En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.

لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذِي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

lā yeHzunuhumu l-fezeǔ l-ekberu ve teteleḳḳāhumu l-melāiketu hāƶā yevmukumu elleƶī kuntum tūǎdūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَاasla
2يَحْزُنُهُمُyeHzunuhumuح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.onları tasalandırmaz
3الْفَزَعُl-fezeǔف ز عKorkmak, korkmuş olmak, dehşete düşmek, korkuya kapılmakkorku
4الْاَكْبَرُl-ekberuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.en büyük
5وَتَتَلَقّٰيهُمُve teteleḳḳāhumuل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.onları şöyle karşılar
6الْمَلٰٓئِكَةُl-melāiketuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.melekler
7هٰذَاhāƶāişte bu
8يَوْمُكُمُyevmukumuي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününüzdür
9الَّذِيelleƶī
10كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsize
11تُوعَدُونَtūǎdūneو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)va'dedilen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O en büyük korku, onları hüzünlendirmez ve melekler, onları karşılarlar da işte derler, size vaadedilen gün, bugün.

Abdulkadir Gölpınarlı

O en büyük korku, onları hüzünlendirmez ve melekler, onları karşılarlar da işte derler, size vaadedilen gün, bugün.

Adem Uğur

En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: İşte bu size vâdedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.

Ahmed Hulusi

O en büyük korku (ölüm kavramı kalktığı için) onları üzmez ve melekler onları karşılar: "İşte bu vadolunduğunuz sizin gününüzdür. "

Ahmet Tekin

O en büyük dehşet, kıyamet dahi, onları tasalandırmaz. Melekler, kendilerini: 'İşte bu, size va’dedilmiş olan mutlu gününüzdür.' diyerek karşılarlar.

Ahmet Varol

O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları: 'İşte bu, size vaadedilmiş olan gününüzdür' diye karşılarlar.

Ali Bulaç

Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür, size va'dedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

O en büyük korku (Sûr’a son üfürülüş anı), bunları mahzun etmiyecek ve kendilerini melekler şöyle (demekle) karşılayacaklar: “- İşte bu, size dünyada vaad olunan (mutlu) gününüzdür!...”

Ali Rıza Safa

En büyük korku onları kaygılandırmaz. Ve melekler, onları, şöyle karşılar: "İşte bu, size sözü verilen gününüzdür!"

Bayraktar Bayraklı

En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini, "Size söz verilen gün, işte bugündür" diye karşılarlar.

Bekir Sadak

En buyuk korku bile onlari uzmez; kendilerini melekler: «Size soz verilen gun iste bugundur» diye karsilarlar.

Celal Yıldırım

En büyük dehşet salan korku onları üzmez. Melekler onları karşılar da «bu size söz verilen gündür!» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler onları, “İşte bu size vaad edilmiş olan (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılar.

Diyanet İşleri

En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.

Diyanet İşleri (eski)

En büyük korku bile onları üzmez; kendilerini melekler: 'Size söz verilen gün işte bugündür' diye karşılarlar.

Diyanet Vakfi

En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: İşte bu size vâdedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O en büyük korku bunları üzmez; kendilerini melekler: «Size söz verilen gün işte bugündür» diye karşılarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O büyük korku bunları mahzun etmeyecek ve bunları melekler şöyle karşılayacaklar: "İşte bu size va'dedilen gününüzdür."

Elmalılı Hamdi Yazır

O fezeı ekber bunları mahzun etmiyecek ve bunları Melekler şöyle karşılayacaklar: bu işte sizin o gününüz ki va'dolunuyordunuz

Erhan Aktaş

O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.

Fizilal-il Kuran

Onları o en büyük korku ürkütmez. Melekler kendilerini «Bugün, size vaktiyle vadedilen gündür» diyerek karşılarlar.

Gültekin Onan

Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür, size vaadedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır.

Hamdi Döndüren

O en büyük korku bile, onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: “İşte bu size vaat edilmiş olan (mutlu) gününüzdür!”

Hasan Basri Çantay

O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak: "Bu, size (dünyada) va'd olunan (mutlu) gününüzdür" (diye cennet kapıları önünde tebrik ederler).

