(118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

وَلَوْ شَاءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ اِلَّا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَ وَلِذٰلِكَ خَلَقَهُمْ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعِينَ

ve lev şā'e rabbuke le ceǎle n-nāse ummeten vāHideten ve lā yezālūne muḣtelifīne / illā men raHime rabbuke ve li ƶālike ḣaleḳahum ve temmet kelimetu rabbike le emleenne cehenneme mine l-cinneti ve n-nāsi ecmeǐyne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdileseydi
3رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
4لَجَعَلَle ceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyapardı
5النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanları
6اُمَّةًummetenا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmet
7وَاحِدَةًvāHidetenو ح دBir olmak, yalnız, eşsiz, benzersiz olmak, alçakgönüllü kalmak, ayrı durmak, birliği vurgulamak. Waahidun - kardinal, bir sayısı, tek. Wahda - yalnız.bir tek
8وَلَاve lāama hala
9يَزَالُونَyezālūneز ا لdurmazlar
10مُخْتَلِفِينَmuḣtelifīneخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekihtilaf etmekten
1اِلَّاillāhariç
2مَنْmenkimseler
3رَحِمَraHimeر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmet ettiği
4رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
5وَلِذٰلِكَve li ƶālikezaten bunun için
6خَلَقَهُمْḣaleḳahumخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.onları yarattı
7وَتَمَّتْve temmetت م مTam/bütün olmak, çiçek açmak, yetişkin, eksiksiz, mükemmel, yerine getirilmiş, başarmak.ve yerine gelmiştir
8كَلِمَةُkelimetuك ل مKonuşmak, ifade etmek.sözü
9رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
10لَاَمْلَـَٔنَّle emleenneم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasıandolsun dolduracağım
11جَهَنَّمَcehennemeجهنمcehennemi
12مِنَmine-den
13الْجِنَّةِl-cinnetiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinler-
14وَالنَّاسِve n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.ve insanlar(dan)
15اَجْمَعِينَecmeǐyneج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.tamamen

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak Rabbinin merhamet ettiği kimseler müstesnâ ve zâten de bunun için halketmiştir onları ve Rabbinin sözü de tamamıyla yerine gelmiştir: Andolsun ki cehennemi, cinlerin ve insanların bir kısmıyla dolduracağım.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak Rabbinin merhamet ettiği kimseler müstesnâ ve zâten de bunun için halketmiştir onları ve Rabbinin sözü de tamamıyla yerine gelmiştir: Andolsun ki cehennemi, cinlerin ve insanların bir kısmıyla dolduracağım.

Adem Uğur

Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım" sözü yerini buldu.

Ahmed Hulusi

Sadece Rabbinin rahmet ettiği kimse hariç (o Rasulün getirdiklerine muhalefet etmez); işte bunun için onları halketti! Rabbinin: "Andolsun ki cehennemi tamamen cinn ve nas'tan dolduracağım" kelimesi tamamlanmıştır.

Ahmet Tekin

Ancak Rabbinin rahmetiyle muamele yaptığı kimseler ihtilâfa düşmediler. Allah, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar edip, ilâhî lütfa nail olmaları için onları yarattı. Rabbinin: 'Andolsun ki, Cehennem’i cinler ve insanlarla tamamen dolduracağım' hükmü böylece gerekçeli olarak kesinleşti.

Ahmet Varol

Rabbinin rahmet ettikleri hariç. O, onları bunun için yarattı. Rabbinin: 'Andolsun ben cehennemi cinlerden ve insanlardan dolduracağım' sözü tamamen yerine gelmiştir.

Ali Bulaç

Rabbinin rahmet ettikleri dışında. Onları bunun için yarattı. Böylece Rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiştir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan, (kafirlerin) tümüyle dolduracağım."

Ali Fikri Yavuz

Ancak Rabbinin rahmetiyle, hak din üzere anlaşıp ayrılmıyanlar müstesnadır. Allah, insanları bunun için (bir kısmının ihtilâfı ve bir kısmının hak din üzere bulunması için) yarattı ve Rabbinin meleklerine olan şu: “- And olsun, cehennemi tamamen insanlardan ve cinlerden dolduracağım”, sözü tamamen yerine geldi.

Ali Rıza Safa

Efendinin merhamet ettikleri dışında, onları, bunun için yaratmıştır. Çünkü Efendinin, "Cehennemi, cinlerle ve insanlarla kesinlikle dolduracağım!" sözü tamamlanacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Yani, Rabbinin,"Andolsun ki, cehennemi hem insanlar hem de cinlerle dolduracağım" sözü yerini buldu.

