Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ وَفِي ذٰلِكُمْ بَلَاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيمٌ

ve iƶ ḳāle mūsā li ḳavmihi ƶkurū niǎ'mete (a)llahi ǎleykum iƶ encākum min āli fir'ǎvne yesūmūnekum sū'e l-ǎƶābi ve yuƶebbiHūne ebnā'ekum ve yesteHyūne nisā'ekum ve fī ƶālikum belā'un min rabbikum ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶve hani
2قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti ki
3مُوسٰىmūsāموسىMusa
4لِقَوْمِهِli ḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmine
5اذْكُرُواƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırlayın
6نِعْمَةَniǎ'meteن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetini
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
8عَلَيْكُمْǎleykumüzerinizdeki
9اِذْzaman
10اَنْجٰيكُمْencākumن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.sizi kurtardı
11مِنْmin
12اٰلِāliا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçsoyundan
13فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
14يَسُومُونَكُمْyesūmūnekumس و مPazarlık yapmak, fiyat belirlemek, değer biçmek, peşin fiyat vermek, kıymet takdir etmekonlar sizi sürüyorlardı
15سُوءَsū'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmeken kötüsüne
16الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12işkencenin
17وَيُذَبِّحُونَve yuƶebbiHūneذ ب حBölmek/yırtmak, boğazını kesmek, kalmak, kurban etmek, açıp yırtmak, hendek, katletmek/katliam yapmak, çok sayıda öldürmek, kurban edilen şey, kurban, kesilen kişi.ve kesiyorlardı
18اَبْنَٓاءَكُمْebnā'ekumب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarınızı
19وَيَسْتَحْيُونَve yesteHyūneح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekve sağ bırakıyorlardı
20نِسَاءَكُمْnisā'ekumن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınlarınızı
21وَفِيve fīve vardı
22ذٰلِكُمْƶālikumbunda size
23بَلَاءٌbelā'unب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekbir imtihan
24مِنْmin-den
25رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
26عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı ki Mûsâ, kavmine Allah'ın size nîmetlerini anın demişti; hani sizi kötü bir azapla azaplandıran, oğullarınızı kestirip kızlarınızı bırakan Firavun soyundan kurtarmıştı ve bunda Rabbinizden büyük bir sınama vardı size.

Adem Uğur

Hani Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır."

Ahmed Hulusi

Hani Musa kavmine dedi ki: "Üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın. . . Hani (şunu da hatırlayın ki) sizi Firavun hanedanından kurtardı. . . Onlar azabın en kötüsünü size tattırıyorlardı; erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. . . İşte bunda size, Rabbiniz tarafından büyük bir bela vardı!"

Ahmet Tekin

Hani Mûsâ kavmine: 'Allah’ın üzerinizdeki nimetini, sizi sahibi kıldığı ilâhî değerleri koruyun, kollayın, şükredin. Çünkü o bir vakitler sizi Firavun hanedanından, devlet görevlilerinden, yandaşlarından kurtardı. Onlar size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı. Oğullarınızı kesiyorlar, kızlarınızı öldürmeyip, sağ bırakıyorlardı. Bununla, Rabbiniz tarafından büyük bir imtihana tâbi tutuldunuz.' demişti.

Ahmet Varol

Musa kavmine şöyle demişti: 'Allah'ın üzerinizdeki nimeti hatırlayın. Hani size en kötü işkenceleri uygulayan, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Ali Bulaç

Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır."

Ali Fikri Yavuz

Hani, bir vakit Mûsa kavmine şöyle demişti: “- Allah’ın üzerindeki nimetini hatırlayın. Çünkü sizi Firavun ailesinden kurtardı; onlar sizi azabın kötüsüne sürüyorlardı ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri tutmak istiyorlardı. İşte bunda, Rabbinizden size büyük bir imtihan var;

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Firavun ailesinden sizi kurtardığında, size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı da sağ bırakıyorlardı. İşte bunda, Efendinizden, sizin için büyük bir sınav vardı!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, toplumuna şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayınız! Hani, O sizi Firavun'un hanedanından, adamlarından kurtarmıştı. Onlar size azabın en kötüsüyle acı çektiriyorlar, erkek çocuklarınızı doğruyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı." İşte bunda sizin için Rabbinizden gelen çok büyük bir imtihan vardır.

