ءَاِنَّا kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ءانا formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (9)

Ra'd 13:5ءَاِنَّاe innāgerçekten biz mi?

وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا ءَاِنَّا لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ فِي اَعْنَاقِهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

ve in teǎ'ceb fe ǎcebun ḳavluhum e iƶā kunnā turāben e innā le fī ḣalḳin cedīdin ulāike (e)lleƶīne keferū bi rabbihim ve ulāike l-eğlālu fī eǎ'nāḳihim ve ulāike eSHābu n-nāri hum fīhā ḣālidūne

Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

İsra 17:49ءَاِنَّاe innābiz miyiz?

وَقَالُوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ve ḳālū e iƶā kunnā ǐZāmen ve rufāten e innā le meb'ǔṧūne ḣalḳan cedīden

Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"

İsra 17:98ءَاِنَّاe innābiz mi?

ذٰلِكَ جَزَاؤُهُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ƶālike cezā'uhum bi ennehum keferū bi āyātinā ve ḳālū e iƶā kunnā ǐZāmen ve rufāten e innā le meb'ǔṧūne ḣalḳan cedīden

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

Mü'minun 23:82ءَاِنَّاe innābiz mi?

قَالُوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

ḳālū e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le meb'ǔṧūne

Dediler ki: "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?"

Secde 32:10ءَاِنَّاe innābiz mi?

وَقَالُوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ بَلْ هُمْ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ

ve ḳālū e iƶā Delelnā fī l-erDi e innā le fī ḣalḳin cedīdin bel hum bi liḳā'i rabbihim kāfirūne

(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

Saffat 37:16ءَاِنَّاe innābiz mi?

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le meb'ǔṧūne

"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

Saffat 37:53ءَاِنَّاe innābiz mi?

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَدِينُونَ

e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le medīnūne

"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?"

Vakıa 56:47ءَاِنَّاe innābiz mi?

وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

ve kānū yeḳūlūne e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le meb'ǔṧūne

Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

Naziat 79:10ءَاِنَّاe innābiz yine

يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِ

yeḳūlūne e innā le merdūdūne fī l-Hāfirati

Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisin geriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"