Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden سيهدين formunun kendisi aranıyor.
قَالَ كَلَّا اِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ
ḳāle kellā inne meǐye rabbī se yehdīni
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
وَقَالَ اِنِّي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبِّي سَيَهْدِينِ
ve ḳāle innī ƶāhibun ilā rabbī se yehdīni
İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."
اِلَّا الَّذِي فَطَرَنِي فَاِنَّهُ سَيَهْدِينِ
illā elleƶī feTaranī fe innehu se yehdīni
"Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir."