp hazırladılar, (aman) onlardan korkun !» demeleri, onların ancak imânını artırdı da, «Allah bize yeter, O ne güzel Vekîl'dir (koruyucu ve gözetici, yardım edici ve sahip akıcıdır)!» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Birtakım insanlar onlara, “İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun” dediler de bu, onların imanlarını arttırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” diye cevap verdiler.

Diyanet İşleri

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanlar onlara: 'Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun' dediler. Bu, onların imanını artırdı da: 'Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir' dediler.

Diyanet Vakfi

Bir kısım insanlar, müminlere: «Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!» dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve «Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnsanlar onlara: «Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun.» dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: «Allah bize yeter. O ne güzel vekildir».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, insanlar kendilerine: "Haberiniz olsun, düşmanlarınız size saldırmak için toplandılar, onun için onlardan korkun!" dediler. Bu, onların imanını artırdı ve: "Bize Allah yetişir; O, ne güzel vekildir!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

onlar ki nas kendilerine haberiniz olsun nas sizin için tahşidat yaptılar onun için onlardan korkun dediler de bu kendilerinin imanlarını artırdı "Allah yetişir bize o ne güzel vekil" dediler

Erhan Aktaş

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

Fizilal-il Kuran

O kimseler ki, insanlar kendilerine «Düşmanlarınız size saldırmak için yığınak yaptılar, onlardan korkmalısınız» dediklerinde, bu sözden imanları daha güçlenerek 'Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir» dediler.

Gültekin Onan

Onlar kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde inançları artanlar ve: "Tanrı bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.

Hamdi Döndüren

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker toplamışlar, onlardan sakının!” dedi de bu, onların imanını arttırdı ve, “Allah bize yeter! O, ne güzel vekildir!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: ("düşmanlarınız olan) insanlar size karşı ordu hazırladılar, o halde onlardan korkun" dedi de bu (söz) onların imaanını artırdı ve: "Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir dediler.

Hasib Asutay

Onlar ki, halk kendilerine, 'İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!' deyince (bu söz,) onların imanını artırdı ve 'Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir' dediler.

Hayrat Neşriyat

Onlar ki, (bir kısım) insanlar kendilerine: 'Şübhesiz insanlar (düşmanlarınız), gerçekten size karşı toplandılar; işte onlardan korkun!' dediler de (bu) onların îmanlarını artırdı ve: 'Allah bize yeter! Ve (O) ne güzel Vekîldir!' dediler.

İbni Kesir

Onlar ki: Bir takım kimseler kendilerine; düşmanlarınız sizin için kuvvetlerini topladılar onlardan korkun dedikleri zaman, bu haber onların imanını artırır da, Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir, derler.

Mehmet Okuyan

Bir kısım insanlar, müminlere “(düşmanlarınız olan) o insanlar, size karşı (asker) topladılar; onlardan sakının!” dediklerinde, bu (durum) onların (müminlerin) imanlarını artırmış ve “Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir (güven kaynağıdır)!” demişlerdi.

Muhammed Esed

O inananlar ki başka insanlar tarafından, "Bakın, size karşı bir ordu toplanmış, onlardan kendinizi koruyun!" şeklinde uyarılmışlardı, ama bu, onların sadece imanını arttırdı ve "Allah bize kafidir; O, ne mükemmel bir koruyucudur!" diye cevap verdiler;

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, malum insanlar kendilerine "Bakın, düşmanlarınız size saldırı için toplandı, onlardan korkun!" demişlerdi de, işte bu onların imanını artırmış ve şöyle cevap vermişlerdi: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ki, nâs onlara: Halk sizin için (kuvvet) topladılar, artık o düşmanlardan korkunuz dediler (de) bu onların imânını artırdı ve «Allah Teâlâ bizlere kâfidir ve O ne güzel vekîldir,» dediler.

Ömer Öngüt

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine: “Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!” dediklerinde, bu söz onların imanını arttırdı ve üstelik: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.

Suat Yıldırım

Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: "Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, aman onlardan kendinizi koruyun." dediklerinde, bu tehdit onların imanlarını artırmış ve "Hasbunallah ve ni’me’l-vekil" "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!" demişlerdir.

Süleyman Ateş

Onlar ki, halk kendilerine: "(Düşman) İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: "Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir." dediler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara bazı kimseler şöyle demişlerdi: "O insanlar (geri çekilen Mekke ordusu) size karşı toplandı, onlardan çekinin!" Bu söz onların imanlarını artırdı ve şöyle dediler: "Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir /dayanaktır!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlara (yolda) bazı kimseler şöyle dediler: "İnsanlar size karşı toparlandı, onlardan korkun". Bu söz imanlarını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O asla güveni boşa çıkarmaz!"

Şaban Piriş

Onlara bazı kimseler: -İnsanlar sizinle savaşmak için toplandı; onlardan korkun! dediklerinde bu onların imanını artırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diye karşılık verdiler.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, kendilerine insanlar: «Size karşı insanlar topla(n) dılar, artık onlardan korkun» dedikleri halde, (buna rağmen) imanları artanlar ve: «Allah bize yeter, O ne güzel vekildir» diyenlerdir.