Bekir Sadak

Musa, milletine dedi ki: «Allah'in size olan nimetlerini anin; size iskence eden, kadinlarinizi sag birakip ogullarinizi bogazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardi; butun bunlarda Rabbinizden size buyuk bir imtihan vardir. *

Celal Yıldırım

Ve Musa da o vakit kavmine şöyle demişti: «Allah'ın size olan nîmetini anın ; hani sizi Fir'avn hanedanımın zulmünjden kurtarmıştı ki, onlar sizi azabın kötüsüne uğratıyor; erkek çocuklarınızı boğazlıyor, kız çocuklarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunlarda Rabbınız tarafından sizin içirt büyük bir imtihan vardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ kavmine şöyle demişti: “Allah’ın size lutfettiği nimeti hatırlayın. Hani O sizi, Firavun’un adamlarından kurtarmıştı. Onlar size işkencenin en kötüsünü reva görüyor, erkek çocuklarınızı kesiyor, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunlarda size rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Diyanet İşleri

Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.

Diyanet İşleri (eski)

Musa, milletine dedi ki: 'Allah'ın size olan nimetlerini anın; size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardı; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır.'

Diyanet Vakfi

Hani Musa kavmine demişti ki: «Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa kavmine demişti ki: «Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, bir vakit sizi Firâvun ailesinden kurtardı. Onlar sizi işkencenin en kötüsüne sürüyorlar ve oğullarınızı kesip kadınlarınızı da diri bırakıyorladı. Ve bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o vakit Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın! Bir vakit sizi Firavun'nun adamlarından kurtardı ki, sizi işkencenin kötüsüne peyliyorlar ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri tutmak istiyorlardı. Ve bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt Musa kavmine dedi ki: Allahın üzerindeki nı'metini anın: bir vakıt sizi Ali Firanvden kurtardı, sizi azabın kötüsüne peyliyorlardı ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri tutmak istiyorlardı ve bunda rabbınızdan size azim bir imtihan var

Erhan Aktaş

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavunculardan kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavunculardan kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavun ve adamlarından kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

Fizilal-il Kuran

Hani Musa, soydaşlarına dedi ki; «Allah'ın size bağışladığı nimetleri hatırlayınız. Hani O oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı erkeksiz bırakmak sureti ile size çok ağır bir işkence çektiren Firavun hanedanından sizi kurtarmıştı. Bu, Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavı idi.»

Gültekin Onan

Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için rabbinizden büyük bir sınav vardır."

Hamdi Döndüren

Bir zamanlar Musa, kavmine demişti ki: “Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani O, oğullarınızı boğazlamak ve kadınlarınızı sağ bırakmak suretiyle, size azapların en kötüsünü çektiren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştı. Bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı!”

Hasan Basri Çantay

Hani Musa, kavmine: "Allahın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın. Çünkü O, sizi kötü azaba (işkenceye) sürmekde olan, oğullarınızı boğazlamıya, (yalınız) kadınlarınızı (kızlarınızı) diri bırakmaya devam eden Fir'avn ailesinden sizi kurtarmışdır ve bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişdi.

Hasib Asutay

Hani Musa kavmine demişti ki: 'Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi Firavun 'un ailesinden kurtarmıştı. Onlar size azabın en kötüsünü tattırıyor, oğullarınızı kesiyor ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden size büyük bir sınav vardır.'

Hayrat Neşriyat

Ve bir zaman Mûsâ, kavmine demişti ki: 'Allah’ın size olan ni'metini hatırlayın; hani, sizi Fir'avun ehlinden kurtarmıştı; (onlar) sizi işkencenin en kötüsüne (evlâd acısına)ma'ruz bırakıyor; (yeni doğan) oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı (kızlarınızı) ise sağ bırakıyorlardı. İşte bunda, size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.'

İbni Kesir

Hani Musa kavmine demişti ki: Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü o, sizi azabın kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun hanedanından kurtarmıştı. Bunda Rabbınızdan büyük bir imtihan vardır.

Mehmet Okuyan

Hani Musa kavmine demişti ki: “Allah’ın üzerinizdeki nimet(ler)ini hatırlayın! Çünkü sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden O kurtarmıştı.” İşte bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.

Muhammed Esed

Hani, Musa (da) halkına (bu doğrultuda): "Allah'ın size bahşettiği nimeti hatırlayın!" demişti, "O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı; (onlar ki) size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı: (eğer bilirseniz) size Rabbinizden büyük bir sınamaydı, bu.

Mustafa İslamoğlu

İşte o zamanlar Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı? Onlar size işkencenin en bayağısını reva görüyorlar, oğullarınızı öldürdüp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu yaşananlar, içerisinde Rabbinizden size gelen ağır bır sınavı barındırıyordu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o vakit Mûsa kavmine demişti ki: Allah'ın üzerinize olan nîmetini yâd edin. O zaman ki sizi Fir'avun'un erlerinden kurtardı. Onlar sizi kötü azaba sürüklüyorlardı. Ve oğullarınızı boğazlıyorlardı, kadınlarınızı da diri bırakıyorlardı ve bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.

Ömer Öngüt

Hani Musa kavmine şöyle demişti: “Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne uğratan, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedânından kurtarmıştı. Bütün bunlarda, Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı. ”

Suat Yıldırım

Bir vakit Mûsâ, kavmine: "Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın:Çünkü O sizi, size en kötü bir işkence uygulayan, doğan erkek çocuklarınızı öldürüp kızlarınızı perişan bir hayata zorlayan Firavun’un hâkimiyetinden kurtarmıştı. Gerçekten bunda, Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.

Süleyman Ateş

Musa, kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın, O sizi Fir'avn soyundan kurtardı. Onlar sizi işkencenin en kötüsüne koşuyorlar, oğullarınızı kesiyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştı. Onlar size kötü bir azap vermek istiyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı ise sağ bırakıyorlardı. Bunda, Rabbinizin yıpratıcı büyük bir imtihanı vardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştı. Onlar size en ağır cezayı araştırıyor, oğullarınızı kıtır kıtır doğruyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. O işin içinde, Rabbinizden sizi yıpratan büyük bir imtihan vardı."

Şaban Piriş

Musa, kavmine şöyle dedi: -Allah'ın size olan nimetlerini düşünün; size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardı; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır.

Tefhim-ul Kuran

Hani Musa kavmine şöyle demişti: «Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır.»

Ümit Şimşek

O zaman Musa kavmine 'Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın,' demişti. 'Hani sizi Firavun'dan kurtarmıştı ki, o size azabın en kötüsünü reva görüyor, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyordu. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa'nın, kendi toplumuna şöyle dediği zamanı da hatırla: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın! Hatırlayın ki, sizi Firavun'un hanedanından kurtarmıştı. Onlar size azabın en kötüsüyle acı çektiriyorlar, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınıza hayasızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. İşte bunda sizin için Rabbinizden gelen çok büyük bir deneme ve ıstırap vardır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Musa öz xalqına demişdi: “Allahın sizə verdiyi neməti xatırlayın. O, sizi Firon əhlindən xilas etdi. Onlar sizə ağır əzablar verir, oğlan uşaqlarınızı öldürür, qadınlarınızı isə sağ buraxırdılar. Bunda Rəbbinizdən sizin üçün böyük bir sınaq var idi”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Xatırla ki, bir zaman Musa öz tayfasına belə demişdi: ″Allahın sizə bəxş etdiyi neʼməti yadınıza salın, çünki O sizi Firʼon əhlinin əlindən qurtardı. Onlar sizə dəhşətli əzab verir, oğullarınızı öldürüb, qadınlarınızı (özlərinə xidmət etmək üçün) diri saxlayırdılar. Bunda Rəbbiniz tərəfindən sizin üçün böyük bir imtahan vardır!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Einst sagte Moses zu seinem Volk: ʺGedenkt der Huld Gottes, mit der Er euch bedachte, als Er euch vor den Leuten Pharaos rettete, die euch die schlimmsten Strafen auferlegten, eure Söhne erschlugen und nur die Frauen am Leben ließen! Das war für euch eine schwere Prüfung durch Euren Herrn.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und damals sprach Moses zu seinem Volk: ʺDenkt an die Gnade Allahs an euch, als Er euch vor den Leuten Pharaos errettete, die euch mit schlimmer Qual bedrückten, eure Söhne abschlachteten und eure Frauen am Leben ließen; und darin lag eine gewaltige Prüfung von eurem Herrn für euch.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran), als Musa seinen Leuten sagte: ʺErinnert euch an ALLAHs Wohltat euch gegenüber, als ER euch vor Pharaos Leuten errettete, die euch das Übelste an Mißhandlung zufügten, eure Söhne abschlachteten und (nur) eure Frauen am Leben ließen. Darin lag wahrhaftig eine schwere Prüfung von eurem HERRN.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, did Mussa say to them: "My people, remember Allah's grace and blessings He imparted to you". He delivered you from the people of Pharaoh who laid upon you cruel impositions and intolerable torment. They brutally slaughtered your sons and spared your women, and this was indeed a severe but a sure test of your actions and reactions echoing your true beliefs and the prevalent inclination among you.

