Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اَنْ اَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ وَذَكِّرْهُمْ بِاَيَّامِ اللّٰهِ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

ve leḳad erselnā mūsā bi āyātinā en eḣric ḳavmeke mine Z-Zulumāti ilā n-nūri ve ƶekkirhum bi eyyāmi (a)llahi inne fī ƶālike le āyātin li kulli Sabbārin şekūrin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegöndermiştik
3مُوسٰىmūsāموسىMusa'yı
4بِاٰيَاتِنَٓاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizle birlikte
5اَنْeniçin
6اَخْرِجْeḣricخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkarması
7قَوْمَكَḳavmekeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmini
8مِنَmine-dan
9الظُّلُمَاتِZ-Zulumātiظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakkaranlıklar-
10اِلَىilā
11النُّورِn-nūriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakaydınlığa
12وَذَكِّرْهُمْve ƶekkirhumذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve onlara hatırlatması için
13بِاَيَّامِbi eyyāmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünlerini
14اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
15اِنَّinneşüphesiz
16فِي
17ذٰلِكَƶālikebunda
18لَاٰيَاتٍle āyātinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetler vardır
19لِكُلِّli kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliherkes için
20صَبَّارٍSabbārinص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabreden
21شَكُورٍşekūrinش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükreden

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki Mûsâ'yı, kavmini karanlıklardan nûra çıkar ve onlara Allah'ın günlerini an diye delillerimizle gönderdik. Şüphe yok ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için deliller var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki Mûsâʼyı, kavmini karanlıklardan nûra çıkar ve onlara Allahʼın günlerini an diye delillerimizle gönderdik. Şüphe yok ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için deliller var.

Adem Uğur

Andolsun ki Musa'yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki biz Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan Nur'a çıkar ve onlara Allah hükmünün fark edileceği gelecekteki sonsuz süreci hatırlat" diye mucizelerle irsal ettik. . . Muhakkak ki bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için elbette işaretler vardır.

Ahmet Tekin

Andolsun ki, Mûsâ’yı, âyetlerimizle mûcizelerimizle Rasûl olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik. 'Kavmini inkâr ve cehalet karanlıklarından iman ve ilim aydınlığına, nura çıkar. Onlara, Allah’ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket günlerini, Allah’ın hesaba çekeceği ve cezalandıracağı günleri tebliğ ile hatırlat. Bunda, çok sabrederek, mücadeleye devam eden, çok şükreden herkes için ibretler, uyarılar, Allah’ın birliğini ve sınırsız kudretini gösteren deliller vardır.' dedik.

Ahmet Varol

Andolsun Musa'yı da: 'Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat' diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.

Ali Bulaç

Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

Ali Fikri Yavuz

And olsun ki, biz Mûsa’ya “-Kavmini karanlıklardan nûra çıkar ve onlara, Allah’ın (kendilerinden önce gelen ümmetlerin başına indirdiği felâket ve nimet) günlerini hatırlat.” diye mûcizelerimizle gönderdik. Şüphe yok ki, bu hatırlatışta, belâlara çok sabreden ve nimetlere çok şükreden herkes için, çok ibretler var...

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Musa'yı da ayetlerimizle gönderdik: "Toplumunu, karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara, Allah'ın Günlerini hatırlat!" Aslında, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle bir gösterge vardır.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, Musa'yı,"Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!" diye ayetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için nice deliller vardır.

Bekir Sadak

And olsun ki Musa'yi ayetlerimizle, «Milletini karanliklardan aydinliga cikar ve Allah'in gunlerini onlara hatirlat» diye gondermistik. Bunlarda, cokca sabreden ve sukreden herkes icin dersler vardir.

Celal Yıldırım

And olsun ki Musa'yı da «kavmine-milietine karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat» diye âyetlerimizle (açık belgelerimiz ve mu'cizelerimizle) göndermiştik. Şüphesiz ki, bunda çokça sabreden, çokça şükreden herkes için ibretler, öğütler vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah’ın onlara yaşattığı (güzel) günleri hatırlat!” diye mûcizelerimizle göndermiştik. Bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için alınacak ibretler vardır.

Diyanet İşleri

Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Musa'yı ayetlerimizle, 'Milletini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat' diye göndermiştik. Bunlarda, çokça sabreden ve şükreden herkes için dersler vardır.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki Musa'yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

And olsun ki Musa'yı âyetlerimizle gönderdik. Ona şöyle dedik: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın (felaket) günlerini hatırlat. Şüphe yok ki bunda her sabredip şükreden için nice ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Musa'yı mucizelerimizle: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah günleri ile öğüt ver!" diye gönderdik. Şüphesiz ki, bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için birçok ibretler vardır

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için ayetlerimizle Musayı gönderdik ki: kavmini zulumattan nura çıkar ve onlara Allah günlerile öğüt ver diye, şüphesiz ki bunda çok ayetler vardır: çok sabırlı, çok şükredici her kimse için

Erhan Aktaş

Ant olsun ki; Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden ve şükreden kimseler için nice ayetler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki; Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden ve şükreden kimseler için nice ayetler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki; Musa'yı, "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden ve şükreden kimseler için nice ayetler vardır.

Fizilal-il Kuran

Biz Musa'yı «Soydaşlarını karanlıktan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (tarihlerinde iz bırakmış) günlerini hatırlat» direktifi ile somut mucizelerin desteğinde peygamber olarak gönderdik. Bu hatırlatmada sabırlı ve şükreden herkesin alacağı ibret dersleri vardır.

Gültekin Onan

Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Tanrı'nın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

Hamdi Döndüren

Andolsun Biz, Musa’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat!” diyerek, mucizelerimizle göndermiştik. Hiç kuşkusuz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz Musayi — "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allahın günlerini hatırlat" diye — mucizelerimizle göndermişizdir ki şübhesiz bunda (belalara) çok sabır ve (ni'metlere) çok şükür eden herkes için (ibret verici) alametler vardır.

Hasib Asutay

Andolsun ki Musa'yı da 'Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletlerin başına getirdiği felaket) günlerini hatırlat (3)' diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. (3. Geçmiş ümmetlerin başına gelen olaylar.)

Hayrat Neşriyat

Şânım hakkı için, Mûsâ’yı da, 'Kavmini, zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra(îmâna) çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği musîbet) günlerini hatırlat!' diye mu'cizelerimizle gönderdik. Şübhesiz ki bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Musa'yı; kavmini karanlıklardan aydınlıklara çıkar ve onlara, Allah'ın günlerini hatırlat, diye gönderdik. Şüphesiz bunda, sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki Musa’yı da “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş toplumların başına getirdiği felaket) günlerini hatırlat!” diye delillerimizle göndermiştik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.

Muhammed Esed

Ve nitekim, Musa'ya ayetlerimizi gönderip kendisine: "Halkını kopkoyu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın Günleri'ni hatırlat!" diye (emrettik). Çünkü bu (hatırlatmada), darlığa sonuna kadar göğüs germesini ve (Allah'a) yürekten şükretmesini bilen herkes için mutlaka çıkarılacak dersler vardır.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim, Musa'yı da ayetlerimizle "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (imtihan ve yardım) günlerini hatırlat" diye göndermiştik. Çünkü bunda sonuna kadar sabreden ve şükrünü eda etmek için var gücünü harcayan herkes için dersler vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve andolsun ki, Biz Mûsa'yı âyetlerimizle gönderdik. Kavmini zulmetlerden nûra çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat diye. Şüphe yok ki, bunda çok sabreden, çok şükür eden her bir kimse için büyük ibretler vardır.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz Musa'yı: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat. ” diye âyetlerimizle (mucizelerimizle) birlikte göndermiştik. Şüphesiz ki bunda sabreden ve şükreden herkes için âyetler (dersler) vardır.

Suat Yıldırım

Bu cümleden olarak, Mûsâ’yı da "halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın önemli günlerini hatırlat." diye âyetlerimizle gönderdik. Elbette bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini (geçmiş milletlerin başlarına gelen olayları) hatırlat!" diye ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır.

Süleymaniye Vakfı

Musa'yı ayetlerimizle göndermiş, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onları Allah'ın (toplumlara ödül veya ceza verdiği) günleri hakkında bilgilendir!" demiştik. Şüphesiz bunda, her durumda sabreden /duruşunu bozmayan ve daima şükreden /görevlerini yerine getiren herkes için ayetler /göstergeler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa'yı ayetlerimizle göndermiş, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onları Allah'ın günleri konusunda uyar" demiştik. İşte bu uyarının içinde sabreden ve görevlerini yerine getiren herkes için deliller vardır.

Şaban Piriş

Musa'yı ayetlerimizle, -Toplumun karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkese belgeler vardır.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun biz Musa'yı: «Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat» diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

Ümit Şimşek

Biz Musa'yı da 'Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat' diye, âyetlerimizle birlikte gönderdik. Çok sabreden ve çok şükreden herkes için bunda ibretler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz Musa'yı, "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!" diye ayetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için sayısız ayetler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Musanı möcüzələrimizlə göndərib ona: “Xalqını qaranlıqdan nura çıxart və Allahın günlərini onların yadına sal”- dedik. Şübhəsiz ki, bunda çox səbir və şükür edənlər üçün dəlillər vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz Musaya: ″Tayfanın (İsrail oğullarını) zülmətdən nura çıxart və Allahın (vaxtilə onlara neʼmət verdiyi) günlərini xatırlat. Bunda çox səbir və şükür edənlər üçün, sözsüz ki, neçə-neçə ibrətlər var!″ (deyib) onu möʼcüzələrimizlə (peyğəmbər) göndərdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben Moses mit Unseren Zeichen entsandt und ihm eingegeben: ʺFühre dein Volk aus der Finsternis zum Licht, und erinnere es an die glücklichen und die unglücklichen Vorkommnisse, die Gott an den von Ihm bestimmten Tagen geschehen ließ. Darin sind Lehren für jeden Menschen, der sich der Geduld und der Dankbarkeit Gott gegenüber befleißigt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir sandten ja bereits Musa mit Unseren Zeichen: ʺBringe dein Volk aus den Finsternissen hinaus ins Licht, und erinnere sie an die Tage Allahs.ʺ Darin sind wahrlich Zeichen für jeden sehr Standhaften und sehr Dankbaren.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir entsandten Moses mit Unseren Zeichen (und sprachen): ʺFühre dein Volk aus den Finsternissen zum Licht und erinnere es an die Tage Allahs ! ʺ Wahrlich, darin liegen Zeichen für jeden Geduldigen, Dankbaren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits haben WIR Musa mit Unseren Ayat entsandt: ʺFühre deine Leute von den Finsternissen ins Licht und erinnere sie an ALLAHs Wohltaten.ʺ Gewiß, darin sind zweifelsohne Ayat für jeden sich äußerst in Geduld Übenden, äußerst Dankbaren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We sent Mussa (Moses) with Our revelations and signs pointing to Allah's Authority and We commanded him to guide his people into all truth and lead them out of darkness and superstitions of later times and out of want of spiritual and intellectual sight into illumination and enlightenment We enjoined him to remind them of the eventful days of Allah, His means of trail and His mode of action.

Abdul Haleem

We sent Moses with Our signs: ‘Bring out your people from the depths of darkness into light. Remind them of the Days of God:there truly are signs in this for every steadfast, thankful person.’

Abdullah Yusuf Ali

We sent Moses with Our signs (and the command). "Bring out thy people from the depths of darkness into light, and teach them to remember the Days of Allah." Verily in this there are Signs for such as are firmly patient and constant,- grateful and appreciative.