Bekir Sadak

(118-11) 9 Eger Rabbin dileseydi insanlari tek bir ummet kilardi. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayriliktadirlar, esasen onlari bunun icin yaratmistir. Rabbinin «And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracagim» sozu yerine gelmistir.

Celal Yıldırım

Ancak Rabbinin merhamet ettiği kimseler müstesna. Zaten Rabbin insanları bunun için (bu duygu ve düşüncede) yaratmıştır. Ve Rabbinin şu sözü tamamlanıp yerini bulmuştur : «And olsun ki, Cehennem'i tamamen cinlerden ve insanlardan (olan günahkâr suçlularla) dolduracağım.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(118-119) Rabbin dileseydi insanları elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat onlar hep ihtilâf içinde olacaklardır, rabbinin esirgedikleri müstesna; zaten O insanları buna uygun yaratmıştır. Böylece rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem insanlar hem cinlerle dolduracağım” sözü yerini bulmuş oldu.

Diyanet İşleri

(118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

Diyanet İşleri (eski)

(118-119) Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin 'And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracağım' sözü yerine gelmiştir.

Diyanet Vakfi

Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Rabbinin, «Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım» sözü yerini buldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak Rabbinin rahmetle yarlığadığı kimseler başka. Onun içindir ki, onları yarattı. Ve Rabbinin «Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım» sözü böylece tamam oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak Rabbinin rahmeti ile bağışladığı kimseler başka. Zaten onları bunun için yarattı ve Rabbinin: "Andolsun ki, cehennemi tamamen cinlerden ve insanlardan dolduracağım!" sözü tamamen yerine geldi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak rabbının rahmetile yarlıgadığı kimseler müstesna ve onun içindir ki onları halketti ve rabbının şu kelimesi tamam oldu, ahdim olsun Cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım.

Erhan Aktaş

Ancak Rabb'inin rahmet ettikleri hariç. Bunun için yarattı onları. Kesinlikle Rabb'inin takdir ettiği, "Cehennem'i cinlerden ve insanlardan dolduracağım" hükmü gerçekleşecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak Rabb'inin rahmet ettikleri hariç. Bunun için yarattı onları. Kesinlikle Rabb'inin takdir ettiği, "Cehennem'i cinlerden ve insanlardan dolduracağım" hükmü gerçekleşecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak Rabb'inin rahmet ettikleri hariç. Bunun için yarattı onları. Kesinlikle Rabb'inin takdir ettiği, "Cehennem'i cinlerden ve insanlardan dolduracağım" hükmü gerçekleşecektir.

Fizilal-il Kuran

Yalnız Rabbinin merhametine mazhar olabilenler doğru yolda görüş ve inanç birliği sağlayabiliyorlar. Zaten Allah insanları bunun için yarattı. Rabbinin «cehennemi, mutlaka insanlarla ve cinlerle dolduracağım» şeklindeki sözü çoktan kesinleşti.

Gültekin Onan

Rabbinin rahmet ettikleri dışında. Onları bunun için yarattı. Böylece rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiştir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan, (kafirlerin) tümüyle dolduracağım."

Hamdi Döndüren

Yalnız Rabbinin acıdığı kimseler bunun dışındadır. Zaten Rabbin onları bunun için yaratmıştır. Böylece, Rabbinin, “Ben, cehennemi tümüyle cinler ve insanlarla dolduracağım!” sözü yerini bulmuştur.

Hasan Basri Çantay

Rabbinin, rahmet (ine mazhar) etdiği kimseler müstesna. (Allah) onları bunun için yaratmışdır. Bununla beraber Rabbinin şu sözü de tastamam yerine gelmişdir: "Andolsun ki ben cehennemi bütün insan ve cinden (müstehık olanlarla) dolduracağım".

Hasib Asutay

Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten (Rabbin) onları bunun için yarattı. Rabbinin 'Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerden dolduracağım ' sözü yerini buldu.

Hayrat Neşriyat

Ancak Rabbinin merhamet buyurduğu kimseler müstesnâ. Zâten onları bunun için (rahmete ehil olanları rahmet, ihtilâfa ehil olanları ihtilâf için) yarattı. Böylece Rabbinin, 'Celâlim hakkı için, Cehennemi bütün cinlerden ve insanlardan dolduracağım!' sözü tamâm oldu.

