Size ben, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez" de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum.

وَلَا اَقُولُ لَكُمْ عِنْدِي خَزَائِنُ اللّٰهِ وَلَا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَا اَقُولُ اِنِّي مَلَكٌ وَلَا اَقُولُ لِلَّذِينَ تَزْدَرِي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًا اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا فِي اَنْفُسِهِمْ اِنِّٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِمِينَ

ve lā eḳūlu lekum ǐndī ḣazāinu (a)llahi ve lā eǎ'lemu l-ğaybe ve lā eḳūlu innī melekun ve lā eḳūlu li(e)lleƶīne tezderī eǎ'yunukum len yu'tiyehumu (a)llahu ḣayran (a)llahu eǎ'lemu bimā fī enfusihim innī iƶen le mine Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2اَقُولُeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleben demiyorum
3لَكُمْlekumsize
4عِنْدِيǐndīع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.benim yanımdadır
5خَزَائِنُḣazāinuخ ز نBir şeyi bir yerde saklamak/depolamak/korumak/muhafaza etmek, bir şeyi birinden saklamak veya gizlemek, fakirlikten sonra zengin/yeterli olmak, bir şeyin en yakınını almak.hazineleri
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7وَلَاve lāve
8اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmiyorum
9الْغَيْبَl-ğaybeغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişigaybı
10وَلَاve lāve
11اَقُولُeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemiyorum
12اِنِّيinnīşüphesiz ben
13مَلَكٌmelekunم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.meleğim (diye)
14وَلَاve lāve
15اَقُولُeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyemem
16لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimseler için
17تَزْدَرِيtezderīز ر يOnu veya yaptığını suçladı, kusur buldu, küçümsedi, azarladı, ona kızdı, alay etti/dalga geçti/küçük düşürdü, önemsemedi veya hakir gördü.küçük gördükleri
18اَعْيُنُكُمْeǎ'yunukumع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözlerinizin
19لَنْlen
20يُؤْتِيَهُمُyu'tiyehumuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekonlara vermeyecektir
21اللّٰهُ(a)llahuAllah
22خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.bir hayır
23اَللّٰهُ(a)llahuAllah
24اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamedaha iyi bilir
25بِمَاbimāolanı
26فِيiçlerinde
27اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanonların kendi
28اِنِّٓيinnīben gerçekten
29اِذًاiƶeno zaman
30لَمِنَle minekimselerden olurum
31الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmeden

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ben, Allah'ın hazîneleri yanımda demediğim gibi gaybı bilirim de demiyorum ve ben bir meleğim gibi bir söz de etmiyorum, fakat sizin gözünüze hor görünenler hakkında, Allah onlara hiçbir sûretle ve kesin olarak bir hayır vermez de diyemem. İçlerinde ne var, Allah daha iyi bilir. Ancak onları kovar, haklarında bu çeşit sözler söylersem mutlaka zulmedenlerden olurum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ben, Allahʼın hazîneleri yanımda demediğim gibi gaybı bilirim de demiyorum ve ben bir meleğim gibi bir söz de etmiyorum, fakat sizin gözünüze hor görünenler hakkında, Allah onlara hiçbir sûretle ve kesin olarak bir hayır vermez de diyemem. İçlerinde ne var, Allah daha iyi bilir. Ancak onları kovar, haklarında bu çeşit sözler söylersem mutlaka zulmedenlerden olurum.

Adem Uğur

Ben size: "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır" demiyorum, gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum, sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için, "Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir" diyemem. Onların kalplerinde olanı, Allah daha iyi bilir. Onları kovduğum takdirde ben gerçekten zalimlerden olurum."

Ahmed Hulusi

"Size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. . . Gaybı da bilmem. . . Ben bir meleğim de demiyorum. . . Hor-hakir gördüğünüz kimseler için, Allah asla onlara bir hayır vermez de demiyorum. . . Onların içlerinde ne olduğunu Allah daha iyi bilir. . . (Bunların aksini söylersem) ben kesinlikle zalimlerden olurum. "

Ahmet Tekin

'Size, benim yanımda Allah’ın hazineleri var, demiyorum. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini de bilmem. Ben bir meleğim de demiyorum. O hor gördüğünüz kimseler için, Allah onlara, asla, hiçbir hayır vermeyecektir de, diyemem. Onların gönüllerindekini Allah bilir. Bunların aksini söyleseydim, mutlaka zâlimlerden, hakikatı ortaya koymayanlardan, hakka riayet etmeyenlerden olurdum.' dedi.

