Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.

وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْزِي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنْفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ

ve tteḳū yevmen lā teczī nefsun ǎn nefsin şey'en ve lā yuḳbelu minhā ǎdlun ve lā tenfeǔhā şefāǎtun ve lā hum yunSarūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişisakının
2يَوْمًاyevmenي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecişu günden (ki)
3لَا
4تَجْزِيteczīج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezasını çekmez
5نَفْسٌnefsunن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankimse
6عَنْǎn
7نَفْسٍnefsinن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankimsenin
8شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şeyle
9وَلَاve lā
10يُقْبَلُyuḳbeluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekve kabul edilmez
11مِنْهَاminhāondan
12عَدْلٌǎdlunع د لAdil ve hakkaniyetli davranmak, eşitlik ve orantıyla hareket etmek, uygun şekilde düzenlemek, göreli büyüklüğe göre ayarlamak, adaleti tesis etmek, eşit tutmak, eşdeğer ödemek, doğru şekilde düzenlemek, düzeltmek, doğru yoldan sapmak, yan çizmek, yoldan çıkmak. adlun - adalet, hakkaniyet, doğruluk, karşılık, fidye, eşdeğer, tazminat, onun yerine.fidye
13وَلَاve lā
14تَنْفَعُهَاtenfeǔhāن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.ona fayda vermez
15شَفَاعَةٌşefāǎtunش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.şefaat
16وَلَاve lā
17هُمْhumonlara
18يُنْصَرُونَyunSarūneن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardım da edilmez

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sakının o günden ki kimse, o gün kimsenin bir şeyini ödeyemez, kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sakının o günden ki kimse, o gün kimsenin bir şeyini ödeyemez, kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.

Adem Uğur

Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.

Ahmed Hulusi

Ve korunun o süreçten ki, hiçbir nefs bir başkası için bir şey ödeyerek onu kurtaramaz. Ondan bir fidye (kurtuluş bedeli) kabul edilmez; ona şefaat fayda vermez ve dahi yardım edilemez!

Ahmet Tekin

Kimsenin, hiçbir şekilde başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği; başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği; cezaların fidyeye çevrilmeyeceği; kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği, kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden, Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.

Ahmet Varol

Kimsenin kimse adına bir şey yapamayacağı, kimsenin yerine bir fidyenin kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve (hesaba çekilenlerin) bir yerden yardım göremeyecekleri günden sakının.

Ali Bulaç

Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.

Ali Fikri Yavuz

O günden korkun ki, orada kimse kimseden bir şey ödeyemez (kimse başkasının borç ve mes’uliyetini karşılayamaz), azâbdan kurtulmak için kimseden bedel kabul edilmez; ve kâfir olduğu halde kimseye şefaat fayda vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar.

Ali Rıza Safa

Ve kimsenin, kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, kimseden kurtulmalık alınmayacağı, kimsenin ara buluculuğunun yarar sağlamayacağı ve onlara yardım da edilmeyeceği günden sakının.

Bayraktar Bayraklı

Hiç kimsenin hiçbir kimseye fayda veremeyeceği, kimseden bedel kabul edilmeyeceği, şefaatin kimseye fayda vermeyeceği ve kafirlere yardım edilmeyeceği bir günden sakınınız.

Bekir Sadak

Kimsenin kimse namina bir sey odemiyecegi, hic kimseden fidye alinmiyacagi, kimseye sefaatin yarar saglamayacagi ve onlarin yardim gormiyecegi gunden korunun.

Celal Yıldırım

Ve sakının o günden ki, kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden fidye (kurtuluş akçesi) kabul olunmaz ve kimseye de (Allah'ın izni olmaksızın) şefaat fayda vermez, onlar yardım da olunmazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez; hiç kimsenin yerine başkası kabul edilmez, kimseye şefaat fayda vermez, onlara asla yardım da yapılmaz.

Diyanet İşleri

Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.

Diyanet İşleri (eski)

Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların yardım görmeyeceği günden korunun.