İbni Kesir

Esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbının rahmet ettikleri müstesnadır. Bununla beraber, Rabbının şu sözü de tamamen yerine gelmiştir: Şüphesiz ki Ben, cehennemi hep insan ve cinn ile dolduracağım.

Mehmet Okuyan

Ancak Rabbinin merhamet ettikleri hariçtir. Zaten (Rabbin) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin, “Şüphesiz ki cehennemi bütünüyle insanlarla ve cinlerle dolduracağım!” sözü tamamlanmış (yerini bulmuş olacak)tır.

Muhammed Esed

pek tabii, Rabbinin (aydınlatıcı, yol gösterici) lütfunu bahşettiği kimseler başka. Oysa, (işte) bu (lütfa erişmeleri) için yarattı (hepsini.) Fakat, (bu ilahi yol gösterme lütfunu tepenler için) Rabbinin, "Muhakkak ki Ben cehennemi hep, görünmeyen varlıklarla ve insanlarla dolduracağım" sözü yerini bulmuş olacak.

Mustafa İslamoğlu

Tabii ki Rabbinin rahmetiyle (yol gösterdiği) kimseler hariç. Oysa ki O, (tüm insanları) bu (rahmete nail olmak) için yarattı. Ne ki, (rahmete ısrarla sırt çevirenler için de) Rabbinin, "Andolsun ki Ben Cehennemi bütünüyle görünmeyen ve görünen tüm iradeli varlıkların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım" sözü, elbet gerçekleşmiş olacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak Rabbinin rahmet ettiği kimseler müstesna. Ve onun içindir, onları yaratmıştır. Ve Rabbinin şu beyanı da tamam olmuştur ki, «Elbette cehennemi bütün cinlerden ve insanlardan dolduracağım.»

Ömer Öngüt

Ancak Rabbinin rahmetine nâil olanlar müstesnâdır. (Onlar bu ihtilâfın dışında kalmışlardır). Esasen onları bunun için (rahmet etmek için) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki ben cehennemi cinlerle ve insanlarla dolduracağım!” sözü tamamen yerine gelmiştir.

Suat Yıldırım

(118-119) Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları hakta ittifak eden bir tek ümmet yapardı. Fakat O bunu irade etmediğinden ittifak etmemişlerdir ve işte böylece ihtilaf eder vaziyette devam edeceklerdir. Ancak Rabbinin lütfederek hakta birleşmeyi nasib ettiği kimseler bunun dışındadır. Esasen O, insanları bunun için yaratmıştır. Böylece, Rabbinin "Ben cehennemi, bütün cin ve insanlardan müstehak olanlarla dolduracağım." sözü gerçekleşecektir.

Süleyman Ateş

Yalnız Rabbinin acıdıkları (bu ihtilafın dışında kalmışlardır). Zaten (Allah) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin: "Andolsun, ben cehennemi hep cinlerden ve insanlardan bir kısmıyle dolduracağım!" sözü tam yerine gelmiştir.

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin ikramda bulundukları /doğru yolda saydıkları bunun dışındadır. O, insanları bunun için yaratmıştır. Rabbinin şu sözü kesinleşmiştir: "Cehennemi tamamen cinlerle ve insanlarla dolduracağım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin ikramda bulundukları öyle olmazlar. O insanları bunun için (ikramı hak etmeyenler muhalif kalsınlar diye) yaratmıştır. Rabbinin şu sözü kesindir: "Cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım."

Şaban Piriş

Yalnız Rabbinin merhamet ettikleri bunun dışındalar. Esasen, Onları bunun için yarattı. Rabbinin "Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım." diye buyurduğu söz yerine gelmiştir.

Tefhim-ul Kuran

Rabbinin rahmet ettikleri dışında onları bunun için yarattı. Böylece Rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiştir: «Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan, onların tümünden dolduracağım.»

Ümit Şimşek

Rabbinin merhamet ettiği kimseler müstesna. Zaten onları bunun için yarattı.(25 Rabbinin 'Ben cinlerin ve insanların bütün inkârcılarıyla Cehennemi doldururum' sözü böylece gerçekleşmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. O, onları işte bunun için yaratmıştır. Rabbinin, "Yemin olsun ben cehennemi, tümden insanlar ve cinlerle dolduracağım!" sözü tamamlanacaktır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Rəbbinin mərhəmət etdiyi kimsələr istisnadır. (Rəbbin) onları bunun üçün (belə bir ixtilafa düşdüklərinə görə xoşbəxt və bədbəxt, möʼmin və kafir, cənnət və cəhənnəm əhli) yaratmışdır. (Allah insanların dində ixtilafda olub-olmayacaqlarını, özlərini necə aparacaqlarını əzəldən bildiyi üçün onların bütün gələcək işlərini və hərəkətlərini öz qüdrət qələmi ilə lövhi-məhfuzda yazmışdır). Artıq Rəbbinin (mələklərə dediyi): ″Mən Cəhənnəmi (Allahı inkar edən) bütün cinlər və insanlarla dolduracağam!″ - sözü tamamilə yerinə yetdi!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