Ahmet Varol

Ben size: 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. 'Ben meleğim' de demiyorum. Sizin gözlerinizin küçük gördüğü şahıslar hakkında: 'Allah onlara bir hayır vermeyecektir' de diyemem. Allah onların içlerinde olanı daha iyi bilir. O takdirde ben, zalimlerden olurum.'

Ali Bulaç

"Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine, Allah kesin olarak bir hayır vermez de demiyorum. Nefislerinde olanı Allah daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek)dir."

Ali Fikri Yavuz

Ben size, Allah’ın hazineleri yanımdadır ve gaybı da bilirim, demiyorum. Ben bir meleğim de demiyorum. Gözlerinizin hor gördüğü mümin kimseler hakkında, Allah onlara, hiç bir hayır vermez , de demem. Onların içlerindekini en iyi bilen Allah’dır. Ben, bunları söylediğim takdirde, zalimlerden olmuş olurum.”

Ali Rıza Safa

"Allah'ın kaynaklarının benim yanımda olduğunu söylemiyorum. Gizli gerçekleri de bilmiyorum. Kuşkusuz, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Aşağı gördüğünüz kimselere, Allah'ın bir iyilik vermeyeceğini de söylemiyorum. Allah, onların içinden geçenleri bilir. Böyle yaparsam, kesinlikle haksızlık yapanlar arasında olurum!"

Bayraktar Bayraklı

"Ben size,'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum, gaybı da bilmem. 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için,'Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir' diyemem. Onların kalplerinde olanı, Allah daha iyi bilir. Onları kovarsam ben gerçekten zalimlerden olurum.

Bekir Sadak

«ize, Allah'in hazineleri yanimdadir demiyorum; gaybi da bilmem; dogrusu melek oldugumu da soylemiyorum; kucuk gorduklerinize Allah iyilik vermeyecektir diyemem; iclerinde olani Allah daha iyi bilir. Yoksa suphesiz haksizlik edenlerden olurum.»

Celal Yıldırım

Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Gözlerinizin, küçük görüp hafife aldığı kişilere Allah hiç hayır vermeyecek de demem. Onların içyüzünü Allah daha iyi bilir. Aksi halde şüphe etmeyin ki zâlimlerden olurum.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum, gaybı da bilmem, melek olduğumu da söylemiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, ‘Allah onlara faydalı şeyler vermeyecektir’ diyemem. Onların içlerinde olan şeyi Allah daha iyi bilir. Bunları yaparsam gerçekten zalimlerden olurum!”

Diyanet İşleri

Size ben, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez" de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum.

Diyanet İşleri (eski)

'Size, Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı da bilmem; doğrusu melek olduğumu da söylemiyorum; küçük gördüklerinize Allah iyilik vermeyecektir diyemem; içlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Yoksa şüphesiz haksızlık edenlerden olurum.'

Diyanet Vakfi

Ben size: «Allah'ın hazineleri benim yanımdadır» demiyorum, gaybı da bilmem. «Ben bir meleğim» de demiyorum. Sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için, «Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir» diyemem. Onların kalplerinde olanı, Allah daha iyi bilir. Onları kovduğum takdirde ben gerçekten zalimlerden olurum.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ben size «Allah'ın hazineleri benim yanımdadır.» demiyorum ki. Ben size «Ben bir meleğim.» de demiyorum. O sizin kendinize göre, hor gördükleriniz hakkında «Allah onlara hiçbir hayır vermez.» de demiyorum. Onların içlerindeki niyeti, en iyi Allah bilir. (Bu söylediklerimin aksini iddia etseydim) asıl o zaman zalimlerden olurdum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben size, "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum. Ne gaybı bilirim, ne de " Ben bir meleğim." diyorum. O sizin gözlerinizin horladığı kişiler hakkında: "Allah, onlara hiçbir hayır vermez." de demem. Onların içlerindekini en iyi bilen Allah'tır. O takdirde zalimlerden olmuş olurum!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ben size ne Allahın hazineleri benim yanımda, ne de gaybı bilirim demiyorum, ben bir Meleğim de demiyorum, o sizin gözlerinizin horladıkları hakkında Allah, onlara hiç bir hayır vermez de demem, onların içlerindekini en iyi bilen, Allahdır, ben o halde zalimlerden olmuş olurum.

