(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

وَقَالُوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ بَلْ هُمْ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ

ve ḳālū e iƶā Delelnā fī l-erDi e innā le fī ḣalḳin cedīdin bel hum bi liḳā'i rabbihim kāfirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler
2ءَاِذَاe iƶāsonra mı?
3ضَلَلْنَاDelelnāض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.biz kaybolduktan
4فِي
5الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyetoprakta
6ءَاِنَّاe innābiz mi?
7لَفِيle fīiçinde olacağız
8خَلْقٍḣalḳinخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.bir yaratılış
9جَدِيدٍcedīdinج د دBir şeyi kesmek, yeni olmak, şanslı olmak veya iyi şansa sahip olmak, büyük olmak veya büyük itibar veya değere sahip olmak, ciddi veya samimi olmak, çabalamak/emek vermek/uğraşmak/kendini zorlamak, sıkıntılı veya üzgün hissetmek, damlamak veya damlalar düşürmek (bir ev veya çadır), bir giyside farklı renklerden şeritler yapmak [veya dokumak], bir şey hakkında başkasıyla mücadele etmek, vazgeçmek veya terk etmek, bir şeyi başlatmak veya yenilik getirmek, bir şeyi ilk kez yapmak, bir şeyi yenilemek, kolay veya pratik olmak, sert veya düz olmak (yumuşak alanlardan arınmış ve görüşe açık bir zemin gibi), yeryüzü yüzeyine çıkmak, bir şeyden yoksun veya mahrum olmak, hayattaki nasip veya geçim kaynağı, ihtiyacı olmama veya az ihtiyacı olma durumu, büyük/yüce/görkemli olmak, çok olmak (bir şeyle dolup taşmak), büyük veya olağanüstü derecede olmak, bir şeyin geri kalanından farklı olmak [ve böylece bir işaret veya iz görevi görmek] örneğin üzerinden geçen insan ve hayvanların ayaklarıyla [çizilmiş] çizgilerle işaretlenmiş patika gibi, bir işi belirli bir yol veya tarzda yapmak, bir şey hakkında fikir oluşturmak, yenilenmek veya yenisiyle değiştirilmek, kökünden kesilmek veya sökülmek, hızlı tempolu olmak.yeni
10بَلْbeldoğrusu
11هُمْhumonlar
12بِلِقَاءِbi liḳā'iل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.kavuşmayı
13رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerine
14كَافِرُونَkāfirūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenlerdir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dediler ki: Yeryüzüne karışıp kaybolduktan sonra mı yeniden yaratılacağız? Hayır, onlar, Rablerine kavuşacaklarını inkâr etmedeler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve dediler ki: Yeryüzüne karışıp kaybolduktan sonra mı yeniden yaratılacağız? Hayır, onlar, Rablerine kavuşacaklarını inkâr etmedeler.

Adem Uğur

Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratılacağız? derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Yerde yok olduktan sonra, biz mi yeni bir yapı ile yaşama devam edeceğiz?" Hayır, onlar, Rablerinin (Esma'sıyla) varlıklarında açığa çıkışı farkındalığını yaşamayı (likasını) inkar edenlerdir.

Ahmet Tekin

'Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman mı, gerçekten o vakit, biz mi, yeniden yaratılacağız?' derler. Doğrusu onlar, diriltilerek Rablerinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı inkâr ediyorlar.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Yerde kaybolup gittikten sonra mı, biz mi yeniden yaratılacağız?' Gerçekten onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Bir de (kıyameti inkâr edenler): “- Arzda, toprağa karışıb kaybolduğumuzda mı; cidden biz mi, yeni bir yaratılışta olacağız?” dediler. Doğrusu onlar, Rablerinin huzuruna varacaklarını inkâr eden kâfirlerdir.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Yeryüzüne karışarak yitip gittiğimizde mi? Gerçekten, yeniden yaratılacak mıyız?" Hayır! Onlar, Efendilerine kavuşmayı inkar ediyorlar.

Bayraktar Bayraklı

"Toprağın içinde kaybolduğumuzda, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" derler. Gerçekten onlar, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

Bekir Sadak

Puta tapanlar: «Topraga karisip yok olduktan sonra yeniden mi yaratilacagiz?» derler. Evet; onlar, Rab'lerine kavusmayi inkar edenlerdir.

Celal Yıldırım

Dediler ki: Yeryüzünde toprağa karışıp belirsiz hale geldiğimizde mi yeniden yaratılacağız ? Hayır, (onlar buna inanmamakla) Rablarına kavuşmayı inkâr ediyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkârcılar şöyle derler: “Toprakta kaybolup gittiğimizde biz yeniden mi yaratılacakmışız?” Gerçek şu ki, onlar rablerinin huzuruna çıkacaklarını inkâr etmektedirler.

Diyanet İşleri

(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

Diyanet İşleri (eski)

Puta tapanlar: 'Toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?' derler. Evet; onlar, Rab'lerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

Diyanet Vakfi

«Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratılacağız?» derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar: «Biz yerde kaybolup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta bulunacağız?» dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı (O'nun huzuruna varacaklarını) inkâr eden kâfirlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de: "A! Yeryüzünde kaybolup gittikten sonra mı, gerçekten biz mi muhakkak yeni bir yaratılışta olacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı inkar eden kafirlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de: a! Arzda gaib olduğumuzda mı? Cidden biz mi muhakkak yeni bir hılkatte olacağız? dediler, fakat onlar rablarının likasını (huzuruna varacaklarını) inkar eden kafirlerdir

Erhan Aktaş

Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Puta tapanlar: «Biz yerde toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?» derler. Doğrusu onlar Rabb'ine kavuşmayı inkâr edenlerdir.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar rablerine kavuşmaya küfredenlerdir.

Hamdi Döndüren

(İnkâr edenler), “Biz, toprağa karışıp yok olduktan sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?” dediler. Doğrusu onlar, Rablerine kavuşacaklarını inkâr edenlerdir.

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Biz yerde (çürüyüb) gaalib olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışda (bulunacağız)"? Evet, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edicidirler.

Hasib Asutay

(Müşrikler) Dediler ki: 'Biz yerde (çürüyüp) kaybolduğumuz zaman, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla (dirileceğiz?) Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.'

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (onlar): '(Biz) yerin içinde kaybolduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta olacağız?' dediler. Hayır! Onlar, Rablerine kavuşmayı inkâr eden kimselerdir.

İbni Kesir

Dediler ki: Toprağa karışıp yok olduktan sonra mı, biz, yeniden yaratılacağız. Evet onlar; Rabblarına kavuşmayı inkar edenlerdir.

Mehmet Okuyan

(İnkârcılar) “Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman biz mi yeni bir yaratılışta olacakmışız?” derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.

Muhammed Esed

Nitekim (çoğu) insanlar, "Ne! Biz (ölüp) toprağın altında kaybolduktan sonra yeni bir yaratılış eylemi sonucunda (hayata yeniden döndürülmüş) mü olacağız?" derler. Hayır, ama (böyle söyleyerek) Rablerine kavuşacakları gerçeğini inkar ederler!

Mustafa İslamoğlu

Bir de kalkıp derler ki: "Yani biz toprağın içinde kayıplara karışınca mı? Sahiden de biz yeniden yaratılacak mıyız?" Aslında (bu tavırlarıyla) onlar, Rablerinin huzuruna çıkıp (hesap vermeyi) inkar etmektedirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Biz yerde gaib olduğumuz zaman mı, muhakkak biz mi bir yeni yaradılışta bulunacağız?» Evet. Onlar Rablerine kavuşmayı inkar eden kimselerdir.

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman mı, biz mi yeniden yaratılacağız?” Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

Suat Yıldırım

Bir de: "Â! Toprağın dibinde toz olup kaybolduğumuz zaman, gerçekten bu hale gelmiş olan bizler mi yeniden yaratılacağız!" derler. Hatta onlar Rab’lerinin huzuruna varacaklarını da inkâr ederler.

Süleyman Ateş

"Biz toprakta kaybolduktan sonra, yeni bir yaratılış içinde mi olacağız?" dediler. Doğrusu onlar, Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Toprakta kaybolup gitmişken mi, biz gerçekten yeni bir yaratılışla mı (diriltileceğiz)?" Aslında onlar Rablerinin huzuruna varmayı göz ardı edenlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimileri şöyle der: Yani toprağın içinde kaybolduğumuzda yeniden yaratılacağız öyle mi?" Aslında göze alamadıkları Rableriyle yüzleşmektir.

Şaban Piriş

-Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Aslında onlar, Rab'leri ile karşılaşmayı inkar ediyorlar!

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta bulacakmışız?» Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.

Ümit Şimşek

Bir de dediler ki: 'Toprağın altında kaybolup gittikten sonra yeniden mi yaratılacağız?' Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Toprakta kaybolup gittiğimiz zaman mı, o zaman mı yeni bir yaratılış içinde olacağız!" Gerçek şu ki, onlar herşeyden önce, Rablerinin huzuruna varmayı inkar ediyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar deyirlər: “Biz torpağın içində yox olandan sonra yenidənmi yaradılacağıq?” Doğrusu, onlar öz Rəbbi ilə qarşılaşacaqlarını inkar edirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Axirətə inanmayanlar) dedilər: ″Məgər biz torpağa qarışıb yox olandan sonra yenidənmi yaradılacağıq?″ Bəli, onlar Rəbbi ilə qarşılaşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda duracaqlarını) inkar edən kəslərdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWenn wir zu einem mit der Erde unerkennbar vermischten Staub geworden sind, wie sollen wir dann neu geschaffen werden?ʺ Sie glauben nicht an die Begegnung mit ihrem Herrn am Jüngsten Tag.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺSollen wir etwa, wenn wir uns in der Erde verloren haben, denn wirklich wieder in neuer Schöpfung (erstehen)?ʺ Aber nein! Sie verleugnen die Begegnung mit ihrem Herrn.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺWie? Wenn wir in der Erde verschwunden sind, dann sollen wir in einer neuen Schöpfung sein?ʺ Nein, sie sind hinsichtlich der Begegnung mit ihrem Herrn ungläubig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺWenn wir auf Erden verloren gehen, werden wir etwa eine neue Erschaffung erfahren?ʺ Nein, sondern sie sind gegenüber der Begegnung mit ihrem HERRN kufr-betreibend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they -the infidels- say: "Do you mean that after we are lost in the dust and absorbed by the earth we will be resurrected anew and brought back to life! The fact is that not only do they deny their assemblage before Allah for Judgement but also all it entails.

Abdul Haleem

They say, ‘What? When we have disappeared into the earth, shall we really be created anew?’ In fact, they deny the meeting with their Lord.

Abdullah Yusuf Ali

And they say: "What! when we lie, hidden and lost, in the earth, shall we indeed be in a Creation renewed? Nay, they deny the Meeting with their Lord.

Abul A'la Maududi

They say: "Shall we be created afresh after we have become lost in the earth?" Nay, the fact is that they deny that they will meet their Lord.

Aisha Bewley

They say, ‘When we have been absorbed into the earth, are we then to be in a new creation?’ In fact they reject the meeting with their Lord.

Al-Hilali & Khan

And they say: "When we are (dead and become) lost in the earth, shall we indeed be created anew?" Nay, but they deny the Meeting with their Lord!

Ali Quli Qarai

They say, ‘When we have been lost in the dust, shall we be indeed created anew?’ Rather they disbelieve in the encounter with their Lord.

Amatul Rahman Omar

And they say, `Shall we really be (raised to life as) a new creation when we are lost in the earth (after being buried in it)?' The truth is that they are disbelievers in the meeting with their Lord (that is why they are talking like this).

Arthur John Arberry

They say, 'What, when we have gone astray in the earth, shall we indeed be in a new creation?' Nay, but they disbelieve in the encounter with their Lord.

Bijan Moeinian

They [jokingly] say: "Is it true that after our death, and the eventual transformation into dust, we are going to be re-created again?" This simply indicates that they do not believe that they have an appointment to meet with their Lord.

E. Henry Palmer

And they say, 'When we are lost in the earth, shall we then become a new creation?' Nay! in the meeting of their Lord they disbelieve.

Edip-Layth

They said, "When we are buried in the ground, will we be created anew?" Indeed, they reject the meeting of their Lord.

George Sale

And they say, when we shall lie hidden in the earth, shall we be raised thence a new creature? Yea, they deny the meeting of their Lord at the resurrection.

Hamid S. Aziz

Then He fashioned him and breathed into him of His spirit, and made for you the faculties of hearing, and sight and heart; little is it that you give thanks.

Mahmoud Ghali

And they have said, "When we have erred away (i. e., lost our way; are dead) in the earth, will we surely be in a new creation indeed?" No indeed, (but) they are disbelievers in the meeting with their Lord.

Marmaduke Pickthall

And they say: When we are lost in the earth, how can we then be re-created? Nay but they are disbelievers in the meeting with their Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

But they say: "When we have mingled with the earth, shall we be created anew?" In fact they deny the meeting with their Lord.

Muhammad Asad

For, [many are] they [who] say, "What! After we have been [dead and] lost in the earth, shall we indeed be [restored to life] in a new act of crea­tion?" Nay, but [by saying this] they deny the truth that they are destined to meet their Sustainer!

Mustafa Khattab

˹Still˺ they ask ˹mockingly˺, "When we are disintegrated into the earth, will we really be raised as a new creation?" In fact, they are in denial of the meeting with their Lord.

Progressive Muslims

And they said: "When we are buried in the ground, will we be created anew" Indeed, they reject the meeting of their Lord.

Sahih International

And they say, "When we are lost within the earth, will we indeed be [recreated] in a new creation?" Rather, they are, in [the matter of] the meeting with their Lord, disbelievers.

Sam Gerrans

And they say: “When we are lost in the earth, will we be in a new creation?” The truth is, they are of the meeting with their Lord deniers.

Shabbir Ahmed

For, they say, "What! After we have been lost in the earth, shall we indeed be created anew?" Nay, but they deny the Truth that they are destined to meet their Sustainer.

Syed Vickar Ahamed

And they (the unbelievers) ask: "(What!) When we lie (hidden and) lost in the earth, shall we indeed be made again a (distant) new Creation?" No! But they deny the Meeting with their Lord!

Taqi Usmani

And they said, "Is it that when we disappear in the earth-is it that we really come into a new creation?" Rather they are ones who deny the meeting with their Lord.

The Monotheist Group

And they said: "When we are buried in the ground, will we be created anew?" Indeed, they reject the meeting of their Lord.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils disent: ʺQuand nous serons perdus dans la terre (sous forme de poussière), redeviendrons-nous une création nouvelle?ʺ En outre, ils ne croient pas en la rencontre avec leur Seigneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew dibêjin: Erê ma çaxê em di nav axê de winda bibin, erê em ê dîsa ji nû ve bêne xulqandin? Nexêr, belkî ew çûyîna hizûra Xwedayê xwe înkar dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺWanneer wij in de aarde zoek geraakt zijn, zullen wij dan werkelijk deel uitmaken van een nieuwe schepping?ʺ Ja zeker, aan de ontmoeting met hun Heer hechten zij geen geloof.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeggen: Als wij in de aarde bedolven zullen liggen, zullen wij dan als nieuwe schepsels worden opgewekt? Ja, zij loochenen de ontmoeting van hunnen Heer bij de opstanding.

Hollandaca — Siregar

En zij zeggen: ʺWanneer wij in de aarde zijn vergaan, zullen wij dan zeker tot een nieuwe schepping worden? Zij zijn zelfs ongelovig aan de ontmoeting met hun Heer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [многобожники]: «Разве, когда мы (после смерти) затеряемся в земле [когда полностью истлеют наши тела], – неужели мы обязательно (окажемся) в новом творении [будем воскрешены]?» Увы, они во встречу со своим Господом (в День Воскрешения) не верят!

Rusça — Osmanov

(Неверные) спрашивают: ʺНеужели, после того как мы исчезнем с земли, возродимся в новом творении?ʺ Да, они отрицают, что предстанут перед своим Господом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de säger: ʺSkall vi, sedan våra (rester) upplösts i jorden, skapas på nytt?ʺ Ja, de förnekar till och med mötet med sin Herre!