außer denen, derer sich dein Herr erbarmt. Dafür hat Er sie erschaffen. Gottes Wort lautet: ʺIch werde die Hölle mit Dschinn und Menschen allesamt füllen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

außer denen, derer Sich dein Herr erbarmt hat. Dazu hat Er sie erschaffen. Und so erfüllt sich das Wort deines Herrn: ʺIch werde die Hölle ganz gewiß mit den Ginn und den Menschen allesamt füllen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Ausgenommen davon sind jene, derer dein Herr Sich erbarmt hat, und dazu hat Er sie erschaffen. Und das Wort deines Herrn ist in Erfüllung gegangen: ʺWahrlich, Ich werde Gahannam mit den Ginn und den Menschen insgesamt füllen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

außer denjenigen, welchen dein HERR Gnade erwies - und dafür erschuf ER sie. Und die Bestimmung deines HERRN ist vollendet: ʺGewiß, ICH werde Dschahannam mit Dschinn und Menschen, von beiden füllen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But not those whom Allah has graced with His mercy. In this Manner of freedom of choice and of thinking did He bring mankind into being. Thus has the word of Allah, your Creator, answered the purpose and complied with His decree, thus: "I will fill Hell with the Jinn together with mankind who were wrongful of actions, guilty of defiant impiety and whose lawless desires were seas scorning all bounds".

Abdul Haleem

except those on whom your Lord has mercy- for He created them to be this way, and the word of your Lord is final: ‘I shall definitely fill Hell with both jinn and men.’

Abdullah Yusuf Ali

Except those on whom thy Lord hath bestowed His Mercy: and for this did He create them: and the Word of thy Lord shall be fulfilled: "I will fill Hell with jinns and men all together."

Abul A'la Maududi

except for those on whom your Lord has mercy. And it is for this (exercise of freedom of choice) that He has created them. And the word of your Lord was fulfilled: 'Indeed I will fill the Hell, with men and jinn, altogether.'

Aisha Bewley

except for those your Lord has mercy on. That is what He created them for – so that the Word of your Lord would be fulfilled: ‘I will fill up Hell with the jinn and mankind all together.’

Al-Hilali & Khan

Except him on whom your Lord has bestowed His Mercy (the follower of truth - Islâmic Monotheism) and for that[1] did He create them. And the Word of your Lord has been fulfilled (i.e. His Saying): "Surely, I shall fill Hell with jinn and men all together."

Ali Quli Qarai

except those on whom your Lord has mercy —and that is why He created them— and the word of your Lord has been fulfilled: ‘I will surely fill hell with jinn and humans, all together!’

Amatul Rahman Omar

Different, however, is the case of those on whom your Lord has had mercy. Indeed, it is for (the bestowal of mercy) that He has created them; yet (this) word of your Lord, `Verily I will fill Gehenna with the (rebellious) jinn and (ordinary) people all together,' has perfectly come true.

Arthur John Arberry

excepting those on whom thy Lord has mercy. To that end He created them, and perfectly is fulfilled the word of thy Lord: 'I shall assuredly fill Gehenna with jinn and men all together.'

Bijan Moeinian

Only those who have [earned and] received the Lord’s Mercy will be saved. They are the ones created to (be examples for freedom of choice and to) fulfill the promise of the Lord that: "I will fill the Hell with human beings and Jinns (extra-terrestrials) alike."

E. Henry Palmer

save those thy Lord has had mercy on. For this has He created them, and the word of thy Lord is fulfilled, 'I will surely fill hell with ginns and mankind altogether.'

Edip-Layth

Except whom your Lord has mercy upon; and for that He has created them. The word of your Lord came true: "I will fill hell with the Jinn and the humans together!"

George Sale

unless those on whom thy Lord shall have mercy: And unto this hath He created them; for the word of thy Lord shall be fulfilled, when He said, verily I will fill hell altogether with genii and men.