Erhan Aktaş

"Ben size, "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Yine "Ben meleğim." de demiyorum. Hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara hiçbir hayır vermeyecektir." de demiyorum. İçlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde zalimlerden olurum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ben size, "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Yine "Ben meleğim." de demiyorum. Hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara hiçbir hayır vermeyecektir." de demiyorum. İçlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde zalimlerden olurum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ben size, "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Yine "Ben meleğim." de demiyorum. Hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara hiçbir hayır vermeyecektir." de demiyorum. İçlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde zalimlerden olurum."

Fizilal-il Kuran

Size 'Allah'ın hazineleri benim elimin altında da' demiyorum, gayp alemini de bilemem, 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Sizin gözlerinize hor görünen kimselere Allah'ın hiçbir hayır vermediğini de söyleyemem, kalplerinde neler olduğunu herkesten iyi bilen Allah'dır. Yoksa zalimlerden biri olurum.

Gültekin Onan

"Ben size Tanrı'nın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine Tanrı kesin olarak bir hayır vermez de demiyorum. Nefslerinde olanı Tanrı daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek)dir."

Hamdi Döndüren

Ben size, “Yanımda Allah’ın hazineleri vardır.” demiyorum; ben gaybı da bilmem; melek olduğumu da söylemiyorum. Hor gözle baktığınız (mü’minler) hakkında da, “Allah, bunlara hiçbir nimet vermeyecektir!” diyemem. Çünkü Allah onların içlerinde olanı daha iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde, ben elbette zâlimlerden olurum!”

Hasan Basri Çantay

"Ben size: Allahın hazineleri benim nezdimdedir demiyorum. Ben ğaybı bilmem. Ben hakıykatde bir melek'im de demiyorum. Bununla beraber gözlerinizin hor gördüğü kimseler (mü'minler) hakkında Allah onlara asla bir hayr vermeyecekdir dahi diyemem. Allah, onların özlerindekini ençok bilendir. (Eğer bunları tard edersem) o takdirde şübhesiz ki ben zaalimlerdenimdir".

Hasib Asutay

Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Gaybı da bilmem. 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için 'Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir' diyemem. Allah onların içlerinde olanı daha iyi bilir. Onları kovduğum takdirde ben gerçekten zulmedenlerden olurum'.

Hayrat Neşriyat

'Ve (ben) size: 'Allah’ın hazîneleri yanımdadır’ demiyorum; hem gaybı (ben de)bilmem; 'Ben şübhesiz bir meleğim’ de demiyorum; sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için: 'Allah onlara aslâ bir hayır vermeyecek’ de demem! Allah, onların içlerinde olanı en iyibilendir. (Eğer o mü’minleri kovar ve böyle dersem) o takdirde doğrusu ben mutlaka zâlimlerden olurum!'

İbni Kesir

Ben, size: Allah'ın hazineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Meleğim de demiyorum. Hor gördüklerinize Allah iyilik vermeyecektir de demiyorum. İçlerinde olanı en iyi bilen Allah'tır. Yoksa ben de zalimlerden olurum.

Mehmet Okuyan

Ben size ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum; gaybı (bilinemeyeni) de bilemem. ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Gözlerinizin hor gördüğü kişiler için ‘Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir’ diyemem. Kalplerinde olanı Allah çok iyi bilendir. O(nları kovduğum) takdirde doğrusu ben zalimlerden olurum.”

Muhammed Esed

"Öte yandan, size Allahın hazineleri benim yanımdadır demiyorum, insanın duyu ve algı alanının ötesini bilirim de (demiyorum), bir melek olduğumu da söylemiyorum; sizin o hor gördüğünüz kimselere Allahın bir hayır ulaştırmayacağını ise zaten söyleyemem, çünkü onların kalplerinde olanı Allah daha iyi bilir. (Ve eğer bu kabil şeyler söyleyecek olsaydım) kuşkusuz, zalimlerden olurdum."

Mustafa İslamoğlu

Dahası ben size, "Allah'ın hazineleri benim gözetimimdedir" demiyorum; görünmezin bilgisine sahip de değilim. Üstelik asla "Ben meleğim" de demiyorum. Sizin küçük görüp tahkir ettiğiniz kimseler için "Allah onlara gelecekte bir hayır vermeyecek" demeye ise zaten yanaşmam: Allan onların içlerindekini çok daha iyi bilir; eğer böyle davranırsam o zaman ben de kendisine zulmeden biri olup çıkarım."

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve ben size, 'Benim yanımda Allah Teâlâ'nın hazineleri vardır' demiyorum. Ve ben gaybı bilmem. Ve ben demem ki, 'Ben muhakkak bir meleğim', veya demem ki, 'Sizin gözlerinizin hor gördüğü kimselere Allah Teâlâ elbette hayır vermeyecektir.' Allah Teâlâ onların nefislerinde olanı da bihakkın bilendir. Şüphe yok ki, ben o vakit zalimlerden olmuş olurum.»

Ömer Öngüt

“Ben size: 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır. ' demiyorum, gaybı da bilmem. 'Ben bir meleğim. ' de demiyorum. Gözlerinizin hor ve hakir gördüğü mümin kimseler için: 'Allah onlara hiçbir hayır vermeyecektir. ' diyemem. Özlerinde olanı daha iyi bilen Allah'tır. Bunu söylediğim takdirde mutlaka ben de zâlimlerden olurum. ”

Suat Yıldırım

Ben size: "Yok Allah’ın hazineleri benim elimdedir!" yok: "Ben gaybı bilirim!"yok: "Ben bir meleğim!" demiyorum. Hor gördüğünüz müminlere "Allah hiçbir hayır, hiçbir meziyet vermez!" de demem. Allah onların içlerinde olanı pek iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde ben elbette zalimlerden olurum."

Süleyman Ateş

Ben size: "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum. Gaybı da bilmem. "Ben meleğim," de demiyorum. Sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için "Allah onlara bir hayır vermeyecek" de demem. Allah, onların içlerinde olanı daha iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde ben, mutlaka zalimlerden olurum."

Süleymaniye Vakfı

Ben size:'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır.' demiyorum. Gaybı/gizleri şeyleri bilmem. 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Gözlerinizin değersiz gördüğü kimseler için 'Allah bunlara iyilik etmez.' de demiyorum. Onların içlerinde olanı en iyi bilen Allah'tır. Bunları dersem yanlış yapanlardan olurum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Size: ‘Allah'ın hazineleri yanımdadır' demiyorum. Gizli bilgileri de bilmem. Ben melek olduğumu da söylemiyorum. Hor gördüğünüz kimseler için ‘Allah bunlara iyilik etmez' de demiyorum. Onların içlerinde olanı en iyi bilen Allah'tır. Bunları desem yanlış yapmış olurum."

Şaban Piriş

Ben, size, "Allah'ın hazineleri yanımdadır" demiyorum. Gaybı bilmem. Ben, bir meleğim de demiyorum. Gözlerinizin hor gördüklerine "Allah kesinlikle iyilik vermez" de demiyorum. Onların kalplerinde olanı en iyi Allah bilir. Eğer bunları söylersem zalimlerden olurum.

Tefhim-ul Kuran

«Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine, Allah kesin olarak onlara bir hayır vermez de demiyorum. Nefislerinde olanı Allah daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek) dir.»

