ت م م (TMM)
T-m-m
تَمَامُ الشَّيْءِ bir şeyin kendisinin dışında başka bir şeye ihtiyaç duymayacak dereceye varması, son sınırına gelmesidir. نَاقِص ise, kendisi dışında başka bir şeye ihtiyaç duyan şeydir. Bu hem sayılarda hem de dokunulan şeylerde kullanılır. Sözgelimi عَدَدٌ تَامٌ tam bir sayı ve وَلَيْلٌ تَامٌّ tam bir gece denir. Allah buyurur ki: وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ Rabbinin sözü tamamlanmıştır (6/En’âm 115); وَاللَّهُ مُتِمُّ نوُرِهِ Allah nurunu tamamlayıcıdır (61/Saf 8); وَوَاعَدْنَا مُوسَى ثَلاَثِينَ لَيْلَةً وَأَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ مِيقَاتُ رَبِّهِ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً Musa ile otuz geceliğine sözleştik, buna on gece daha ekledik, böylece Rabbinin belirlediği buluşma süresi kırk geceye tamamladı (7/A’râf 142).