Ümit Şimşek

Onlar öyle kimselerdir ki, halk onlara 'İnsanlar size karşı toplandı; onlardan korkun' dediği zaman, bu onların imanını arttırdı ve dediler ki: 'Bize Allah yeter; ne güzel vekildir O.'

Yaşar Nuri Öztürk

O müminler ki, insanlar kendilerine, "Halk size karşı bir araya gelmiş, korkun onlardan!" dediklerinde, bu onların imanını artırdı da şöyle söylediler: "Allah bize yeter. Ne güzel Vekil'dir O!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bəzi adamlar onlara: “Camaat sizə qarşı ordu toplayıbdır, onlardan qorxun!”– dedilər. Bu, onların imanını daha da artırdı və onlar: “Allah bizə yetər. O nə gözəl Qoruyandır!”– dedilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, xalq onlara: ″Camaat (Əbu Süfyan və tərəfdarları) sizə qarşı (qüvvə) toplamışdır, onlardan qorxun!″ - dedikdə, (bu söz) onların imanını daha da artırdı və onlar: ″Allah bizə bəs edər. O nə gözəl vəkildir!″ – deyə cavab verdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das sind diejenigen, denen man sagte: ʺDer Feind hat Scharen gegen euch aufgeboten, so fürchtet ihn!ʺ Da steigerte sich ihr Glaube an Gott, und sie sprachen: ʺGott genügt uns. Er ist der absolut Beste, auf Den wir uns verlassen können.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, zu denen die Menschen sagten: ʺDie Menschen haben (sich) bereits gegen euch versammelt; darum fürchtet sie!ʺ - Doch da mehrte das (nur) ihren Glauben, und sie sagten: ʺUnsere Genüge ist Allah, und wie trefflich ist der Sachwalter!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen, zu denen die Leute sagten: ʺSeht, die Leute haben sich bereits gegen euch geschart; fürchtet sie darum!ʺ nur stärker wurden sie im Glauben und sagten: ʺUns genügt Allah, und Er ist der beste Anwalt!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Diejenigen, denen die Menschen sagten: ʺGewiß, die Menschen zogen bereits gegen euch Kampftruppen zusammen, so fürchtet euch vor ihnen!ʺ Dies aber hat ihren Iman verstärkt, und sie sagten: ʺUns genügt ALLAH, Der besteWakil.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The news simply strengthened them mentally and morally and confirmed their faith, when they were told by the people that their enemies had mustered up a great number of troops to fight against them so, they should be fearful of them. It was those who did not fear fate; they feared naught but Allah, and said; "Allah is the answer to our purpose, our hopes and our needs, and how excellent He is for the Tutelary Guardian"

Abdul Haleem

Those whose faith only increased when people said, ‘Fear your enemy: they have amassed a great army against you,’ and who replied, ‘God is enough for us: He is the best protector,’

Abdullah Yusuf Ali

Men said to them: "A great army is gathering against you": And frightened them: But it (only) increased their Faith: They said: "For us Allah sufficeth, and He is the best disposer of affairs."

Abul A'la Maududi

When people said to them: 'Behold, a host has gathered around you and you should fear them', it only increased their faith and they answered: 'Allah is Sufficient for us; and what an excellent Guardian He is!'

Aisha Bewley

those to whom people said, ‘The people have gathered against you, so fear them. ’ But that merely increased their iman and they said, ‘Allah is enough for us and the Best of Guardians.’

Al-Hilali & Khan

Those (i.e. believers) unto whom the people (hypocrites) said, "Verily, the people (pagans) have gathered against you (a great army), therefore, fear them." But it (only) increased them in Faith, and they said: "Allâh (Alone) is Sufficient for us, and He is the Best Disposer of affairs (for us).[1]"

Ali Quli Qarai

Those to whom the people said, ‘All the people have gathered against you; so fear them. ’ That only increased them in faith, and they said, ‘Allah is sufficient for us, and He is an excellent trustee.’

Amatul Rahman Omar

Those to whom (at the time of the expedition of Badr al-Sughrâ) people said, `People have assembled against you, so fear them. ' But this (threat of danger) increased their faith and they said, `Allâh is Sufficient for us, and He is an excellent Disposer of affairs'.

Arthur John Arberry

those to whom the people said, 'The people have gathered against you, therefore fear them', but it increased them in faith, and they said, 'God is sufficient for us; an excellent Guardian is He. '

Bijan Moeinian

When [the 5th column tried to frighten them and] they were told that: "A mighty army is gathering against you, " they replied: “God is enough for us as protector and we put our trust in His Most Excellency”; thus, [in account of their attitude] they attained a higher level of the belief.