Ümit Şimşek

'Ben size Allah'ın hazineleri benim yanımda demiyorum. Ben gaybı bilirim de demiyorum. Ben meleğim de demiyorum. Sizin gözünüzde horlanan insanlar için 'Allah bunlara bir hayır nasip etmez' de demiyorum. Onların içlerinde olanı Allah bilir. Böyle birşey diyecek olsam, işte o zaman zalimlerden biri olurum.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Ben size demiyorum ki, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır. Ben gaybı bilmem. Ben bir meleğim de demiyorum. Ama gözlerinizin horlayarak baktığı kişiler için, 'Allah bunlara hiçbir hayır vermeyecek' diyemem. Onların benliklerinde neyin saklı olduğunu Allah daha iyi bilir. Başka türlü davranırsam kesinlikle zalimlerden olurum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mən sizə demirəm ki, Allahın xəzinələri mənim yanımdadır. Mən qeybi də bilmirəm. Mən sizə demirəm ki, mən mələyəm. Mən sizin xor baxdığınız kəslərə demirəm ki, Allah onlara əsla xeyir verməyəcəkdir. Onların canında nələr olduğunu Allah daha yaxşı bilir. Əks təqdirdə, sözsüz ki, mən zalımlardan olardım”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən sizə demirəm ki, Allahın xəzinələri məndədir. Mən qeybi də bilmirəm. Mən demirəm ki, mələyəm. Mən eyni zamanda sizin xor baxdığınız kəslərə (iman gətirən yoxsullara) Allahın heç bir xeyir verməyəcəyini də demirəm. Onların ürələrində olanı (hamıdan yaxşı) Allah bilir. (Əgər mən iman gətirənləri qovsam və bu sözləri desəm), onda şübhəsiz ki, zalımlardan olaram!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich sage euch weder, daß ich Gottes Schätze habe, noch daß ich das Verborgene kenne, noch daß ich ein Engel bin. Den Menschen, die in euren Augen verächtlich sind, sage ich nicht, daß Gott ihnen nichts Gutes gewähren wird; Gott weiß, was sie in ihrem Innern hegen. Sagte ich das, wäre ich einer der Ungerechten.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und ich sage nicht zu euch, ich besäße die Schatzkammern Allahs, und ich weiß auch nicht das Verborgene; und ich sage nicht, ich sei ein Engel. Noch sage ich von denen, die eure Augen verachten, Allah werde ihnen niemals etwas Gutes zukommen lassen - Allah weiß am besten, was in ihrem Innersten ist -, sonst gehörte ich wahrlich zu den Ungerechten.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und ich sage nicht zu euch: ʺIch besitze die Schätze Allahsʺ, noch kenne ich das Verborgene, noch erkläre ich: ʺIch bin ein Engel.ʺ Noch sage ich von denen, die eure Augen verachten: ʺAllah wird ihnen niemals (etwas) Gutes gewähren.ʺ Allah kennt am besten, was in ihrem Inneren vorgeht; wahrlich, ich gehörte sonst zu denen, die ungerecht sind.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch sage ich euch nicht, daß ich über ALLAHs Magazine verfüge, und ich kenne das Verborgene nicht, auch sage ich nicht, daß ich ein Engel sei, auch sage ich nicht zu denjenigen, die ihr verachtet, daß ALLAH ihnen nichts Gutes erweisen wird - ALLAH ist allwissend über das, was in ihren Seelen ist - ansonsten bin ich gewiß einer der Unrecht-Begehenden!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I do not claim to be in possession of the treasuries of Allah, nor do I indulge in prophecy or claim to foretell future events or realize the unseen nor do I say to you I am an angel, or say to you that those whom you view with contempt shall be denied Allah's blessings. Allah knows best their innermost thoughts and feelings". "If I commit myself to such a line of conduct, then I am indeed wrongful of actions".

Abdul Haleem

I am not telling you that I hold God’s treasures, or have any knowledge of what is hidden, or that I am an angel. Nor do I say that God will not grant any good to those who are despised in your eyes: God Himself knows best what is in their souls. If I did this I would be one of the wrongdoers.’

Abdullah Yusuf Ali

"I tell you not that with me are the treasures of Allah, nor do I know what is hidden, nor claim I to be an angel. Nor yet do I say, of those whom your eyes do despise that Allah will not grant them (all) that is good: Allah knoweth best what is in their souls: I should, if I did, indeed be a wrong-doer."

Abul A'la Maududi

I do not say to you that I possess Allah's treasures, nor that I have access to the realm beyond the ken of sense-perception, nor do I claim to be an angel. Nor do I say regarding those whom you look upon with disdain that Allah will not bestow any good upon them. Allah knows best what is in their hearts. Were I to say so I would be one of the wrongdoers.'

Aisha Bewley

I do not say to you that I possess the treasuries of Allah; nor do I know the Unseen; nor do I say that I am an angel; nor do I say to those who are vile in your eyes that Allah will not give them any good. Allah knows best what is in their hearts. If I did, I would certainly be one of the wrongdoers.’

Al-Hilali & Khan

"And I do not say to you that with me are the Treasures of Allâh, nor that I know the Ghaib (Unseen), nor do I say I am an angel, and I do not say of those whom your eyes look down upon that Allâh will not bestow any good on them. Allâh knows what is in their inner-selves (as regards belief, etc.). In that case, I should, indeed be one of the Zâlimûn (wrong-doers, oppressors)."

Ali Quli Qarai

I do not say to you that I possess the treasuries of Allah, neither do I know the Unseen. I do not claim to be an angel, neither do I say of those who are despicable in your eyes that Allah will not grant them any good —Allah knows best what is in their hearts— for then I would indeed be a wrongdoer.’

