Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

ذٰلِكَ جَزَاؤُهُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ƶālike cezā'uhum bi ennehum keferū bi āyātinā ve ḳālū e iƶā kunnā ǐZāmen ve rufāten e innā le meb'ǔṧūne ḣalḳan cedīden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikeişte budur
2جَزَاؤُهُمْcezā'uhumج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezaları
3بِاَنَّهُمْbi ennehumçünkü onlar
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ettiler
5بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizi
6وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler
7ءَاِذَاe iƶāsonra mı?
8كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz olduktan
9عِظَامًاǐZāmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekkemikler
10وَرُفَاتًاve rufātenر ف تKırılmak, kesilmek, ezilmek, parçalanmak (kemikler), ufalanmak, ezilmek/dövülmek. rufat - toz, kırılmış toz parçacıkları, kırıntılar, çürümüş kemikler, küçük parçalara kırılmış veya ezilmiş herhangi bir şey ve parçalar.ve ufalanmış toprak
11ءَاِنَّاe innābiz mi?
12لَمَبْعُوثُونَle meb'ǔṧūneب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekdiriltileceğiz
13خَلْقًاḣalḳanخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.bir yaratılışla
14جَدِيدًاcedīdenج د دBir şeyi kesmek, yeni olmak, şanslı olmak veya iyi şansa sahip olmak, büyük olmak veya büyük itibar veya değere sahip olmak, ciddi veya samimi olmak, çabalamak/emek vermek/uğraşmak/kendini zorlamak, sıkıntılı veya üzgün hissetmek, damlamak veya damlalar düşürmek (bir ev veya çadır), bir giyside farklı renklerden şeritler yapmak [veya dokumak], bir şey hakkında başkasıyla mücadele etmek, vazgeçmek veya terk etmek, bir şeyi başlatmak veya yenilik getirmek, bir şeyi ilk kez yapmak, bir şeyi yenilemek, kolay veya pratik olmak, sert veya düz olmak (yumuşak alanlardan arınmış ve görüşe açık bir zemin gibi), yeryüzü yüzeyine çıkmak, bir şeyden yoksun veya mahrum olmak, hayattaki nasip veya geçim kaynağı, ihtiyacı olmama veya az ihtiyacı olma durumu, büyük/yüce/görkemli olmak, çok olmak (bir şeyle dolup taşmak), büyük veya olağanüstü derecede olmak, bir şeyin geri kalanından farklı olmak [ve böylece bir işaret veya iz görevi görmek] örneğin üzerinden geçen insan ve hayvanların ayaklarıyla [çizilmiş] çizgilerle işaretlenmiş patika gibi, bir işi belirli bir yol veya tarzda yapmak, bir şey hakkında fikir oluşturmak, yenilenmek veya yenisiyle değiştirilmek, kökünden kesilmek veya sökülmek, hızlı tempolu olmak.yeni

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, delillerimizi inkâr edip kemik haline geldikten, toz olup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız da dirileceğiz demelerinin karşılığı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu da, delillerimizi inkâr edip kemik haline geldikten, toz olup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız da dirileceğiz demelerinin karşılığı.

Adem Uğur

Cezaları işte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: "Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?" demişlerdir.

Ahmed Hulusi

İşte bu onların yaptıklarının sonucudur! Çünkü onlar kendilerindeki işaretlerimizi, hakikat bilgisini inkar edenlerdi ve: "Biz kemik yığını ve toz toprak olduğumuzda mı, gerçekten yepyeni bir yaradılış ile ba'solunacaklarız?" dediler.

Ahmet Tekin

Âyetlerimizi, kâinattaki kudretimizi, birliğimizi gösteren açık delilleri inkârda ısrar edip küfre saplanmaları, 'Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toz toprak olduktan sonra mı, yepyeni bir yaratılışla mı, yeniden diriltileceğiz?' demeleri sebebiyle cezaları budur.

Ahmet Varol

Bu, ayetlerimizi inkar etmelerine ve: 'Kemikler ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?' demelerine karşılık onların cezalarıdır.

Ali Bulaç

Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık cezalarıdır.

Ali Fikri Yavuz

Bu, onların cezasıdır; çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr ettiler ve şöyle dediler: “- Biz, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, gerçekten yeni bir yaratılışla diriltileceğiz!...”

Ali Rıza Safa

Onların cezası, işte böyledir. Çünkü ayetlerimizi inkar ettiler ve şöyle dediler: "Kemik ve toz toprağa dönüştüğümüzde mi? Gerçekten, yeni bir yaratılışla yeniden yaratılacak mıyız?"

Bayraktar Bayraklı

İşte onların bu cezası, ayetlerimizi inkar etmiş olmalarından ve"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman da mı, yeniden yaratılarak dirileceğiz?" demelerindendir.

Bekir Sadak

Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: «Kemik ve ufalanmis toprak oldugumuzda mi yeniden dirilecegiz?» demelerinin cezasidir.

Celal Yıldırım

Bu, onların âyetlerimizi inkâr etmeleri ve «biz kemikler ve ufalıp toz-toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratık olarak dirilip kaldırılacağız ?» demelerine karşılık cezalarıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Cezaları işte budur. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmişler ve demişlerdi ki: “Bizler, bir kemik yığını ve un ufak olmuşken yepyeni bir yaratmayla dirilecek mişiz, öyle mi?”

Diyanet İşleri

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: 'Kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı yeniden dirileceğiz?' demelerinin cezasıdır.

Diyanet Vakfi

Cezaları işte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: «Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?» demişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu onların cezasıdır! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: «Sahi bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?» demişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, onların cezasıdır, çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Sahi biz bir yığın kemik ve ufalanıp tozduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O onların cezalarıdır, çünkü onlar ayetlerimize küfrettiler de: ya biz bir yığın kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakıt mı, biz mi cidden yeni bir hılkatle ba'solunacağız? dediler.

Erhan Aktaş

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

Fizilal-il Kuran

Onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanlamışlar ve «Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?» demişlerdi

Gültekin Onan

Bu, şüphesiz, onların ayetlerimize küfretmelerine ve: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık cezalarıdır.

Hamdi Döndüren

İşte bu, onların âyetlerimizi tanımamalarının, “Biz, kemik ve döküntü yığını haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla dirileceğiz?” demelerinin cezasıdır.

Hasan Basri Çantay

Bu, onların cezasıdır. Çünkü, onlar ayetlerimizi tanımayarak kafir oldular, "Bir yığın kemik ve kırıntı olunca mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" dediler.

Hasib Asutay

Bu, onların cezasıdır! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve 'Biz bir yığın kemik ve kırıntı olunca mı, biz mi yeni bir yaratışla diriltileceğiz?' dediler.

Hayrat Neşriyat

İşte bu, onların cezâsıdır; çünki onlar, âyetlerimizi inkâr ettiler ve: '(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?' dediler.

İbni Kesir

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar; ayetlerimize küfrettiler ve: Kemik, ufalanmış toprak olduğumuzdan sonra mı, biz mi, yeniden bir yaratılışla diriltileceğiz? dediler.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi inkâr etmeleri ve “Biz kemik ve ufalanmış toprak olmuşken mi yepyeni bir varlık olarak mı diriltilecekmişiz?” demeleri nedeniyle cezaları işte budur.

Muhammed Esed

Bu, onların mesajlarımızı inkar ederek ve "Demek, biz kemiğe, toza toprağa dönüştükten sonra gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?" diyerek hak ettikleri bir karşılık olacak.

Mustafa İslamoğlu

Bu onların, Bizim ayetlerimizi inkarda ısrar etmelerinin ve "Ne yani, şimdi biz kemiğe, toza-toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?" demelerinin bir karşılığı olacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bu onların cezasıdır. Çünkü onlar Bizim âyetlerimizi inkar ettiler ve dediler ki, «Biz birtakım kemikler ve parçalanmış nesneler olduğumuz vakit mi, biz mi yeni bir yaratılmış olarak diriltileceğiz?»

Ömer Öngüt

Onların cezaları işte budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve: “Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toprak olduktan sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?” dediler.

Suat Yıldırım

İşte onların cezaları budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ediyorlar ve:"Bir kemik yığını ve ufalanan kırıntı haline geldikten sonra mı biz diriltilip yeniden yaratılacağız!" diye dinle alay ediyorlardı.

Süleyman Ateş

İşte cezaları budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Bu, onların ayetlerimiz karşısında kafirlik etmelerinin ve "Kemikler haline gelmiş, un ufak olmuşken mi? Biz gerçekten yeni bir yaratılışla diriltilecek miyiz!" demelerinin karşılığıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimizi görmezlikten gelmelerine karşılık onlara verilen ceza budur. Bir de şöyle demişlerdi: "Kemikler haline gelmiş ve param parça olmuşken mi? Yani o durumdayken gerçekten biz yeni bir yaratılışla ayağa mı kalkacağız?"

Şaban Piriş

Bu, ayetlerimizi inkar etmeleri ve "Kemik haline gelip, ufalanıp toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?" demeleri sebebiyle onların cezasıdır.

Tefhim-ul Kuran

Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkâr etmelerine ve: «Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?» demelerine karşılık cezalandırır.

Ümit Şimşek

Bu onların cezasıdır; çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmişler ve 'Biz kemik olup toza toprağa karıştıktan sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?' demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Cezaları işte budur. Çünkü ayetlerimizi inkar ettiler ve şöyle dediler: "Biz, bir kemik yığını olduktan, unufak hale geldikten sonra mı, sahi bundan sonra mı, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu, ayələrimizi inkar etdiklərinə və: “Məgər biz sür-sümük və ovuntu olduğumuz halda yeni bir məxluq olaraq dirildiləcəyik?”– dediklərinə görə onların cəzasıdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu, ayələrimizi inkar etdiklərinə və: ″Sür-sümük, çürüyüb ovxalanmış torpaq olduğumuz halda, biz dirildilib yeni bir məxluqmu olacağıq?″ – dediklərinə görə onların cəzasıdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das ist ihre Vergeltung dafür, daß sie Unsere Zeichen leugneten und sagten: ʺSollen wir etwa, wenn wir zu Knochen und verwesten Resten geworden sind, zu neuer Schöpfung auferweckt werden?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Das ist ihr Lohn dafür, daß sie Unsere Zeichen verleugnet und gesagt haben: ʺSollen wir denn, wenn wir (bereits) Knochen und Überreste geworden sind, fürwahr wieder als neue Schöpfung auferweckt werden?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Das ist ihr Lohn, weil sie Unsere Zeichen verwarfen und sagten: ʺWie? Wenn wir zu Gebein und Staub geworden sind, sollen wir wirklich zu einer neuen Schöpfung auferweckt werden?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies ist die ihnen bestimmte Vergeltung, weil sie gewiß Kufr Unseren Ayat gegenüber betrieben und sagten: ʺNachdem wir zu Knochen und Staub geworden sind, werden wir etwa sicher als neue Schöpfung erweckt?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

This is in requital of their denial of Allah's Omnipotence and Authority and of their refusal to acknowledge His revelations and signs evincing both His Godhead and His divine nature. And they insolently voice their denial of Resurrection. Thus: "Is it conceivable", they exclaim: "that when We have been reduced to bones and dust We will be restored to life and be created anew!"

Abdul Haleem

This is what they will get for rejecting Our signs and saying, ‘What? When we are turned to bones and dust, how can we be raised in a new act of creation?’

Abdullah Yusuf Ali

That is their recompense, because they rejected Our signs, and said, "When we are reduced to bones and broken dust, should we really be raised up (to be) a new Creation?"

Abul A'la Maududi

That will be their recompense because they disbelieved in Our Signs and said: "What, when we shall be reduced to bones and particles (of dust), shall we be raised again as a new creation?"

Aisha Bewley

That is their repayment for rejecting Our Signs and saying, ‘What, when we are bones and crumbled dust, will we then be raised up as a new creation?’

Al-Hilali & Khan

That is their recompense, because they denied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and said: "When we are bones and fragments, shall we really be raised up as a new creation?"

Ali Quli Qarai

That is their requital because they defied Our signs and said, ‘What, when we have become bones and dust, shall we really be raised in a new creation?’

Amatul Rahman Omar

Such shall be their recompense because they rejected Our commandments and said, `Shall we really be raised up as a new creation when (after our death) we are reduced to mere bones and broken particles (of dust).

Arthur John Arberry

That is their recompense because they disbelieved in Our signs and said, 'What, when we are bones and broken bits, shall we really be raised up again in a new creation?'

Bijan Moeinian

This is in account of their disregarding My Revelations and jokingly saying: "When we die and turn into bones and scattered pieces, will be raised as a new being?"

E. Henry Palmer

That is their reward for that they disbelieved in our signs, and said, 'What! when we are bones and rubbish, shall we then be raised up a new creation?'

Edip-Layth

Such is their recompense that they rejected Our signs, and they said, "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation?"

George Sale

This shall be their reward, because they disbelieve in our signs, and say, when we shall have been reduced to bones and dust, shall we surely be raised new creatures?

Hamid S. Aziz

That is their reward for that they disbelieved in Our revelations, and said, "What! When we are bones and dust, shall we then be raised up a new creation?"

Mahmoud Ghali

That is their recompense for that they disbelieved in Our signs and said, "Is it (true) that when we are bones and decomposed remains, surely will we indeed be made to rise again as a new creation?"

Marmaduke Pickthall

That is their reward because they disbelieved Our revelations and said: When we are bones and fragments shall we, forsooth, be raised up as a new creation?

Mohamed Ahmed - Samira

This will be their retribution for having denied Our signs and said: "Once we are turned to bones and bits, can we be raised as a new creation?"

Muhammad Asad

Such will be their requital for having rejected Our messages and having said, "After we will have become bones and dust, shall we, forsooth, be raised from the dead in a new act of creation?"

Mustafa Khattab

That is their reward for rejecting Our signs and asking ˹mockingly˺, "When we are reduced to bones and ashes, will we really be raised as a new creation?"

Progressive Muslims

Such is their recompense that they rejected Our revelations, and they said: "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation"

Sahih International

That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said, "When we are bones and crumbled particles, will we [truly] be resurrected [in] a new creation?"

Sam Gerrans

That is their reward because they denied Our proofs and said: “When we are bones and dust, will we be raised up as a new creation?”

Shabbir Ahmed

Such is their reward because they preemptively rejected Our Messages. And for having said, "When we are bones and fragments, shall we be raised from the dead as a new creation?"

Syed Vickar Ahamed

That is their recompense (and repayment), because they rejected Our Signs, and said, "When we are reduced to bones and tiny fragments, should we really be raised up (as) a new Creation?"

Taqi Usmani

That is their punishment, because they rejected Our signs and said, "Is it that once we are reduced to bones and dust, is it then that we shall be raised, created anew?"

The Monotheist Group

Such is their recompense that they rejected Our revelations, and they said: "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Telle sera leur sanction parce quʹils ne croient pas en Nos preuves et disent: ʺQuand nous serons ossements et poussière, serons-nous ressuscités en une nouvelle création?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha ev e cezayê wan, lewra wan ayetên me mandel kirin û gotin, dema em bibin hestî û ax, ma qey em ê dîsa wek mexlûqekî nû bên vejandin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zo wordt aan hen vergolden omdat zij aan Onze tekenen geen geloof hechtten en dat zij zeiden: ʺWanneer wij dan beenderen en overblijfselen zijn zullen wij dan echt als een nieuwe schepping opgewekt worden?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit zal hunne vergelding zijn, omdat zij niet in onze teekens gelooven, en zeggen: als wij tot beenderen en stof veranderd zullen zijn, zullen wij dan zekerlijk als nieuwe schepselen opstaan?

Hollandaca — Siregar

Dat is hun beloning, omdat zij Onze Tekenen verwierpen, en zij zeiden: ʺWanneer Wij beenderen en stof geworden zijn, zullen wij dan zeker tot een nieuwe schepping opgewekt worden?ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Это [такое наказание] – воздаяние им [многобожникам] за то, что они стали неверными в Наши знамения и сказали: «Разве, когда мы станем костями и прахом [полностью истлеем],... неужели мы обязательно будем воскрешены как новое творение?»

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Detta är den lön (som väntar dem) på grund av deras vägran att tro på Våra budskap och för deras ord: ʺSkall vi, efter att ha blivit ben och sönderfrätta rester, återuppstå i en ny skapelse?ʺ