(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.

اِنَّ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذِينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

inne (e)lleƶīne lā yercūne liḳā'enā ve raDū bi l-Hayāti d-dunyā ve Tmeennū bihā ve(e)lleƶīne hum ǎn āyātinā ğāfilūne / ulāike me'vāhumu n-nāru bimā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3لَا
4يَرْجُونَyercūneر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).ummayan(lar)
5لِقَاءَنَاliḳā'enāل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.bize kavuşmayı
6وَرَضُواve raDūر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.ve razı olan(lar)
7بِالْحَيٰوةِbi l-Hayātiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatına
8الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
9وَاطْمَاَنُّواve Tmeennūط م نSakin olmak, rahatlamak, huzur bulmak, güvenmek, emin olmak, içi rahat olmak, endişeden kurtulmakve gönüllerini kaptıran(lar)
10بِهَاbihāona
11وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve olanlar
12هُمْhumonlar
13عَنْǎn-den
14اٰيَاتِنَاāyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bizim ayetlerimiz-
15غَافِلُونَğāfilūneغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşangafil(ler)
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte bunların
2مَأْوٰيهُمُme'vāhumuا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.varacakları yer
3النَّارُn-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakcehennemdir
4بِمَاbimākarşılık
5كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduklarına
6يَكْسِبُونَyeksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (62 / 62 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki bize kavuşacaklarını ummayanlar ve dünyâ yaşayışına râzı olup yürekleri onunla yatışanlar ve delillerimizden gaflet edenler.

Ahmed Hulusi

Rücu ederek, hakikati olan Esma'nın farkındalığı yaşamına ermeyeceklerini sananlar, dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar, kozalarında (beyinlerinde oluşan dünyalarında) yaşayıp işaretlerimizi değerlendiremeyenler var ya. . .

Ali Bulaç

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar;

Ali Rıza Safa

Aslında, onlar; Bize kavuşacaklarını düşünmeyenler, dünya yaşamıyla yetinerek onunla hoşnut olanlar ve ayetlerimize karşı aymazlık içinde olanlardır.

Bayraktar Bayraklı

Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla doyuma ulaşanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar vardır.

Diyanet İşleri

(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bize kavuşmayı arzu veya ümit etmeyip, dünya hayatına razı olup onunla yetinenler ve Bizim ayetlerimizden gafil olanlar,

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki bizim likamızı arzu (veya ümid) etmezler ve Dünya hayat ile razı olub onunla mutmainn olmuşlardır ve onlar ki bizim ayetlerimizden gafildirler

Erhan Aktaş

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler…

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler...

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler…

Gültekin Onan

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar;

Hamdi Döndüren

Bize kavuşmayı ummayanlara, dünya hayatından hoşnut olup, ona bağlananlarla, bizim âyetlerimizden gâfil olanlara gelince;

Hasan Basri Çantay

(7-8) (Öldükden sonra dirilib) bize kavuşacağını ummayan, (ahirete inanmayarak sadece) dünya hayaatına raazi olan ve onunla sükun (ve istirahat) e dalan kimselerle (varlığımıza, birliğimize ve kemal-i kudretimize delalet eden) bunca ayetlerimizden gaafil olanlar (yok mu?) işte onların, irtikab etmekde oldukları (şirk ve ma'siyetler) yüzünden varacakları yer, ateşdir.

