ءَاِذَا kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ءاذا formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (11)

Ra'd 13:5ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا ءَاِنَّا لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ فِي اَعْنَاقِهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

ve in teǎ'ceb fe ǎcebun ḳavluhum e iƶā kunnā turāben e innā le fī ḣalḳin cedīdin ulāike (e)lleƶīne keferū bi rabbihim ve ulāike l-eğlālu fī eǎ'nāḳihim ve ulāike eSHābu n-nāri hum fīhā ḣālidūne

Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

İsra 17:49ءَاِذَاe iƶāmi?

وَقَالُوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ve ḳālū e iƶā kunnā ǐZāmen ve rufāten e innā le meb'ǔṧūne ḣalḳan cedīden

Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"

İsra 17:98ءَاِذَاe iƶāsonra mı?

ذٰلِكَ جَزَاؤُهُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ƶālike cezā'uhum bi ennehum keferū bi āyātinā ve ḳālū e iƶā kunnā ǐZāmen ve rufāten e innā le meb'ǔṧūne ḣalḳan cedīden

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

Meryem 19:66ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

وَيَقُولُ الْاِنْسَانُ ءَاِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ اُخْرَجُ حَيًّا

ve yeḳūlu l-insānu e iƶā mā mittu le sevfe uḣracu Hayyen

İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.

Mü'minun 23:82ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

قَالُوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

ḳālū e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le meb'ǔṧūne

Dediler ki: "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?"

Neml 27:67ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ

ve ḳāle (e)lleƶīne keferū e iƶā kunnā turāben ve ābā'unā e innā le muḣracūne

İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

Secde 32:10ءَاِذَاe iƶāsonra mı?

وَقَالُوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ بَلْ هُمْ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ

ve ḳālū e iƶā Delelnā fī l-erDi e innā le fī ḣalḳin cedīdin bel hum bi liḳā'i rabbihim kāfirūne

(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

Saffat 37:16ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le meb'ǔṧūne

"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

Saffat 37:53ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَدِينُونَ

e iƶā mitnā ve kunnā turāben ve ǐZāmen e innā le medīnūne

"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?"

Kaf 50:3ءَاِذَاe iƶāzaman mı?

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذٰلِكَ رَجْعٌ بَعِيدٌ

e iƶā mitnā ve kunnā turāben ƶālike rac'ǔn beǐydun

"Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkansız) bir dönüştür!"

Naziat 79:11ءَاِذَاe iƶāsonra ha?

ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةً

e iƶā kunnā ǐZāmen neḣiraten

"Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?"