(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰى اِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰى
ve mā li eHadin ǐndehu min niǎ'metin tuczā / illā btiğā'e vechi rabbihi l-eǎ'lā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve hiçbir kimseden, bir nîmetle mükâfatlanmayı dilemez.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve hiçbir kimseden, bir nîmetle mükâfatlanmayı dilemez.
Adem Uğur
Onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur.
Ahmed Hulusi
Bunu ne karşılık bekleyerek yapar (ne de kendisine yapılanların karşılığı olarak)!
Ahmet Tekin
Mal vererek ihsanda bulundukları hiçbir kimsenin, kendilerine bir mukabeleleri bir şükran borçları da yoktur.
Ahmet Varol
Onda hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti yoktur.
Ali Bulaç
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.
Ali Fikri Yavuz
Onda, (bu takva sahibinde) hiç kimsenin bir nimeti yoktur ki, (yaptığı hayırlı amel) o nimete karşılık tutulmuş olsun.
Ali Rıza Safa
Ve O'nun katında, hiç kimseye karşılık olsun diye verilecek bir nimet yoktur.
Bayraktar Bayraklı
- Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.
Bekir Sadak
(19-20) O yaptigi iyiligi birinden karsilik gormek icin degil, ancak yuce Rabbinin hosnudlugunu gozeterek yapmistir.
Celal Yıldırım
O'nun yanında hiç birine, karşılığı verilecek bir (minnet borcu) nimeti yoktur.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(19-20) O öyle biridir ki, hiç kimsenin kendisi üzerinde karşılığını ödeyeceği bir hakkı olmadığı halde sırf yüce rabbinin rızâsını kazanmak için yardım eder.
Diyanet İşleri
(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
Diyanet İşleri (eski)
(19-20) O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
Diyanet Vakfi
(19-21) Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir nimeti yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir ni'meti yoktur
Erhan Aktaş
Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.
Fizilal-il Kuran
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için yapmaz.
Gültekin Onan
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.
Hamdi Döndüren
Onun yanında hiç kimsenin, karşılık verilecek bir nimeti yoktur.
Hasan Basri Çantay
Onun nezdinde bir kimsenin (Allah tarafından) mükafat edilecek — hiçbir ni'met (ve minnet) i yokdur,
Hasib Asutay
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.
Hayrat Neşriyat
Onun yanında (o malını Allah yolunda sarf edenin üzerinde), hiçkimsenin karşılığı verilecek bir ni'meti (bir alacağı) yoktur.
İbni Kesir
O'nun nezdinde, bir kimsenin karşılık olarak verilecek hiç bir nimeti yoktur.
Mehmet Okuyan
(Çünkü onun) Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.
Muhammed Esed
gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değil,
Mustafa İslamoğlu
(Bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir hayra karşılık değildir;
Ömer Nasuhi Bilmen
Halbuki, onun yanında hiçbir kimsenin bir nîmeti yoktur ki, o mükâfaatlansın.
Ömer Öngüt
Onda hiç kimseye verilecek bir minnet borcu yoktur.
Suat Yıldırım
O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez. Verdiğinden ötürü hiç kimseden mükâfat da beklemez.
Süleyman Ateş
Ve onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil),
Süleymaniye Vakfı
O, kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olsun diye değil,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onun kimseye minnet borcu da yoktur.
Şaban Piriş
Hiç kimseden bir karşılık, nimet beklemez.
Tefhim-ul Kuran
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu, nimeti) yoktur;
Ümit Şimşek
Onun kimseye bir borcu yoktur ki, verirken ona karşılık olarak versin.
Yaşar Nuri Öztürk
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əvəzi veriləcək nemət üçün onun heç kəsə minnəti olmaz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O şəxsin boynunda heç kəsin bir minnəti (neʼməti) yoxdur ki, onun əvəzi verilsin (etdiyi yaxşılıq ona əvəz olsun; və ya: o, etdiyi yaxşılıq müqabilində heç kəsdən bir mükafat gözləməz).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Niemand hat bei ihm eine Gabe gut, die er zu begleichen hat.
Almanca — Der Edle Quran
und niemand hat bei ihm eine Gunst (anzurechnen), die vergolten werden müßte,
Almanca — M. A. Rassoul
und der keinem eine Gunst schuldet, die zurückgezahlt werden müßte
Almanca — Muhammad Zaidan
Und niemand hat bei ihm eine Wohltat, die zu vergelten ist,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
With no obligation to any, or expectation of a reward or a favour in return or a mundane satisfaction.
Abdul Haleem
not to return a favour to anyone
Abdullah Yusuf Ali
And have in their minds no favour from anyone for which a reward is expected in return,
Abul A'la Maududi
not as payment for any favours that he received,
Aisha Bewley
not to repay someone else for a favour done –
Al-Hilali & Khan
And who has (in mind) no favour from anyone to be paid back,
Ali Quli Qarai
and does not expect any reward from anyone,
Amatul Rahman Omar
And not because he is under an obligation to anyone which (- obligation) has to be repaid,
Arthur John Arberry
and confers no favour on any man for recompense,
Bijan Moeinian
Without expecting any reward from the one that they have favored by their charitable actions.
E. Henry Palmer
and who gives no favour to any one for the sake of reward,
Edip-Layth
Seeking nothing in return.
George Sale
and by whom no benefit is bestowed on any, that it may be recompensed,
Hamid S. Aziz
And who gives no favour expecting a return,
Mahmoud Ghali
And in no way has anyone in his presence any favor to be recompensed,
Marmaduke Pickthall
And none hath with him any favour for reward,
Mohamed Ahmed - Samira
And is under no one's obligation to return his favour,
Muhammad Asad
not as payment for favours received,
Mustafa Khattab
not in return for someone’s favours,
Progressive Muslims
Seeking nothing in return.
Sahih International
And not [giving] for anyone who has [done him] a favor to be rewarded
Sam Gerrans
And not that any have a favour to be rewarded,
Shabbir Ahmed
Not that he is returning any favors. (76:9).
Syed Vickar Ahamed
And have in their minds no favor from anyone for which a reward is expected in return,
Taqi Usmani
while no one has conferred any favour on him for which he would give a return,
The Monotheist Group
Seeking nothing in return.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et auprès de qui personne ne profite dʹun bienfait intéressé,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew malê xwe dide ne ku qenciya yekî li serê ye vêca wî padaş dike…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en niet om voor een weldaad door iemand beloond te worden,
Hollandaca — Salomo Keyzer
En niet opdat hem zijne weldaden zullen worden beloond.
Hollandaca — Siregar
En niet om voor een gunst aan iemand beloond te worden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И нет ни у кого перед ним [расходующим] какого-либо блага, которое должно быть (ему) возмещено [он не желает получить за свои расходы от людей какие-либо блага],
Rusça — Osmanov
И никто не должен возмещать ему оказанную милость,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
inte för att betala tillbaka tidigare mottagna förmåner