Hasib Asutay

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla rahat edenler ve bizim âyetlerimizden habersiz olanlar,

İbni Kesir

Muhakkak ki Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatından hoşnud olup ona bağlananlar ve ayetlerimizden habersiz bulunanlar;

Mehmet Okuyan

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla huzur bulanlar ve ayetlerimizden habersizmiş gibi davrananlar var ya,

Muhammed Esed

Beri yandan, er geç Bizim karşımıza çıkacaklarına inanmayıp kendilerini bu dünya hayatıyla hoşnut kılmaya çalışanlara, onun ötesini gözetmeyenlere ve (böylece) Bizim ayetlerimizi umursamayanlara gelince:

Mustafa İslamoğlu

Şu da bir gerçek ki; bizim huzurumuza çıkmaya yüzü olmayanlar ve dünya hayatıyla yetinip onunla kendilerini tatmin edenler, üstelik (bir de) hakikate yapılmış (söz konusu) atıfları fark edemeyenler var:

Süleyman Ateş

Bizimle buluşmayı ummayan, dünya hayatına razı olup onunla rahat edenler ve bizim ayetlerimizden gaflet edenler...

Süleymaniye Vakfı

Bizim huzurumuza varacağını beklemeyen, dünya hayatından hoşlanan ve onunla tatmin olanlar, bir de ayetlerimizi umursamayanlar var ya

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizimle karşılaşmayı beklemeyen ve dünya hayatından hoşlanan, onunla tatmin olanlar, bir de ayetlerimize aldırmayanlar var ya...

Şaban Piriş

Bizimle karşılaşmayı ummayan ve geçici hayata razı olup onunla tatmin olanlar, işte onlar ayetlerimizden gafildirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, bize kavuşmayı ummayanlar, iğreti hayatla tatmin bulup onunla rahatlayanlar ve ayetlerimizden uzaklaşıp gaflete dalanlar,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, Bizimlə qarşılaşacaqlarına ümid etməyənlər, dünya həyatından razı qalıb onunla rahatlıq tapanlar və ayələrimizdən xəbərsiz olanların –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bizimlə qarşılaşacaqlarına (qiyamət günü dirilib hüzurumuzda duracaqlarına, cəzamıza yetişəcəklərinə) ümid etməyənlərin, (axirətdən vaz keçərək) dünyanı bəyənib ona bel bağlayanların və ayələrimizdən qafil olanların -

Almanca (2)

Almanca — M. A. Rassoul

Die aber, die nicht mit der Begegnung mit Uns rechnen und mit dem diesseitigen Leben zufrieden sind und sich darauf verlassen und Unsere Zeichen nicht beachten

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die sich Unsere Begegnung nicht erhoffen, sich mit dem diesseitigen Leben zufriedengaben und an ihm Anlehnung fanden und die Unseren Ayat gegenüber achtlos sind,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who do not entertain the thought and belief of meeting with Allah and facing Him resolutely, and they are content with life here and rest assured and satisfied with it and they are oblivious of His signs betokening Omnipotence and Authority, are they who have lost their way.

Abdul Haleem

Those who do not expect to meet Us and are pleased with the life of this world, contenting themselves with it and paying no heed to Our signs,

Abdullah Yusuf Ali

Those who rest not their hope on their meeting with Us, but are pleased and satisfied with the life of the present, and those who heed not Our Signs,-

Abul A'la Maududi

Surely those who do not expect to meet Us, who are gratified with the life of the world and content with it, and are heedless of Our signs,

Aisha Bewley

As for those who do not expect to meet Us and are content with the life of the dunya and at rest in it, and those who are heedless of Our Signs,

Al-Hilali & Khan

Verily, those who hope not for their meeting with Us, but are pleased and satisfied with the life of the present world, and those who are heedless of Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.),

Ali Quli Qarai

Indeed those who do not expect to encounter Us and who are pleased with the life of this world and satisfied with it, and those who are oblivious of Our signs

Amatul Rahman Omar

Verily, those who fear not the meeting with Us, nor do they cherish a hope (for the same) and are pleased to choose the life of this world and feel contented therewith, and (similarly) those who are heedless of Our signs,

Arthur John Arberry

Surely those who look not to encounter Us and are well-pleased with the present life and are at rest in it, and those who are heedless of Our signs,

Bijan Moeinian

Such singes do not mean anything to those who do not believe in their eventual meeting with Me, deeply engaged in their worldly affairs and [like the animals] content with their lives.

