اَيُّهَا kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ايها formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (8)

Nisa 4:133اَيُّهَاeyyuhāey

اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَرِينَ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَدِيرًا

in yeşe' yuƶhibkum eyyuhā n-nāsu ve ye'ti bi āḣarīne ve kāne (a)llahu ǎlā ƶālike ḳadīran

Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.

Yusuf 12:46اَيُّهَاeyyuhāey

يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدِّيقُ اَفْتِنَا فِي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍ لَعَلِّي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ

yūsufu eyyuhā S-Siddīḳu eftinā fī seb'ǐ beḳarātin simānin ye'kuluhunne seb'ǔn ǐcāfun ve seb'ǐ sunbulātin ḣuDrin ve uḣara yābisātin leǎllī erciǔ ilā n-nāsi leǎllehum yeǎ'lemūne

(Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler" dedi.

Hicr 15:57اَيُّهَاeyyuhāEy

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

ḳāle fe mā ḣaTbukum eyyuhā l-murselūne

İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

Kehf 18:19اَيُّهَٓاeyyuhāhangi

وَكَذٰلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَاءَلُوا بَيْنَهُمْ قَالَ قَائِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُوا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِهِٓ اِلَى الْمَدِينَةِ فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَٓا اَزْكٰى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا

ve ke ƶālike beǎṧnāhum li yetesā'elū beynehum ḳāle ḳāilun minhum kem lebiṧtum ḳālū lebiṧnā yevmen ev beǎ'De yevmin ḳālū rabbukum eǎ'lemu bimā lebiṧtum fe b'ǎṧū eHadekum bi veriḳikum hāƶihi ilā l-medīneti fe l yenZur eyyuhā ezkā Taǎāmen fe l ye'tikum bi rizḳin minhu ve l yeteleTTaf ve lā yuş'ǐranne bikum eHaden

Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."

Yasin 36:59اَيُّهَاeyyuhāey

وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ

ve mtāzū l-yevme eyyuhā l-mucrimūne

(Allah, şöyle der:) "Ey suçlular! Ayrılın bu gün!"

Zümer 39:64اَيُّهَاeyyuhāey

قُلْ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَأْمُرُونِّي اَعْبُدُ اَيُّهَا الْجَاهِلُونَ

ḳul e fe ğayra (a)llahi te'murūnnī eǎ'budu eyyuhā l-cāhilūne

De ki: "Ey cahiller! Siz bana Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?"

Zariyat 51:31اَيُّهَاeyyuhāey

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

ḳāle fe mā ḣaTbukum eyyuhā l-murselūne

İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

Vakıa 56:51اَيُّهَاeyyuhāey

ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّالُّونَ الْمُكَذِّبُونَ

ṧumme innekum eyyuhā D-Dāllūne l-mukeƶƶibūne

(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.