Abul A'la Maududi

We indeed sent Moses with Our Signs, saying: "Lead your people out of all kinds of darkness into light, and admonish them by narrating to them anecdotes from the Days of Allah." Verily in it there are great Signs for everyone who is patient and gives thanks (to Allah).

Aisha Bewley

We sent Musa with Our Signs: ‘Bring your people from the darkness to the light. and remind them of the Days of Allah.’ There are certainly Signs in that for everyone who is steadfast, thankful.

Al-Hilali & Khan

And indeed We sent Mûsâ (Moses) with Our Ayât (signs, proofs, and evidence) (saying): "Bring out your people from darkness into light, and remind them of the Annals of Allâh. Truly, therein are Ayât (evidence, proofs and signs) for every patient, thankful (person)."

Ali Quli Qarai

Certainly We sent Moses with Our signs: ‘Bring your people out from darkness into light and remind them of Allah’s [holy] days. There are indeed signs in that for every patient and grateful [servant].’

Amatul Rahman Omar

And We sent Moses with Our signs saying, `Bring forth your people from different kinds of darkness into light and remind them of Allâh's favours and punishments. Behold! there are signs in these (narratives) for every patiently persevering and grateful person.'

Arthur John Arberry

And We sent Moses with Our signs -- 'Bring forth thy people from the shadows to the light and remind thou them of the Days of God. ' Surely in that are signs for every man enduring, thankful!

Bijan Moeinian

I (God) sent Moses with [undeniable] miracles and said: "Lead your people out of darkness into the light and remind them of what they have to do (how to worship God) in each day of the Lord (as well as the history of mankind. ) Those who are patient and grateful will understand it (wisdom of their daily acts of worship.)"

E. Henry Palmer

We did send Moses with our signs, 'Bring forth thy people from the darkness into the light, and remind them of the days of God!' verily, in that are signs to every patient, grateful one.

Edip-Layth

We sent Moses with Our signs that you should bring your people out from the darkness and into the light, and remind them with God's days. In this are signs for any who are patient and thankful.

George Sale

We formerly sent Moses with our signs, and commanded him saying, lead forth thy people from darkness into light, and remind them of the favours of God: Verily therein are signs unto every patient and grateful person.

Hamid S. Aziz

We did send Moses with our signs, saying, "Bring forth your people from the darkness into the light, and remind them of the Days of Allah!" Verily, in that are signs to every patient, grateful one.

Mahmoud Ghali

And indeed We already sent Mûsa (Moses) with Our signs (saying), "Bring out your people out of darkness (es) to the light and remind them of the Days of Allah. Surely in that are signs indeed for everyone (who is) most patient, constantly thankful."

Marmaduke Pickthall

We verily sent Moses with Our revelations, saying: Bring thy people forth from darkness unto light. And remind them of the days of Allah. Lo! therein are revelations for each steadfast, thankful (heart).

Mohamed Ahmed - Samira

Remember when We sent Moses with Our signs (We said): "Bring your people out of darkness into light, and remind them of the visitations of God. Indeed there are signs in this for every steadfast, thankful soul"

Muhammad Asad

And [thus], indeed, have We sent forth Moses with Our messages [and this Our command]: "Lead thy people out of the depths of darkness into the light, and remind them of the Days of God!" Verily, in this [reminder] there are messages indeed for all who are wholly patient in adversity and deeply grateful [to God].

Mustafa Khattab

Indeed, We sent Moses with Our signs, ˹ordering him,˺ "Lead your people out of darkness and into light, and remind them of Allah’s days ˹of favour˺." Surely in this are signs for whoever is steadfast, grateful.

Progressive Muslims

And We have sent Moses with Our signs, that you should bring your people out from the darkness and into the light, and remind them with God's revelations. In this are signs for any who are patient and thankful.

Sahih International

And We certainly sent Moses with Our signs, [saying], "Bring out your people from darknesses into the light and remind them of the days of Allah. " Indeed in that are signs for everyone patient and grateful.