E. Henry Palmer

Verily, those who hope not for our meeting, and are content with the life of this world, and are comforted thereby, and those who are neglectful of our signs,-

Edip-Layth

As for those who do not wish to meet Us, while pleased and content with the worldly life, they are unaware of Our signs.

George Sale

Verily they who hope not to meet Us at the last day, and delight in this present life, and rest securely in the same, and who are negligent of our signs;

Hamid S. Aziz

Verily, in the alternation of night and day, and in all that Allah has created in the heavens and the earth, are signs unto a people who fear Him (are in awe or ward off evil).

Mahmoud Ghali

Surely the ones who do not hope for the meeting with Us and are satisfied with the present life, (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and feel composed with it, and the ones who are heedless of Our signs,.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who expect not the meeting with Us but desire the life of the world and feel secure therein, and those who are neglectful of Our revelations,

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who do not hope to meet Us (after death), and are content with the life of this world, who are oblivious of Our signs,

Muhammad Asad

Verily, as for those who do not believe that they are destined to meet Us, but content themselves with the life of this world and do not look beyond it, and are heedless of Our messages -

Mustafa Khattab

Indeed, those who do not expect to meet Us, being pleased and content with this worldly life, and who are heedless of Our signs,

Progressive Muslims

As for those who do not wish to meet Us, and they are content with the worldly life, and they became relieved with it, and they are unaware of Our signs.

Sahih International

Indeed, those who do not expect the meeting with Us and are satisfied with the life of this world and feel secure therein and those who are heedless of Our signs

Sam Gerrans

Those who look not for the meeting with Us, and are pleased with the life of this world and are at rest therein, and those who are heedless of Our proofs,

Shabbir Ahmed

Those who expect not to meet Us, and content themselves with the petty delights of the worldly life, do not look beyond it, and neglect Our Messages,

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who do not keep their hope on their meeting with Us, but are happy and content with the life of the world (and present), and those who do not pay attention to Our Signs—

Taqi Usmani

As for those who do not believe in meeting Us and are quite happy with the life of this world and are content with it, and those who are heedless to Our signs,

The Monotheist Group

As for those who do not wish to meet Us, and they are content with the worldly life, and they feel secure by it, and they are unaware of Our signs.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui nʹespèrent pas Notre rencontre, qui sont satisfaits de la vie présente et sʹy sentent en sécurité, et ceux qui sont inattentifs à Nos signes (ou versets),

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku pêrgîhatina Me hêvî nakin û bi jiyana dinyayê qayîl bûne û bi xweşiyên wê piştrast bûne û ew ên ku haya wan ji ayetên me nemane…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die niet hopen op de ontmoeting met Ons, tevreden zijn met het tegenwoordige leven en er zich gerust in voelen en zij die niet op Onze tekenen letten,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij die niet hopen, ons op den jongsten dag te ontmoeten, en zich met het tegenwoordige leven tevreden stellen, zich daaraan met zekerheid toevertrouwen en die onverschillig zijn voor onze teekens.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die de ontmoeting met Ons niet verwachten en die tevreden zijn met het wereldse leven en die zich er gerust in voelen en zij die achteloos tegenover Onze Tekenen staan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые не надеются на встречу с Нами [те, которые не верят в День Суда], и довольны земной жизнью и обрели успокоение в ней [полностью предались этой жизни], и те, которые к Нашим знамениям [[Как к тем, которые указывают на существование и могущество Аллаха, и также к Его повелениям и запретам.]] беспечны,...

Rusça — Osmanov

Воистину, тем, которые надеются, что не предстанут перед Нами, довольствуются жизнью в этом мире и находят в ней покой, а также тем, которые пренебрегают Нашими знамениями, -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som inte ser fram mot mötet med Oss och som är nöjda med (vad de kan uppnå i) detta liv och slår sig till ro med detta, och de som ställer sig likgiltiga till Våra budskap -