Amatul Rahman Omar

`And I do not say to you that I possess the treasures of Allâh, nor that I know the hidden realities, nor do I say that I am an angel, nor do I say concerning those whom your eyes despise that Allâh will not grant them any good. Allâh knows best whatever is in their minds. I shall indeed be of the unjust (if I say anything of the kind).'

Arthur John Arberry

Will you not remember? I do not say to you, "I possess the treasuries of God"; I know not the Unseen; and I do not say, "I am an angel. " Nor do I say to those your eyes despise, "God will not give them any good"; God knows best what is in their hearts. 'Surely in that case I should be among the evildoers.'

Bijan Moeinian

"I do not pretend that I own the Lord’s treasures, nor that I have knowledge over everything. I can neither satisfy you by saying: “God has not favored those who [have chosen to believe and that you] resent so much." God know what kind of persons they are; It will be unjust of me to say something [nasty about] them [to satisfy your ego.]”

E. Henry Palmer

I do not say that I have the treasures of God; nor do I know the unseen; nor do I say, " Verily, I am an angel; " nor do I say of those whom your eyes despise, "God will never give them any good!"- God knows best what is in their souls - verily, then should I be of the unjust. '

Edip-Layth

"Nor do I say to you that I have the treasures of God, nor do I know the future, nor do I say that I am a controller, nor do I say to those whom your eyes look down upon that God will not grant them any good. God is more aware of what is in them; in such case I would be among the wicked."

George Sale

I say not unto you, the treasures of God are in my power; neither do I say, I know the secrets of God: Neither do I say, verily I am an angel; neither do I say of those whom your eyes do condemn, God will by no means bestow good on them: -- God best knoweth that which is in their souls; -- for then should I certainly be one of the unjust.

Hamid S. Aziz

"O my people! Who will help me against Allah, were I to repel them? Do you not then reflect?

Mahmoud Ghali

And I do not say to you, I have in my presence the treasuries of Allah; and I do not know the Unseen; and I do not say surely I am an angel. Nor do I say to the ones your eyes despise, (that) Allah will never bring them any charity. Allah knows best whatever is in their selves. Surely, (in case I do that) I am indeed of the unjust."

Marmaduke Pickthall

I say not unto you: "I have the treasures of Allah" nor "I have knowledge of the Unseen," nor say I: "Lo! I am an angel!" Nor say I unto those whom your eyes scorn that Allah will not give them good - Allah knoweth best what is in their hearts - Lo! then indeed I should be of the wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

I say not that I have the treasures of God, or that I possess the knowledge of the unknown. I do not claim to be an angel, nor can I say that God will not bestow any good on those you disdain, for God is cognisant of what is in their hearts. If I say this, I will surely be unjust."

Muhammad Asad

"And I do not say unto you, `God's treasures are with me'; nor [do I say], `I know the reality which is beyond the reach of human perception'; nor do I say, 'Behold, I am an angel'; nor do I say of those whom your eyes hold in contempt, `Never will God grant them any good'- for God is fully aware of what is in their hearts. [Were I to speak thus,] verily, I would indeed be among the evildoers."

Mustafa Khattab

I do not say to you that I possess Allah’s treasuries or know the unseen, nor do I claim to be an angel, nor do I say that Allah will never grant goodness to those you look down upon. Allah knows best what is ˹hidden˺ within them. ˹If I did,˺ then I would truly be one of the wrongdoers."

Progressive Muslims

"Nor do I say to you that I have the treasures of God, nor do I know the future, nor do I say that I am an Angel, nor do I say to those whom your eyes look down upon that God will not grant them any good. God is more aware of what is in their souls; in such case I would be among the wicked."

Sahih International

And I do not tell you that I have the depositories [containing the provision] of Allah or that I know the unseen, nor do I tell you that I am an angel, nor do I say of those upon whom your eyes look down that Allah will never grant them any good. Allah is most knowing of what is within their souls. Indeed, I would then be among the wrongdoers."

Sam Gerrans

And: “I say not to you: ‘I have the treasuries of God,’ or: ‘I have knowledge of the Unseen,’ nor do I say: ‘I am an angel,’ nor say I to those whom your eyes disdain: ‘God will not give them good.’” — God best knows what is in their souls — “Indeed, I would then be of the wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

"I never say to you that I have the Treasures of Allah. Neither do I claim knowledge of what is beyond human perception, nor do I say that I am an angel. I disagree with you, that my followers are the folk of the lesser status. You claim that Allah will never give them His Bounties, but He knows their true merit. I cannot be unjust to them."