Abdul Haleem

And so Moses said to his people, ‘Remember God’s blessing on you when He saved you from Pharaoh’s people, who were inflicting terrible suffering on you, slaughtering your sons and sparing only your women––that was a severe test from your Lord!

Abdullah Yusuf Ali

Remember! Moses said to his people: "Call to mind the favour of Allah to you when He delivered you from the people of Pharaoh: they set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons, and let your women-folk live: therein was a tremendous trial from your Lord."

Abul A'la Maududi

And call to mind when Moses said to his people: "Remember Allah's favour upon you when He delivered you from Pharaoh's people who afflicted you with a grievous chastisement, slaughtering your sons, while letting your women live. In it there was a terrible trial from your Lord."

Aisha Bewley

Remember when Musa said to his people, ‘Remember Allah’s blessing to you when He rescued you from the people of Pharaoh. They were inflicting an evil punishment on you, slaughtering your sons and letting your women live. In that there was a terrible trial from your Lord.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "Call to mind Allâh’s Favour to you, when He delivered you from Fir‘aun’s (Pharaoh) people who were afflicting you with horrible torment, and were slaughtering your sons and letting your women alive; and in it was a tremendous trial from your Lord."

Ali Quli Qarai

When Moses said to his people, ‘Remember Allah’s blessing upon you when He delivered you from Pharaoh’s clan who inflicted a terrible torment on you, and slaughtered your sons and spared your women, and in that there was a great test from your Lord. ’

Amatul Rahman Omar

And (call to mind) when Moses said to his people, `Remember Allâh's blessings upon you, when He delivered you from the people of Pharaoh, who afflicted you with painful sufferings and slew your sons and spared your women to make them immodest and in that (deliverance) there was a great reward from your Lord.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'Remember God's blessing upon you when He delivered you from the folk of Pharaoh, who were visiting you with evil chastisement, slaughtering your sons, and sparing your women -- and in that was a grievous trial from your Lord.

Bijan Moeinian

Moses said to his people: "Count your blessings. The Lord saved you from the tyranny of the Pharaoh’s people. They had made your life miserable: Slaughtering your males and abusing your females. What a harsh trial your Lord had subjected you to."

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'Remember the favours of God towards you, when He saved you from Pharaoh's people, who sought to wreak you evil woe, slaughtering your sons and letting your women live;' in that was a great trial for you from your Lord.

Edip-Layth

Moses said to his people: "Remember God's blessings upon you that He saved you from the people of Pharaoh. They used to inflict the worst punishment upon you, and they used to murder your children, and shame your women. In that was a great trial from your Lord."

George Sale

And call to mind when Moses said unto his people, remember the favour of God towards you, when He delivered you from the people of Pharaoh: They grievously oppressed you, and they slew your male children, but let your females live: Therein was a great trial from your Lord.

Hamid S. Aziz

Remember when Moses said to his people, "Remember the favours of Allah towards you, when He saved you from Pharaoh's people, who afflicted you with dreadful torment, slaughtering your sons and letting your women live;" in that was a great trial for you from your Lord.

Mahmoud Ghali

And as Mûsa said to his people, "Remember the favor of Allah upon you as He delivered you from the house of Firaawn, (Pharaoh) (who were) marking you out for odious torment, constantly slaying your sons and (sparing) alive your women; and in these (acts) was a tremendous trial from your Lord. "

Marmaduke Pickthall

And (remind them) how Moses said unto his people: Remember Allah's favour unto you when He delivered you from Pharaoh's folk who were afflicting you with dreadful torment, and were slaying your sons and sparing your women; that was a tremendous trial from your Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

So Moses said to his people: "Remember the favours of God when He saved you from the people of Pharaoh who afflicted you with oppression, slaying your sons but keeping alive your women, which was a great trial from your Lord. "

Muhammad Asad

And, lo Moses spoke [thus] unto his people: "Remember the blessings which God bestowed upon you when He saved you from Pharaoh's people who afflicted you with cruel suffering, and slaughtered your sons, and spared [only] your women -which was an awesome trial from your Sustainer.

Mustafa Khattab

˹Consider˺ when Moses said to his people, "Remember Allah’s favour upon you when He rescued you from the people of Pharaoh, who afflicted you with dreadful torment—slaughtering your sons and keeping your women. That was a severe test from your Lord.

Progressive Muslims

And Moses said to his people: "Remember God's blessings upon you that He saved you from the people of Pharaoh. They used to inflict the worst punishment upon you, and they used to murder your children, and rape your women. And in that was a great trial from your Lord."