Diyanet Vakfi

Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse, kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez, hiçbir taraftan yardım da görmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve öyle bir günden korkun ki, kimse başka birinin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ona şefaat fayda vermez ve hiç bir taraftan yardım da görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve sakının öyle bir günden ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ve ona şefaat de faide vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar

Erhan Aktaş

Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden sakının.

Fizilal-il Kuran

Hiç kimsenin başkası adına birşey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlayamayacağı ve böylelerinin hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden korkun.

Gültekin Onan

Ve hiç kimsenin kimseden yana / hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardımın kesildiği / yardım görülmeyeceği bir günden sakının.

Hamdi Döndüren

Öyle bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası için bir ödemede bulunamaz, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez; onlara asla yardım da edilmez!

Hasan Basri Çantay

O günden sakının ki hiç bir kimse kimseden yana birşey ödeyemez. Kimseden bedel kabul olunmaz. Kimseye de şefaat faide vermez ve onlara (başka her hangi bir) yardım da edilmez.

Hasib Asutay

Kimsenin kimse namına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve kendilerine yardım edilmeyeceği bir günden sakının.

Hayrat Neşriyat

Hem öyle bir günden sakının ki, (o gün) kimse, kimse nâmına bir şey ödemez, ondan bir kurtuluş bedeli kabûl edilmez, hem ona (Allah izin vermedikçe) şefâat fayda vermez, onlara yardım da edilmez!

İbni Kesir

Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden bedel kabul olunmaz, şefaat fayda vermez ve yardım olunmaz.

Mehmet Okuyan

Öyle bir güne karşı takvâlı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse kimseden hiçbir şey gideremez; kimseden fidye kabul edilmez; kimseye şefaat yarar sağlamaz; onlara yardım da edilmez.

Muhammed Esed

Ve hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiç birinden fidye kabul edilmeyeceği; şefaatin fayda etmeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir Günü(n gelip çatacağını) aklınızdan çıkarmayın.

Mustafa İslamoğlu

Kimsenin kimseye hiç bir fayda sağlamayacağı, kimseden kurtuluş bedeli kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç bir yarar vermeyeceği ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün bilincinde olun!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve öyle bir günden sakının ki, hiçbir şahıs hiçbir şahıs için bir şey ödeyemez ve hiçbir şahıstan fidye de kabul edilmez. Ve ona şefaat da fayda vermez. Ve onlar yardım da olunmazlar.

Ömer Öngüt

Öyle bir günden korkun ki, o günde kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez. O gün kimseye şefaat fayda vermez, onlar hiç kimseden yardım da görmezler.

Suat Yıldırım

Öyle bir günden sakının ki, O gün hiçbir kimse bir başkasının yerine ödeme yapamaz, Hiçbir kimseden fidye kabul edilmez Ve kendisine şefaat fayda etmez. Onlara yardım da edilmez.

Süleyman Ateş

Ve şu günden sakının ki, kimse kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez), kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat (aracılık, iltimas) fayda vermez, bir taraftan yardım da görmezler.

Süleymaniye Vakfı

Kimsenin kimseden bir şeyi savamayacağı, kimseden bir bedelin kabul edilmeyeceği, şefaatin kimseye fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir gün konusunda yanlış yapmaktan sakının!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden fidye kabul edilmeyecek, şefaatin kimseye faydası olmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir.

Şaban Piriş

Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!

Tefhim-ul Kuran

Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden bir kurtuluş karşılığı (fidye) alınmayacağı ve hiç kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden korkun.

Ümit Şimşek

Bir de öyle bir günden korkun ki, ne kimse bir başkasının cezasını öder, ne kimseden fidye kabul edilir, ne kimseye bir şefaat fayda verir, ne de onlar bir yardım görürler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kimsenin kimse yerine bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiç bir yardım göremeyecekleri o günden korkun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qorxun o gündən ki, o vaxt heç kəs heç kəsə fayda verə bilməyəcək, heç kəsdən bir fidyə qəbul edilməyəcək, heç kəsin şəfaəti fayda verməyəcək və onlara kömək göstərilməyəcək.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Qorxun elə bir gündən ki, (o gün) heç kəs heç kəsin işinə yarıya bilməz (heç kəs heç kəs üçün bir şey ödəyə bilməz), heç kəsdən (gördüyü pis işlər müqabilində) əvəz (fidyə) qəbul edilməz, heç kəsin şəfaəti fayda verməz və (Allahın əzabından xilas olmaqda) onlara (günahkarlara) heç bir kömək də göstərilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Fürchtet den (Jüngsten) Tag, an dem keiner einem anderen etwas abnehmen kann, von keinem Ersatz angenommen wird, keinem eine Fürsprache nützt und die Verlierer keine Hilfe finden!

Almanca — Der Edle Quran

Und hütet euch vor einem Tag, an dem keine Seele etwas anstelle einer anderen leisten kann und von ihr keine Ersatz(leistung) angenommen wird, noch Fürsprache ihr nützt; und (an dem) ihnen keine Hilfe zuteil wird.

Almanca — M. A. Rassoul

Und fürchtet den Tag, an dem keine Seele für eine andere etwas übernehmen kann und von ihr weder Lösegeld angenommen noch eine Fürsprache ihr (etwas) nützen wird. Diesen wird kein Beistand zuteil.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sucht Taqwa einem Tag gegenüber, an dem weder eine Seele einer Seele etwas nützt, noch von ihr Ausgleich angenommen wird, noch ihr Fürbitte nützt, noch wird ihnen beigestanden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Guard yourselves from the horror of the Day when no soul shall be allowed to pay the debt owed to Allah by another, nor shall the equivalent in ransom pay for the expiation of the guilt of one soul or another, nor shall humble intercession be accepted from anyone on behalf of another, nor shall any tutelary protector other than Allah be of any help in the inevitable trouble. "

Abdul Haleem

and beware of a Day when no soul can stand in for another. No compensation will be accepted from it, nor intercession be of use to it, nor will anyone be helped.

Abdullah Yusuf Ali

Then guard yourselves against a Day when one soul shall not avail another, nor shall compensation be accepted from her nor shall intercession profit her nor shall anyone be helped (from outside).

Abul A'la Maududi

and beware of the Day when no one shall avail another, when ransom shall be accepted from no one, when no one’s intercession will profit anyone, when there shall be no help from any quarter.

Aisha Bewley

Have fear of a Day when no self will be able to compensate for another in any way, and no ransom will be accepted from it, and no intercession benefit it, and they will not be helped.

Al-Hilali & Khan

And fear the Day (of Judgement) when no person shall avail another, nor shall compensation be accepted from him, nor shall intercession be of use to him, nor shall they be helped.

Ali Quli Qarai

And beware of the Day when no soul shall compensate for another, neither shall any ransom be accepted from it, nor shall any intercession benefit it, nor will they be helped.

Amatul Rahman Omar

And guard (yourselves) against (the agony of) the day when no being shall avail another in anyway nor any compensation be accepted on anyone's behalf, nor any intercession shall be profitable to anyone nor they shall be helped.

Arthur John Arberry

and beware a day when no soul for another shall give satisfaction, and no counterpoise shall be accepted from it, nor any intercession shall be profitable to it, neither shall they be helped.

Bijan Moeinian

Be mindful of a Day when no soul will care about the other soul, no ransom will be accepted from any one, no one’s intercession will be helpful and no one will find any help whatsoever.

E. Henry Palmer

And fear the day when no soul shall pay a recompense for a soul, nor shall an equivalent be received therefrom, nor any intercession avail; and they shall not be helped.

Edip-Layth

Beware of a day when no person can avail another person, nor will any amendment be accepted from it, nor will any intercession help it; they will not be supported.