Syed Vickar Ahamed

"And, I do not tell you that the treasures of Allah are with me, nor do I know what is hidden, nor do I claim to be an angel, nor do I say, that of those whom you look down in contempt that Allah will not grant them what is good: Allah knows best what is in their souls: I should, if I did (drive them away), truly be a wrong-doer. "

Taqi Usmani

And I do not say to you that I have the treasures of Allah, nor that I have the knowledge of the unseen, nor do I say that I am an angel. Nor do I say (as you do) about those who are contemptible in your eyes that Allah will never award them any good; Allah knows best what lies in their hearts. (If I were to say so,) then, I would indeed be one of the unjust."

The Monotheist Group

"Nor do I say to you that I have the treasures of God, nor do I know the future, nor do I say that I am an angel, nor do I say to those whom your eyes look down upon that God will not grant them any good. God is more aware of what is in their souls; in such case I would be among the wicked."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et je ne vous dis pas que je détiens les trésors dʹAllah, je ne connais pas lʹInconnaissable, et je ne dis pas que je suis un Ange; et je ne dis pas non plus aux gens, que vos yeux méprisent, quʹAllah ne leur accordera aucune faveur; Allah connaît mieux ce quʹil y a dans leurs âmes. (Si je le leur disais), je serais du nombre des injustes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ez ji we re nabêjim; gencîneyên Xwedê li cem min in, ez bi nepeniyê jî nizanim, ez nabêjim ez ferîşte me jî û ji bo wan ên ku di çavên we de bênirx in ez nabêjim ku Xwedê dê qenciyê digel wan neke. Xwedê, bi ya di dilên wan de bêhtir dizane. Eger min ev kir bêguman hingê ez ji sitemkaran im.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En ik zeg niet tot jullie dat ik Gods schatkamers bezit, noch ken ik het verborgene, ook zeg ik niet dat ik een engel ben, noch zeg ik tegen hen die in jullie ogen verachtelijk zijn dat God hun niets goeds zal geven. God weet het best wat in jullie binnenste is, anders zou ik tot de onrechtplegers behoren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ik zeg u niet: De schatten van God zijn in mijne macht, noch zeg ik: Ik ken Gods geheimen, noch zeg ik: Waarlijk ik ben een engel; noch zeg ik van degenen op welke gij verachtende blikken slaat: God zal hun op geenerlei wijze goed doen (God weet het beste wat in hunne zielen is); want dan zou ik zekerlijk een onrechtvaardige zijn.

Hollandaca — Siregar

En ik zeg niet tot jullie: ʹIk bezit de schatten van Allah.? En ik ken het onwaarneembare niet. En ik zeg niet: ʹVoorwaar, ik ben een Engel.ʹ En ik zeg niet tot de-genen die verachtelijk zijn in jullie ogen: ʹAllah zal jullie nimmer iets goeds geven.ʹ Allah weet beter wat er in hen is. Voorwaar, den zou ik zeker tot de onrechtplegers behoren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И я [Нух] не говорю вам: «У меня сокровищницы Аллаха [что я распоряжаюсь ими]», ни: «Я знаю сокровенное». И я не говорю: «Я ангел». И не говорю я тем, кого презирают ваши очи [слабым верующим], что не даст им Аллах никакого блага. Аллах лучше знает, что в их душах; иначе я был бы одним из беззаконников».

Rusça — Osmanov

Я не говорю вам: ʺСокровищницы Аллаха - при мнеʺ или: ʺЯ ведаю сокровенноеʺ. Не говорю и так: ʺЯ - ангелʺ. Не говорю я также тем, кто презрен в ваших глазах, что Аллах не дарует им никакого добра. Аллах лучше осведомлен о том, что в их душах. [Если бы я это говорил], то, воистину, был бы несправедливʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Jag säger inte till er att jag har Guds skatter (i min hand) och jag känner inte det som är dolt för människor. Jag säger inte heller att jag är en ängel. Inte heller säger jag om dem som ni betraktar med sådant förakt: ʹGud kommer aldrig att ge dem av (Sitt) godaʹ.ʺ Gud vet bäst vad de bär inom sig. (Hade jag yttrat något sådant) skulle jag sannerligen höra till de orättfärdiga.ʺ