E. Henry Palmer

To whom when men said, 'Verily, men have gathered round you, fear then them,' it only increased their faith, and they said, 'God is enough for us, a good guardian is He. '

Edip-Layth

The ones who the people said to them: "The people have gathered against you, so be fearful of them," but it only increased their acknowledgement and they said, "God is enough for us, and He is the best defender."

George Sale

unto whom certain men said, verily the men of Mecca have already gathered forces against you, be ye therefore afraid of them: But this increased their faith, and they said, God is our support, and the most excellent patron.

Hamid S. Aziz

Those unto whom men said, "Verily, men have gathered against you, therefore, fear them," but it only increased their faith, and they say, "Allah is enough for us. He is the Most Excellent Disposer of affairs."

Mahmoud Ghali

173. The ones to whom the multitude (Literally: mankind) said, "Surely the multitude have already gathered against you, so be apprehensive of them." Yet, it increased them in belief, and they said, " Allah is The Reckoner enough for us, and how excellent is The Ever-Trusted Trustee!"

Marmaduke Pickthall

Those unto whom men said: Lo! the people have gathered against you, therefor fear them. (The threat of danger) but increased the faith of them and they cried: Allah is Sufficient for us! Most Excellent is He in Whom we trust!

Mohamed Ahmed - Samira

Those who were told: "They have gathered an army, beware," and their faith increased and they said: "God is sufficient for us, and the best of protectors,"

Muhammad Asad

those who have been warned by other people, "Behold, a host has gathered against you; so beware of them!" - whereupon this only increased their faith, so that they answered, "God is enough for us; and how excellent a guardian is He!"

Mustafa Khattab

Those who were warned, "Your enemies have mobilized their forces against you, so fear them," the warning only made them grow stronger in faith and they replied, “Allah ˹alone˺ is sufficient ˹as an aid˺ for us and ˹He˺ is the best Protector.”

Progressive Muslims

The ones who the people said to them: "The people have gathered against you, so be fearful of them," but it only increased their faith and they said: "God is enough for us, and He is the best to put our trust in. "

Sahih International

Those to whom hypocrites said, "Indeed, the people have gathered against you, so fear them. " But it [merely] increased them in faith, and they said, "Sufficient for us is Allah, and [He is] the best Disposer of affairs."

Sam Gerrans

Those to whom men said: “The people have gathered against you, so be afraid of them,” but it increased them in faith, and they said: “Sufficient for us is God” — and excellent is the disposer of affairs —

Shabbir Ahmed

When people said to them, "A great army has assembled against you, so fear them. " But the threat only increased them in their conviction. They said, "Allah suffices for us and He is the best Guardian."

Syed Vickar Ahamed

Men told them: "A great army is gathering against you:" And frightened them: But it (only) increased their Faith: And they said: "For us Allah is enough, and He is the Best One to take care of affairs (Wakil). "

Taqi Usmani

- (that is) those to whom people said, "The people have gathered against you; so, fear them." It increased them in Faith and they said, “Allah is fully sufficient for us, and the best One in whom to trust.”

The Monotheist Group

The ones who the people said to them: "The people have gathered against you, so be concerned by them," but it only increased their faith and they said: "God is sufficient for us, and He is the best to put our trust in."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes ceux auxquels lʹon disait: ʺLes gens se sont rassemblés contre vous; craignez-lesʺ - cela accrut leur foi - et ils dirent: ʺAllah nous suffit; Il est notre meilleur garantʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku mirovan ji wan re got: “Xelk ji bo êrîşa li ser we li hev kom bûne, Naxwe ji wan bitirsin!” Îcar vê gotinê, baweriya wan zêdetir kir û gotin: Xwedê her besî me ye, ew xweş wekîl e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Tot wie de mensen zeiden: ʺDe mensen hebben zich tegen jullie verzameld; vreest hen dus.ʺ Maar dat deed hun geloof alleen maar toenemen en zij zeiden: ʺGod is voor ons goed genoeg; Hij is een voortreffelijke voogd.ʺ

Hollandaca — Siregar

Degenen tegen wie de mensen zeggen: ʺVoorwaar, de mensen hebben zich tegen jullie verzameld hen dus.ʺ Hun geloof werd erdoor versterkt en zij zeiden: ʺAllah is ons genoeg en Hij is de beste Beschermer.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Это – те), которым сказали люди [некоторые многобожники]: «Вот, люди [мекканские многобожники] собрались против вас (чтобы вернуться и уничтожить вас), так бойтесь же их!» – но это только увеличило в них веру, и они сказали: «Достаточно нам Аллаха, Он – прекрасный Покровитель!»

Rusça — Osmanov

тем, которых предостерегали другие: ʺВоистину, против вас собрались люди. Бойтесь же ихʺ. Но от этого у них только укрепилась вера, и они ответили: ʺДовольно нам Аллаха, Он - наилучший покровительʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som kände sin tro växa, när de varnades att (styrkor) hade dragits samman mot dem och att de borde vara på sin vakt, och svarade: ʺVi behöver ingen annan hjälpare än Gud. Var finns en mäktigare beskyddare?ʺ