George Sale

and dread the day wherein one soul shall not make satisfaction for another soul, neither shall any compensation be accepted from them, nor shall any intercession avail, neither shall they be helped.

Hamid S. Aziz

And fear the day when no soul shall pay a recompense for another soul, nor shall an equivalent be received there from, nor any intercession avail; and they shall not be helped.

Mahmoud Ghali

And protect (yourselves) against a Day (when) no self will recompense for (another) self (in) anything. And no justice (i.e. just compensation) will be accepted from it nor will any intercession profit it; neither will they be vindicated.

Marmaduke Pickthall

And guard (yourselves) against a day when no soul will in aught avail another, nor will compensation be accepted from it, nor will intercession be of use to it; nor will they be helped.

Mohamed Ahmed - Samira

O children of Israel, remember the favours I bestowed on you, and made you exalted among the nations of the world.

Muhammad Asad

and remain conscious of [the coming of] a Day when no human being shall in the least avail another, nor shall ransom be accepted from any of them, nor shall intercession be of any use to them, and none shall be succoured.

Mustafa Khattab

And guard yourselves against the Day when no soul will be of any help to another. No ransom will be taken, no intercession accepted, and no help will be given.

Progressive Muslims

And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any amendment be accepted from it, nor will any intercession help it; they will not be supported.

Sahih International

And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it, nor will they be aided.

Sam Gerrans

And be in prudent fear of a day no soul will avail a soul anything, nor will compensation be accepted from it, nor will intercession benefit it. And they will not be helped.

Shabbir Ahmed

And guard against a Day when no person shall avail another, nor will compensation be accepted from him, nor will mediation profit anyone, nor will anyone receive outside help. (6:165).

Syed Vickar Ahamed

Then guard yourselves against a Day when one soul shall not be of any use to another, nor shall compensation be accepted from her, nor shall representation profit her, nor shall anyone be helped (from outside).

Taqi Usmani

And guard yourselves against a day when no one shall stand for anyone for anything, nor shall ransom be accepted from anyone, nor shall intercession be of benefit to him, nor shall any support be given to such people.

The Monotheist Group

And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any amendment be accepted from it, nor will any intercession help it; they will not be supported.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et redoutez le jour où nulle âme ne bénéficiera à une autre, où lʹon nʹacceptera dʹelle aucune compensation, et où aucune intercession ne lui sera utile. Et ils ne seront point secourus.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwe ji tengezariya rojeke wisa biparêzin ku tê de kes ji ber kesî ve nayê cezakirin, ji ber tu kesî ve gerew nayê qebûlkirin, mehderî ji bo tu kesî feydê nade û ji bo tu kesî arîkarî nayê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En vreest een dag waarop niemand iets van een ander op zich kan nemen, waarop voor hem geen losprijs aanvaard wordt, voorspraak voor hem geen nut heeft en waarop zij geen hulp zullen krijgen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Vreest den dag waarop de eene ziel niets voor de andere vermag, waarop geen losgeld aangenomen worden, geene bemiddeling baten en geene redding zijn zal.

Hollandaca — Siregar

En vreest een Dag waarop de ene ziel niets voor een andere ziel kan doen en er geen losprijs van haar aanvard zal worden, geen voorspraak zal haar baten. En zij zullen niet geholpen worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И остерегайтесь Дня [Дня Суда], когда (одна) личность ничем не возместит за (другую) личность [когда ни один, ни в чем не сможет избавить другого], и не будет принят (Аллахом) от нее [одной личности] равновес [искупление] (который спасет от наказания) и не будет пользы для нее от заступничества (за неверующего), и не будет им оказано помощи (в спасении от наказания Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Страшитесь же дня, когда ни один человек не сможет ничем помочь другому, когда ни от кого не будет принята замена, когда не принесет пользы чье-либо заступничество и когда не будет оказано никакой помощи [грешникам].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och tänk på den Dag då ingen kan gottgöra vad en annan har brutit och ingen lösen kommer att tas emot och då alla förböner skall avvisas och ingen hjälp skall ges.