Hamid S. Aziz

Had your Lord pleased, He could have made men one nation; but they will not cease to dispute

Mahmoud Ghali

Excepting the ones on whom your Lord has mercy, and He created them for that (end), and perfected has been the Word of your Lord. "Indeed I will definitely fill Hell with jinn and mankind all together."

Marmaduke Pickthall

Save him on whom thy Lord hath mercy; and for that He did create them. And the Word of thy Lord hath been fulfilled: Verily I shall fill hell with the jinn and mankind together.

Mohamed Ahmed - Samira

Except those on whom your Lord had mercy for which He has created them. But fulfilled shall be the word of your Lord. "I will fill up Hell with jinns and men."

Muhammad Asad

[all of them, ] save those upon whom thy Sustainer has bestowed His grace. And to this end has He created them [all. But [as for those who refuse to avail themselves of divine guidance,] that word of thy Sustainer shall be fulfilled: "Most certainly will I fill hell with invisible beings as well as with humans, all together!"

Mustafa Khattab

except those shown mercy by your Lord—and so He created them ˹to choose freely˺. And so the Word of your Lord will be fulfilled: "I will surely fill up Hell with jinn and humans all together."

Progressive Muslims

Except whom your Lord has mercy upon, and for that He has created them. And the word of your Lord came true: "I will fill Hell with the Jinn and the humans together!"

Sahih International

Except whom your Lord has given mercy, and for that He created them. But the word of your Lord is to be fulfilled that, "I will surely fill Hell with jinn and men all together."

Sam Gerrans

Save he upon whom thy Lord has mercy. And for that He created them; and the word of thy Lord will be fulfilled: “I will fill Gehenna with the jinna and mankind all together.”

Shabbir Ahmed

Your Lord will have Mercy on those who work toward that Noble Objective. He created them from one common source. The smaller and the bigger communities that defy Divine Laws will fulfill the Word of your Lord, "Verily, I shall fill Hell with the rural and urban mankind all together."

Syed Vickar Ahamed

Except those on whom your Lord has granted His Mercy: And for this did He create them: And the Word of your Lord (is that); "I will fill Hell with jinns' and men all together, " has been (already) fulfilled:

Taqi Usmani

except those whom Allah has blessed with mercy, and for that He has created them. And perfect is the word of your Lord: "I will surely fill the Hell with Jinns and the human beings, all together."

The Monotheist Group

Except whom your Lord has mercy upon; and for that He has created them. And the word of your Lord came true: "I will fill Hell with the Jinn and the people together!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sauf ceux à qui ton Seigneur a accordé miséricorde. Cʹest pour cela quʹIl les a créés. Et la parole de ton Seigneur sʹaccomplit: ʺTrès certainement, Je remplirai lʹEnfer de djinns et dʹhommes, tous ensembleʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bilî ew ê ku Xwedayê te lê hatibe rehmê. Jixwe Xwedayê te ji bo vê (ixtîlafê) ew afirandine. Fermana Xwedayê te hate cih; bêguman ez ê dojehê ji mirov û cinan dagirim!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

behalve zij met wie jouw Heer erbarmen heeft. Daartoe heeft Hij hen geschapen. Zo werd het woord van jouw Heer vervuld: ʺIk zal de hel vullen met djinn en mensen tezamen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Behalve zij, voor wie uw Heer genade zal hebben. Daartoe heeft hij hen geschapen; want het woord van uwen Heer zal vervuld worden, toen hij zeide: Waarlijk, ik zal de hel met menschen en geniussen beiden vullen.

Hollandaca — Siregar

Behalve wie jouw Heer begenadigd heeft. En daarom heeft Hij hen geschapen. En het Woord van jouw Heer is vastgesteld. ʺIk zal de Hel vullen met Djinnʹs en mensen tezamen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

за исключением тех, кого помиловал твой Господь (а это те, которые уверовали в Него и последовали за Его посланниками). И для этого Он создал их [Он по Своей мудрости создал людей различными и в убеждениях]. И исполнилось слово Господа твоего: «Я, непременно, наполню Геенну [Ад] джиннами и людьми – всеми вместе [тех, которые последуют за сатаной]».

Rusça — Osmanov

за исключением тех, над кем смилостивился твой Господь. И потому Он создал их [не единой общиной], чтобы претворилось предопределение Господа твоего: ʺНепременно Я наполню ад и джиннами и людьми - всемиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

utom de hos vilka Guds nåd fått verka. Och därför har Han skapat dem. Din Herres ord skall besannas: ʺJag skall sannerligen fylla helvetet med osynliga väsen och människor, alla tillsammans!ʺ