Hasib Asutay

En büyük dehşet (anı) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları 'İşte bu size va'dedilmiş olan gününüzdür!' diyerek karşılarlar.

Hayrat Neşriyat

En büyük dehşet (kıyâmet dahi) onları üzmez! Ve onları melekler karşılar: 'İşte bu, sizin (dünyada iken) va'd edilmekte olduğunuz gününüzdür!' (derler).

İbni Kesir

O en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar.

Mehmet Okuyan

En büyük dehşet bile onları hüzünlendirmeyecektir. Melekler kendilerini şöyle karşılayacaktır: “İşte bu, size vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.”

Muhammed Esed

(Kıyamet Günü'nün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak; çünkü melekler böylelerini "Size söz verilen (mutlu) Gün işte bu Gün'dür!" sözleriyle karşılayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Onları, (kıyamete mahsus) o benzeri görülmemiş dehşetli panik dahi tasalandırmayacak; zira melekler kendilerini "Bu, işte size vaad edilen o (mutlu) gündür!" diye karşılayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları en büyük korku mahzun etmez ve onları melekler istikbal ederler. (Ve onlara derler ki:) «İşte bu, sizin vaadolunur olduğunuz gününüzdür.»

Ömer Öngüt

O gün büyük korku onları aslâ tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılar: “İşte bu, size vâdedilmiş olan gününüzdür. ”

Suat Yıldırım

O en büyük dehşet (Sûra ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte size vâd olunan gün bugündür!" diye karşılarlar.

Süleyman Ateş

O en büyük korku, onları asla tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılar: "İşte bu, size va'dedilen gününüzdür!"

Süleymaniye Vakfı

O en büyük dehşet onları üzmeyecek, melekler: "Bu sizin gününüz, size söz verilen gündür" diyerek onları karşılayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O en büyük korku bile onları üzmeyecek: onları Melekler karşılayarak "İşte size söz verilen gün bugündür" diyeceklerdir.

Şaban Piriş

O en büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları: -Size söz verilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılarlar.

Tefhim-ul Kuran

Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: «İşte bu sizin gününüzdür, size va'dedilmişti» diye melekler onları karşılayacaklardır.

Ümit Şimşek

Dehşetin en büyüğü de onları tasalandırmaz. Onları melekler karşılar, 'İşte size vaad edilen gün' derler.

Yaşar Nuri Öztürk

O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdür!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ən böyük dəhşət onları kədərləndirməyəcək. Mələklər onları qarşılayıb: “Bu sizə vəd olunmuş gününüzdür!”– deyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onları ən böyük qorxu (İsrafilin suru axırıncı dəfə çalınıb cəhənnəmliklərin Cəhənnəmə atılması) məhzun etməyəcəkdir. Mələklər onları qarşılayıb: ″Bu sizə vəʼd olunmuş gününüzdür!″ – deyəcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die große Panik wird sie nicht traurig stimmen, und die Engel werden sie empfangen: ʺDas ist euer Tag, der euch versprochen worden ist.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Der größte Schrecken macht sie nicht traurig, und die Engel empfangen sie: ʺDas ist euer Tag, der euch versprochen wurde.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Der größte Schrecken wird sie nicht betrüben, und die Engel werden ihnen entgegenkommen: ʺDas ist euer Tag, der euch verheißen wurde.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Nicht betrübt sie der größte Schrecken, und die Engel empfangen sie: ʺDies ist euer Tag, der euch versprochen wurde.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor shall they be disturbed, grieved nor shocked by the overwhelming terror -of The Day of Judgement- and they shall be received with a hearty welcome by the angels who put their minds at rest and say to them: "this is the happy day you were promised"

Abdul Haleem

They will have no fear of the great Terror: the angels will receive them with the words, ‘This is the Day you were promised!’

Abdullah Yusuf Ali

The Great Terror will bring them no grief: but the angels will meet them (with mutual greetings): "This is your Day,- (the Day) that ye were promised."

Abul A'la Maududi

The Hour of the Great Terror shall not grieve them, and the angels shall receive them saying: "This is your Day which you had been promised."

Aisha Bewley

The greatest terror will not upset them and the angels will welcome them: ‘This is your Day, the one that you were promised. ’

Al-Hilali & Khan

The greatest terror (on the Day of Resurrection) will not grieve them, and the angels will meet them, (with the greeting): "This is your Day which you were promised."

Ali Quli Qarai

The Great Terror will not upset them, and the angels will receive them [saying]: ‘This is your day which you were promised. ’

Amatul Rahman Omar

The great terror (of the Judgment Day) will cause them no grief and the angels will receive them (with the greetings), `This is your day which you were promised. '

Arthur John Arberry

the greatest terror shall not grieve them, and the angels shall receive them: 'This is your day that you were promised. '

Bijan Moeinian

They will not be affected by the terror of the Event. They will be welcomed by the angels saying: "This is the Day that you had been promised."

E. Henry Palmer

The greatest terror shall not grieve them; and the angels shall meet them, (saying), 'This is your day which ye were promised!'

Edip-Layth

The great horror will not sadden them, and the controllers will receive them: "This is your day which you have been promised."

George Sale

The greatest terror shall not trouble them, and the angels shall meet them to congratulate them, saying, this is your day which ye were promised.

Hamid S. Aziz

They shall not hear the slightest sound of Hell, and they will dwell in what their souls desire.

Mahmoud Ghali

The greatest alarm will not grieve them, and the Angels will receive them: "This is your Day that you were promised. "

Marmaduke Pickthall

The Supreme Horror will not grieve them, and the angels will welcome them, (saying): This is your Day which ye were promised;

Mohamed Ahmed - Samira

They will have safety from the mighty terror, and angels will receive them, (saying:) "This is your day which had been promised you. "

Muhammad Asad

The supreme awesomeness [of the Day of Resurrection] will cause them no grief, since the angels will receive them with the greeting. "This is your Day [of triumph - the Day] which you were promised!"

Mustafa Khattab

The Supreme Horror ˹of that Day˺ will not disturb them, and the angels will greet them, ˹saying,˺ "This is your Day, which you have been promised."

Progressive Muslims

The great horror will not sadden them, and the Angels will receive them: "This is your Day which you have been promised. "

Sahih International

They will not be grieved by the greatest terror, and the angels will meet them, [saying], "This is your Day which you have been promised" -

Sam Gerrans

The greatest terror will not grieve them, and the angels will receive them: — “This is your day which you were promised” —

Shabbir Ahmed

The supreme horror will cause them no grief, since the angels (of peace, fulfillment, and delight) will welcome them, "This is your Day of triumph that you were promised. "

Syed Vickar Ahamed

The Great Fear will bring them no sorrow: And the angels will meet them (with the greetings) "This is your Day— That you were promised. "

Taqi Usmani

They shall not be grieved by the Biggest Panic, and the angels shall receive them (saying), "This is your day that you had been promised"

The Monotheist Group

The great horror will not sadden them, and the angels will receive them: "This is your Day which you have been promised."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La grande terreur ne les affligera pas, et les Anges les accueilleront: ʺvoici le jour qui vous a été promisʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tirsa mezin jî (ya roja qiyametê) wan xemgîn nake. Melaîket wan pêşwazî dikin (û ji wan re dibêjin:) Ha ev e, ew roja we ya ku peymana wê ji we re hatibû dayîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De grote schrik zal hen niet bedroefd maken en de engelen zullen hen ontvangen: ʺDit is jullie dag die jullie toegezegd was.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De groote schrik zal hen niet verwarren, en de engelen zullen hen ontmoeten om hen geluk te wenschen, zeggende: Dit is de dag die u werd beloofd.

Hollandaca — Siregar

De grote verschrikking bedroeft hen niet en de Engelen zullen hun ontvangen (en zeggen:) ʺDit is jullie dag, die jullie beloofd was.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не опечалит их великий страх (в День Суда) (когда произойдет второе дуновение в Рог и они будут вставать из своих могил). И встретят их ангелы (с радостной весью): «Это – ваш день, который вам был обещан (Аллахом)!»

Rusça — Osmanov

Их не будет огорчать великий страх [перед божественным возмездием], а ангелы встретят их [словами]: ʺВот и настал день, который был вам обещанʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De outsägliga fasor (som möter de dömda denna Dag) vållar dem (som fått stiga in i paradiset) ingen sorg; änglarna möter dem där med orden: ʺEr dag, (er dag av triumf,) som har lovats er, är detta!ʺ