Sam Gerrans

And We sent Moses with Our proofs: “Bring thou thy people forth out of darkness into the light, and remind thou them of the days of God.” In that are proofs for every one patient and grateful.

Shabbir Ahmed

(Moses spoke the language of his people. ) We sent him with Our Messages, saying, "Bring your people from darkness to Light and remind them of the days of Allah (when different nations earned His Blessings). Verily, there are lessons in the history of nations for those who are steadfast in their resolve to rise as a community and wish that their efforts be fruitful." (SHUKR or gratefulness is not just the verbal proclamation of 'Thank God!' It pertains to our efforts bearing fruit, and then our sharing of the fruit of success with the servants of Allah).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We sent Musa (Moses) with Our Signs (and Command, saying): "Bring out your people from the depths of darkness into Light, and teach them to remember the Days of (special Mercy from) Allah. " Surely, in this there are Signs for such as (those who) are truly patient and constant— Grateful and thankful.

Taqi Usmani

Surely, We sent Mūsā with Our signs saying to him, "Bring your people out of (all sorts of) darkness into the light, and remind them of the Days of Allah. Surely, there are signs therein for every one who observes patience and gratitude.

The Monotheist Group

And We sent Moses with Our signs: "You shall bring your people out of the darkness and into the light, and remind them of the days of God." In this are signs for everyone patient and thankful.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me Mûsa bi mucîzeyên xwe hinart (ku ew neh mucîze bûn), me jê re got: Gelê xwe ji tarîtiyên kufr û şirkê derîne bi bal ronahiya baweriyê ve. Ew qewimînên ku di rojên Xwedê de rû dane di bîra wan bîne. Bêguman di vê (bîranînê) de ji bo kesê zêde sebirkêş û spasdar, îbret û ders hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hadden Moesa met Onze tekenen gezonden: ʺBreng jouw volk uit de duisternis naar het licht en breng hun Gods dagen in herinnering; daarin zijn zeker tekenen voor ieder die geduldig volhardt en die dank betuigt.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zonden vroeger Mozes met onze teekens en gaven hem bevelen, zeggende: Leid uw volk uit de duisternis tot het licht, en herinner hun de gunsten van God; waarlijk, daarin zijn teekens voor ieder lijdzaam en dankbaar mensch.

Hollandaca — Siregar

Voorzeker, wij zonden Môesa met Onze Tekenen, (zeggend:) ʺVoer jouw volk vanuit de duisternissen naar het licht en herinner hen aan de dagen van Allah.ʺ Daarin zijn inderdaad Tekenen voor alle geduldige dankbaren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (вот) уже (прежде) Мы отправляли Мусу (к потомкам Исраила) (и подкрепили его) Нашими знамениями [чудесами, которые указывали на его правдивость]: «Выведи народ твой из мраков (невежества и неверия) к свету (Истины и Веры) и напомни им про дни Аллаха [про дни, когда Аллах даровал им благополучную жизнь и про дни, когда прежние общины постигало наказание от Аллаха]. Поис­тине, в этом [в напоминании о днях Аллаха] однозначно (содержатся) знамения для каждого терпеливого [который проявляет терпение в повиновении Аллаху, в воздержании от того, что Он запретил и к тому, что его постигает] (и) благодар­ного (Аллаху) (за дарованные Им блага)!»

Rusça — Osmanov

Мы отправили Мусу с Нашими знамениями [и повелели]: ʺВыведи твой народ из мрака [неверие] к свету [веры] и напомни им дни Аллахаʺ. Воистину, во всем этом - знамения для любого терпеливого, благодарного [человека].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi sände Moses med Våra budskap (och befallde honom): ʺLed ditt folk ut ur mörkret till ljuset och påminn dem om Guds dagar!ʺ I detta ligger förvisso budskap till var och en som står fast i motgången och som tackar (Gud) i allt.