Sahih International

And [recall, O Children of Israel], when Moses said to His people, "Remember the favor of Allah upon you when He saved you from the people of Pharaoh, who were afflicting you with the worst torment and were slaughtering your [newborn] sons and keeping your females alive. And in that was a great trial from your Lord.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “Remember the favour of God upon you when He delivered you from the house of Pharaoh: they were afflicting you with an evil punishment, and slaughtering your sons and sparing your women; and in that was a great trial from your Lord.”

Shabbir Ahmed

And, Moses spoke thus to his people, "Remember Allah's Blessing upon you when he saved you from Pharaoh's people. They used to persecute you, and were killing your sons and sparing your women. From your Lord's Law of Requital that was a tremendous hardship on you."

Syed Vickar Ahamed

And remember! Musa (Moses) said to his people: "Think of the gift from Allah to you when He saved you from the people of Firon (Pharaoh): They set you to hard work and punishments, killed your sons, and let your women live: And in there was a huge trial from your Lord. "

Taqi Usmani

And when Mūsā said to his people, "Remember Allah’s blessing upon you when He delivered you from Pharaoh’s people who had been inflicting a grievous torment on you, slaughtering your sons and leaving your women alive. In that there was a great trial from your Lord."

The Monotheist Group

And Moses said to his people: "Remember the blessings of God upon you that He saved you from the people of Pharaoh; they were afflicting you with the worst punishment, and they used to slaughter your children, and rape your women. And in that was a great test from your Lord."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Rappelle-toi) quand Moïse dit à son peuple: ʺRappelez-vous le bienfait dʹAllah sur vous quand Il vous sauva des gens de Pharaon qui vous infligeaient le pire châtiment. Ils massacraient vos fils et laissaient en vie vos filles. Il y avait là une dure épreuve de la part de votre Seigneurʺ,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dibîr bîne dema Mûsa ji gelê xwe re got: Qenciya Xwedê ya li ser xwe di bîr bînin, wê dema ku Xwedê hûn ji Firewn û ehlê wî rizgar kirin. Wan, hûn li ezabê herî dijwar diçêjandin, kurên we dikuştin, keçên we sax dihiştin û di vê yekê de ji nik Xwedayê we, ji bo we îmtihaneke mezin hebû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen Moesa tot zijn volk zei: ʺDenkt aan Gods genade aan jullie toen Hij jullie van Firʹauns mensen redde die jullie een vreselijk leed berokkenden en die jullie zonen afslachtten en alleen jullie vrouwen in leven lieten. Daarin was een geweldige beproeving van jullie Heer.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En herinner u toen Mozes tot zijn volk zeide: Herdenk de gunst van God omtrent u, toen hij u van het juk van Pharao bevrijdde: deze verdrukte u vreeselijk; en zij doodden uwe mannelijke kinderen en lieten uwe vrouwelijke kinderen leven. Dit was een harde proef van uwen Heer.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) toen Môesa tegen zijn volk zei: ʺGedenkt de Genade van Allah aan jullie toen Hij jullie redde van Firʹaun en zijn volgelingen, hij pijnigde jullie met zwaarste foltering: zij slachtten jullie zonen af en lieten jullie dochters in leven. Daarin was een geweldige beproeving van jullie Heer.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (расскажи им, о Пророк, о том,) как (однажды) сказал (пророк) Муса своему народу [потомкам Исраила]: «Помните о благодати Ал­лаха (которую Он оказал) вам, когда Он спас вас от сборища Фараона [Фараона и его приспешников] (утопив их в море), (которые) возлагали на вас злое наказание [сильно мучили вас], вырезая [убивая] (многих) ваших сынов и оставляя в живых ваших женщин (чтобы использовать их в качестве служанок). И (было) в этом для вас испытание от Господа вашего великое! (А в спасении для вас большая милость, за которую вы всегда должны быть благодарными Аллаху.)

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] как Муса сказал своему народу: ʺПомните милость, которую Аллах оказал вам, когда спас вас от рода Фирʹауна. Они (т. е. люди Фирʹауна) подвергали вас жестокому наказанию, отдавали на заклание ваших сыновей и оставляли в живых ваших женщин. И во всем этом - великое испытание от Господа вашегоʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och då talade Moses till sitt folk (och sade): ʺMinns Guds välgärningar mot er när Han räddade er från Faraos anhang, som tillfogade er svåra lidanden och slaktade era söner och (bara) skonade era kvinnor - detta var en hård prövning som er Herre lade på er.